NATO'ya karşı çıkacaklarmış; ama önce Mehmetçik'e küfretmeli

ARI, TESEV, Açık Toplum Vakfı, HYD, Genç Siviller, GTP, SODEV, Bianet, STGM, TÜSEV, MAZLUMDER, STEP, LGBTT, Barış ve Kardeşlik Forumu, Türk Demokrasi Vakfı, LDP, Küresel BAK vesaire...

NATO'ya karşı çıkacaklarmış; ama önce Mehmetçik'e küfretmeli

İletigönderen Ram » Prş Mar 05, 2009 0:00

"Türkiye'de Herkes Militarizmi Okulunda Öğreniyor"

"NATO ve Militarist Mücadele" panelinde konuşan akademisyen Altınay'a göre eğitim sistemiyle askerlik sıkı sıkıya bağlı. 1 milyon "asker kaçağı"nın olduğu ülkede erkeklik ve militarizm birbirini üretiyor. "Asker olmayı reddetmek erkek olmayı da reddetmek oluyor."

"Her Türk nasıl asker doğar?"

"NATO ve Militarist Mücadele" başlıklı panelde Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu (Küresel BAK)* aktivisti Tayfun Mater'le birlikte konuşan Sabancı Üniversitesi'nden akademisyen Ayşe Gül Altınay**ın sorusu böyle.

"Nasıl oluyor da insanlara askere, ölmeye, ölmeye gidebiliyorlar? Sivil olanların orduyla ilişkisi nasıl ve militarizm hayatımızın neresinde?"


"Asker olmamak erkek olmamak demek mi?"

Altınay'a göre militarizm denilince akla hemen asker ve ordu geliyor. "Ancak tartışmayı ordu ve askerden ibaret tutmak tartışmayı imkansız hale getiriyor." Akademik çalışmalarını militarizm üzerine yoğunlaştıran Altınay, 2004’te ABD’de Palgrave Macmillan tarafından yayınlanan "The Myth of the Military-Nation; Militarism, Gender and Education in Turkey" kitabının yazarı. Kitabın çevirisiyse yakında "Her Türk Asker Doğar" başlığıyla yayınlanacak.


Orduda askerlik, okulda askerlik

"İnsanlar askere gittiklerinde 'eğitim' aldıklarını da düşünüyorlar. Sadece silah kullanmayı, erkeklik kodlarını, emir alıp vermeyi öğreniyorlar. Diğer yandan okulda da 'askere gitmeyi' öğreniyorlar. Eğitim sisteminin kendisi zaten gerek forma gerek müfredatla militarizmi içselleştiriyor" diyen Altınay'ın en çok dikkat çektiği konu "Milli Güvenlik" adıyla verilen dersler.

Bu derslere pedagojik enformasyon gözetilmeksizin askerilerin öğretici olarak geldiğini söyleyen Altınay "Derslerde 'iç-dış düşmanlar' anlatılıyor ve okula giden bütün çocukların siyasete ilişkin tek bilgisi bu oluyor. Siyaseti düşmanlara karşı vatan savunmak üzerinden öğreniyorlar" dedi.

Türkiye'nin dışında başka ülkelerde eğitim sisteminde bu tarz derslerin olmadığını hatırlatan Altınay ekledi:

"Bu kültürel ifadede 'erkeklik' üzerinden kurulan asker olma ikinci kez sorgulanamaz hale geliyor. Asker olmayı reddetmek aynı zamanda erkek olmayı reddetmek haline geliyor. Askerde ise emir alan, dövülen, hakaret edilen erkekler yığını aynı ilişkiyi askerden sonra kadınlarla kendilerini 'komutan' yerine koyup sürdürüyor. Çünkü zaten askerde ona bu vaad ediliyor."

1 milyon asker "kaçağı"

Yaklaşık 1 milyon kişinin "asker kaçağı" göründüğünü, bu sayının ciddi bir artış olduğunu, savaş karşıtlığı üzerinden değilse de artık 'oğlumu askere göndermek istemiyorum' cümlelerinin edilmesinin üzerine düşünülmesi gerektiğini söylediler. Altınay geçmişteki 1 Mart eylemlerini de hatırlattı. Savaş karşıtlarının da kendi dillerinde, eylem biçimlerinde, ilişkilerinde militer olan pek çok şeyi sorguladığını, kırılmalar yaşadığını aktardı. Bunlardan biri de yürüyüşlere askeri hiza ile katılmak...

Altınay antimilitarizmin yükselmesinde özellikle sivillerin kendi hayatları üzerinden ordu ve askerle kurdukları ilişkileri sorgulamalarına yol açacak olanakları bulmak gerektiğini söyledi.
Kaynak:
İm (Kod): Tümünü seç
http://www.bianet.org/bianet/kategori/bianet/112830/turkiyede-herkes-militarizmi-okulunda-ogreniyor

* http://www.guncelmeydan.com/forum/kures ... 19351.html

** Ayşe Gül Altınay'ın kocası Hakan Altınay: Açık Toplum Vakfı Genel Sekreteri, 1968 İstanbul doğumlu. Boğaziçi Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi, Oslo Universitesi'nde Sosyal Antropoloji ve New School'da Siyaset Bilimi eğitimi aldı. Çalışma hayatında ilk adımı demirci çıraklığı, ikinci adımı aşçı yamaklığı idi. 10 yıl süren sosyal bilimler eğitimi sonrasında Spunk Fund, Pathfinder International ve International Research & Exchanges Board gibi uluslararası sivil toplum kuruluşlarında çalıştı. BİLBİLİK tarafından tokatlanır durur.
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8167
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

Şu dizine dön: Türkiye Ağı

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

x