İran'dan Haberler...

Genel & Güncel Konular

Re: İran'dan Haberler...

İletigönderen Ram » Çrş Haz 16, 2010 16:36

Obâmâ, aslında hem Müselman, hem de Türk'tür. İşte kanıt:

Resim
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8167
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

Re: İran'dan Haberler...

İletigönderen Deli Haydar » Çrş Haz 16, 2010 22:11

Ben böyle Müselman'dan korkirem balam...
Vallahi de, billahi de, tillahi de korkirem!
Feragat-ı nefs.
İstihkar-ı hayat.
Kullanıcı küçük betizi
Deli Haydar
Meydan Delisi
Meydan Delisi
 
İletiler: 714
Kayıt: Çrş Eki 14, 2009 11:21

Re: İran'dan Haberler...

İletigönderen Deli Haydar » Çrş Haz 16, 2010 22:35

Şimdi Sıra Onlarda imiş
Cumhuriyet Gazetesi / 16 Haziran 2010


İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, nükleer konularda müzakerelere hazır olduklarını, ancak müzakere şartlarının değiştiğini söyledi.

Tahran- İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, devlet televizyonundan canlı yayımlanan konuşmasında, BM Güvenlik Konseyi'nin son yaptırım kararları, nükleer müzakereler ve Tahran Bildirisi konularına değindi. ''ABD baskısı ve öncülüğünde alınan'' yaptırım kararlarını sert bir dille eleştiren Ahmedinejad, ''meşru dayanaktan yoksun'' olarak nitelendirdiği Güvenlik Konseyi'nin aldığı kararların ''itibarsız'' olduğunu savundu.

Ahmedinejad, tüm olup bitenlerin ''siyasi bir oyun'' olduğunu ifade ederek, BM Güvenlik Konseyi'ne hitaben, ''Sizler kararınızı aldınız, şimdi sıra bizde'' dedi. İran aleyhinde yaptırım kararı alanların daha sonra müzakere talebinde bulunduklarını belirten Ahmedinejad, ''Biz, müzakerelerden yanayız, ama şartımız var ve bunu en kısa sürede ilan edeceğiz'' diye konuştu. Batılı ülkelere hitaben, ''Sizler ahlaksızlık yaptınız ve sözünüzde durmadınız, biz de öyle bir şart koşacağız ki, yola gelesiniz ve müzakere masasında yerinizi alasınız'' ifadelerini kullandı.

Ahmedinejad, Viyana Grubuyla uranyum takasını öngören Tahran Bildirisi'yle ilgili olarak da şunları söyledi: ''Bildiri İran, Türkiye, Brezilya ve tüm özgür milletler için bir gururdur. Bu bildiri adalet, barış, dostluk, mantık ve tüm milletlerin hakkına saygı ile dolu doludur.'' Taviz alabilmek için güç, baskı ve tehdit döneminin geride kaldığını kaydeden Ahmedinejad, Batılı ülkeleri kastederek, ''İran halkından iğne başı büyüklüğünde dahi olsa taviz alma arzusunu mezara götüreceksiniz'' dedi. ABD başta olmak üzere yaptırım kararında imzası olan ülkelere seslenen Ahmedinejad, ''Yaptırım kararı alınması için oy dilenmek zorunda kaldınız. Peki şimdi bu kararı nasıl uygulamak itiyorsunuz?'' diye sordu.

İran Cumhurbaşkanı, yaptırımların uygulanmak istenmesine ilişkin olarak da şunları söyledi: ''Herhangi bir ülke, dünyanın neresinde olursa olsun, yaptırımları bahane ederek İran halkının hakkını zayi etmeye kalkarsa, İran halkı misilleme hakkını saklı tutacak.'' Ahmedinejad, ''İran'a düşmanlık yapanların sonunda pişman edildiklerinin tecrübelerle sabit olduğunu'' sözlerine ekledi.





İran'a Yaptırıma "Hayır"
Oyunun İlk Sonucu

Hürriyet Gazetesi / 16 Haziran 2010


Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi’nde İran’a yaptırım kararına “hayır” oyu vermesinin ilk etkisi ortaya çıktı. ABD, Türkiye ile ikili düzeyde gerçekleştirilen ve terörle mücadelede iki ülkenin işbirliğinin ele alındığı “Türkiye-ABD Yüksek Düzeyli Terörle Mücadele” toplantısını iptal etti. [Halbuki ne güzel BBG evi gibi izliyorduk! Oldu mu şimdi bu, en heyecanlı yerinde! HB]

Toplantının bugün İstanbul’da yapılması planlanıyordu. Toplantı Amerikan heyetine başkanlık edecek ABD’nin terörle mücadele konusundaki en yetkili diplomatı Büyükelçi Daniel Benjamin tarafından iptal edildi.

ABD’den Sert Mesaj:
İkili İşbirliği İptal, Çok Taraflı İşbirliği Devam


ABD’nin bu iptali Türkiye açısından önemli ve sert bir mesaj içeriyor. Çünkü ABD yönetimi ikili düzeyde Ankara ve Washington arasında gerçekleştirilen işbirliği toplantısını iptal ederken, aynı tarihlerde yapılacak ve Irak’ı konu alan “Terörle Mücadele Konusunda Çok Taraflı Toplantı"yı iptal etmedi.

Irak heyetinin de katılacağı ve halen İstanbul’da sürmekte olan "Çok Taraflı Terörle Mücadele Toplantısı"na bir ABD heyeti geldi. Çok taraflı toplantıya katılan Amerikan heyetine, daha alt düzey bir yetkili, danışman Eric Rosend başkanlık ediyor.

ABD’nin ikili düzeydeki toplantıyı iptal etmesi diplomatik olarak Ankara ile Washington arasında terörle mücadele gibi stratejik bir konuda ABD yönetiminin “şu an için işbirliği imkanı görmediği” anlamına geliyor.


Zeynep Gürcanlı
Feragat-ı nefs.
İstihkar-ı hayat.
Kullanıcı küçük betizi
Deli Haydar
Meydan Delisi
Meydan Delisi
 
İletiler: 714
Kayıt: Çrş Eki 14, 2009 11:21

Re: İran'dan Haberler...

İletigönderen Deli Haydar » Prş Haz 24, 2010 22:31

Resim
Feragat-ı nefs.
İstihkar-ı hayat.
Kullanıcı küçük betizi
Deli Haydar
Meydan Delisi
Meydan Delisi
 
İletiler: 714
Kayıt: Çrş Eki 14, 2009 11:21

Re: İran'dan Haberler...

İletigönderen baragakal » Prş Tem 01, 2010 1:56

ABD'deki Rus ajani aviyla ilgili haber:

Resim

AMERİKALILAŞMIŞLAR
ABD, 7 yıldır süren en büyük casusluk operasyonlarından birini tamamlayıp 10 Rus ajanını eşzamanlı baskınla yakaladı. KGB kökenli Rusya Başbakanı Putin’in görevlendirdiği öne sürülen SVR ajanları, yıllar önce ABD’ye yerleşip “aile hayatı” yaşar gibi görünerek Amerikan siyasi çevrelerinden bilgi sızdırmaya çalışmış.

