Mehmetçiğe hain saldırılar - Şehitlerimiz...

Genel & Güncel Konular

Re: Mehmetçiğe hain saldırılar - Şehitlerimiz...

İletigönderen Başkomutan » Cum Haz 11, 2010 17:54

Resim

Genelkurmay'dan can alıcı soru!

Terör örgütü PKK'nın Osmaniye'de Kanlıgeçit Jandarma Karakolu'na düzenlediği saldırıda lojmanda bulanan Jandarma Teğmen Cumhur Akdağ'ın eşi Pınak Akdağ hayatını kaybetti. Genelkurmay Başkanlığı ise bugün yazılı bir açıklama yaparak can alıcı bir soru sordu.

Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada şöyle denildi....

"Osmaniye’nin Kanlıgeçit BOTAŞ Jandarma Koruma Karakolu ile içinde ailelerin de yaşadığı lojmanların yer aldığı Jandarma Komando Bölük binalarına, 10 Haziran 2010 günü, saat 21.55 sularında bölücü terör örgütü mensuplarınca roketatar ve uzun namlulu silahlarla taciz ateşi açılmıştır. Açılan ateş sonucu, lojmanda bulunan J.Tğm. Cumhur AKDAĞ’ın eşi Pınar AKDAĞ (23) başından yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir.

Pınar AKDAĞ, evliliğinin baharında eşi ile birlikte, birçok jandarma karakolunun sahip olduğu zor şartlarda, eşine destek olmak için oradaydı. İkamet ettikleri lojman, Osmaniye’nin 17 km. kuzeydoğusunda, Kırıklı Köyü bölgesinde yer almakta ve aile ihtiyaçlarının büyük bir bölümünü Osmaniye’den temin etmekteydiler.

Ancak o biliyordu ki eşi, kendisinin varlığıyla görevini daha şevkle ve heyecanla yapacaktı. Çünkü askerlik, eşi gibi kendisi için de bir yaşam tarzıydı. Ancak eşiyle birlikte olması onun için bütün zorlukların ikinci planda kalması anlamına geliyordu.

Bu kısacık mutlu yaşamda bir tek şeyi düşünememişti; bölücü terör örgütünün kahpece bir saldırı ile savunmasız, tek suçu “eşim nerede olursa olsun ondan ayrılmayacağım, birlikte olacağım” diyen kendisini hedef alacağını... Bölücü terör örgütü geçmişte köy katliamlarında kadın ve çocuk demeden, savunmasız insanları da hedef almaktaydı. Bu son saldırı göstermiştir ki bölücü terör örgütü eski kirli günlerine tekrar geri dönmüş ve hedefleri arasına Türk Silahlı Kuvvetleri’nin personeli yanında onların eş ve çocuklarını da almıştır.

Henüz 47 gün önce kurulan bir yuvanın yok olmasına ve masum bir evladımızın hayatını kaybetmesine yol açan bu hain saldırı Türk Silahlı Kuvvetleri ailesini derinden üzmüştür. Acımız büyüktür.

Terör eylemlerini çeşitli nedenlerle haklı göstermeye çalışanların, bölücü terör örgütüne destek verenlerin, sempati duyanların bu menfur saldırıyla ilgili ne söyleyeceklerini tüm kamuoyu merakla beklemektedir. Hayatını kaybeden gencecik evladımıza Allah’tan rahmet, değerli ailesine ve milletimize başsağlığı dileriz."


İm (Kod): Tümünü seç
http://www.cnnturk.com/2010/turkiye/06/11/genelkurmaydan.can.alici.soru/579819.0/index.html







Şemdinli'de çatışma: 1 şehit

Hakkari'nin şemdinli ilçesinde çıkan çatışmada 1 astsubay şehit oldu 1 üsteğmen de yaralandı.

Hakkari'nin Şemdinli İlçesi kırsalında teröristlerin uzaktan açtığı ateş sonucu 1 astsubay şehit olduğu, 1 üsteğmen ise yaralandığı saldırı ile ilgili Genelkurmay Başkanlığı’ndan açıklama yapıldı. Yapılan açıklama şöyle: “Hakkâri ili Şemdinli ilçesi dağlık arazi kesiminde, güvenlik güçlerince icra edilen faaliyet esnasında, bölücü terör örgütü mensupları tarafından uzak mesafeden açılan ateş sonucu; 1 astsubay şehit olmuş, 1 subay yaralanmıştır. Yaralı personel hastaneye sevk edilerek tedavi altına alınmıştır.”

hurriyet.com.tr

14 Haziran yani bugün 1 ER ŞEHİT oldu...
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler!

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur
Sakın kurtarıcı bekleme‚ yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır

Beni hatırlayınız
Kullanıcı küçük betizi
Başkomutan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 2297
Kayıt: Pzt Eki 12, 2009 23:24

Re: Mehmetçiğe hain saldırılar - Şehitlerimiz...

İletigönderen Başkomutan » Çrş Haz 16, 2010 12:03


PKK yine saldırdı, 2 şehit var

Terör örgütü PKK'nın saldırıları artarak sürüyor. Güne kara haberle uyandık. Bu kez çatışmanın adresi Şırnak..

Dün Şırnak’ın Uludere İlçesi kırsalındaki mayınlı saldırıda 1 askerin şehit olması, 3 askerin de yaralanması sonrasında başlatılan operasyonlar çerçevesinde PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada 1 uzman çavuş şehit oldu, 1 korucu da yaralandı. 2 şehitle birlikte son iki ayda şehit olan asker sayısı 37 oldu.

1 YILLIK EVLİYDİ


Şırnak 'ın Uludere ilçesinde güvenlik güçleri ile teröristler arasında çıkan çatışmada şehit olan uzman çavuş Mehmet Tez'in yaklaşık 1 yıldır evli olduğu bildirildi.

Uludere’nin Gülyazı Köyü Karaçalı Mevkii’nde dün gece saat 23.00 sralarında güvenlik güçleri ile PKK’lı teröristler arasında çatışma çıktı. Sabah saatlerine kadar süren çatışmada ilk belirlemelere göre 1 uzman çavuş şehit oldu, 1 köy korucusu yaralandı. Çatışmada 3 PKK’lının da öldürüldüğü bildirildi.

Bölgeye takviye birlikle gönderilerek , diğer PKK’lıların etkisiz hale getirilmesi için operasyonlar sürdürülüyor.

MAYINLI SALDIRI: 1 ŞEHİT, 3 YARALI

Şırnak’ın Uludere İlçesi kırsalında dün akşam PKK’lı teröristlerin arazayi tuzakladığı mayının patlaması sonucu 1 asker şehit oldu, 3 asker de yaralandı.

Uludere İlçesi'nin Irak sınırı kesiminde güvenlik güçleri arama tarama faaliyetlerini sürdürürken, askerler PKK’lı teröristlerin daha önceden araziye döşediği mayına bastı. Mayını infilak etmesi sonucu 1 asker şehit olurken, 3 asker de yaralandı.

