GENİŞ AÇIHİKMET BİLA
Menemenden Kahramanmaraşa
İki büyük olayın, iki büyük kalkışmanın yıldönümü yaşanıyor bugünlerde. Türkiyenin tarihinde önemli yeri olan ve asla unutulmayacak iki büyük olay.
Biri Menemen Olayı 78 yıl önce Menemende Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ve iki bekçi Hasan ve Şevki, gerici isyancılar tarafından katledildiler. Cumhuriyetin 7nci yılıydı. Egemenliğin sultanlardan alınıp halka verildiği, çağdaş uygarlık adımlarının peşpeşe atıldığı, aydınlanma atılımlarının peşpeşe hayata geçirildiği günlerdi. Devletin başında, devletin kurucuları Atatürk ve İnönü vardı. Atatürk ve İnönüyü devirmek, onların kurduğu laik ve
üniter devleti yıkmak için 7 yıldır aralıksız çaba gösterenler, bu kez ülkenin batısında saldırıya geçmişlerdi. Şeyh Sait isyanıyla doğuda sonuç alamamışlar, devletin belki de en güçlü olduğu bir yerde Ege kıyılarında meydan okumaya kalkmışlardı. Bu öyle bir meydan okumaydı ki, şeriatçı ayaklanmayı başlatanlar, bir subayı öldürmekle kalmamışlar, onun başını da keserek, devletin ve rejimin öncüsü orduya olan kin ve nefretlerini de kusmuşlardı.Devlet güçlüydü. Devletin kurucuları işbaşındaydılar ve binbir güçlük ve mücadeleyle kurdukları Cumhuriyeti yaşatmaya kararlıydılar. Menemen isyancıları yakalandılar ve yargılanıp cezalandırıldılar.
*************
İkinci olay Kahramanmaraş Olayı
Menemenden 48 yıl sonra 1978de Kahramanmaraşta ayaklanan gericiler, bu kez Alevi yurttaşlara saldırdılar. Saldırı ki ne saldırı
Kapıları önceden işaretlenen evler basıldı, ateşe verildi, insanlar birer ikişer öldürüldü. O günlerin gazetelerini açanlar, bebeklerin bile bacaklarından ayrılarak öldürüldüğü haberleriyle karşılaşırlar. Kurbanların sayısı 100ü aştı. Benzer katliamlar Sıvasta, Çorumda da yapılacaktı. Katliamdan sonra Alevi yurttaşlar Kahramanmaraşı terk etmek zorunda kaldılar. Cumhuriyetin kuruluşundan 55 yıl sonra, silahlanıp ayaklanan bir grup, bir başka gruba karşı toplu katliam yapma, sağ kalanları da kentten göç ettirme cesaret ve cüretini kendinde bulmuştu. Birileri yakalandı, birileri yargılandı, birileri affedildi ve Kahramanmaraş Olayı, o gün bugündür yapanların yanına kâr kaldı.Devlet güçsüzdü. Devleti yönetenler âcizdi. Laik, üniter devletin yaşatılması gibi bir idealden de yoksundular. O kadar ki, o yılların iktidarları, bu tarihten kısa bir süre sonra başlayacak yeni bir bölücü ayaklanmanın açık açık tezgâhlandığını bile göremediler. O ayaklanmanın bugün ulaştığı boyutlar ortada
*******************
Kurulduğu günden beri didiklenen, tırtıklanan, içeriden dışarıdan oyulan, yıpratılan, kimyası bozulan, temelleri sarsılan ama bir türlü yıkılamayan bir ülke Kuranlar, ne sağlam kurmuş?..
[img]http://www.arguvanhaber.com/images_haber/maras.jpg[/img]




