İkinci Susurluk Vakası

İkinci Susurluk Vakası

İletigönderen zafer atun » Pzt May 24, 2021 9:53

Türkiye’den bir video İMDB listelerinde 9.6 gibi bir değer alarak en üst sıralara yerleşti. İMDB film veya dizilerin rating (beğeni ve izlenme) notu diyebiliriz. Bu ölçümleri yapan kuruluşlar bir Youtube videosunun en son 40 milyon izleyiciye ulaşmasını gördükten sonra hem İmdb rating notunu hem de YouTube Videosu olarak aramalarda bir kanal olarak görünebilmesinin önünü açtı.
Para hırsı, açgözlülük ve yapılan yolsuzluklar, Sedat Peker’i artık bir fenomen haline getirdi.
Onun artık büyükçe bir izleyici kitlesi var. Yayınladığı her video en üst rating sıralarına oturuyor. Ayrıca doğduğu büyüdüğü ülkede birçok siyasi kişinin sandalyesini sallıyor, itibarlarını yerle bir ediyor. Onları insan içine çıkamayacak hale getiriyor.

İMDB’nin Peker’in videoları için kullanılan tanıtım metninde de “Türkiye’de hükümetle derin bağları olan mafya liderinin dışlandığı “Peker’in mafya ve hükümet arasındaki karanlık bağlantıları çıkararak kendisine yapılan yanlışlar dolayısıyla intikam almak istediği” yazılı.
Sayfada Peker’in videolarının “tarzının”da biyografi, suç, Reality Show şeklinde olduğu ifade ediliyor. Videolar hakkında hazırlanan Cast ekibinde ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Eski Başbakan Binali Yıldırım gibi çok sayıda isim de yer alıyor.
(https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/sed ... di-1838535)
Nereden Nereye. Bu lafı sıklıkla kullanan zatı muhterem ne doğru söylemiş ama ülke yıkılırken ülkenin yarısı dizi veya film izler gibi ortaya saçılan yolsuzlukları, karanlık ilişkileri, faili meçhul cinayetleri, rant kavgasını soluğunu tutmuş izlerken, tek adam yönetiminin bizi nereye getirdiği açık seçik görülürken, İlginçtir ne bir savcıdan, ne bir siyasiden, ne de yandaş basından tık yok.
Herkes üzerlerine ölü toprağı serilmiş gibi (du bakalım nolcek modunda) bir sonraki video’yu bekliyor.
Peker ne demişti; bir tripoda, bir kameraya yenileceksiniz.
21 yüzyılın realitesini tüm çıplaklığı ile söyleyiverdi.
Peki ne oldu da ortalık birbirine girdi.
Devlet, Mafya, Siyasetçi üçgeni (ikinci Susurluk olayı) gene gündeme düştü.
Polisiye veya aksiyon bir dizi izler gibi gelişmelere bakalım.