KAMYONETLERİ ATEŞE VERDİLER

Hakkari nin Şemdinli ilçesi Aktütün jandarma karakokoluna kum taşıyan 4 kamyonet PKK' lı teröristler tarafından Aktütün köyü yolu Mehende deresi mevkiinde ateşe verildi.

JANDARMA KARAKOLUNA TACİZ ATEŞİ

Giresun'un Bulancak İlçesi Kovanlık Beldesi'ndeki jandarma karakoluna taciz ateşi açıldı. Olayda yaralanan olmazken, jandarma da saldırının yapıldığı bölgeyi yoğun ateş altında tuttu.

Kovanlık Jandarma Karakolu'na bu akşam saat 21.30 sıralarında ormanlık alandan uzun namlulu silahlarla ateş açıldı. Askerler de bölgeyi yaklaşık 15 dakika yoğun ateş altında tutarken, silah sesleri üzerine belde halkı tedirginlik yaşadı. Kovanlık Belediye Başkanı Mehmet Küçük, olay sonrasında bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldığını, yolların kesildiğini söyledi. Başkan Küçük, “Önce patlamaya benzer bir ses duyduk, ardından da silah sesleri yükseldi. Yaklaşık 15 dakika sürdü. Halk tedirgin oldu ancak şu anda durum sakin” dedi.

Giresun Valisi Mustafa Yaman ise “Bana gelen bilgiye göre asker bir ses duyunca karşılık vermiş. Çatışma söz konusu değil” diye konuştu.
Aynı jandarma karakoluna 2 yıl önce teröristlerce taciz ateşi açıldığı ve bu olayda da yaralanan olmadığı öğrenildi.


internethaber.com





[img]http://foto.gazetevatan.com/newpics/news/160620101435109277880.jpg[/img]


Şehit babası isyan etti!

Şehidin babasından tepki: "Dört çapulcuyla başedemiyorsan yazıklar olsun"

ŞIRNAK'ın Uludere İlçesi'nde güvenlik güçleri ile teröristler arasında çıkan çatışmada şehit olan Piyade uzman Çavuş 24 yaşındaki Mehmet Tez'in şehit düştüğü haberi, babası Rasim Tez'e hasat için gittiği Yerköy İlçesi'ne bağlı Belkavak Köyü'ndeki evinde Yozgat İl Jandarma Komutanı Binbaşı Süleyman Gürz tarafından verildi. Acı haberle yıkılan baba Tez, Binbaşı Gürz ile birlikte ilçeye geldi. Baba Gürz, "Oğlumun düğününü yapalı bir yıl oldu. Evinin yarısı Bolu'da, yarısı burada. Bu adamın suçu ne? Trakya'da, Ege'de niye ölümler olmuyor, buralardan oluyor?" dedi.

Uludere'de Irak sınırı kesiminde gece saatlerinde güvenlik güçleri ile teröristler arasında çıkan çatışmada şehit olan Yozgat Yerköy doğumlu Piyade Uzman Çavuş Mehmet Tez'in şehit düştüğü haberi, baba evine sabah saatlerinde ulaştı. Oğlunun şehit düştüğü haberini Belkavak Köyü'ndeki tarlaya arpa ve buğday hasadı için gitmeden önce Binbaşı Süleyman Gürz'den öğrenen baba Rasim ile anne Fatma Tez sinir krizleri geçirdi. Şehidin ailesine haber verilirken, sağlık ekipleri de hazır bulundu.

Oğlunun şehit düştüğü haberiyle yıkılan anne Fatma tez ağıtlar yakıp, "İzine gelecektin yavrum, cenazen gelecek yavrum" diyerek gözyaşı döktü. Baba Rasim Tez ise tepkisini "Koca bir devletin var, koca bir milletin var. Dört tane çapulcu, devleti yok, milleti yok. Dört çapulcu ile baş edilemiyorsa yazıklar olsun" diye dile getirdi.

Terörün giderek tırmandığını, Meclis'te PKK'yı destekleyenler olduğunu söyleyen Rasim Tez, "Ben bir millet isem, kökünü kazırım. İsrail'e bak, görüyon işte. Ben çok duyguluyum, metanetliyim ama hazmedemiyorum. Bu çocuğun suçu bu devlete, bu millete hizmet etmek mi?" dedi.

Jandarma ekipleri tarafından Belkavak Köyü'nden alınan şehit ailesi, Yerköy İlçesi'ndeki evlerine getirildi. Şehidin baba evi, Türk bayrakları ile donatıldı. Fenalık geçiren şehit askerin babaannesi Sultan, torunları tarafından kucakta eve taşındı. Ailenin en küçük oğlu olan şehit Mehmet Tez'in, Fatih ve Sultan adlarında iki kardeşi daha bulunuyor.

VATAN




Şehit babası hükümete beddua etti!


Oğlunun şehit düştüğü haberiyle yıkılan baba, hükümete ateş püskürdü, terör örgütüne ise lanetler yağdırdı. İsyan sözleri için..

‘İÇİŞLERİ BAKANI NİYE CENAZELERDE YOK?’

Oğlunun şehit düştüğü haberiyle yıkılan anne Fatma tez ağıtlar yakıp, “İzine gelecektin yavrum, cenazen gelecek yavrum” diyerek gözyaşı döktü. Baba Rasim Tez ise hükümete tepkisini dile getirirken şunları söyledi:

“Hükümet sürüm sürüm sürün. Hükümet dört çapulcuyla baş edemiyorsan ben başka ne diyeyim. Koca bir devletin var, koca bir milletin var. Dört tane çapulcu, devleti yok, milleti yok. Dört çapulcu ile başademiyorsa, yazıklar olsun. Biz savaşmadık mı?, bu millet savaşmadı mı, biz de gideriz oraya. Analarımız, bacılarımız kazma ile kürek ile sopa ile savaşmadı mı? Hep beraber savaşmadık mı?. Terör giderek daha da çoğalıyor. 20 tane Meclis’te grup kurmuş, 60 tane de AK Parti’nin içinde var. Bunlar PKK’lı terörist. Her gün şehit, her gün şehit. Samsun’da biri bir yumruk vurdu, taaa Amerika’dan telefon açıp, başsağlığı diliyor. Ondan sonra 15 tane şehit var. Niye birine gidip de İçişleri Bakanı başsağlığı dilemedi. Kulağım sağır değil, gözüm de görüyor. Sen duydunmu hiç İçişleri Bakanı’nın bir şehit cenazesine katıldığını Allah için. Ben bir millet isem, kökünü kazırım. İsrail’e bak, görüyon işte. Ben çok duyguluyum, metanetliyim, ama hazmedemiyorum. Bu çocuğun suçu bu devlete, bu millete hizmet etmek mi?”


İnternethaber.com
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler!