11. ZANLI KIBRIS’TA
Görünmez mürekkeplerden son teknoloji ürünü kablosuz iletişim araçlarına dek her detay bir Soğuk Savaş romanını andırıyor. Son dönemde düzelen Washington-Moskova ilişkilerini gerecek davanın kilit ismi olan 11. sanık ise Kıbrıs Rum Kesimi’nde yakalanıp, şaşırtıcı biçimde kefaletle salıverildi.

AMERİKAN Federal Soruşturma Dairesi (FBI), yaklaşık 7 yıldır süren ülke tarihinin en büyük casusluk operasyonlarından birine noktayı koyarak, pazar günü 10 kişiyi, New Jersey, Yonkers, Boston ve Virginia şehirlerinde aynı anda gözaltına aldı.

Dışarıdan bakıldığında kendi hallerinde bir yaşam sürüyor gözüken 4 çift ve 2 kişi, iddiaya göre Sovyet dönemi gizli servisi KGB’nin yerine kurulan Rus dış istihbarat servisi SVR adına ABD’de casus olarak çalışıyordu. Ajanların, “casusluk” suçundan değil, “bir yabancı devlet adına çalışarak komplo kurmak” gibi daha hafif bir suçtan yargılanacak olmaları, “Ruslar önemli bir bilgi sızdıramadı” diye yorumlandı. Buna karşın ajanlar kara para aklama suçlamasından hüküm giyerlerse 20 yıl hapis yatabilirler.

UZUN SÜRELİ GÖREV
Ajanlar, yıllar önce ABD’ye yerleştirildiler. Moskova’dan bir mesajda şöyle yazıyordu: “ABD’de uzun süreli görev için bulunuyorsunuz. Eğitim, banka hesaplarınız, arabanız, eviniz, hepsinin tek amacı var: Görevinizi yerine getirmek. Politika yapıcı çevrelerde araştırma yapmak ve ilişkinizi geliştirmek için yeterince Amerikanlaşın.” Ajanlar ABD Dışişleri Bakanlığı, akademik çevreler ve düşünce örgütlerinde kurdukları ilişkilerle devlet sırlarına ulaşmaya çalıştı. Bir nükleer silah uzmanı ve ulusal güvenlikle ilgili bir yetkiliyle temasa geçmişlerdi.

ŞİFRELİ HABERLEŞME
Aralarındaki iletişim çok gizliydi. Manhattan’da bir kitapçıda buluşuyorlardı. Bir ajan dışarıda dizüstü bilgisayarı yardımıyla bir kablosuz ağ oluşturuyordu. İçerideki diğer ajanla yüzyüze görüşmeden bilgileri naklediyordu. İnternette şifreli fotoğraflar koyuyorlardı. Görünmez mürekkep ve kısa dalga telsiz gibi yöntemlere de başvuruyorlardı.

NASIL YAKALANDILAR
Rus ajanlar, aldıkları tüm önlemlere rağmen Manhattan’ın güneyinde bir kitapçıda, Central Park girişinde bir bankta ve Sunnyside’da bir restorantta FBI dinlemesine takıldı. Evlerine kameralar, böcekler yerleştirildi. FBI, kaçacaklarından şüphelenince ajanları yakaladı. Gözaltına alınanlar şöyle: 40’lı yaşlarındaki Bostonlu Donald Heathfield ve Tracey Foley çifti. New Jersey’li Richard Murphy ve Cynthia Murphy çifti. Washington’dan Michael Zottoli ve Patricia Mills. Yonkers’dan Peru doğumlu gazeteci Vicky Pelaez ve Juan Lazaro. Arlington’dan 20’li yaşlarındaki turizmci Mikhail Semenko ve New Yorklu güzel ajan Anna Chapman.

Güney Kıbrıs’ta para mı akladılar
İDDİAYA göre Moskova, ABD’deki ajanlarının “Amerikalı” gibi görünmesi için büyük paralar harcadı. Finansmanda ise üç ajan görev yapıyordu. Latin Amerika kökenli Vicky Pelaez ve Juan Lazaro Peru’da paraları aklayıp ABD’ye getiriyordu. Diğer kurye ise Kanada vatandaşı Christopher Robert Metsos’du. 54 yaşındaki Metsos, sık sık Güney Kıbrıs’a gidiyordu. Metsos dün sabah Larnaka’dan Budapeşte’ye gitmeye çalışırken Rum polisi tarafından yakalandı, ancak 20 bin euro kefaletle serbest bırakıldı. Rum polisinin, 29 Temmuz’da sınırdışı davası görülecek olan Metsos’u sürpriz biçimde salıvermesi “kaçma izni” diye yorumlandı.

Ajan Anna’nın ikameti ‘Sahte Sokak, No. 99’
Cumartesi günü New York’ta bir restoranda Amerikalı bir sivil polis ile buluşurken yakalanan Anna Chapman, ajanlık yaparken “Irina Kutsov” sahte ismini kullanıyordu. Bir defasında cep telefonu satın alırken bu ismi vermiş, adresinin ise “Fake Street (Sahte Sokak), No. 99” olduğunu söylemişti. FBI, 28 yaşındaki Anna’yı, “kandırma ustası” olan eğitimli bir ajan olarak tanımlıyor. 1985’de İngiltere’ye iltica eden Londra’daki eski KGB başkanı Oleg Gordievski ise ABD içinde casusluk yapan yaklaşık 50 Rus çift olabileceğini söyledi.

Sizin polis coşmuş
RUSYA Başbakanı Vladimir Putin, konuyla ilgili sessizliğini bozarken ABD’nin eski başkanlarından Bill Clinton’u da kahkahaya boğdu. Bir yatırım konferansı için Rusya’da bulunan Clinton’la görüşen Putin “Sizin oralarda polisin coştuğunu duydum. Önlerine geleni hapse atıyorlarmış. Ama tabii anlayışlı olmak lazım, sonuçta işleri bu” yorumunu yapınca eski ABD başkanı o ünlü kahkahalarından birini attı.
Esprisinin ardından Vladimir Putin, “Umarım ilişkilerimizde kaydettiğimiz ilerlemeler darbe yemez” uyarısını yaptı. ABD cephesi ise casus krizinin ilişkileri etkilemeyeceği görüşünde. Öte yandan ABD Başkanı Barack Obama’nın, geçen hafta Rus mevkidaşı Dmitry Medvedev’i hamburgerciye götürdüğünde casus operasyonunu bildiği ancak bozuntuya vermediği öğrenildi.

Rusya’dan yalanlama

CASUS krizi Moskova’yı sarstı. Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın yazılı açıklamasında şöyle dendi: “Bize göre hiçbir dayanağı bulunmayan bu iddiaların altında kötü emellerin yattığı aşikardır. ABD Adalet Bakanlığı’nın anlam veremediğimiz şekilde Soğuk Savaş dönemine yakışır bir tarzda casus filmi oynatması bize o günleri hatırlattı. Skandalın ABD-Rusya ilişkilerinin en üst düzeyde yeniden yapılandırıldığı bir dönemde patlak vermesi de ayrıca üzücü.” ABD Başkanı Barack Obama ile Rus mevkidaşı Dmitriy Medvedev, son dönemde iki ülke ilişkilerini ısıtan adımlar atmışlardı.

