PROJELERLE DEVŞİRİLİYORUZ: BÜYÜK SIFIRLAMACILAR

PROJELERLE DEVŞİRİLİYORUZ: BÜYÜK SIFIRLAMACILAR

İletigönderen gamze köse » Prş Kas 24, 2022 20:55

Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF) Büyük Sıfırlama (Great Reset) sözünün tanıtımcısı Klaus Schwab, COVID-19 salgını sonrasında, ekonomiyi sürdürülebilir bir şekilde yeniden inşa etmeye çalıştıklarını söylüyor. Büyük sıfırlamadan kasıt da; parayı ve dünyayı tek elden yönetecek bir gücün himayesi altında yeni bir dünya inşa etmek.

Büyük Sıfırlama için Dördüncü Sanayi Devrimi gerçekleştirilecek. Dördüncü Sanayi Devrimi (Sanayi 4.0) Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos toplantılarının popüler gündem maddesi.

Schwab, Sanayi 4.0 ile ülkelerin ve insanların yeni dünya ile imtihanı; yapay zekâ, robotik, nesnelerin interneti, özerk taşıtlar, 3D yazıcılar, nano-teknoloji, biyo-teknoloji, malzeme bilimi, enerji depolama ve kuantum bilgiişlem gibi yeni teknolojik değişimle başlayacak diyor.

Schwab, yeni bir dünyanın inşası sırasında insanlık için acı sonuçların olacağını da söylüyor.

Ülkeler yerini devletten devlet dışı güçlere bırakıyor, hantallaşmış klasik yönetim biçimleri yerini yerel yönetimlere bırakıyor yani kısaca ulus-devlet modeli yok ediliyor. İnsanlar dijital araçlarla -belki insan vücuduna takılacak bir ciple- kontrol altında tutuluyor; dijital sağlık sistemi -uzaktan muayene- ve yapaylaştırılmış tarım gibi konular Dördüncü Sanayi Devrimi’yle hızla değişimi getirecek.

Robotlaşmış ve yapaylaşmış insanlarla insanlığı ve dünyayı sıfırlamak istiyorlar. İnsanlığın ve dünyanın dönüştürülmesi üzerine kurgulanmış bilimsel çalışmalar yapılıyor.

***

Genetiği Değiştirilmiş Tohumlar projesi için İskoçya merkezli Rowett Research Institute laboratuarında Dr. Arpad Pusztai bilimsel çalışmalar yapmıştır. Bitki Koruma Kimyasalları şirketi Monsanto tarafından GDO projesi desteklenmiştir. 110 günden fazla bir süre GD patatesle beslenen farelerde normal patatesle beslenen farelerden kalp, beyin ve ciğerlerinin küçük olması ve bağışıklık sistemlerinin de zayıflamış olması gözle görülür farklılığı ortaya koymuştu.

Dr. Pusztai, GD patateslerin etkisinin çok yavaş görüldüğünü, bağışıklık sistemini yavaş yavaş zayıflattığını deneylerde gördüğünü belirtti. Seçmek durumunda kalsa kesinlikle karşılaştırılabilir kanıtlar elde edilmeden bu gıdaları kendisinin bile tüketmeyeceğini söyledi.

Yaptığı bu açıklama ise bilim, siyaset, tarım ve biyo-teknoloji çevrelerinde oldukça ses getirdi.

Peki, Rowett Araştırma Kurumunun yönetimi tarafından Dr. Pusztai’ye ne yapıldı?

Tabii ki de çalıştığı kurum Rowett’ten kapı dışarı edildi. Rowett Araştırma Kurumu ve meslektaşları tarafından Pusztai’nin yapmış olduğu çalışmaları karalamaya ve bu çalışmaların hatalı olduğunu açıklamaya başladılar. Politikaya bulanmış Rowett Araştırma Kurumunun Pusztai’nın susturulma emrini Başbakan Blair’dan, Blair’ında ABD Başkanı Clintion’dan ama işin ilginç tarafı Clintion’ın da Monsanto şirketinden aldığı ortaya çıkmıştı. Rowett Araştırma Kurumu yönetimi, alacağı mali desteği kaybetmemek için Dr. Pusztai’nı bir kalemde silivermişti ve susturmuştu.