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur
Sakın kurtarıcı bekleme‚ yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır

Beni hatırlayınız
Kullanıcı küçük betizi
Başkomutan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 2297
Kayıt: Pzt Eki 12, 2009 23:24

Re: Mehmetçiğe hain saldırılar - Şehitlerimiz...

İletigönderen Deli Haydar » Çrş Haz 16, 2010 15:45

Her gün en az bir şehit düşüyor toprağa...
"Şehidin kutsal anısı"na "kelle" diyenin açılımı da ancak "Şehit Açılımı" olur işte böyle!

Onlar her Allah'ın günü, sizin "satmak ile yükümlü olduğunuz" vatanın birliği uğruna şehit oluyor sayın Başbakan! Bu mükellefiyeti kimlerden aldınız bilmiyoruz ama, sizin "satmak ile yükümlü olduğunuz" bu cenneti koruyup kollaması; zamanı geldiğinde de gözünü kırpmadan kurban olması için baba ocağından-ana kucağından kurbanlık kuzu gibi kınalanarak, davullar-zurnalar ile uğurlanan aslanlar onlar! Tıpkı toprak altında yatan "kefensiz ama kınalı" ataları gibi!

"Kelle" diyerek aşağılamaya çalıştığınız garibim koyun-kuzu ise, siz onu gidin de sözde milliyetçiliği bıyığına konan Kürşat'ınıza sorun! Hani şu ardınız sıra, uçurumdan atlamaya can atan sürünüzün, "bayrak sevdalısı" dargın keçisine...
Feragat-ı nefs.
İstihkar-ı hayat.
Kullanıcı küçük betizi
Deli Haydar
Meydan Delisi
Meydan Delisi
 
İletiler: 714
Kayıt: Çrş Eki 14, 2009 11:21

Re: Mehmetçiğe hain saldırılar - Şehitlerimiz...

İletigönderen Başkomutan » Çrş Haz 16, 2010 15:46

Resim

AKP BU CENAZE TÖRENİNE NEDEN KATILMADI

PKK'nın Osmaniye’de Kanlıgeçit Jandarma Karakolu'na yaptığı saldırıda yaşamını yitiren Teğmen Cumhur Akdağ'ın eşi Pınar Akdağ, geçtiğimiz haftasonu şehit cenazesi gibi düzenlenen bir askeri törenle son yolcuğuna uğurlanmıştı.
Türkiye'de ilk kez Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ bir askerin terör kurbanı eşinin cenaze törenine kendi eşiyle katıldı.
Başbuğ’un yanı sıra eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve çok sayıda komutan eşleriyle birlikte cenaze törenindeydi.

Ancak AKP’den kimse o törende yoktu…

CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, bu durumu sorgulayan bir soru önergesini TBMM’ye sundu. AKP kurmaylarının ve bakanların, Mavi Marmara’da hayatını kaybedenlerin cenazesine katılıp, Pınar Akdağ’ın cenaze törenine neden katılmadıklarını sordu.


İşte o soru önergesi…

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın R.Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını dilerim.


Ali İhsan KÖKTÜRK
CHP Zonguldak Milletvekili

“İsrail Ordusunun uluslararası hukuka aykırı ve ölçüsüz saldırısıyla yaşamını yitiren Türk vatandaşlarının cenazelerine, başta Başbakan Yardımcınız Sayın Bülent Arınç, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Sayın Zafer Üskül olmak üzere çok sayıda AKP Milletvekili katılmıştı. Dışişler Bakanı Sayın Ahmet Davutoğlu ile Sağlık Bakanı Sayın Recep Akdağ yaralıları karşılamak için gece yarısından sonra askeri havaalanında hazır bulunmuşlardı. Saldırıda hayatını kaybedenler için Fatih Camii’nde kılınan toplu namaza Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız ve AKP Milletvekili Nusret Bayraktar katılmıştı. Baskında yaşamını yitirenlerin memleketlerinde yapılan cenaze törenlerinin hepsinde AKP’li Bakan ve Milletvekilleri hazır bulunmuşlardı.”

Bu törenlerden bir hafta sonra; Osmaniye’de Kanlıgeçit Jandarma Komutanlığı’na düzenlenen terörist saldırıda lojmanın balkonunda başına isabet eden bir kurşunla ağır yaralanan hastanede yaşamını yitiren Teğmen Cumhur Akdağ’ın eşi Pınar Akdağ önceki gün İzmir’de toprağa verildi.

Terör kurbanı Pınar Akdağ toprağa verilirken AKP Hükümetinden tek bir yetkili yoktu. Oysa aynı zamanda İzmir Milletvekili olan Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün bu törene katılarak acılı aileye ve TSK’ya destek vermesi teröre karşı verilen mücadelede önemliydi.

Buna göre;

1. Terör kurbanı Pınar Akdağ’ın cenaze törenine Hükümet yetkililerinden birinin bile katılmamasının nedeni nedir?
2. Milli Savunma Bakanı Sayın Vecdi Gönül’ün cenazeye katılarak, İzmir Milletvekili olarak aileye ve TSK’ya destek vermesi, Türkiye’nin teröre karşı verdiği mücadelede kararlılığını dosta düşmana gösterilmesi bakımında önemli olmayacak mıydı?
3. İzmir’de Pınar Akdağ’ın cenazesinin toprağa verildiği gün Anadolu Ajansı “Bakan Gönül ve eşi Sevim Gönül Erzurum’a geldi. Gönül, havalimanında yaptığı açıklamada, ziyaretin gayri resmi olduğunu, aile dostlarının düğününe katılmak için Erzurum’a geldiğini söyledi” haberini geçmiştir. Bakan Gönül’ün, çok genç yaşında yaşamını yitiren bir terör kurbanının cenaze törenine katılmayarak, bir düğüne katılması “bilinçli bir siyasi tavır” mıdır?
4. İsrail saldırısında yaşamını yitiren yurttaşlarımızın cenazelerine AKP Hükümeti tarafından gösterilen ilgi ülkemizin bölünmez bütünlüğü için şehit düşen askerlerimiz ve yurttaşlarımız için niçin gösterilmemektedir?


ODA TV.com



Bir kulp bulurlar demek isterdim ama gerek yok.Çünkü geçmişte yaşadığımız bir şey.Tokat Reşadiye saldırısını hatırlayın....
Bakınız medyası ne diyor?

PKK üstlendi ama ER.. yan gelip yatmıyor ...
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler!

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur
Sakın kurtarıcı bekleme‚ yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır

Beni hatırlayınız
Kullanıcı küçük betizi
Başkomutan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 2297
Kayıt: Pzt Eki 12, 2009 23:24

Re: Mehmetçiğe hain saldırılar - Şehitlerimiz...

İletigönderen Başkomutan » Çrş Haz 16, 2010 17:33



Sınırötesi harekat başladı

TSK, 3 komando bölüğü ve 1 özel harekat taburuyla Irak sınırından 3 km içeri girerek sınırötesi harekat başlattı.