Rus ajanlar ne peşindeydi

Sığınak delen nükleer bombalarla ilgili askeri sırlar.
Washington’ın İran ve Afganistan politikasıyla ilgili istihbarat.
ABD ile Moskova arasındaki silahsızlanma anlaşmasıyla ilgili bilgiler.
CIA yönetimiyle ilgili gizli dosyalar.

Kaynak: Hurriyet


Putin'in cevabi: Sizin polis coşmuş!

Sizin polis coşmuş
RUSYA Başbakanı Vladimir Putin, konuyla ilgili sessizliğini bozarken ABD’nin eski başkanlarından Bill Clinton’u da kahkahaya boğdu. Bir yatırım konferansı için Rusya’da bulunan Clinton’la görüşen Putin “Sizin oralarda polisin coştuğunu duydum. Önlerine geleni hapse atıyorlarmış. Ama tabii anlayışlı olmak lazım, sonuçta işleri bu” yorumunu yapınca eski ABD başkanı o ünlü kahkahalarından birini attı.
Esprisinin ardından Vladimir Putin, “Umarım ilişkilerimizde kaydettiğimiz ilerlemeler darbe yemez” uyarısını yaptı. ABD cephesi ise casus krizinin ilişkileri etkilemeyeceği görüşünde. Öte yandan ABD Başkanı Barack Obama’nın, geçen hafta Rus mevkidaşı Dmitry Medvedev’i hamburgerciye götürdüğünde casus operasyonunu bildiği ancak bozuntuya vermediği öğrenildi.

Rusya’dan yalanlama
CASUS krizi Moskova’yı sarstı. Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın yazılı açıklamasında şöyle dendi: “Bize göre hiçbir dayanağı bulunmayan bu iddiaların altında kötü emellerin yattığı aşikardır. ABD Adalet Bakanlığı’nın anlam veremediğimiz şekilde Soğuk Savaş dönemine yakışır bir tarzda casus filmi oynatması bize o günleri hatırlattı. Skandalın ABD-Rusya ilişkilerinin en üst düzeyde yeniden yapılandırıldığı bir dönemde patlak vermesi de ayrıca üzücü.” ABD Başkanı Barack Obama ile Rus mevkidaşı Dmitriy Medvedev, son dönemde iki ülke ilişkilerini ısıtan adımlar atmışlardı.

Kaynak: Hurriyet


Olayin pesinden, S-300'lerin fabrikasinda yangin çikiyor. Iran-Rusya arasinda Iran'in iddiasina gore 5 adet S-300 savunma sistemi alimi konusunda anlasma yapilmisti.

Resim

Explosion prevented in Moscow blaze
by Alyona Topolyanskaya at 30/06/2010 15:53

The prospect of a devastating explosion has been averted after a fire raging through a weapons factory was brought under control in Moscow.

Almaz, Russia’s leading air defence company, saw one of its buildings on Leningradsky Prospekt gutted by fire on Wednesday prompting an evacuation of the area around Sokol metro station in the north of the city.

But an emergency ministry spokesman told RIA Novosti the blaze was under control – and at 800 square metres was barely half the size of the initially reported conflagration.

“The fire in the attic of the seven-storey manufacturing building at 80 Leningradsky Prospekt has been localised. Thirty-five fire crews were involved in bringing the fire under control,” he said.

Two emergency helicopters had been deployed to control the blaze.

Moscow's northern district head Oleg Mitvol said that the fire may have been caused by construction work regulation violations.

“[Construction] work involving open fire was being carried out on the seventh floor,” he said.

No casualties have been reported.

Almaz-Antei is one of Russia's largest air defense manufacturers, specializing in production of small, medium and long-range air defense systems, including the S-300 Favorit and S-400 Triumf systems.

The Moscow News


Haydar Bey, bu arada grafik nefis :artis:


-
Kullanıcı küçük betizi
baragakal
Salık Takımı
Salık Takımı
 
İletiler: 377
Kayıt: Prş Şub 21, 2008 11:51

Re: İran'dan Haberler...

İletigönderen baragakal » Cum Eyl 03, 2010 3:57

Resim
(Turkiye'ye gelen sadece Mullen degil de, sanki bu fotoraftaki ekip... En sagda ekipler amiri tadindaki arkadas Israil genel kurmay baskani)

ABD Genelkurmay Başkanı bugün Ankara’ya geliyor

Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna yeni oturan Orgeneral Işık Koşaner’in ilk yabancı konuğu ABD Genelkurmay Başkanı Oramiral Michael Mullen olacak.

Bugün Türkiye’ye gelecek olan Mullen, Koşaner’le 16.00’da başbaşa görüşecek. Mullen’in, Türkiye’den bazı taleplerde bulunması bekleniyor. Irak’tan askeri güçlerini çekmeye başlayan ABD, bu ülkedeki ağır teçhizatlarının ABD’ye gönderilmesini sağlamak için Türkiye’den transit geçiş izni talep etti ancak Türkiye henüz resmi bir yanıt vermedi. Mullen, Koşaner’le yapacağı görüşmede bu talebi yineleyecek. Görüşmede ABD’nin muhtemel İran hava saldırısına karşı Türkiye’de kurulmasını istediği hava savunma sistemi gündeme gelebilir.


-

Kaynak: Hurriyet


YORUM : Haberde deniyor ki:

...izni talep etti ancak Türkiye henüz resmi bir yanıt vermedi. Mullen, Koşaner’le yapacağı görüşmede bu talebi yineleyecek...


Resmi talep tekrarlamaya Genelkurmay baskani mi gelir?

YAS sirasinda Sabahattin Onkibar'in soz ettigi Obama-Tayyip gorusmesinin nedeni anlamis olduk.
Onkibar, sinirlenen pasalarin Pentagon'u arayip feveran ettigini; olayi degerlendiren Pentagon'un Baskan'a Tayyib'i aratip "birader, daha fazla germeyin" dedigini yazmisti.

Mevzunun " I R A N " olmasi muhtemel.
Ahmedinejat bugun-yarin "turnayi gozunden vuran fuze yaptik" diye çikar.
Mevsimler sapitti, yaz sicak geçti, sonbahar daha da sicak yapabilir.



-
Kullanıcı küçük betizi
baragakal
Salık Takımı
Salık Takımı
 
İletiler: 377
Kayıt: Prş Şub 21, 2008 11:51

Re: İran'dan Haberler...

İletigönderen baragakal » Cum Kas 26, 2010 5:06

Fuze kalkani projesinin belki de en onemli amaci:
Olasi Israil saldirisinin zamanlamasi konusunda Iran'in kafasini karistirmak.

Ve bir sey daha kafama takildi:
Sarkozi, kediye kedi deriz derken kedisiyle un yapmis ulkelerinin hepsini isaret etmis olmasin!
Iran kedisi varsa, Siyam kedisi de var, Ankara kedisi de var...
Kullanıcı küçük betizi
baragakal
Salık Takımı
Salık Takımı
 
İletiler: 377
Kayıt: Prş Şub 21, 2008 11:51

Re: İran'dan Haberler...

İletigönderen baragakal » Çrş Ara 01, 2010 3:12

Iran'a Nukleer Operasyon! ( 2 nukleer fizikçiye bombali saldiri... )

Resim

Tahran’da eş zamanlı olarak iki nükleer fizikçi hedef alındı. Hareket halindeyken araçlarına bomba atılan bilim adamlarından Şehriyari öldü, Abbasi ise ağır yaralı. Suikastte Amerika’nın parmağı olduğu belirtildi.

