Zaman: Cum Mar 06, 2026 6:23

News News of Tartışma

Site map of Tartışma » Dizin : Tartışma

MANİFATURACI ALİ

MANİFATURACI ALİ
Şimdi gözler yeniden Ali Babacan’a çevrilmiş durumda.
AKP hükûmeti ilk kurulduğu zaman yazmıştım: Bu Ali Babacan, şöyle ekonomist böyle politikacı deniliyor ama bu manifaturacı Ali’den Türk ekonomisine zerre yarar gelmez.
Gelmedi, çünkü gelemezdi.
Mehmet Şimşek Türkiye’yi kurtaracak denildi.
Türkiye battı.
Hâlâ Kemal Derviş bir efsane (söylence) diye anlatılıyor, değil mi ama?
O geldiği günlerde, Nihat Erim Hükûmeti’ne çağrılan Dünya Bankası başkan yardımcısı Atilla Karaosmanoğlu’nu örnek vermiştim.
Ki Kemal Derviş de Birleşmiş Devletler Kalkınma ...
Read more : MANİFATURACI ALİ | Görüntüleme : 779 | Yanıtlar : 0 | Dizin : Tartışma ve Fikir Meydanı


ZAMANIN RUHU

ZAMANIN RUHU
Çoğu ‘kavram’ı olduğu gibi, ‘Zamanın ruhu’ (Zeitgeist- l’esprit d’une époque) kavramını da, kendimizce anlıyoruz.
Öncelikle ‘esprit’yi başka türlü çeviremediğimiz için olsa gerek, ‘ruh’ deyip çıkıveriyoruz.
Her şeyimiz ‘çeviri’ ve her şeyimiz ‘yanlış çeviri’ desem, abartı olmaz.
Johann Gottfried Herder (1744-1803)’le öne çıkan ‘Zeitgeist’ kavramı, ‘ulusalcılık’ düşüncesinin berraklaşmaya başladığı dönemde, ‘ulusal karakter’ ve ‘deha’ (Génie) terimlerini de kapsayıcı bir anlamda kullanılıyordu.
Daha sonra ne oldu?
Daha sonra, belli bir dönemde egemen olan ‘hernagi bir ...
Read more : ZAMANIN RUHU | Görüntüleme : 705 | Yanıtlar : 0 | Dizin : Tartışma ve Fikir Meydanı


SİYASAL PARTİ ve ‘HAREKET’ (II)

SİYASAL PARTİ ve ‘HAREKET’ (II)
1980 Ağustos’unda Polonya’da başlayan ‘Solidarnosc Hareketi’nin hem ‘demokratik’ ve hem de ‘politik’ bir ‘hareket’ olmasına karşın, ne ‘siyasal’ ve ne de ‘liberal demokratik’ bir ‘hareket’ olarak başlamadığını söylemiştik.
Bir ‘sendikal hareket’ olarak başlayan ‘solidarnosc’u, Weber’ci anlamda ‘sendikal’ olduğu için ‘siyasal’ değildir diye nitelemiyoruz; güncel siyasetin ötesinde derin bir ‘politik değişim’ öngördüğü için, ‘siyasal’ değil ama ‘politik’tir diyoruz.
Bir başka deyişle, ‘siyaset’ (la politique) başka ‘politika’ (le politique) başkadır denilmesi gerektiğini ...
Read more : SİYASAL PARTİ ve ‘HAREKET’ (II) | Görüntüleme : 670 | Yanıtlar : 0 | Dizin : Tartışma ve Fikir Meydanı