Son dönemde artan terör saldırılarının ardından Türk Silahlı Kuvvetleri, Kuzey Irak'a kara harekatı başlattı.

PKK'lı teröristleri takip eden Türk askerleri, Irak sınırına 3 kilometre kadar girdi.

Harekata karadan 600-800 dolaylarında askerin katıldığı belirtildi.

Genelkurmay Başkanlığı, kara harekatını internet sitesinde yaptığı açıkmayla duyurdu.

Açıklamada, Şırnak'ın Uludere ilçesinin güneyinde, Türkiye-Irak sınırında sınır güvenliğini sağlamakla görevli bir üs bölgesine, 16 Haziran saat 01.00'de teröristler tarafından saldırı teşebbüsünde bulunulduğu kaydedildi.

Üs bölgesinde bulunan güvenlik kuvvetlerinin teröristlerle sıcak temas sağladığı, silahlı helikopterlerin desteği ile bölgedeki çatışmaların sabaha kadar devam ettiği ifade edilen bilgi notunda, bölgenin özel birliklerle de takviye edildiği vurgulandı.

4 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ

Çatışmalar sırasında bir uzman çavuşun şehit olduğu belirtilen bilgi notunda, şunlar kaydedildi:

'Saldırı teşebbüsünde başarısız olan teröristlerin, Kuzey Irak bölgesine kaçmaya başlaması üzerine 3 Komando Bölüğü ve bir Özel Kuvvetler Taburu ile teröristler takip edilmiş ve sınır ile yaklaşık 2-3 kilometre derinlikteki çatışmalar neticesinde, 4 terörist etkisiz hale getirilmiştir.

Bu çatışmalarda teröristlerle birlikte 4 kalaşnikof piyade tüfeği ve 1 biksi makineli tüfeği de ele geçirilmiştir. Bu birliklerin bulundukları bölgedeki arama faaliyetleri halen devam etmektedir.

JETLER DE HAVADAN VURDU

Bu harekatla koordineli olarak, daha derinlikte tespit edilen teröristler ile havan ve doçka uçaksavar mevzilerine de saat 10.30 ile 11.45 arasında hava harekatı icra edilmiştir.

Hava harekatı, harekat merkezinden izlenmiş ve hedeflerin isabetle vurulduğu görülmüştür.'

İKİ YIL ÖNCE YAPILMIŞTI

Türk ordusu, 2008'in Şubat ayında Kuzey Irak’a kara harekatı yapmıştı. Operasyonlara Türk jetleri de havadan destek vermişti.

Olumsuz kış koşulları altında gerçekleşen harekat yaklaşık 1 hafta sürmüştü.

Kara harekatında 27 asker şehit olmuştu. Çatışmalarda da 240 terörist öldürülmüştü.

TSK’ya ait 20 savaş uçağı, geçtiğimiz ay Hakurk-Zap bölgesine hava operasyonu düzenlemişti.



16.06.10
gazetevatan.com
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler!

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur
Sakın kurtarıcı bekleme‚ yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır

Beni hatırlayınız
Kullanıcı küçük betizi
Başkomutan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 2297
Kayıt: Pzt Eki 12, 2009 23:24

Re: Mehmetçiğe hain saldırılar - Şehitlerimiz...

İletigönderen Deli Haydar » Cum Haz 18, 2010 14:56


Nasıl Ateş Etsinler ki Babam!
Odatv / 18 Haziran 2010


Yozgatlı şehidimiz Piyade uzman Çavuş Mehmet Tez’in babası Rasim Tez’in söylediğine göre oğlunun son sözleri, “Baba, bize ateş ettirmiyorlar” olmuş.

Kürt açılımı” başladığında,
Ergenekon davası olmasa, bu açılım yapılamazdı” itirafı gelmiş,

Teröristler törenle karşılanırken, terörle mücadele edenler
terörist” muamelesine tabi tutulmuş,

Gözaltına alınan veya tutuklanan PKK/KCK’lıların serbest bırakılması için ulusal-
uluslararası kampanya düzenlenirken, “Ergenekoncuların” sağlık, delil yetersizliği veya
hukuk ihlali sebebiyle tahliye ihtimali karşısında bile kıyametler kopartılmış,

Başbakan Erdoğan, “EMASYA Protokolü”nün varlığından,
Gazeteci Ali Bayramoğlu sayesinde haberdar olmuş,

Bölücülük, en üst düzeyde “düşünce özgürlüğü” kabul edilmiş,

PKK’nın üstlendiği saldırılarda bile en yetkili parmaklar,
Ergenekon-TSK-derin devleti” işaret etmiş,

Başkomutan Abdullah Gül,
Devlet cephesinden de bazı kesimler operasyon yapılmasını istemiyor” demiş,

Asker “kışla”sına hapsedilmiş,

Ateş ettiklerinin” hemen ertesi gün iktidar medyasında,
bilmem hangi suçlamayla manşet edilecekleri gösterilmiş,

Tüm bunlar sayesinde TSK, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın gözünde,
İyi ki bu generallerle savaşa girmemişiz” noktasından, “Şanlı ordumuz,
artık CHP’nin arka bahçesi değil
” payesine terfi etmiş,

Ve Başbakan, Sivas’tan öteye hat çekme çıtasını,
BDP’li belediyeler TOKİ’nin yatırımlarına engel oluyor” sözleriyle iyice yükselip,
Bölgede egemen değiliz” demeye getirmişken...

Nasıl ettirsinler ki babam!
Ama bitmedi…


Anayasa değişikliği paketinin iptal edilmemesi için ortalığı kasıp,
kavuran Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can, “Bu Türkiye’nin geleceği
demektir
” iddiasında bulunmuş,

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, “Bu referandumun 10 seçimden daha önemli
olduğunu söylemişken,

Nasıl ettirsinler ki babam!
Anayasa değişikliğiyle, PKK arasında ne alaka mı?

Bu değişikliklerin, yargıyı çağdaşlaştırmak, yargı organlarında vesayeti, “Alevi yapılanmasını” ortadan kaldırmak ya da “yargının AKP’nin güdümüne girmesi” için yapıldığı tez veya iddialarını geçiniz... Doğruluk payı var, ama hepsinden önemli bir başka boyutu var.

Hani Başbakan 17 Nisan’da yazarlara “Kürt açılımı”nı anlatmıştı ya… Toplantının kapalı bölümünde eski Danışmanı Gazeteci Mehmet Metiner’le aralarında önemli bir “paslaşma” yaşandı. Metiner’in aktardığına göre Erdoğan, “Kürt, özellikle PKK meselesi”nde, toplumsal ikna ve tedriciliği esas aldığını ifade için, “Merdivenleri teker teker, dikkatli şekilde çıkmak gerekiyor” dedi. Dahası, “mevcut anayasanın ve bürokratik vesayet organlarının sorununun çözümüne dair atılacak adımların önünde engel oluşturduğunu, bu yüzden anayasa değişiklik paketinin kabulüyle beraber, sorunun kalıcı çözümüne dönük adımların atılabilmesinin de önünün açılacağına inandığını” söyledi.