‘Nükleer adam’ların motosikletli saldırganlarca otomobillerine bomba atıldı. Devlet televizyonu, saldırıları “Siyonist rejimin ajanları” tarafından gerçekleştirildiğini duyurdu.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in, İran’ın nükleer programını engellemeye yönelik çabaları sürüyor. Dün başkent Tahran’da meydana gelen iki ayrı saldırıda, nükleer araştırmalar yapan iki bilim adamı hedef alındı. ’Nükleer adam’lar arabalarıyla hareket halindeyken motosikletli saldırganlarca otomobillerine bomba atıldı. Tahran Üniversitesi nükleer mühendislik fakültesinden Mecid Şehriyari öldü, eşi yaralandı.

Siyonist ajanlar yaptı
İkinci saldırıda da nükleer fizikçi Feridun Abbasi ağır yaralandı. Tedavisi bilinmeyen bir hastanede süren Abbasi’nin durumunun kritik olduğu dile getirildi. Tahran yönetimi, bu saldırıların nükleer programını hedef alan bir girişim olduğu görüşünde. İran devlet televizyonu, saldırıları “Siyonist rejimin ajanları” tarafından gerçekleştirildiğini duyurdu. İki nükleer fizikçinin Tahran’ın nükleer programıyla doğrudan bağlantılı olduğu kaydedildi.

Sayılı isimlerdendi...
Hükümet yanlısı bir internet sitesine göre, doktorasını nükleer fizik alanında yapan Abbasi, İran Savunma Bakanlığı için çalışıyordu. Nükleer izotopların ayrıştırılması konusunda uzman olan sayılı isimlerdendi. İran devrim muhafızları bünyesinde görev yapmış, onlarla bağlantılı İmam Hüseyin Üniversitesi’nde de ders vermişti.

İki bilim adamı daha
Son yıllarda düzenlenen benzer saldırılarda iki nükleer bilim adamı daha katledilmişti. Onlardan biri, geçtiğimiz ocak ayındaki saldırıda öldürülen Tahran Üniversitesi’nde görevli Prof. Mesut Ali Muhammedi’ydi. O da işe giderken bombaların hedefi olmuştu. 2007’de nükleer fizikçi Ardeşir Hüseyinpur da gaz zehirlenmesinden hayatını kaybetmiş, ölümü 1 hafta sonra ortaya çıkınca gözler İsrail gizli servisi Mossad’a çevrilmişti. Uzmanlar, bu saldırılarla İran’ın nükleer programının çökertilmek istendiğine dikkat çekiyor.

Kaynak: Yenicag Gazetesi


YORUM

Gundeme dusen belgeler, yukaridaki saldirilarin varacagi noktaya isaret ediyor:
Miki sizintisi, Dunya'ya, ama ozellikle genis Arap cografyasi halklarina Arap liderlerin kiçini açiyor.
Onlarin, kapali kapilar arkasinda Abd'ye, "Iran'a saldir" dediklerini yaziyor.
Miki, olasi gunahin paylarini onceden dagitip, Israil'i biraz golgeye aliyor.

Açiklamalardan az gun once, Turkiye, NATO fuze kalkanindaki tavrini resmi olarak açikladi.
Rusya, "çok guzel proje, buyrun yapin!" dedi ve nasil olduysa Asya'nin obur ucunda Kore'ler birbirine girmenin esigine geldi. Sonbaharda boyle sicaklar hayra alamet degil.

Hem Irak hem Afgan cephesini yurutemeyen Abd'ye, birileri "hem Iran, hem Kore'ye ne dersin?" mi demek istiyor...


-
Kullanıcı küçük betizi
baragakal
Salık Takımı
Salık Takımı
 
İletiler: 377
Kayıt: Prş Şub 21, 2008 11:51

Re: İran'dan Haberler...

İletigönderen baragakal » Cmt Ara 11, 2010 2:20

İran Venezuella'ya füze mi yerleştirecek?


Resim


Alman günlük Die Welt gazetesinin 25 Kasım 2010 tarihli haberine göre, İran Venezuela topraklarına orta-menzilli füze yerleştirmeyi planlıyor (1).

Makaleye göre anlaşma, 19 Ekim 2010 tarihinde Venezuela başkanı Hugo Chavez’in Tahran’a ziyareti sırasında imzalandı.
Daha önce açıklanmayan anlaşma, Venezuela’da askeri zeminde ortaklaşa operasyonlar yanında karadan-karaya kontrollü füzelerin geliştirilmesini de mümkün kılıyor. Die Welt’e göre Venezuela, İran füze subayları, İran Devrim Muhafız askerleri ve Venezuela füze subayları tarafından idare edilen bir askeri üs kurmak için İran’la anlaşmaya vardı. Anlaşma, acil bir durum olasılığına karşı İran’a füzelerin kullanılması iznini de vermekte. Anlaşmada Venezuela’nın kendisi, ulusal zorunluluk halinde bu imkanları kullanabilir ibaresi de var. Bu Kolombiya gibi ülkelerden Venezuela’ya karşı hızla artan tehditlere karşı önlem olarak alınmış bir ifade olarak görünüyor.

Günlük Alman gazetesi, İran’ın Shahab 3 (1300-1500 km menzil), Scud-B (285-330 km menzil) ve Scud-C (300, 500 ve 700 km menzil) füzeleri tasarlanan bu proje için geliştirildi demektedir. İran anlaşma ile, teknik kapasitesi çok yüksek olan subaylarının roket teknolojisi bilgilerini Venezuela’ya aktarmaktan memnuniyet duyacağını da ifade ediyor.



19-20 Kasım’da Lizbon’daki NATO zirvesinde İran’ın balistik füze ataklarına karşı Avrupa’da füze-kalkanı sistemleri yerleştirilmesi için NATO üyeleri anlaşmaya vardığında; İran’ın karşıt hareket olarak Güney Amerika kıtasında stratejik bir zemin oluşturma sürecine başladığı anlaşılmaktadır.

İran’ın Venezuela ile askeri işbirliğinin diğer önemli bir getirisi şudur:
İran Venezuela yoluyla Birleşmiş Milletlerin (BM) yaptırımlarını atlatma yolu bulmuştur. Şöyle ki: İran İslam Cumhuriyet’ine karşı BM yaptırımlarının son uygulamaları neticesinde Rusya İran’a hava defans sistemi olan S-300PMU-1’ in beş parçasını satmama kararı aldı. Bu silahlar 2007’de imzalanan 800 milyon $ lık anlaşmanın bir parçası idi. Şimdi bu silahlar İran’a sevk edilemedi. Rusya basın ajansı Novosti’ye göre Rusya yeni müşteriler arıyor ve bu müşterilerden biri Venezuela (2).

