Macaristan, 16 yıldır Viktor Orban’ın dikta yönetimi altındaydı. Gerçi bu dikta, elbette Avrupa’nın ortasında bir AB ülkesi olmanın sınırları içindeki bir diktaydı ve gidişi de yine buna uygun oldu. Orban seçimde yenilince bu yenilgiyi kabul etmek zorunda kaldı. Fakat bu kısıtlı diktatörlüğe rağmen Orban rejiminin yine de siyaset yelpazesinin dikta rejimleri tarafında olduğu kesindi. Macar halkı, dünkü seçimlerle siyasî tarihindeki karanlık bir sayfayı kapattı.
Orban, hem ABD’nin hem de Rusya’nın ve bu iki büyük emperyalist devletin başındaki iki diktatörün yani Trump ve Putin’in aynı anda desteğini kazanmış bir “alt diktatör”dü. Benzer örnekleri yakından tanıyoruz. Orban, bunların yanında Netanyahu’nun da ilgisine ve desteğine mazhar olmuştu. Yani dünyanın bütün diktatörleri birleşmiş ve Orban’dan başka kaybedecekleri bir şey yokmuş gibi onun arkasında durmuştu. Fakat buna karşın yine de doğru politika ve özellikle de kitleleri birleştirebilecek doğru adayla Macar halkı diktatörü yenebildi.
Orban’ın arkasındaki belirleyici destek, her zaman Putin’den gelmişti. Bu durum neredeyse dünyanın tüm diktatörleri için geçerliyse de Rusya ile Batı Avrupa arasındaki bir nevi tampon bölgede konumlanan Macaristan gibi bir ülke açısından daha da geçerli. Tarih boyunca Rusların sık sık bu ülkeye el attığı da bilinen bir gerçek ve aslında Orban’ı indiren seçim zaferi de Macarların Rus destekli bir diktaya karşı ilk ayaklanması değil. 70 yıl öncesine dönüp bakarsak 1956’da Macarların Stalinist diktatörlüğe karşı ayaklandıklarını ama bu devrimin Rus tanklarının doğrudan müdahalesiyle ezildiğini görürüz.
Bugün Macar halkının zafer kazanması, birkaç faktörün bir araya gelmesinin sonucu.
Birincisi, Macaristan 1956’da Sovyet uydusu bir ülkeyken ve Ruslar çok etkiliyken, bugün ülkelerinin AB ve NATO üyesi olması onlar için avantaj haline geldi. İkincisi; Rusya, Ukrayna Savaşı sonucunda epey yıpranmış durumda ve Macaristan’a müdahale edebilecek bir konumda değil. Bu kadar avantajlı bir durum, her diktatörlükten kurtulma kavgasına her zaman nasip olmaz, olmayacaktır.