Türkçesi şuydu: Bu Anayasa ve kurumlarla “Kürt açılımlarını” daha ileri aşamaya götürmemiz mümkün değil. Önce engel olacakları bertaraf edeceğiz. Sonra?

Sonrası malum!
Metiner’in bu iddiası orta yerde duruyor, çünkü yalanlanmadı.


Ya biz neyi tartışıyoruz; Anayasa Mahkemesi, değişiklikleri “şekil yönünden mi, esastan mı görüşürür”ü! Keşke Anayasa Mahkemesi, o değişiklikleri bunlardan önce “niyet” yönünden görüşse!..

Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand’ın “eksen tartışmalarında”, Türkiye’ye çıkardıkları diyetlerden haberiniz oldu mu? Biri, “KCK davasının durdurulması, Kandil ve Avrupa’daki PKK’lılara siyaset yolunun açılması, hapistekilerin serbest bırakılması”, diğeri de, “Ruhban Okulu’nun hemen açılması” halinde, ABD ve AB’nin “eksenimizin kaymadığına” ikna edileceğini anlatıyor!

Müttefik kuvvetler daha Sevr’in ön hazırlıkları sırasında, “Kürdistan sorununun çözümünün, Türkiye sorununun bir bütün olarak çözümlenmesinin ayrılmaz bir bölümü olacağına” karar vermişti!

Bugün yapılanlar ve söylenenler, o kararın tekrarı gibi değil mi?
Birileri, “tarih yapıyor”ken, nasıl ateş ettirsinler ki babam!

Tarhimizi Nereden Öğrendiler?

AKP iktidarı sayesinde, sadece “Kürt sorunu” değil, hemen her konuda “tarih bilgimiz”in ne kadar yanlış olduğunu öğreniyoruz!

Azerbaycan bayraklarının stada sokulmadığı Bursa’daki Türkiye-Ermenistan maçı öncesinde Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan’la görüşen Cumhurbaşkanı Gül, “Biz burada tarih yazmıyoruz, tarih yapıyoruz. Tarih yapmak bir süreçtir, bir günde yapılmaz” demişti.

Ya AKP’nin iki numaralı ismi Hüseyin Çelik’in hafta başında Milliyet’te yayınlanan şu sözlerini nasıl yorumlayacağız: “Birinci Dünya Savaşı’yla birlikte Osmanlı Devleti tuzla buz oldu. Ve biz, bizden ayrılan 21 milyon kilometre karelik toprakların ve insanların hemen hepsiyle kavgalı ayrıldık. Çünkü vuruşarak, boğuşarak ayrıldık” diyor.

Bugünün “değerlerine” göre, ne kadar yanlış bir iş yapmışız değil mi? Ayrılmak isteyen, bunun için saldıran, milyonlarca insanımızı katledenlerle, “vuruşmanın, boğuşmanın” ne anlamı vardı sanki! Güllerle uğurlamak dururken!

Başbakan Erdoğan’ın “Arap açılımı” kapsamındaki “tarih yapımı"na geçelim… Salı günü, AKP grup toplantısında şöyle konuştu: “Ne zaman Arap yatırımı söz konusu olsa, Birinci Dünya Savaşı’ndaki olaylar, ‘Araplar bizi arkadan vurdu’ diye çarpıtılarak, gündeme taşındı. Dikkat edin, o dönemde bizi arkamızdan vuran hiçbir ülke böyle manşetlere taşınmadı, taşınmaz

Son cümlesinden başlarsak; O dönemde bizi arkadan vurup, önümüze “Sevr”i koyan İngiltere, ABD, Fransa, Yunanistan, İtalya idi. Peki, bugün “Sevr paranoyası” ile suçlanan veya “Ergenekon”dan tutuklananlar kimler! Bu ülkelerin, bugün de aynı şeyleri yaptığını ve istediğini söyleyip, yazanlar değil mi!

Araplar bizi arkadan vurdu çarpıtması” sözüne gelince… 17 Nisan’da Dolmabahçe’de yazarlarla düzenlediği “açılım” toplantısında Falih Rıfkı Atay’ın, "Zeytindağı" ve "Batış Yılları"ndan bir bölüm aktarınca, Erdoğan’ın bu kitapları okumadığına emin olduğumu yazmıştım, şimdi iyice inandım. Çünkü Atay, özellikle Zeytindağ’ında kimin kimi arkadan vurduğunu ve Arapların, Türkleri ne kadar sevdiğini (!) öyle çarpıcı örneklerle anlatıyor ki! Şu bölümü aktarayım, yeter:

Halep’ten, Aden’e kadar süren o koca memlekette bir Arap meselesi vardı zannetmeyiniz. Arap meselesi denen şey, Türk düşmanlığı hissi idi… Suriye, Filistin ve Hicaz’da ‘Türk müsünüz?’ sorusunun birçok defalar cevabı, ‘Estağfurullah’ idi!

Üzerinde durmak istediğim bu “tarih yapımı”nın, “Arap yatırımı”na bağlanması… Ne tesadüf, Galataport’un Ofer’e, mayınlı arazilerin İsrail’e verilmesinde de benzer bir tutum izlemiş, bunlara karşı çıkanları “Yahudi ve sermaye düşmanlığı” ile suçlamıştı.

Falih Rıfkı Atay’ın Zeytindağı’nda çarpıcı bir “son” var! Kudüs-Suriye cephesi komutanı Cemal Paşa’ya, “Paşam söyler misiniz, bu harbe niçin girdik?” diye sorulur. Paşa, 3-4 yıl içinde bunalttığı bir nefesi boşaltmış gibi ohlayarak şu cevabı verir: "Aylık vermek için!"

Ve ilave eder:
"Hazine tamtakırdı. Para bulabilmek için ya bir tarafa boyun eğmeli, ya öbür tarafla birleşmeli idik."

Atay, “Kırtasiye ve maaş imparatorluğunun tarihi işte böyle biter” dedikten sonra, sözü Mustafa Kemal’e getirir ve şunları anlatır:

Hazinede para kalmamıştır, bulmak ihtimali de yoktur. İlim, ihtisas, tecrübe… Büyük kelimeler, büyük ve korkunç! Verdiği karar da şu: Türk Milleti istiklalini ödeyemez! Aylık vermek için harbi bırakmak lazımdı. Mustafa Kemal’in kararı bu değildi. Vatan ve istiklali idi. Ve en iyi kanunu arayıp, buldu; 'Milletin nesi var, nesi yoksa yüzde 40’ını vatan savunması için verecektir'. Sakarya, Dumlupınar, İzmir ve Lozan… Hepsini böyle ödedik. Mustafa Kemal, Büyük Harbe girmek aleyhinde idi; kafa ve sanat adamı olduğu için!.. Mustafa Kemal, Kurtuluş Harbi'ni bırakmak fikrinde asla bulunmadı; Vatan adamı olduğu için!