Peker bir mafya lideri olmasına karşın devletin içinde yuvalanmış derin lakaplı isimlerin hep emrinde oldu ve onların emirlerini yerine getirdi. Yani beraberce iş birliği halinde kardeşçe yaşadılar.
Mesut Yılmaz’ın, Turgut Özal’ı devirerek Anap başkanlığını Abdullah Çatlı ve ekibinin yardımı ile alabildiği gibi. Yapılan kongrede gerek muhaliflerin gerekse Yılmaz karşıtlarının sindirilerek başkanlığın mafya yardımı ile Mesut Yılmaza verildiği deşifre oldu.
Peki Süleyman Soylu çok mu farklı idi. Hayır aynı şablon Demokrat Parti başkanı olmak için Soylu ve Peker tarafından da uygulandı. Neticede Soylu DP başkanı oldu. Ardından siyaseten yukarı çıkan merdivenleri büyük bir hızla çıkarak İçişleri Bakanlığına kadar yükseldi.
Fakat ülkedeki gelişmeler, Peker’in yurtdışına kaçması ile farklı boyutlara geldi.
Anlaşıldığı kadarı ile; Birileri tarafından Peker’e, bir müddet dışarda ol sonra gelirsin ve sana iade-i itibar yaparız denerek sözler verilmiş.
Dizideki bir diğer önemli karakter derin ağar lakaplı Mehmet Ağar.
Senelerce Emniyet Müdürlüğü, İç İşleri Bakanlığı, Millet vekilliği yapmış bir karakter.
Elazığlı olmamasına karşın Elazığ’dan bağımsız milletvekili çıkabilecek kadar mahir bir insan.
Diziye oğlu Tolga Ağar ve Bodrumdaki Marina yüzünden giriyor. Sonrasında da toparlanamıyor karizma yerle bir oluyor. Oğul Tolga Ağar’ın Kazakistan uyruklu Yeldana Kaharman’ın ölümü ile ilgili şüpheli olması ve babasının helikopter göndererek oğlunu aldırması ışıkların derin Ağar’a çevrilmesine yol açıyor. Üstüne Mübariz Masimov’un Bodrum Yalıkavak’taki limanına işletme müdürü olarak gelmesi cini şişeden çıkartıyor.(Masimov Azeri bir işadamıdır. Kısa sürede muazzam zenginleşmesi ile göze batmıştır.) 70 küsur yaşında siyasetten başka bir mahareti olmayan bir kişinin milyar dolarlık marinaya müdür olarak atanması ve buradan hisse sahibi olabilmesi sorgulanması gereken başka bir konu. Derin Ağar bir röportaj esnasında olaya bir de tüy dikiyor. “Ben olmasaydım mafya çökecekti” gibi bir laf ediyor sonra da kıvırmaya çalışıyor. Yani mafya çökmeden biz çöktük demeye geliyor. Peki derin Ağar’ın eti budu nedir ki milyar dolarlık bir marinadan hisse sahibi olabiliyor. Hangi güçle oğlunun pisliklerinin üzerini örtebiliyor. Ülkenin polisini keyfi olarak kullanabiliyor.

Mübarek Masimov ; Azeri işadamı, kısa sürede muhteşem bir servet sahibi.
Türkiye’de ve dünyada birçok yatırımı var. Bodrum marina da bunlardan biri. Azeri ve Rus petrolünü taşımak için 270 (ikiyüzyetmiş) adetlik bir tanker filosuna sahip. Rus ve Azeri petrolünü taşıyan taşeron.
Ancak petrol fiyatlarının düşmesi sonucunda sevkiyatın ağırlaşmasına karşın karşısındaki uluslararası güçlerin işlerinin yavaşlamasına karşın onlara bazı kolaylıklar göstermiyor/gösteremiyor.
Masimov’un bu kadar tanker yatırımı yaparak bunların borçlarını nasıl öderim diyerek esneme yapamaması kendisi için sonun başlangıcı oluyor. Bir de üstüne uluslararası tahkime giderek dava açıp geri adım atmaması sonunu hazırlıyor.
Bu gelişmeler üzerine Masimov Türkiye’de Fetöden önce gözaltına alınıp sonra hapse atılıyor.
Tahkim davaları böylece sürüncemede kalıp kaybedilmeye başlanıyor. Bunun ardından Masimov hapisten çıkartılarak ev hapsine (elektronik kelepçeli) alınıyor.(Aslında rehin tutuluyor)
Bu arada malı mülkü heder olup gidiyor. Sıfıra düşüyor. ( tankerler ne oldu? Türkiye’de tanker taşımacılığı kimlerin elinde? )
Süleyman Soylu ; Kısa sürede siyaseten muazzam bir yükseliş göstermesine karşın Peker ile oynadığı satrancı kaybeden siyasetçi. En büyük hatası Peker’e çeşitli sözler vermesine ve onun yurtdışı kaçışına onay vermesine karşın geri planda Pekeri ekarte etmek adına dosya hazırlatıp Peker’in İstanbul’daki evini bastırması ailesini korkutması Peker açısından bardağı taşıran damla oldu. Ve Peker konuşmaya başladı ve iplik pazara çıktı.