ASKERE MEKTUP

ASKERE MEKTUP
Bu mektup, niye Irak’ta, Katar’da, Libya’da Somali’de, Sudan’da, Suriye’de, olduğunu bilmeyen ‘asker’e değil elbette.
Onu oraya gönderen ‘komutan’a.
Bu ‘komutan’ların en akıllıları dahil olmak üzere, hemen hemen tümü, ‘asker siyasete karışmaz’ diye düşünmektedir.
Ama ‘siyasetin emirlerini yerine getirirler’.
Bir iş yapacaklarsa, mutlaka ‘siyasi irade’ yani ‘otorite’nin ‘emir ve direktifleri’ni yerine getirmek için yapmış olacaklardır.
Aksi halde ne olurmuş: ‘askerî vesayet’.
Ve bu ülke ne çekmişse ‘askerî vesayet’ yüzünden çekmişmiş.
Yüzyıllık Cumhuriyet tarihinin son ...
Read more : ASKERE MEKTUP | Görüntüleme : 705 | Yanıtlar : 0 | Dizin : Tartışma ve Fikir Meydanı


SİYASAL PARTİ ve HAREKET

SİYASAL PARTİ ve HAREKET
Bir ara, Türkiye’de Atatürkçü Düşünce Dernekleri temelinde bir ‘hareket’ ve giderek, becerilebilirse, bir ‘politik parti’ kurulmasını önermiştim.
Ve bunun varolan ‘siyasal parti’lerden ayrı bir özellik taşıması gerektiğini söylemiştim.
Dikkat edilirse, ‘siyaset’ ile ‘politika’ arasına bir ayırım koyuyorum.
‘Demôs-Kratos’ başlıklı yazıda, demiştim ki, “‘siyaset’, en geniş anlamıyla yönetim mekanizması, karar merkezleri ve seçimler gibi toplumsal bütün (tout social) düzeyinde tasarlanıp biçimlenenlerdir.
‘Politika’ ise, toplumun ‘örgütsel yapılanma ilkeleri’nin de (principes organisationels) dahil olduğu ...
Read more : SİYASAL PARTİ ve HAREKET | Görüntüleme : 683 | Yanıtlar : 0 | Dizin : Tartışma ve Fikir Meydanı


DÊMOS-KRATOS

DÊMOS-KRATOS
Demokrasi için, Jacques Rencière’in deyişiyle “demokrasi ancak yeni gelen kuşakların değişim isteklerini dile getirmeleriye” başlamaktadır demiştik.
Doğrusu, ‘yeni kuşaklar’ın, doğal gelişmesinden çok, yeni ‘özne’lerin (sujet) ortaya çıkması ve kurulu düzene (statu-quo) başkaldırmalarıyla ‘başlamakta’dır, demekti (*).
Herşeyden önce ‘felsefî’ ve ‘politik’ bir yorumun sözkonusu olduğunu söyleyelim.
Dolayısıyla, tarihte, kurulu düzene her başkaldırının ‘demokratik’ olduğunu ileri sürmek gibi bir sıradanlığa düşmemek gerekiyor.
Kaldı ki, ‘dêmos-kratos’ terimlerinden türetilen ‘demokrasi’ içinde de, ‘halk’ ve ‘otorite’ terimlerinin ayrı ayrı ...
Read more : DÊMOS-KRATOS | Görüntüleme : 732 | Yanıtlar : 0 | Dizin : Tartışma ve Fikir Meydanı


DEVLET Mİ DEDİNİZ ? (XIII)

DEVLET Mİ DEDİNİZ ? (XIII)
Bu yazı dizisini sonlandırırken, amacımızın ‘Devlet’ konusunda ‘eleştirel’ ve aynı anlama gelmek üzere ‘ussal’ bir yaklaşım geliştirmek olduğunu yineleyelim.
Yani, ‘ben bu Devlet için canımı dahi verebilirim’ türü ‘us-dışı’ yaklaşımların ‘usa davet’i amaçlanmıştır.
Somuta bakıldığında, Türkiye’de varolan ‘Devlet’ten hareketle bir ‘Devlet kavramı’, eski deyişle ‘mevhumu’ çıkarmanın olanağı kuşkusuz ki yok.
Orada, sadece ve yalnızca, bir ‘fetiş’, bir ‘yanılsama’ ve bir ‘yabancılaşma’nın olduğu apaçıktır.
Demokrasi’ye gelince, Jacques Rencière’in deyişiyle “demokrasi ancak ...
Read more : DEVLET Mİ DEDİNİZ ? (XIII) | Görüntüleme : 633 | Yanıtlar : 0 | Dizin : Tartışma ve Fikir Meydanı