İşte size bütün kitabın özü. İlim ve vatan adamı olunuz. Hiçbiri yalnız başına ne sizi, ne de milleti kurtarabilir.


Ayakta Ölüyoruz

İktidar sayesinde tüm tarih bilgilerimizin yanlış olduğunu öğreniyoruz dedim ya, merak ettiğim şu; Acaba AKP’liler bu “gerçek tarihi” kimlerden veya nerelerden öğrendi? Başbakan Erdoğan birkaç yıl önce, “Türkiye Cumhuriyeti tarihini okumaya başladığını” açıklamıştı da!

Yozgatlı şehidimizle başladık, onunla bitirelim. Baba Rasim Tez, şöyle isyan etmiş:

Hükümet sürüm sürüm sürün. Hükümet dört çapulcuyla baş edemiyorsan, ben başka ne diyeyim? Koca bir devletin var, koca bir milletin var. Dört tane çapulcu, devleti yok, milleti yok. Dört çapulcu ile baş edemiyorsa, yazıklar olsun!

Devlet nerde, millet nerde mi babam?
İçten çürütülüp, ayakta öldürülen ağaca döndük babam!


Müyesser Yıldız
Feragat-ı nefs.
İstihkar-ı hayat.
Kullanıcı küçük betizi
Deli Haydar
Meydan Delisi
Meydan Delisi
 
İletiler: 714
Kayıt: Çrş Eki 14, 2009 11:21

Re: Mehmetçiğe hain saldırılar - Şehitlerimiz...

İletigönderen Deli Haydar » Cmt Haz 19, 2010 12:35

Şemdinli'de Hain Saldırı: 8 Şehit
Hürriyet Gazetesi / 19 Haziran 2010


Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde terör örgütü PKK üyelerince Irak sınırındaki askeri birliğe gece saat 02.00'de düzenlenen ve sabaha kadar süren çatışmada 8 asker şehit oldu, 14 asker de yaralandı, 12 terörist de öldürüldü.

Hain saldırı Irak sınırındaki Şemdinli'ye bağlı Tekeli, Günyazı ve Ortaklar köyleri arasındaki Mezartepe mevkiinde meydana geldi. Irak sınırında görevli sınır bölüğüne saat 02.00 sıralarında PKK'lı teröristler silahlı saldırıda bulundu.

Güvenlik güçlerinin anında karşılık vermesi üzerine çıkan ve sabaha kadar süren çatışmada, ilk belirlemelere göre 8 asker şehit oldu, 14 asker de yaralandı.

Yaralanan askerler Şemdinli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Çatışma Hala Sürüyor

Saldırının ardından bölgeye takviye timler sevk edilirken, çatışma bölgesine silahlı helikopter ve topçu ateş desteği sağlandı. Kuzey Irak'ta tespit edilen hedefler de savaş uçakları tarafından bombalandı.



Hakkari Şemdinli'de Mayın Patladı:
2 askerimiz daha şehit oldu! Patlamada 2 askerimiz de yaralandı...
Feragat-ı nefs.
İstihkar-ı hayat.
Kullanıcı küçük betizi
Deli Haydar
Meydan Delisi
Meydan Delisi
 
İletiler: 714
Kayıt: Çrş Eki 14, 2009 11:21

Re: Mehmetçiğe hain saldırılar - Şehitlerimiz...

İletigönderen Ram » Cmt Haz 19, 2010 12:42

Şemdinli'de mayın patladı: 2 şehit

19 Haziran 2010
Hakkari'nin Şemdinli ilçesindeki saldırının ardından güvenlik güçlerinin, terör örgütü PKK üyelerine yönelik sürdürdüğü operasyonda, araziye döşenen patlayıcının infılak etmesi sonucu ilk bilgilere göre 2 asker şehit oldu, 2 asker de yaralandı.
Kaynak
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8167
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

Re: Mehmetçiğe hain saldırılar - Şehitlerimiz...

İletigönderen İL-BARS » Cmt Haz 19, 2010 15:32

Şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun. Milletçe hepimizin başı sağolsun.

Bir ayda 50'den fazla Vatan Evladını şehit verdik. Bunun tek sorumlusu terörist yardakçısı ve işbirlikçisi iktidardır ! Hesabını misliyle vereceksiniz !
Kullanıcı küçük betizi
İL-BARS
Üye
Üye
 
İletiler: 135
Kayıt: Cum Eki 09, 2009 11:21

Re: Mehmetçiğe hain saldırılar - Şehitlerimiz...

İletigönderen İrfan Tuna » Cmt Haz 19, 2010 16:01

4 Nisan 2006-Milliyet

http://www.milliyet.com.tr/2006/04/04/yazar/asik.html

Bakıp görmemek

Melih Aşık

Abdullah Öcalan 1999 yılında yakalandı. PKK terörü aynı yıl bitirildi.

Derken 2004 yılında terör sürpriz şekilde hortladı. PKK Kandil Dağı'nda ABD'nin himayesinde toparlanmış, yeniden vurmaya başlamıştı...

Eski dönemdeki terör, insan hakları ihlalleri, işkence, Kürtçe yasağı, OHAL gibi gerekçelerin ardına gizleniyordu. Kimi çevrelerde haklılık da kazanıyordu. Yeni dönemde terörün böyle bahaneleri yoktu. Çünkü bu defa terör, AB sürecinde demokrasinin genişlediği, Kopenhag kriterlerinin uygulandığı, OHAL'in ve DGM'lerin kalktığı, bölgeye yatırımların geldiği bir dönemde patlamıştı.

Neydi o zaman PKK'nın bu defaki amacı? Gelişmelere bakıyoruz... Geçmiş dönemden farklı olarak bu defa PKK ile bölge halkı bütünleşiyor... Bölge halkı "Benim silahlı militanıma dokunmayacaksın, onunla çatışmaya girmeyeceksin, o senin askerini vuracak, sen onu öldürmeyeceksin" diye ayaklanıyor. Bu yüzden şimdi nefret ilişkisi Türk halkı ile PKK değil, Türk halkı ile Kürtler arasında gelişme tehlikesi gösteriyor...

Zannımızca hedef, Türkler ile Kürtler arasında bir nefret ortamı yaratmak, Türkleri bezdirmek ve Güneydoğu'nun (önce federasyon, sonra bağımsızlıkla belki) Türkiye'den ayrılmasını sağlamaktır. Bu hedef aynı zamanda ABD'nin büyük Kürt devleti politikasıdır. Dikkat buyurun. Şemdinli'den İstanbul'daki son olaylara kadar tüm provokasyonlar, hedefi Türk - Kürt düşmanlığına yönlendiriyor. Oyun çok tehlikeli. Mutlaka bozulmalıdır.

-------------------------------------------------------
Yıl 2006, şimdi 2010...