Korkut Eken, Engin Alan, Alaattin Çakıcı v.b ; Türk halkının isimlerini gayet iyi bildiği komutanlar ve mafya internette gezen o resim (4’lü poz yani Çakıcı, Ağar, Alan, Eken’in marinada çekilmiş resimleri) ortaya çıktıktan sonra onlar da karizmayı çizdirdi. Mafya ile kol kola resimler hepsi için sonun başlangıcı oldu. Saygınlık yerle bir.

Erkan Yıldırım ; Eski başbakan BinAli Yıldırım’ın kumar bağımlılığı ile kamuoyunun tanıdığı mahdumu.
Gemi taşımacılığının kârlı ve büyük bir iş olmasıyla gemicikler alıp bu işe soyunan mahdum.
Can alıcı Peker ifşaatı; Erkan Yıldırımın Venezuela’ya giderek Caracas limanından bir alan kiralaması ve Kolombiya’dan gelecek kokainin Venezuela üzerinden Türkiye’ye transfer edilerek buradan da Ortadoğu ülkelerine sevki yeni bir rota planlamasının ayaklarından biri olması iddiası.

Uğur Mumcu ve Kutlu Adalı cinayetlerine Peker tarafından dikkat çekilmesi Ağar ve Eken’in töhmet altında bırakılması.
Gene Ağarın, Savaş Buldan, Behçet Cantürk ve diğer kürt asıllı insanların Bolu, Düzce, Adapazarı üçgeninde Çiller döneminde gerçekleşen infazlarında birincil şüpheli olması.

Berat Albayrak ; Eski Enerji ve Maliye bakanı başkan Erdoğan’ın ardından Erdoğan yönetiminin en büyük varisi. Aynı zamanda Erdoğan’ın damadı. Ağabeyi sarı medyanın ya da yandaş medyanın başındaki adam. Süleyman Soylu ile yönetim varisi olarak büyük kavga veriyor.
Merkez Bankası döviz stoklarının bitirilmesinin en büyük faili. Pelikancıların yöneticisi.
Ancak Soylu ile mukayese edildiğinde şansı ve popülerliği daha az şansı Soyluya göre çok daha az bir karakter.
Peker’in açıklamaları yenilir yutulur açıklamalar değil.

Bir zamanlar Bülent Arınç’ın dediği gibi Türkiye bağırsaklarını mı temizleyecek yoksa açılan logar kapağından akan lağımın üstüne basınçlı su sıkılarak logar kapağı kapatılacak, ortalık şimdilik geçici olarak temizlenecek, ülke insanının olayı unutması mı beklenecek?
Ülkenin yer üstü kaynakları yağmalanıp neredeyse bitme aşamasına getirilmesine aynı zamanda ülkenin yer altı kaynakları da bitirilme aşamasına gelmesine karşılık kurulan çarpık düzenin bir şekilde yürümesine/sürmesine devam etmesi gerekiyor.
Kaynaklar artık yetmez ise ne yapılır?
Yeni para kaynakları oluşturulur. Bu oluşumlar mafya yöntemleri ile olup devlet kanalı ile de yapılanlar maskelenebilir.
İşin acı tarafı devlet tüm bu mafyatik derin ilişkilerde taşeron olarak kullanılıp, devletin olanakları kirli işlere seferber ediliyor.
Tüm bu olanları da dürüst bir Savcı, dürüst bir polis, dürüst bir gazeteci ortaya çıkartmıyor.
Roller değişmiş olayı deşifre eden kendisine mafya denilen bir suç organizasyonunun başı olarak gösterilen bir kişi. Roller karışmış ve değişmiş. Ülkenin tüm yasama, yürütme ve yargı erki de herhangi bir sinyal gelmediği için seyirci modunda olan biteni meraklı gözlerle seyrediyorlar.
Ne diyeyim Hayaldi Gerçek Oldu…
Zafer Atun
24 Mayıs 2021
zaferatun.wordpress.com
Kullanıcı küçük betizi
zafer atun
Üye
Üye
 
İletiler: 108
Kayıt: Pzr Ara 09, 2012 15:26

Şu dizine dön: Sizin Makaleleriniz

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x