Uluslararası silah ticareti stratejileri üzerine kurulmuş Moskova yerleşimli düşünce kuruluşunun başındaki Igor Korotchenko’nun açıklaması dikkat çekici: “Eğer Venezuela ile S-300 anlaşması yapılırsa, Karakas Rusya’dan kredi alma yerine, füzeler için peşin ödeme yapmalı. S-300’ler çok iyi ürünler olup; Venezuela toplam ödemeyi peşin yapmalı. Çünkü ülkenin bütçesi bu miktarı bir seferde kapatması için yeterlidir” demiştir. Korotchenko ayrıca “ Moskova zaten Karakas’a Rus yapımı silahları alması için çok sayıda kredi vermiştir. Rusya en son 92 T-72M1M tankları, Smerch çoklu-fırlatma roket sistemleri ve diğer askeri cihazların alımı için kredi vermişti” demiştir.

Bu koşullarda İran’ın S-300 füzelerini direkt olarak Rusya’dan temin etme yerine, onları Venezuela yoluyla temin edebileceği ve ebedi düşmanı olan ABD’ye karşı yerleştirebileceği iddia ediliyor.




YENİ FÜZELER


Reuter haber ajansına göre İran, Rusya’nın S-300 füzelerinin yeni bir versiyonunu geliştirdi ve kısa süre sonra onları test edecek.
IRNA ajansının resmi haberlerine göre bu olay BM’in İran’a yaptırımları nedeniyle Moskova’nın silahların dağıtımını iptalinden iki ay sonra gelişti (3).
İran’ın kapasitesi atomik başlık taşıyan füze yapımı için yeterlidir.

Londra’da Uluslar arası Stratejik Enstitüsü tarafından yapılan bir açıklamaya göre, İran halihazırda yapmış olduğu solid yakıtlı orta-menzilli füzelerini mükemmelleştirme aşamasındadır. Bu füzelerin aynı zamanda atom başlıkları vardır (4). Eğer bu füze üsleri Venezuela’da konuşlanırsa, birçok ABD şehirleri bu kısa-orta menzilli füzelerin erişim bölgesi içerisinde olacaktır.

Hudson Enstitüsünden Anna Mahjar-Barducci, Venezuela’da ortaya çıkan bu durumun 1962’deki Küba krizi ile benzerlikler göstermekte olduğunu söylüyor. Barducci, “O zamanlar, Küba Rusya’nın yanında gözüküyordu. Şimdi Venezuela İran’ın tarafında hareket etmektedir. Şu anda, jeopolitik durum çok farklıdır. Dünya artık sadece iki süper gücün kontrolünde değildir. Oldukça farklı anlayışta liderleri olan yeni ülkeler ve küreselleşme sürecinin getirdiği birtakım hırslar uluslararası sahnede yerini almaktadır. Eğer nükleer gücün kontrolü sağlanamaz ise dünyayı ciddi tehlikeler beklemektedir. Dünya gücü olmaya hevesli ülkeler arasında İran kuşkusuz ki Batı’ya karşı gelebilecek en büyük güçtür.1962’ye dönersek Kennedy kontrolündeki uygulanan ve krizi engelleyen sıkı defansa minnet borçluyuz” diyor.

Barducci makalesinde, “Ancak günümüzde Obama idaresinin aynı sertliğini ve duruşunu göremiyoruz. Tam tersine, düşmanlarımız bizim el sıkışmaya uzatılan ellerimizi geri çevirdiğinde onlara karşı hem sözel hem de eylemsel olarak gevşek bir durum sergiliyoruz. İran çok yakında nükleer silahına sahip olacaktır. BM yaptırımlarının Ayetullah rejiminin nükleer programını engelleyemeyeceği kesindir. Biz şimdiden İran’ın İsrail’e karşı atomik başlık içeren füzelere sahip olduğunu bilmekteyiz. Şimdi de İran’ın ABD sınırlarına yakın bir üs planladığını öğreniyoruz. Obama yönetiminin bu tehlikeleri Anlaması için ne kadar süre bekleyeceğiz?” diyerek yaşadıkları yoğun endişeyi ifade etmektedir.



Kuşkusuz ki gelişen süreçleri belki de engellenemeyecek bir üçüncü dünya savaşının adımları olarak görebiliriz. Gelişebilecek savaşta Dünya ülkeleri kendi risk durumuna ve gücüne göre yerini ve stratejisini belirlerken; Türkiye NATO üyesi olma konumunun yaptırımlarını kabul etmiştir. En önemlisi Türkiye füze-kalkan sistemlerinin Türkiye’ye yerleştirilmesi yaptırımını kabul ederek gelişebilecek bir savaşa şimdiden girdiğini de kabul etmiştir. Vatan savunması dışında bir savaşı kabul etmeyen Cumhuriyetimizin şerefli öğretileri değersizleşmiştir. Kapitalist dünyanın ve efendilerin savaşında Türkiye’nin bu savaşa girmeyi kabul etmesi acaba hangi bedellerin karşılığıdır?


[1] http://www.welt.de/politik/ausland/arti ... zuela.html
[2] http://en.rian.ru/mlitary_news/20101015/160963585.html
[3] http://www.ynetnews.com/articles/0,7340 ... 38,00.html
[4] http://www.iiss.org/whats-new/iiss-in-t ... rth-korea/

Kaynak: Gülümser Heper / Odatv.com
Kullanıcı küçük betizi
baragakal
Salık Takımı
Salık Takımı
 
İletiler: 377
Kayıt: Prş Şub 21, 2008 11:51

Re: İran'dan Haberler...

İletigönderen baragakal » Cum Ara 17, 2010 0:42

İsrail'de Nefeslerin Tutulduğu An (!!!)

Resim

İsrail'in Dimona nükleer tesisleri üzerinde uçan belirsiz bir cisim kısa süreli paniğe neden oldu. Hemen teyakkuz durumuna geçen İsrail Hava Kuvvetleri bölgeye bir savaş uçağı gönderdi. İsrail jeti, cismi vurarak imha etti.

Reuters haber ajansına konuşan İsrail ordu sözcüsü, düşürülen cismin muhtemelen insansız bir balon olduğunu söyledi. İsrail medyası, balonun motorla çalıştığını bildirdi. İsrailli bir güvenlik yetkilisi, Reuters'a yaptığı açıklamada, "Halen bu cismin tesislerin bulunduğu bölgeye nasıl geldiğini bulmaya çalışıyoruz" dedi. İsrail'in 200'den fazla nükleer silah başlığını barındırdığı tahmin edilen Dimona nükleer tesisinin üzerindeki hava sahasında uçuş yasağı bulunuyor.

İsrail savaş uçakları, geçtiğimiz Ekim ayında yanlışlıkla bu bölgeye giren bir İsrail hafif uçağının önünü kesmiş ve uçağı ülkenin güneyindeki bir piste inmeye zorlamıştı. İsrail ordusu, 1967'deki Altı Gün Savaşı sırasında da yasak bölgeye giren arızalı bir İsrail bombardıman uçağını füzeyle vurmuştu. Düşen uçaktaki İsrailli pilot hayatını kaybetmişti.


Kaynak: Hurriyet


Yorum:

Resim



-
Kullanıcı küçük betizi
baragakal
Salık Takımı
Salık Takımı
 
İletiler: 377
Kayıt: Prş Şub 21, 2008 11:51

Re: İran'dan Haberler...

İletigönderen baragakal » Cum Ara 17, 2010 3:03

Resim
Marc Faber: Türkiye'den çiftlik alın(!!!)

