
ÖCALAN: Çözüm gelismezse Türk-Kürt çatismasi gündeme gelir
Öcalan, “Eger bir diyalog ve çözüm süreci gelismezse Türk-Kürt çatismasi gündeme gelir. Kimse bu tehlikenin farkında degil” dedi. Öcalan, Israil’in Türkleri asagilamasi gibi Türklerin de Barzani sahsinda Kürtleri asagiladigini belirtti.
Abdullah Öcalan(1), avukatlariyla görüstü.
Edinilen bilgilere göre görüsmede Barzani’nin Türkiye temaslarina deginen Öcalan, “Barzani’nin BDP’lilerle de görüsmesi olmus. Barzani AKP’nin desteklenmesi gerektigi, diger hükümetlere göre Kürt sorununa yaklasimlarinin daha olumlu oldugu, desteklenmesi gerektigini belirtiyor. Ancak son gelismeler ortada, tutuklamalar, operasyonlar ortada. Barzani’ye “siz AKP konusunda bunu demekle aslinda AKP’yi de zor durumda birakiyorsunuz” denilmeli. Ortada çözüm falan yok. Barzani’nin bu tutumu AKP’nin de isine yaramaz, Barzanilerin kendilerinin de isine yaramaz. Geçmiste bunlar benim yanima geliyorlardi, bana basi kesilmis fotograflar gösteriyorlardi, iste böyle böyle yaptilar diye. Onlari çok uyardim, simdi de uyariyorum; akillarini baslarina almazlarsa daha kötüsü olur, elli tane Halepçe olur. Bunu nasil görmüyorlar? Daha önce ulusal konferansin, kongrenin önemini defalarca belirttim. Bes teorik ilke üç pratik önerme demistim, bunu esas alabilirler. Bu temelde yapmazlarsa sorumluluk kendilerine aittir derim.” dedi.
ISRAIL KÜRTSÜZ YASAYAMAZ
Öcalan, söyle devam etti: “Aslinda mesele Gazze meselesi degil, mesele Kürdistan üzerinde oynanan oyunlardir. Gazze maskedir, Gazze ile Kürdistan’da oynanan oyunlarin üstünü örtüyorlar. Firtina Kürdistan üzerinde kopariliyor. Urfa’ya zaman zaman deginiyorum, tipik bir örnek oldugu için, Urfa’yi bildigim için belirtiyorum. Sadece bir Urfa yüzlerce Gazze’dir. Urfa’dan kadinlar, çocuklar Akdeniz’e, Karadeniz’e her gün onbinlercesi sürülüyor. On milyonu doyuracak verimli topraklari susuz birakilmis, her gün göçe tabi tutuluyor. Iste bu insanlarin gittikleri yerlerde çektikleri Gazze’den yüz kat daha beterdir.
Birinci olarak sunu söylüyorum; Israil bu bölgede Kürtlersiz yasayamaz, bogulur. Bunun için on yildir bir proje pesindedir. Güney’de küçük bir ulus-devleti kurduruyor, buna ihtiyaç duyuyor. Türkiye bunu daha yeni anladi. Türkiye’yi yönetenler bu projenin tehlikesini anlayinca büyük öfkelendiler.”
AMERIKA DESTEGINI ÇEKTI
“Ikinci olarak sunu görmek gerekir. Türkiye’nin simdiye kadar yürüttügü Kürtlerin inkari ve imhasi politikasina kayitsiz-sartsiz destek veren Amerika ve Israil, bu desteklerini geri çekiyorlar. Simdi bu Türkiye-Suriye-Iran ittifaki da çözülüyor olabilir, kesin bir sey demiyorum, Suriye Devlet Baskani Besar Esat Istanbul’da yaptigi açiklamada; “inkar etmekle olmaz, tanimak lazim” demisti. Bu ittifak çatirdiyor olabilir. Iran çekiliyor, Suriye de bu oyuna gelmiyor. Böylece yükün tamamini Türkiye’nin sirtina yigacaklar. Asil mesele budur, Gazze bunu örtmek içindir. Daha önce AKP’nin Gazze üzerine gitmesine, bunu kasimasina destek verdiler ama bu son Gazze olayinda destek vermediler. AKP ABD’nin Israil’e destek vermeyecegini düsündü, fakat tersi oldu. Gazze öfkesi bu yüzdendir. AKP sok oldu. Beklemiyorlardi. Baska ne yapacakti, Israil’e savas açacak hali yok ya.
Gazze olayinda öyle ederler, böyle ederler, birkaç açiklamadan sonra, anlasma olur, Israil’e boyun egerler. Barzani’nin Ankara ziyaretinde sadece Türkiye bayraginin olmasi da Israil’e bir mesajdir. Türkiye Barzani’ye Israil’in temsilcisi gözüyle bakiyor, devletin bakisinin bu oldugunu söylüyorum. Israil, Türk büyükelçisini nasil alçak bir koltuga oturtup, masaya sadece Israil bayragi koyduysa, bunlar da sadece Türk bayragi koyarak cevap veriyorlar. Israil nasil Türkleri asagiladiysa, Türkler de Barzani sahsinda Kürtleri asagiliyor. Bu bilinçli bir seydir.”
