http://www.unglobalcompact.org/docs/net ... urkish.pdf
''Küresel İlkeler Sözleşmesi” nedir?
BM Küresel İlkeler Sözleşmesi, sürekli rekabet içindeki iş dünyasına ortak bir kalkınma kültürü oluşturmak üzere evrensel ilkeler öneren yenilikçi bir kurumsal sorumluluk yaklaşımıdır. Vizyonu, “Sürdürülebilir ve kapsamlı küresel ekonomi” olan Sözleşme’ye taraf olmak tamamen gönüllülük esasına dayanıyor.
31 Ocak 1999’da Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu sırasında, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan iş dünyası liderlerine “Binyıl Kalkınma Hedefleri” doğrultusunda bir çağrıda bulunmuştu. Annan, iş dünyası liderlerini özetle, yeni küresel ekonominin sürdürülebilirliğini sağlamak için gerekli olan çevresel ve sosyal dayanakların oluşturulmasına destek vermeye ve tüm dünya halkları için küresel yatırımlar yapmaya davet etmişti. Küresel İlkeler Sözleşmesi olarak adlandırılan bu çağrının resmi bir nitelik kazanması ise, 26 Temmuz 2000 tarihinde BM merkezinde yapılan bir toplantıyla gerçekleşti.
“Binyıl Kalkınma Hedefleri” nelerdir?
Türkiye’nin de imzaladığı ve 2015 yılına kadar gerçekleştirilmesi hedeflenen Binyıl Kalkınma Hedefleri şunlar:
1. Mutlak yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşayan kişi sayısının yarıya indirilmesi
2. Dünyada herkesin ilkokulu tamamlaması
3. Cinsiyet eşitliğinin öne çıkarılması
4. Beş yaş altındaki çocuk ölümlerinin üçte iki oranında azaltılması
5. Gebelik ve doğum esnasındaki anne ölüm oranlarının dörtte üç oranında azaltılması
6. HIV/AIDS, sıtma ve tüberküloz gibi diğer salgın hastalıkların yayılmasının önlenmesi
7. Çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması
8. Yardım, ticaret ve borç yükünün azaltılmasıyla ilgili hedefleri içeren bir kalkınma için küresel ortaklığın geliştirilmesi
Küresel İlkeler nelerdir ya da Sözleşme’yi imzalayan bir şirket hangi ilkeleri benimsediğini taahhüt etmektedir?
Küresel İlkeler Sözleşmesi özel sektör işletmelerini, 10 temel evrensel ilkeye uymaya çağırıyor. Dünyanın her yerinde bu evrensel ilkelerin iş stratejilerinin, operasyonlarının ve kültürünün bir parçası haline gelmesi için çalışıyor.
Küresel İlkeler Sözleşmesi’nde yeralan dört ana başlık altındaki 10 temel evrensel ilke şunlar:
İnsan Hakları
İlke 1: İş dünyası ilan edilmiş insan haklarını desteklemeli ve bu haklara saygı duymalı.
İlke 2: İş dünyası, insan hakları ihlallerinin suç ortağı olmamalı
Çalışma Standartları
İlke 3: İş dünyası çalışanların sendikalaşma ve toplu müzakere özgürlüğünü desteklemeli
İlke 4: Zorla ve zorunlu işçi çalıştırma uygulamasına son verilmeli.
İlke 5: Her türlü çocuk işçi çalıştırılmasına son verilmeli.
İlke 6: İşe alım ve işe yerleştirmede ayrımcılığa son verilmeli.
Çevre
İlke 7: İş dünyası çevre sorunlarına karşı ihtiyati yaklaşımları desteklemeli.
İlke 8: Çevresel sorumluluğu artıracak her türlü faaliyete ve oluşuma destek vermeli.
İlke 9: Çevre dostu teknolojilerin gelişmesini ve yaygınlaşmasını desteklemeli.
Yolsuzlukla Mücadele
İlke 10: İş dünyası rüşvet ve haraç dahil her türlü yolsuzlukla savaşmalı.
Küresel İlkeler Sözleşmesi üyeliği ne anlama geliyor?
Bu sisteme üye olmaya karar veren işletmelerden, bu 10 temel ilkenin tümünü bir defada karşılamaları beklenmiyor. İlk etapta, iyi niyetli olarak bu ilkelerin benimsenmesi, her yıl bu ilkelerin gereklerinin yerine getirilmesi adına bir şeyler yapıldığının bildirilmesi yeterli.