Yatırım Uzmanı Marc Faber, "Cazip olan iki şey hisse senedi ve emtia. Ben hisse senedinden yanayım. Düzeltme döneminde piyasadan çıkıp emlak ya da emtiaya girmek lazım. Emlak, arsa alın. Hatta Türkiye'den çiftlik alın" tavsiyesinde bulundu.

İSTANBUL - CNBC-e'nin 10. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen ''Geleceği Görmek: Ekonomide 1000 günde neler olacak?'' konulu konferansa, video konferans bağlantısı ile katılan Yatırım Uzmanı Marc Faber, bir gün Amerikan ekonomisinin iflas edeceğine inandığını ifade ederek, ''Ama iflas etmeden önce de para basıyorlar'' dedi. FED'in kurulumundan bugüne ABD Dolarının satınalma gücünün azaldığını belirten Faber, şu andaki Amerikan ekonomisinde dolar ve tahvilin cazip olmadığını dile getirerek, ABD Doları ve tahvili cazip değilse, enflasyondan faydalanacak yatırım kalemlerinin seçilmesi gerektiğini söyledi.

Faber, önümüzdeki dönemde altın, platin gibi değerli metallerin değer kazanacağına işaret ederek, şöyle devam etti:

''Çünkü para basar gibi altın basılamıyor. Çin, bence Bernanke'ye teşekkür mektubu göndermeli; 'Sayenizde ABD çöktü, Çin zengin oldu' diye.
Çünkü, kaynak üreten ülkeler zenginleştikçe daha çok ithal ediyorlar. Bu da, küresel bir balon yaratıyor.
Çin ekonomisi büyümeye devam ettikçe petrol fiyatları da artacak.''

Gelişmekte olan ekonomilerin hızlı büyüdüğüne ve bu ülkelerin bir araya geldiğinde, küresel ekonominin neredeyse yarısını oluşturduğuna değinen Faber, ''Yatırımcılar, bence parasının en az yarısını gelişmekte olan ekonomilere yatırmalı. Yatırımcı olarak veya özel sektör olarak odaklanmamız gereken yer gelişmekte olan ülkeler olmalı'' diye konuştu.

Faber, belli bir dönem emtia fiyatlarının yukarı çıkacağının altını çizerek, Ortadoğu'daki borsalarda ilginç yatırım fırsatları gördüğünü söyledi ve ''Devlet tahvillerinden kaçının, devlet tahviline yatırım yapmayın. Cazip olan iki şey hisse senedi ve emtia. Ben hisse senedinden yanayım. Düzeltme döneminde piyasadan çıkıp emlak ya da emtiaya girmek lazım. Altın ve gümüşü tutmak önemli. Emlak, arsa alın. Hatta Türkiye'den çiftlik alın'' dedi.

Kaynak: Cnbc-e


Raslanti eseri, gunduz saatlerinde yayinlanan bu konusmayi dinledim.

Haberi yatirimci için yazmislar, Faber borsadan çok Dunya'da olan biten uzerine konustu:
Araç satislarinda-petrol tuketiminde Cin ve gelismekte olan ulkeler ilk defa buyuklerin onune geçmis, bunun en basit tahminle petrol fiyatlarina yansiyacagini goreceksiniz diyor. Guçlenen bu ekonomilerin, Abd için buyuk tehlike arz ettigini, Abd'nin onumuzdeki gunlerde hepsinin ortak ihtiyaci olan petrol uzerinden stratejiler gelistirmek zorunda kalacagini soyluyor.

Aslinda anlayana savaslar çikabilir uyarisi yapiyor, mevzu dolar-euro degil ikisi de batacak, gida-maden-petrol diyor.
Borsacilara çifligi, yarin yiyecek bisey bulamayacaklar diye oneriyor.

Kanal'in 10. yil kutlamasiymis, Istanbul'daki toplantiya 2 onemli yabanci katilmis.
Digeri de Abd'li Meredith Whitney.

Whitney: ABD'de 2 milyon kişi işsiz kalacak

Wall Street’in ünlü analisti Meredith Whitney, "ABD'de 2 milyon kişinin işsiz kalacağını tahmin ediyorum. Önceden işsiz kalan 3 milyon kişi ise işe geri alınmayacak." diye konuştu. İSTANBUL - Wall Street’in ünlü analisti, yaptığı isabetli tahminlerle tüm dünyada finans sektörünün takip ettiği nam-ı diğer 'Tatlı Cadı' Meredith Whitney, CNBC-e'nin 10. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen ''Geleceği Görmek: Ekonomide 1000 günde neler olacak?'' konulu konferansta konuştu.

Whitney yaptığı konuşmada, ABD'de önümüzdeki 6 ay ve ötesinin kritik bir dönem olacağına işaret ederek, geçmişte federal düzeyde destek alan eyaletlerde bu dönemde sıkı kemer sıkma politikalarının hayata geçirileceğini söyledi.

Zenginlerin ağır vergiler getirilen eyaletlerden ayrılarak başka eyaletlere taşınacağını, bu kapsamda göç hareketleri gözleneceğini ifade eden Whitney, halihazırda toplam istihdamın yüzde 15'ini oluşturan 19 milyondan fazla kişinin devlet ya da yerel yönetimler için çalıştığını, burada yaşanacak işten çıkarmaların bütün istihdamı etkileyeceğini anlattı.

Whitney, "2 milyon kişinin işsiz kalacağını tahmin ediyorum. Önceden işsiz kalan 3 milyon kişi ise işe geri alınmayacak. Bankacılık sektöründe ise 1,5 yılda 5000, 2015'e kadar 10 bin banka şubesi kapanır. Önümüzdeki 2 yılda ABD finans piyasasının yüzde 42'si borcunu çevirmekte daha da zorlanacak. Emlak sektöründe ise arz yönünde kalıcı tahribat var. Önümüzdeki 18 ayda emlak fiyatlarının yüzde 7-8 gerilemesini bekliyoruz" diye konuştu.

Whitney, Türkiye'nin ekonomik büyüme potansiyeli açısından önemli konumda bulunduğuna, ekonominin çeşitlilik arz ettiğine işaret ederek, ekonomideki çeşitliliğin işsizlikle mücadelede önemli bir unsur olduğunu söyledi.

Türkiye'nin ticaret ortaklığı açısından iyi bir bölümlendirme yaptığını belirten Whitney, ''Bu, Türkiye'yi Avrupa'daki diğer ülkelere göre öne çıkarıyor. İhracat, ticaret hacmi için aynı şey geçerli'' dedi.

Whitney, ABD'deki vergi indiriminin uzatılmasına ilişkin bir soru üzerine, şunları kaydetti:

''Bu kadar kırılgan bir ortamda vergiyi artırmayı kimse istemez. Yani vergiyi artırmanın getireceği ilave bir fayda yok. Beni asıl endişelendiren, işsizlik maaşının süresinin 3 yıla yükseltilmesi. ABD'de 5 milyon iş ilanı, 10 milyon da işsiz var. İnsanlar, işsizlik maaşını kaybetmemek için iş başvurusu yapmıyor. Fed bu şekilde para basmaya devam ederse, bu ciddi bir şekilde enflasyona yansır, bu da fiyatlara, borsaya, her şeye yansır. Orta sınıf Fed'in politikalarından fayda sağlamıyor. Bence hükümet sorumluluk almak istemiyor, bütün sorunları Fed'in çözmesini bekliyor. Fed, siyasi bir kurum haline geldi.'