Sevgili Melih Aşık bu yazıyı 2006 yılında yazmış. AKP Hükümeti 2002 yılından beri işbaşında. ''Sıfır Sorunsuz Dış Politika'' peşinde koşan AKP'nin, ''Sıfır Terörle'' teslim aldığı bu güzel ülkede şimdi terör kol geziyor. Ülkemiz ABD güdümündeki ayrılıkçı siyasetin ve terörün pençesinde adım adım etnik çatışmaya ve bölünmeye sürükleniyor.

Evet, birilerinin bu ülkeye ve halka verecekleri çok büyük hesaplar var. Hem de çok büyük...

Ulusumuzun başı sağolsun. Bu çirkinliklerin ve ihanetlerin üstesinden mutlaka gelecek çok büyük bir millet olduğumuzu sakın unutmayın dostlar.
Uyanacağız, uyandıracağız... Bilinçleneceğiz, bilinçlendireceğiz... Ne ülkemizin , ne de bölgemizin zenginliklerini küresel haramilere ve onların uşaklarına yağmalatmayacağız, soydurtmayacağız... ENİNDE SONUNDA ALİ KEMALLER DEĞİL, MUSTAFA KEMALLER KAZANACAK...
Kullanıcı küçük betizi
İrfan Tuna
Üye
Üye
 
İletiler: 1059
Kayıt: Pzt Nis 06, 2009 12:23

Re: Mehmetçiğe hain saldırılar - Şehitlerimiz...

İletigönderen Deli Haydar » Cmt Haz 19, 2010 17:40

Başbakanlık'a göre:

Bugün bir kez daha terör örgütünün aynı kirli oyunların figüranı olarak kanlı eylemlere yönelmesi, uluslararası ölçekte büyük önem kazanan Türkiye’nin son yıllarda gerçekleştirdiği ekonomik, toplumsal ve demokratik gelişim sürecini sabote etmeye yönelik imiş...

Bir başka ifadeyle son günlerde gerçekleşen terör saldırıları, terör örgütünün, Türkiye üzerinde hesabı olan çevrelere kendisinin hala kullanışlı bir enstrüman olduğunu ispat etme çabasından başka bir anlam taşımamakta imiş...

Başbakanlık'a sormak gerek:

Türkiye Cumhuriyeti, kimlerin madalya saçan kanatları altında, "kanatlılar"a kafa tuturak uluslararası ölçekte böyük önem kazanmıştır... Son yıllarda gerçekleştirilen ekonomik, toplumsal ve demokratik gelişim sürecine aslında "değişim süreci" demek, hem "çağın ruhu"na; hem de çikolata renkli büyük başkan ile bizim -kendisinin de çikolata renkli olduğunu söyleyen- eşbaşkanın söylemine daha uygun düşmez mi...

Bir başka anlatımla, daha dün sınır kapılarında davul-zurna eşliğinde kurulan "gezici mahkemeler"de kısa süreliğine konuk edilen "özgürlük savaşçıları"nın örgütü, Türkiye üzerinde hesabı olan çevrelere kendisinin hala kullanışlı bir maşa olduğunu kanıtlama çabası içinde olduğu savlanmaktadır. Bu "çevreler" acaba ABD midir, İsrail midir, Kuzey Irak mıdır, yoksa Birleşik Krallık mıdır...

Hayır! Hayır! Hayır! Hayır!
Bu çevreler olsa olsa, Silivri'ye yuvalanmış Ergenekon Terör Örgütü'dür!

Değil mi sayın Başbakanlık...
Bu topraklar üzerinde başka kimin hesabı olabilir!
Feragat-ı nefs.
İstihkar-ı hayat.
Kullanıcı küçük betizi
Deli Haydar
Meydan Delisi
Meydan Delisi
 
İletiler: 714
Kayıt: Çrş Eki 14, 2009 11:21

Re: Mehmetçiğe hain saldırılar - Şehitlerimiz...

İletigönderen Türk-Kan » Cmt Haz 19, 2010 17:47

Şehit sayımız 11'e yükseldi...
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

Re: Mehmetçiğe hain saldırılar - Şehitlerimiz...

İletigönderen Başkomutan » Cmt Haz 19, 2010 17:54

Resim


BU KAN BU ÜLKEYİ BOĞACAK


Cumhuriyet yazarı Mehmet Faraç: Bu ülke artık bu kanı kaldırmaz.
PKK'yı en iyi bilen yazarlardan olan Mehmet Faraç'tan Şemdinli saldırısı analizi..

Hakkari’nin Şemdinli İlçesi Günyazı Köyü'nün Irak sınırındaki Tanyolu Mezrası'ndaki sınır bölüğü üs bölgesine gece yarısından sonra kalabalık PKK'lı grubu ağır silahlarla saldırdı. Üç koldan saldıran teröristlerle 5 saat süren çatışmada 8 asker şehit oldu, 14 asker yaralandı.

YİNE ŞEMDİNLİ BU KEZ MAYIN

Şemdinli'de operasyonlar devam ederken, askerlerin geçiş bölgesine teröristlerin döşediği mayının patlaması sonucu 2 asker şehit oldu, 2 asker de yaralandı. Bu olayla birlikte Şemdinli'de bir günde şehit sayısı 10'a, yaralı sayısı 16'ya çıktı.

TERÖRLE MÜCADELE EDİLEMİYOR

Bugün gelen kara haberler sonrası PKK'yı en iyi bilen isimlerden Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Üyesi olan ve Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Mehmet Faraç, CNN Türk'e saldırıyı değerlendirdi. 26 yıldır PKK'yı izlediğini söyleyen Faraç, "26 yıldır her saldırı sonrası 'Törörle mücadeler kararlılıkla sürecektir' açıklaması yapılıyor. Demek ki 26 yıldır terörle mücadele edilemiyor. Bu dönemde hiç edilemiyor. Yurttaşlar 26 yıldır bu lafları dinliyor." dedi.

BATIYA DİKKAT

Batı bölgelerine dikkat çeken Faraç, batıda kaosa yönelik saldırılar olabileceğine dikkat çeken Faraç, "terörün tehditi batıyı çok ciddi biçimde tehdit edecek" dedi.

BU KAN BU ÜLKEYİ BOĞACAK

"Genelkurmay'dan tatmin edici açıklama bekliyorum" diyen Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin'in açıklamalarına da değinen Faraç, "böyle bir açıklama olamaz" dedi.
Faraç, "İktidarın artık ciddi bir strateji geliştirmesi lazım.. Devletinin acil geniş kapsamlı güvenlik zirvesi toplaması lazım.. Yoksa bu kan bu ülkeyi boğacak. Bu çatışma ne ilk ne de son olacaktır. Bu ülke artık bu kanı kaldırmaz" dedi.


internetajans.com






BASINA VE KAMUOYUNA

BUGÜN GELİNEN NOKTA SÖZÜN BİTTİĞİ ANDIR



19 Haziran 2010 tarihinde Hakkâri Şemdinli’de gerçekleştirilen hain saldırıda 8 Mehmetçiğimizin şehit edildiği, 14 Mehmetçiğimizin de yaralandığını derin bir üzüntü ile haber almış bulunmaktayız. Açıklamamızı hazırladığımız şu anda yine Şemdinli’den 2 şehit, 2 yaralı haberi geldi. Bu menfur saldırılarda kaybettiğimiz Mehmetçiğe Allah’tan rahmet, yaralanan silah arkadaşlarına da acil şifalar diliyoruz.