ÖNES’IN TESPITLERI DOGRU
“Cevat Önes’in(2) AKP’ye de sorunun çözümü için Öcalan, PKK ve BDP ile görüsmesi gerektigi yönünde açiklamasi olmus. Ben defalarca çagrida bulundum, mektup yazdim, yol haritasi verdim ama herhangi bir adim atilmiyor. Tamam tespit dogru ne olacak o zaman, nasil olacak, nasil çözülecek? Kararli bir durus sergilemiyorlar, çözüm için en küçük bir adim atmiyorlar. Ben yazdim hepsini devlete verdim, böyle böyle çözülebilir dedim, iste size yol haritasi dedim. Ama en en küçük bir adim, en küçük bir diyalog isareti bile yok. Liberal aydinlarin genelinde AKP’nin çözümü gerçeklestirecegine dair bir kani var. Ancak tam tersine, çözümün önünde engel olan AKP’dir. AKP kendi korkusuna düsmüs, can derdine düsmüs, bu yüzden hegemonik iktidarini kurmak istiyor, bu anayasa degisikligi de bunun içindir, demokrasiyle ilgisi yoktur. AKP’nin demokrasiyle bir ilgisi yoktur. Bunun iyi anlasilmasi gerekir.”
AVRUPA ÇÖZÜMÜ ENGELLEDI
“2001-2002’de Ecevit çözmek istiyordu, Ecevit’ten Genelkurmaydan geldiler görüstük, tam çözümün arifesine gelinmisti, af filan çikarilacakti, tam da o süreçte savas lobisi devreye girdi, Ecevit’i etkisizlestirdiler. Tam da ayni süreçte Avrupa Birligi PKK’yi “terörist” ilan etti! Yirmi yildir savasan PKK’yi terörist ilan etmeyenler, tam da baris-çözüm sürecinde PKK’yi “terörist” ilan ettiler! Bu tesadüf degil. Çözümün arifesinde oldugu bir dönemdi, af çikarilacakti ama affi adli suçlularin affina çevirdiler. MHP süreci engellemek için Hükümetten çekildi. MHP emperyalizmin bu politikalarina yatti, emperyalizm adina hareket etti. Yine Kivrikoglu’na “sen bizden habersiz is çeviriyorsun” dediler, Kibris’ta ona suikast girisiminde bulundular. O dönem devlette, orduda çözümden yana iradeler vardi ama savas lobisi bunu engelledi. AKP’nin iktidara gelisiyle çözüm yönündeki görüsmeler tamamen kesildi(3). Gül basbakanken Gül’e, daha sonra Erdogan’a mektuplar yazdim. “Hazir güçlerimiz disaridayken, çatismasizlik süreci varken bu isi çözelim” dedim, yanasmadilar. Sonra bilindigi gibi 1 Haziran süreci gelisti. Eger AKP çözüme gelseydi, ordu engel olamazdi.”
TÜRK-KÜRT ÇATISMASI GÜNDEME GELEBILIR
“AKP siyasi iktidardir, sen siyasi iktidarsin, ordu senin dedigini yapacak, siyasi sorumluluk sendedir. Siyasi iktidar görevini yapmayinca, rolünü oynamayinca ordu bildigi gibi yapar. AKP çözümsüzlügü devam ettirme konusunda orduyla anlasmistir; “sen bana karisma ben de Kürtlere yönelim konusunda sana karismayacagim” temelinde uzlasmistir. Simdi bugüne geliyorum. Eger bir diyalog ve çözüm süreci gelismezse iste o istedikleri Türk-Kürt çatismasi gündeme gelir. Kimse bu tehlikenin farkinda degil. Simdi ben bunu, 1918 Rusya’sýndaki o dönemde yasananlar yine 1789 sonrasi 91 Fransa’sýnda yasanan o iç savas dönemlerine benzetiyorum. Biliniyor bu dönemlerde buralarda çok kan döküldü. Kürt-Türk çatismasi derinlesebilir. Ben tarihi görevimi yerine getiriyorum, herkesi uyariyorum.”
Kaynak: ANF NEWS AGENCY
(1) Kurt halk onderi Ocalan yaziyordu
(2) Cevat Önes, aski MİT Müsteşar Yardımcısı
(3) Yorumun basinda, Barzani'nin AKP'ye zarar verecek durumunu sorgulamisti. Suçlamanin yonunu aslinda muhattabi gordugu ve "bitecegini dusundugu" AKP'ye çevirmis; buradan çikardigim sonuç: Simdilik MIT'e ve Asker'e soz soylememeyi uygun bulmus.