OYLAR GERÇEKTEN ÇALINMIŞ İMİŞ

OYLAR GERÇEKTEN ÇALINMIŞ İMİŞ
23 Haziran gecesi İstanbul seçim sonuçları gelmeye başlayınca, 31 Mart’ta oyların gerçekten ‘çalınmış’ olduğunu düşündüm.
Ekrem İmamoğlu’nun oylarını % 5,5 artırmasına karşın, Binali Yıldırım’ın oyları % 3,5 azalmıştı.
‘Millet İttifakı’nın oyları % 9 oranında arttı deniliyor.
Her şey bir yana, seçimleri kazanacağı neredeyse ‘kesin’ olan ‘Devlet İttifakı’nın, nasıl oluyordu da % 3,5 oranında ‘oy kaybı’ yaşanabiliyordu?
Gerçekte, ‘oy kaybı’ olmamış ama bu kez ‘çalınamamıştı’..
Nitekim ertesi gün, ‘Gün Başlıyor’ programında, Can ...
Read more : OYLAR GERÇEKTEN ÇALINMIŞ İMİŞ | Görüntüleme : 704 | Yanıtlar : 0 | Dizin : Tartışma ve Fikir Meydanı


DEVLET Mİ DEDİNİZ ? (XI)

DEVLET Mİ DEDİNİZ ? (XI)
Şarizmden Karizmatizme
Max Weber’in, egemenlik (souveraineté) ve hegemonya (hegemonia) terimlerine karşılık baskınlık (domination) terimini seçtiğini söylemiştik.
Ona göre bu baskınlık, tarihsel olarak, üç aşamadan geçmiş olmasına karşın, yer yer ve zaman zaman biribirinin içine geçmekte ve iktidarların ‘meşruiyet’ kaynağını oluşturmaktadır.
Şöyle de söylenebilir : baskın güç, yani şiddet tekeli, ‘meşruiyet’ini
- Gelenekten (domination traditionnelle)
- Yasadan (domination légale) ve ya da
- Karizmadan (domination charismatique) almaktadır.
Burada, ayrıntılı olarak geleneksel ...
Read more : DEVLET Mİ DEDİNİZ ? (XI) | Görüntüleme : 674 | Yanıtlar : 0 | Dizin : Tartışma ve Fikir Meydanı


DEVLET Mİ DEDİNİZ ? (X)

DEVLET Mİ DEDİNİZ ? (X)
Devlet’in ‘modern’leşmesi ile ‘uluslaşma’ arasındaki ilişkiye değinmiştik.
Ancak Devlet’in Weberci anlayışını ele aldığımız bi yazı dizisinde, gözden kaçmaması gereken bir noktayı belirtmek durumundayız:
Max Weber’in derin bir ‘Devlet Kuramı’ üzerinde çalıştığından sözedemeyiz.
Kaldı ki ‘yetkin’ bir ‘Devlet Kuramı’ da henüz başarılmış değildir.
Daha çok ‘kimi özellikleri’ne vurgu yapan ve tarihsel bağlamına oturtulmamış çözümlemeler sözkonusudur.
Weber ise, kendine özgü olarak nitelenen o ünlü ‘tipoloji’sini çıkarmak çabasındadır: İdeal Tip.
Uluslaşma konusunda ise, ...
Read more : DEVLET Mİ DEDİNİZ ? (X) | Görüntüleme : 672 | Yanıtlar : 0 | Dizin : Tartışma ve Fikir Meydanı


 

Giriş  •  Kayıt


Sayımlamalar

Toplam 148844 ileti • Toplam 46376 başlık • Toplam 25120 üye

x