Küresel İlkeler Sözleşmesi, özel sektöre, “compact” kelimesinin tam Türkçe karşılığı olan “sözel bir sözleşme” öneriyor. Özel sektörü bu ilkeleri benimsemeye ve etki çevresi içindeki kişi ve kurumlara da bu ilkeleri benimsetmeye çalışmaya çağırıyor. Bir başka deyişle, Sözleşme’yi imzalayan kuruluşlardan, bu ilkelere öncelikle kendilerinin uymasını ve zaman içinde çözüm ortaklarından da bu ilkelere uymalarını beklemelerini istiyor. Amaç ise başta söylendiği gibi ortak bir küresel kalkınma kültürünü yaymak.
Neden iş dünyası ya da neden özel sektör?
Dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 90’ının özel sektör tarafından yönetildiği günümüzde, özel sektörün sürdürülebilir kalkınma yolunda attığı adımlar çok önemli. Bu nedenle özel sektörün sürdürülebilir kalkınma yolundaki adımlarıyla evrensel idealleri birleştiren bir katalizöre gerek var. Birleşmiş Milletler (BM) Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin (Global Compact) arka planında da sürdürülebilir kalkınmada özel sektörün öneminin giderek artmakta olduğu gerçeği yatıyor.
Sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasından olmayanlar bu harekete nasıl katılabilir?
Sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasından olmayanlar, tüzük strateji görüşmeleri, öğrenme/eğitim, bölgesel ağlar ve projeler gibi farklı mekanizmalar sayesinde bu harekete katılabilir. Bu tip kuruluşların projelerin yönlendirilmesi ve hareket kabiliyetinin artması için çok önemli yararları dokunabiliyor. İş dünyasından olmayan kuruluşların, örgütlenmelerini on ilke doğrultusunda şekillendirmeleri ve gelişmeleri raporlamaları da teşvik ediliyor.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) Küresel İlkeler Sözleşmesi’ndeki rolü nedir?
Birleşmiş Milletler’in (BM) küresel kalkınma kuruluşu olan Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), 166 ülkede hükümetler, sivil toplum ve özel sektörün güvenilir ortağı olarak, ülkelerin kalkınma yolundaki çabalarını destekliyor, ulusal ve küresel düzeydeki zorlukları aşmaları için bu ülkelerin çalışmalarına katkıda bulunuyor. UNDP Türkiye Ofisi de pek çok faaliyetinin yanısıra Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin öncülüğünü yürütüyor.
Dünyada şu ana kadar kaç şirket Sözleşme’yi imzaladı?
Başlangıçta 50 şirketle yola çıkan bu girişimi benimseyen şirketlerin sayısı bugün tüm dünyada 3 bine ulaşmış durumda.
Türkiye’de Sözleşmeye katılmış olan kaç kuruluş var?
Türkiye’de Mayıs 2007 tarihi itibariyle Küresel İlkeler Sözleşmesi katılımcı sayısı 71’dir. Mayıs 2002’den bu yana toplam katılımcı sayısı 109 olup bunların 38’i iletişimi sürdürmedikleri gerekçesiyle listeden çıkartılmışlardır. Bu 71 katılımcı kuruluşun içerisinde holdingler, KOBİ’ler, sivil toplum örgütleri, eğitim kuruluşları ve akademik kuruluşlar bulunmakta, çoğunluğu ise KOBİ’ler oluşturmaktadır.
Türkiye’de Küresel İlkeler Sözleşmesi çalışmalarını hangi kuruluşlar yürütüyor?
UNDP, Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin Türkiye’de benimsenmesi için yürütülen çalışmaların öncüsü durumunda. İlk çalışmalar, Mart 2002’deki “Forum İstanbul” adlı uluslararası konferansla başladı. Küresel İlkeler, özel bir oturumda hükümete ve özel sektör temsilcilerine tanıtıldı. Resmi olarak 15 Ekim 2002’de özel bir toplantı ile başlayan girişimler, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) ve UNDP işbirliğiyle organize edildi.
UNDP özendirici olmak amacıyla Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü (UNIDO) gibi diğer BM kuruluşlarıyla beraber; çokuluslu şirketler, tanınan Türk holdingleri, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ), TİSK, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) gibi başlıca iş dünyası örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirlikleri oluşturdu. Son olarak UNDP tamamen bu çalışmalarla ilgili olarak İstanbul’da bir proje ofisi açtı.
Küresel İlkeler Sözleşmesi üyeliği şirketlere ne tür avantajlar sağlıyor?
Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni benimseyen işletmeler, ister büyük boyutlu çokuluslu şirketler olsun, ister KOBİ olsun, daha güçlü örgütsel yapıya kavuşmak ve uluslararası iş piyasasında yeni gelişen bir kültürün üyesi olmanın ayrıcalıklarını yaşayacaklar. Aynı değerleri benimseyen büyük çokuluslu şirketlerin tercih ettiği bir iş ortağı olmanın, küresel ekonomide ne kadar önemli avantajlar sağlayabileceğini bugün tüm iş dünyası iyi biliyor. Bu iş ortamını destekleyecek iletişim ağının kurulması, özel tasarlanmış eğitim modüllerine erişim, uluslararası etkinliklerle bağlantı gibi BM tarafından desteklenen somut olanaklar aracılığıyla da, bu kültür giderek yayılıyor. Sözleşme’ye taraf olan şirketler orta vadede ekonomik kazançlarını arttırırken, kısa vadede de toplumsal sorumluluklarını en bilinçli ve en yararlı şekilde yerine getirmenin prestij ve onurunu yaşıyorlar.
Küresel İlkeler Sözleşmesi üyelerinin taahhütlerini yerine getirip getirmediklerine ilişkin denetim nasıl yapılıyor?
Sözleşme, şirketlerin faaliyetlerini izlemeye almayan, katılımcılar üzerinde katı denetim mekanizmaları kurmayan bir girişim ve amaçlarını gerçekleştirmek için üç temel araçtan yararlanıyor. Bunlar:
- Bilgi paylaşımı ve öğrenme
- Politika diyaloğu
- Ortaklık projeleri
Küresel İlkeler Sözleşmesi, üzerine kurulu olduğu ilkelerin gerçekleştirilmesi için, şirketlerin, çalışma ve sivil toplum örgütlerinin kamuya karşı sorumlu, şeffaf ve kendi geleceklerini sürdürebilir olma amacıyla çalışacaklarına güveniyor.
Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne üye olmak için ne yapmak gerekiyor?
BM Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne üye olmak son derece kolay. Bu ilkeleri benimsediğinize inanıyorsanız, şirketinizin en üst düzey yöneticisinin imzasıyla, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a bir mektup yollamanız yeterli. İnternet üzerinde http://www.unglobalcompact.org, http://www.undp.org.tr ya da http://www.undpistanbul.org adreslerinden bilgi alabilir veya UNDP’nin İstanbul’daki Özel Sektör Proje Ofisi’yle bağlantıya geçebilirsiniz. (E-posta: info@undpistanbul.org Tel: 0212 274 5790)
Daha sonra bu ilkeleri şirket karar defterine işlemeniz ve her yıl Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (Global Compact) ofisine bir mektup yazarak, bu ilkeleri yaşama geçirmek adına yaptığınız kurumsal sorumluluk kapsamındaki uygulamaları paylaşmanız gerekiyor.
Sözleşme’nin hukuki olarak bağlayıcılığı var mıdır?
Hayır. Küresel İlkeler Sözleşmesi tamamen gönüllü bir harekettir, diğer şirketlerin davranış ve hareketlerini denetlemez veya zorlamaz. Onun yerine değişimi, sorumlu vatandaşlığı, yaratıcı çözümleri ve ortaklıkları teşvik eder.
Eğer bir denetim veya zorlama mekanizması yoksa, Küresel İlkeler Sözleşmesi şirketlerin kendi hareketlerini dürüst bir şekilde gösterdiklerinden nasıl emin olabilir?
Sözleşme bir performans değerlendirme mekanizması değildir. Bir onay vermez ya da performans hakkında değerlendirme yapmaz. Ancak Küresel İlkeler Sözleşmesi, şirketlerin aktivitelerinde yüksek kalite ve dürüstlük arar. Şirketlerin raporları şeffaf bir şekilde herkes ile paylaşılır ve bunlarla ilgili benzer şirketlerin ve diğer paydaşların yorum yapması teşvik edilir. Buna ilaveten şirketlerin kurumsal dönüşümleri ile ilgili örnekleri, benzer şirketlerin de okuyup yararlanabilmeleri için araştırma çalışması şeklinde raporlar haline getirmesi de teşvik edilmektedir.
Katılımcıların, faaliyet raporlarında ya da diğer kurumsal raporlarında (sürdürülebilirlik raporları gibi) Sözleşme’yi ve 10 ilkeyi desteklediklerini göstermeleri beklenmektedir. Buna ‘İlerleme Hakkında İletişim’ adı verilmektedir. Küresel İlkeler Sözleşmesi, bu şekilde açıklık ve şeffaflığın katılımcıların iyi uygulamalarını teşvik ettiğini düşünmektedir.
Şirketlerin BM logosunu ile BM ve Küresel İlkeler Sözleşmesi’yle ile olan ilişkisini kullanıp, gerçekte topluma zarar verebilecek faaliyetlerini ‘hasır altı’ etme riski yok mu?