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com




Bula bula bu iki felakettellalini mi buldular yoksa durum dusunulenden daha mi ciddi...


Burada, rahmetli Erhan GOKSEL'i anmakta ve olmeden once soylediklerini hatirlamakta yarar var:
2009, Eylul'de Abd'deki krizin 2. dip yapacagini ongoruyordu.
Bu gunlerde Abd için 2. dipten bahsedenlar artti, 2011'de bekliyorlar.




SORU: ABD yönetiminin planı ne size göre?


CEVAP: Evet. Obama yönetiminin Afganistan, Pakistan, Çin ve İran ile ilgili bir senaryo hazırlığı içindeler.
Ekonomideki çöküşü siyasal olarak destekleyerek, ekonomiyi ayakta tutmaya çalışıyorlar. ABD'yi bu krizden ülkenin askeri teknolojik üretimi çıkarır. Bunun için de, tekrar Çin'den Türkiye'ye kadar olan coğrafyada çok sayıda sıcak ortam oluşturmak için düğmeye bastılar.

...

SORU: Peki, daha kötüsü ne olabilir?

CEVAP: Daha kötüsü; bütün bunların sonucu savaş demektir. ABD, ekonomiyi düzeltmek için savaşın kaçınılmaz hale geldiği noktadadır.


SORU: Afganistan, Pakistan, Çin'deki gelişmelerin ekonomik krizle bağlantısı mı var yani?

CEVAP: Hem de çok ciddi. Çok net bir şekilde ABD bu coğrafyayı dizayn etmek istiyor. Çünkü enerji kaynakları, Çin ile Türkiye arasında. Ve bu bölgeye, merkez diyor. Dizayn ederken bizim gibi ülkelere de rol biçiyor.
Bir kere Pakistan'da Pencap yönetimi Taliban'a geçti. Obama, Afganistan'da saldırı başlattı.
Obama, seçimlere kadar İran'la ilgili yumuşak bir politika izledi. Ama seçimden sonra 15 gündür çok sert bir şekilde İran'ın aleyhine döndüler. Çünkü İran'da yapmaya çalıştıkları turuncu devrim başarısız oldu. Şimdi geriye İran'ı aynen Irak gibi silah zoruyla yıkmak kaldı. Eğer İran'a bir müdahale olursa bu coğrafya yanar. Yine Pakistan darbenin eşiğinde. Niye? Çünkü Pakistan'daki nükleer silahların; güçlenen Talibanın eline geçmesi tehlikesini önlemek istiyor.

Versohaber, temmuz 2009


Turkiye'de alttan-alttan birseyler donuyor.
Merkez bankasi bir suredir ciddi faiz indirimine gidiyor.
Enerji ozellestirmeleri sip-sak bitirildi, ekonomideki delikler mumkun oldugu kadar kapatilmaya çalisiliyor, hazirlanan "yeni silahlanma" yasasinda da ekonomik taraf bence agir basiyor: Yuksek vergi, yuksek harçlar, ruhsat yenileme mecburiyetleri, kisi basina dusen silah ve muhimmat sayisi artisi derken sektoru bilenler farkedecektir ki devletin silah meraklisindan, tuccarindan toplayacagi çok uçuk rakamlar sozkonusu.






-
Kullanıcı küçük betizi
baragakal
Salık Takımı
Salık Takımı
 
İletiler: 377
Kayıt: Prş Şub 21, 2008 11:51

Re: İran'dan Haberler...

İletigönderen baragakal » Pzr Oca 09, 2011 6:45

Bu katliam basit bir olay degil!

Resim

Amerikan siyasetine kan bulaştı

Çay Partisi hareketinin keskinleştirdiği Amerikan siyasetine sonunda kan bulaştı. 22 yaşında bir genç, Çay Partisi’nden tehditler alan Arizona Milletvekili Gabrielle Giffords’ı vurdu. Aralarında bir yargıcın da bulunduğu 5 kişi öldü.

DÜN sabah, Amerikan siyasetinde son dönem keskinleşen kutuplaşmaya şiddet de eklendi. Arizona Milletvekili, Demokrat Partili Gabrielle Giffords’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişiye silahlı saldırı düzenlendi. Ağır yaralanan Giffords ameliyata alınırken, aralarında Federal Yargıç John Roll’un da bulunduğu 5 kişi yaşamını yitirdi.

Olay, Giffords için Arizona Eyaleti Tucson şehrindeki seçim bölgesinde düzenlenen bir etkinlik sırasında yaşandı. Yerel saat ile 10.00 sularında Safeway süpermarketinin dışında gerçekleştirilen saldırıda, Giffords’ın başından vurulduğu öğrenilirken, 5 kişi öldü, 14 kişi yaralandı.

Olaydan kısa süre sonra yakalanan saldırganın, 1988 doğumlu Jared Lee Loughner adında Arizonalı beyaz bir erkek olduğu öğrenilirken, bu kişinin, aralarında Giffords’ın da bulunduğu kalabalığa 20-30 el gelişigüzel ateş ettiği ve sonra koşarak olay yerinden kaçtığı bildirildi. Ancak bu saldırıyı neden gerçekleştirdiği halen anlaşılamadı.

Palin’in “hedef haritası”nda

Özellikle muhafazakâr Çay Partisi hareketinin tetiklemesiyle, son dönem sertleşen Amerikan siyasetinde, Demokrat Partili milletvekillerine artık ölüm tehditleri başlamıştı. Obama’nın kabul edilmesi için bastırdığı, geçen yıl kabul edilen Sağlık Reformu ise, bölünmenin kilometre taşı oldu. Tasarıya destek veren Giffords, tehdit alan isimlerdendi. Çay Partisi lideri Sarah Palin üzerinde silah görseli kullanılan “hedef haritası” adını verdiği bir manifestoyla, aralarında Giffords’ın da bulunduğu 20 Demokrat Partili milletvekilini Çay Partisi taraftarlarına hedef gösterdi. Başkan Obama, olayla ilgili yaptığı açıklamada, tüm Amerikalılardan Giffords için dua etmelerini istedi.

Afganistan Gazisi

SALDIRGAN Jared Lee Loughner’ın, Afganistan’da savaşmış eski bir asker olduğu açıklandı. İnternete eklediği favori kitapları listesinde, Hitler’in Kavgam kitabı da var. Jared Lee Loughner’in, Abraham Lincoln, John Kennedy, Martin Luther King ve John Lennon’ı öldüren suikastçiler gibi üç isimli olması dikkat çekti.