Terörle mücadelede bugün gelinen nokta artık sözün bittiği andır. Bugüne kadar çok konuşuldu ama fiili olarak hiçbir adımın atılmadığını görüyoruz. Bu yaşananlar açılım adı altında başlatılan fitne fesat sürecinin meyveleridir.

Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Diyarbakır şubesi olarak diyoruz ki, son terör örgütü üyesi etkisiz hale getirilene kadar, bir daha açılım benzeri adımlarının atılması durumunda bunun “vatana ihanet” ile eş değer adımlar olduğunu bütün milletimize ilan edeceğimizi bilin. Terör tavize doymaz, adeta dipsiz kuyu gibidir, ne kadar taviz verirseniz verin terör örgütünü tatmin edemezsiniz. Onlara karşı onların anladığı dil ile hareket etmenin elzem olduğu artık aşikârdır.

Buradan Barzani başta olmak üzere bütün terör destekçilerini uyarıyoruz, artık sabrımız taştı.Ya PKK destekçiliğinden vazgeçin ya da PKK’yı bekleyen kaçınılmaz sonun sizi de beklediğini çok iyi bilin.Birileri bugün size “Kak Mesut” diye hitap etse de, postal yalayıcılığı yaptığınız eski günleri bile özleyeceğiniz günler çok yakındır.

Son sözümüz büyük Türk milletine. Aziz milletim artık daldığın derin uykudan uyanmanın vakti geldi de geçiyor bile. Uyguladığı yanlış politikalarla bitme noktasına gelen terör örgütünü yeniden dirilmesinin önünü açanlardan bunun hesabını yeri ve zamanı geldiğinde sorma görevi senin omuzlarındadır…

haberiniz.comTürkiye Harp Malulü Gaziler
Şehit Dul ve Yetimleri Derneği
Diyarbakır şubesi
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler!

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur
Sakın kurtarıcı bekleme‚ yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır

Beni hatırlayınız
Kullanıcı küçük betizi
Başkomutan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 2297
Kayıt: Pzt Eki 12, 2009 23:24

Re: Mehmetçiğe hain saldırılar - Şehitlerimiz...

İletigönderen Ram » Cmt Haz 19, 2010 20:04

Bir başka anlatımla, daha dün sınır kapılarında davul-zurna eşliğinde kurulan "gezici mahkemeler"de kısa süreliğine konuk edilen "özgürlük savaşçıları"nın örgütü, Türkiye üzerinde hesabı olan çevrelere kendisinin hala kullanışlı bir maşa olduğunu kanıtlama çabası içinde olduğu savlanmaktadır. Bu "çevreler" acaba ABD midir, İsrail midir, Kuzey Irak mıdır, yoksa Birleşik Krallık mıdır...

Hayır! Hayır! Hayır! Hayır!
Bu çevreler olsa olsa, Silivri'ye yuvalanmış Ergenekon Terör Örgütü'dür!

Değil mi sayın Başbakanlık...
Bu topraklar üzerinde başka kimin hesabı olabilir!

Haydar Bey, böyle ince, böyle iğneleyici, böyle kravat söktüren sorular sorarak yanıtlarını verip eşbaşkanı köşeye sıkıştırdığınızı mı düşünüyorsunuz¿? Oysa eşbaşkanın da benimseyeceği üzere, Anadolu, 102 yıldır İttihatçı, 87 yıldır da İttihatçı/Kemâlist işgâli altında değil midir¿? Üstelik, hem laik, hem Müslüman olunur mu¿? "32 etnik grubu" zorla laikleştirmediler mi¿? Laik askerden şehit mi olur¿? Bütün bunların arkasında 2000 yıllık ETÖ yapılanmasını inkâr mı deceksiniz¿?

Bence tövbe edin ve zamanının nurlu yüzü Kürt Sait'in şefaatine sığının; yoksa eşbaşkınlıktan gelip sizi ziyâret edebileceklere derdinizi anlatamazsınız.
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8167
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

Re: Mehmetçiğe hain saldırılar - Şehitlerimiz...

İletigönderen Deli Haydar » Pzr Haz 20, 2010 12:29

Ram yazdı:Haydar Bey, böyle ince, böyle iğneleyici, böyle kravat söktüren sorular sorarak yanıtlarını verip eşbaşkanı köşeye sıkıştırdığınızı mı düşünüyorsunuz¿? Oysa eşbaşkanın da benimseyeceği üzere, Anadolu, 102 yıldır İttihatçı, 87 yıldır da İttihatçı/Kemâlist işgâli altında değil midir¿? Üstelik, hem laik, hem Müslüman olunur mu¿? "32 etnik grubu" zorla laikleştirmediler mi¿? Laik askerden şehit mi olur¿? Bütün bunların arkasında 2000 yıllık ETÖ yapılanmasını inkâr mı deceksiniz¿?

Bence tövbe edin ve zamanının nurlu yüzü Kürt Sait'in şefaatine sığının; yoksa eşbaşkınlıktan gelip sizi ziyâret edebileceklere derdinizi anlatamazsınız.

Tövbe haşa! İğne-miğne yok bizde Ram...
Eşbaşkanımız ne derse odur elbet: Bizimkisi hünkarımızın şimdilik dillendirmediğidir...

"Ziyaret" dediniz de, bir karış havada gezen usum karıştı yine:
Öyle ya demokrasinin kök saldığı her yapıda eşbaşkanlık düzeni var!

Şimdi bir Demokratik Toplum Partisi eşbaşkanlığı var...
Öte yanda "Canımız Osmanımız"ın Demokratik Yargı Derneği eşbaşkanlığı var...
Bir de "Demokratik açılımlar ile 'bop'lanan Türkiye Cumhuriyeti" eşbaşkanlığı var...




Elazığ'ın Palu İlçesi'ndeki Arındık Jandarma Karakolu'nu korumakla görevli time, gece geç saatlerde PKK'lı teröristlerce saldırı düzenlendi. Askerlerin de karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada Jandarma Komando Onbaşı Selçuk Gökdağ şehit olmuş, 1 asker de yaralanmış...

Laik askerden şehit mi olur?
Olmaz tabii! Olsa olsa kelle olur!

Ya sabır...
Feragat-ı nefs.
İstihkar-ı hayat.
Kullanıcı küçük betizi
Deli Haydar
Meydan Delisi
Meydan Delisi
 
İletiler: 714
Kayıt: Çrş Eki 14, 2009 11:21

ÖncekiSonraki

Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 3 konuk

cron

x