Küresel İlkeler Sözleşmesi kendi resmi rapor ve yayınlarında kullandığı bir logoya sahiptir. Sözleşme logosunun kullanımı detaylı bir şekilde belirlenmiştir, aynı şey BM logosu için de geçerlidir. Bu konudaki kurallar BM iş kuralları altında düzenlenmiştir ve bunlara aşağıdaki web sitesinden erişilebilir: http://www.un.org/partners/business/oth ... /guide.htm
Buna ek olarak Genel Sekreterlik Danışma Konseyi’nin çalışma grubu tarafından yapılan tavsiyeler doğrultusunda, bu inisiyatifi korumak ve potansiyel kötü kullanımını engellemek için bazı dürüstlük ölçütleri hazırlandı. Aynı zamanda şirketlerin, bu ilkeleri kendi içlerinde kullanarak operasyon ve aktivitelerinde yaptıkları gelişmeleri en azından yıllık olarak paydaşlara ve geniş kitlelere iletişimi konusunda da teşvik edilmekte. Katılımcı şirketlerin yaptıkları bu iletişim ile ilgili, Küresel İlkeler Sözleşmesi Kurulu’na kısa bir açıklama yapmaları ve web’den ulaşım için bir link göndermeleri beklenmektedir. Sözleşme’ye katıldıktan sonra bu bilgileri iki yıl içerisinde iletemeyen şirketler, bu bilgiler iletilene kadar Küresel İlkeler Sözleşmesi üye listesinden çıkarılacaktır.
Küresel İlkeler Sözleşmesi, var olan düzenleyici/denetleyici yaklaşımlar için bir alternatif teşkil eder mi?
Hayır. Küresel İlkeler Sözleşmesi, insan hakları, çalışma standartları ve çevre için, ve yolsuzluk karşıtı diğer gönüllü çalışmaları ve düzenlemeleri tamamlayıcı olarak kendini konumlandırmaktadır. Sözleşme, sorumlu vatandaşlık ilkesi doğrultusunda yaratıcılığı destekleyen, tamamen gönüllü bir harekettir. Varolan standartların çoğu, Küresel İlkeleri desteklemektedir.
Kendi etik kodunu düzenlemiş olan bir şirket niye Sözleşme’ye katılmalı?
Kurumsal kodlar çok önemlidir ve birçok şirket bunları uygulayarak gelişme ve uygulamalarında liderlik ve pozitif değişim göstermiştir. Küresel İlkeler Sözleşmesi, bir uygulama kodu değildir. Onun yerine, yeni bir platform yaratarak (küresel kabul edilmiş ilkeler doğrultusunda) sorumlu vatandaşlık için, yeni ve yaratıcı girişimlerin desteklenmesi için ve sivil toplum ve diğer organizasyonlarla işbirliği için yeni bir boyut getirmeye çalışmaktadır.
Küresel İlkeler Sözleşmesi üyeliği için mali zorunluluklar var mıdır?
Küresel İlkeler Sözleşmesi gönüllü bir inisiyatiftir, resmi üye olunan bir organizasyon değildir. Bu yüzden, temel finansman için herhangi bir ücret talep edilmemektedir. Sözleşme, temel finansman için sadece devletlerden bağış kabul etmektedir. Sadece bazı durumlarda katılımcılardan katılmak istedikleri bazı özel toplantılar ve aktivitelere katkıda bulunmaları istenmektedir.
Kurumumda çalışanların adedi 10′dan az; yine de Sözleşme’ye katılabilir miyim?
Yönetsel sınırlamalar yüzünden 10′dan az doğrudan istihdama sahip kurumlar (mikro kurumlar), katılımcı kuruluşlar veri bankasına işlenemiyor. Yine de bu kurumların bütün aktiviteleri web sitesinden takip etmelerini ve Küresel İlkeler Sözleşmesi ağı ile beraber çalışmalarını öneririz. Bu iletişim ağı ile ilgili bilgileri Küresel İlkeler Sözleşmesi web sitesinde “Networks Around the World” sayfasında bulabilirsiniz. (http://www.unglobalcompact.org/)
Şirketlerin alt kuruluşları da Sözleşme’ye katılabilir mi?
Küresel İlkeler Sözleşmesi, liderlik ilkesi üzerine kurulmuştur. Eğer bir şirketin sahibi olan başka bir üst şirketin genel müdürü ya da yönetim kurulu başkanı BM genel sekreterliğine yazıp katılım talebinde bulunursa, Küresel İlkeler Sözleşmesi sadece bu üst şirketi katılımcı olarak görecek ve bütün alt şirketlerin de bu ilkelere uyacağını varsayacaktır. Ancak eğer alt şirketler de Genel Sekreterlik’e de bir mektupla üyelik talebinde bulunurlarsa, katılımcı olarak kaydedilecek ve ülkelerindeki Küresel İlkeler Sözleşmesi ağına katılmaya davet edilecektir.
(kaynak: UN)