Monsanto bitki kimyasalları üzerine faaliyet gösteren bir şirket. Ve böyle bir şirket tarafından bir bilim insanı susturulmuştu. Bu durum, bilimin de bağımsızlığına gölge düşürmüştür. GDO’nun da dünyada hızla yayılmasına yol açmıştır.

GDO endüstrisi milyar dolarlık bir pazar olduğu ve büyük kar getirdiği için Clinton yönetimi, GDO teknolojisinin geleceğin biyo-teknoloji devrimine terfi ettirmek için milyarlarca dolar harcamaya hazırdı. Bir beyaz saray yetkilisi “90’ları tarımsal biyo-teknolojinin ticarileştirilmesinin on yılı” olarak gördüklerini belirtiyordu. 90’ların sonunda GD firmalarının hisseleri Wall Street’te tavan yapmıştı. Bu konuya meraklısı F.William Engdahl’ın “Ölüm Tohumları” adlı kitabını okuyabilir.

Biyo-teknoloji gibi teknolojileri içinde barındıran Dördüncü Sanayi Devrimi ile sözde dünyayı düşünen Birleşmiş Milletlere bağlı devlet dışı güçler tüm dünya için projeler üretmeye devam ediyor.

***

Küresel çetenin başı Klaus Schwab, gençleri yerel, bölgesel ve küresel gündemleri şekillendirmede aktif bir rol oynamaları için Global Shapers Community’i (Küresel Şekillendiriciler Topluluğu) kurdu. Global Shapers Community, Cenevre, İsviçre'de kayıtlıdır. Dünya Ekonomik Forumu'ndan doğan Küresel Şekillendiriciler Topluluğu, 14.000'den fazla üyesi olan, 150 ülkede 456 şehir merkezli merkeze yayılmıştır. Hubs (merkezler), topluluklar için projeler ve değişim yaratan ekiplerdir. 20-30 yaş arası gençlerden oluşmaktadır. Gençler, yerel veya bölgesel hubs ağları kurarak, küresel hubs ağına bağlanıyor. Tıpkı dünyanın ekonomisinin, gücünün ve yönetiminin küresel tek bir ağa bağlanması gibi.

Avrupa, Asya, Afrika gibi dünyanın birçok yerinde Global Shapers Community’nin merkezi bulunmaktadır. Dünyada 350’den fazla şehirde de hubs bulunmakta. Bu hub’lar İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’da da yer alıyor. Türkiye ayağını oluşturan ilk hub İstanbul. İstanbul hub, genç işsizlikten tuttun da kadın istihdamı ve cinsiyet eşitsizliği gibi konuların yanı sıra siyasi olayları da şekillendirmek için ‘lüks otellerde’ çay kahve toplantıları yapıyor.

Projeler aracılığıyla 11 milyondan fazla kişiye ulaşan Küresel Şekillendiriciler, Dördüncü Sanayi Devrimi'nin gerçekleşmesi için de projeler üretiyor.

Mesela, Türkiye’deki Ankara Hub, Küresel ve Yerel düzeyde Microsoft ile ve ayrıca QTurkey adlı yerel bir girişimle ortaklık kurarak yeni teknolojik devrimi ‘Kuantum Projesi’yle Türkiye’de “Dördüncü Sanayi Devrimi”ne (Sanayi 4.0) hizmet eden bir proje üretiyor.

Farklı geçmişlere, milliyetlere, iş ve eğitim seviyelerine sahip farklı bir gruptan oluştuğunu söyleyen Ankara Hub, Kuantum Atölyeleri düzenleyerek yaklaşık 400 kişiye ulaşmayı ve gençleri ve de özellikle kadınları Sanayi 4.0 ile geleceğin teknolojileri için seferber etmeyi hedefliyor.

Topluluklarının durumunu değiştirmek ve yerel ve küresel olarak etki yaratmak için bir araya gelen gençlerden oluşan bir ağ olduğunu anlatan Ankara hub, Dördüncü Sanayi Devrimi ile gerçekleşecek değişimin acılı ve ağrılı sonuçlarını Türk toplumuna benimsetmek için çalışıyor.

Ne yazık ki, büyük sıfırlamacılar dünyanın yararınaymış gibi sunulan projelerle bizleri devşirirken, kendilerine göre yeni bir dünya inşa etmek için de dünyayı sıfırlamak için çalışıyorlar.

Bizler mi?

Uykudayız!

İyi geceler.