Kaynak: Hurriyet




Çay Partisi Hareketi Hakkinda:

...Çay Partisi Hareketi; 2009 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin birçok bölgesinde yapılan kitlesel protesto hareketleriyle kurulan ultra liberal (piyasacı), milliyetçi ve muhafazakar aşırı sağ siyasal harekete verilen isimdir. Hareket ismini Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nı ve Amerikan Devrimi’ni tetikleyen en önemli olaylardan biri olan 1773 tarihli Boston Çay Partisi (Boston Tea Party) olayından almaktadır. 16 Aralık 1773 tarihinde Boston Limanı’ndaki İngiliz gemilerinde bulunan tonlarca çayı denize döken Kızılderili kılığına girmiş olan Amerikan milisleri, bu olayla birlikte İngiltere’nin Amerika Birleşik Devletleri üzerindeki kolonyal güçleri ve yüksek vergi oranlarına meydan okuyordu. Günümüzde ise Çay Partisi Hareketi’nin temel hedefinin ABD Başkanı Barrack Obama döneminde hayata geçirilen sosyal devlet temelli reformlara, yüksek vergi oranlarına, sağlık reformuna ve yasadışı göçmenlere yönelik ılımlı yasalara tepki göstermek olduğu söylenebilir. Çay Partisi Hareketi aslına bakılırsa, büyük umutlarla başa gelen ancak gerek dış politika, gerekse iç politikada çözmeyi vaat ettiği sorunlar altında ezilmeye başlayan ABD başkanı Barrack Obama’ya duyulan tepkiler neticesinde oluşmuş bir radikal sağ akım gibi gözüküyor. 2 dönem üst üste başkan seçilen George W. Bush döneminde uygulanan neo-liberal ekonomik politikaların bir sonucu olan 2009 küresel ekonomik krizi, Çay Partisi’nin güçlü muhalefeti sayesinde bugün Amerikan halkının nezdinde artık başkan Obama ve onun daha sosyal demokrat politikalarının bir sonucu gibi algılanmaya başladı. Çay Partililer Obama’nın başkanlık kampanyasına benzer bir şekilde internet ve özellikle sosyal medyayı örgütlenmek ve propaganda yapmak amacıyla çok iyi kullanıyor ve krizin işsiz bıraktığı milyonlarca beyaz Amerikalıyı kendi bünyesine katmayı başarıyor. Partinin söyleminin merkezinde göçmenlere ve işsizliğe duyulan milliyetçi hatta ırkçı sağ bir tepkiyi görmek mümkün (South Park’a dahi konu olan “they took our jobs (işlerimizi elimizden aldılar)” söylemi). Bugün tüm Avrupa’da artan işsizlik ve sosyal sorunlarla birlikte büyüyen aşırı sağ düşünce Amerika’da da etkisini gösteriyor ve Çay Partisi hızla güçleniyor. Zaten solun yetersiz kalması durumunda kriz dönemlerinde aşırı sağın güçlendiği tarihsel olarak da bilinen bir gerçek...

Ozan Ormeci'nin blogundan - http://ydemokrat.blogspot.com/2010/10/c ... ement.html



Olay Turkiye'de olsa, suikast için Obama ve arkasindaki guçlerden suphelenebilir, yaklasan seçimlerde Obama'yi madur gostermek için yapilmis oldugunu dusunebilirdik. Gerçekle çakma olanin farki burada olsa gerek. Abd'deki birilerine bosu bosuna "sahin" ismi yakistirmiyorlar. Israil belli oranda bunlara sahipken, Turkiye'de Abd terbiyesi gormus teskilat-siyaset aksi, Nato terbiyesi gormus pasalarla gonul birligi yapmis, sinirimizda açilacak cephede biz de variz diyorlar.



-
Kullanıcı küçük betizi
baragakal
Salık Takımı
Salık Takımı
 
İletiler: 377
Kayıt: Prş Şub 21, 2008 11:51

Re: İran'dan Haberler...

İletigönderen baragakal » Pzt Oca 24, 2011 20:40

Resim

Savaş Gemisi Kararı

Fars Haber Ajansı, İran'ın bir savaş gemisini uluslararası sulara göndererek, bölgesel bir güç olduğunu göstereceğini bildirdi.

İran, yakın gelecekte Kızıldeniz ve Akdeniz’e bir filo savaş gemisi göndereceğini açıkladı.

İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı’nın haberine göre, İran Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Tuğamiral Gulam Rıza Bikam, içinde yerli yapım bir destroyerin de bulunacağı filonun Kızıldeniz’den sonra Süveyş Kanalı’ndan geçerek Akdeniz’e çıkacağını duyurdu. Bikam, “istihbari ve operayonel” olarak nitelediği filonun Akdeniz’de bir yıl görev yapacağını kaydetti. İsrail istihbarat servisi Debka, Tahran’dan gelen açıklamanın, İstanbul’da başarısızlıkla sona eren nükleer görüşmelerin hemen arkasından yapıldığına dikkat çekti. İran, 1979 Devrimi’nden sonra ilk kez Süveyş ve Akdeniz’e savaş gemisi gönderiyor.

İran Deniz Kuvvetleri, 2008 yılından beri Somalili korsanlara karşı Aden Körfezi’nde görev yapıyor. İki İran savaş gemisi, İran kargo gemileriyle petrol tankerlerine körfezden geçişleri sırasında refakat ediyor. Fars Haber Ajansı, İran’ın bir savaş gemisini uluslararası sulara göndererek, bölgesel bir güç olduğunu göstereceğini bildirdi. Filonun ne zaman yola çıkacağı açıklanmadı.

Kaynak: DHA
Kullanıcı küçük betizi
baragakal
Salık Takımı
Salık Takımı
 
İletiler: 377
Kayıt: Prş Şub 21, 2008 11:51

Re: İran'dan Haberler...

İletigönderen baragakal » Cum Oca 28, 2011 3:39

Resim


Tunus'a ve belki birkaç Arap memleketine daha suni sanciyla erken dogum yaptiracaklar, cocuk ya yetersiz ya ölü dogacak.
Asil hedef yalniz basina suni sancinin yetmedigi Iran. Kanli jinokolojinin ustatlari çok yakinda sezeryan deneyecek.


Bu cografyada zalimin belasina butun anneler birbiriyle akrabadir ve zamanli dogacak tek bir çocuk,
geçmiste oldugu gibi kaderleri degistirebilir.


Resim

Resim

Resim
Kullanıcı küçük betizi
baragakal
Salık Takımı
Salık Takımı
 
İletiler: 377
Kayıt: Prş Şub 21, 2008 11:51

Re: İran'dan Haberler...

İletigönderen baragakal » Prş Şub 24, 2011 8:48

Resim


Iran dedigini yapti, birisi savas iki gemisini gayri-resmi Israil denizine soktu.
Israil içerde hareketlendi ve dun en ust makam olan Perez, "gemileri kendilerini provoke etmekle" suçlayarak Dunya'ya sikayet etti.
Açikistihbarat'ta 1967'yi hatirlatmislar: http://acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=9411

Iran'in muhtemel amaci Suriye'de gelisebilecek olaylara karsi Esat'in yaninda oldugunu gostermekti.
Bolgenin birçok yerindeki Sii Iran'i aktorlerden bir olarak gormek arzusunda. Yalniz, gemiler yollanirken Libya'nin bu hale gelecegi ongorulmemis olabilir.
Bu saatten sonra, "biz delikanliligimizi gosterdik" demesi ve Suriye limanlarindan birine demirlesi hayirli olur, otesi tehlikeli.




-
Kullanıcı küçük betizi
baragakal
Salık Takımı
Salık Takımı
 
İletiler: 377
Kayıt: Prş Şub 21, 2008 11:51

ÖncekiSonraki

Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

x