Gamze Köse, 24 Kasım 2022
Kullanıcı küçük betizi
gamze köse
Üye
Üye
 
İletiler: 62
Kayıt: Prş Oca 12, 2012 16:30

Re: PROJELERLE DEVŞİRİLİYORUZ: BÜYÜK SIFIRLAMACILAR

İletigönderen MİLLİ KURT ATILIMI ! » Cum Kas 25, 2022 10:34


Tüm Küresel Araştırma makaleleri , yazar adının altındaki Web Sitesini Çevir düğmesi etkinleştirilerek 51 dilde okunabilir .

Global Research'ün Günlük Bültenini (seçilmiş makaleler) almak için burayı tıklayın .

Bizi Instagram ve Twitter'da takip edin ve Telegram Kanalımıza abone olun . Küresel Araştırma makalelerini yeniden yayınlamaktan ve geniş çapta paylaşmaktan çekinmeyin.

1968'de David Rockefeller, Aurelio Peccei ve Alexander King ile birlikte neo-Malthusçu bir düşünce kuruluşu olan The Club of Rome'u kurdu.

Bu, neo-Malthusçu "insanlar kirletiyor" hareketi haline gelecek olan şeyin başlangıcıydı.

1971'de Roma Kulübü, petrol gibi sabit kaynaklarla birlikte hızlı nüfus artışı nedeniyle bildiğimiz uygarlığın sonunun geleceğini öngören, son derece kusurlu bir rapor olan Büyümenin Sınırları'nı yayınladı. Rapor, kaynak tüketiminde önemli değişiklikler olmaksızın, "en olası sonucun hem nüfusta hem de endüstriyel kapasitede oldukça ani ve kontrol edilemez bir düşüş olacağı" sonucuna vardı.

Bir grup MIT bilgisayar bilimcisi tarafından yapılan sahte bilgisayar simülasyonlarına dayanıyordu. Cesur bir öngörüde bulundu: "Eğer dünya nüfusu, sanayileşme, kirlilik, gıda üretimi ve kaynakların tükenmesindeki mevcut büyüme eğilimleri değişmeden devam ederse, bu gezegendeki büyümenin sınırlarına önümüzdeki yüz yıl içinde ulaşılacak." Yıl 1971'di. 1973'te Klaus Schwab, üçüncü yıllık Davos iş lideri toplantısında , bir araya gelen kurumsal CEO'lara Büyümenin Sınırlarını sunmak üzere Peccei'yi Davos'a davet etti. [ii]

1974'te Roma Kulübü cesurca, "Dünya kanser ve kanser de İnsan" dedi. Ardından: "dünya, aşırı nüfus, gıda kıtlığı, yenilenemeyen kaynakların [oil-we] tükenmesi, çevresel bozulma ve kötü yönetişim gibi benzeri görülmemiş, birbirine bağlı küresel sorunlarla karşı karşıya."

Kanadalı Maurice Strong, ulaşım araçlarından, kömür santrallerinden ve tarımdan kaynaklanan insan kaynaklı CO2 emisyonlarının, Küresel Isınma olarak adlandırılan “gezegeni” tehdit eden dramatik ve hızlanan küresel sıcaklık artışına neden olduğuna dair bilimsel olarak kusurlu teorinin en önemli ilk yayıcılarından biriydi .

Strong, 1972 Dünya Günü BM Stokholm Konferansı'nın başkanı olarak, "çevreyi korumak" için dünya çapında bir nüfus azaltma ve yaşam standartlarını düşürme gündemini destekledi.

Strong, radikal ekolojist gündemini şöyle ifade etti:

“Endüstrileşmiş uygarlıkların çökmesi gezegen için tek umut değil mi? Bunu sağlamak bizim sorumluluğumuz değil mi?” [vi]

Şu anda abartılı bir küresel salgın kisvesi altında gerçekleşen şey budur.

Strong, çevre konusunda harekete geçmek için büyük bir BM girişimine başkanlık etmek için ilginç bir seçimdi, çünkü kariyeri ve hatırı sayılır serveti, David gibi "ekolojik saflık"ın alışılmadık sayıda yeni savunucusu gibi, petrol sömürüsü üzerine inşa edilmişti. Rockefeller veya Aspen Enstitüsü'nden Robert O. Anderson veya Shell'den John Loudon.


https://www.globalresearch.ca/dark-orig ... et/5797113
Kullanıcı küçük betizi
MİLLİ KURT ATILIMI !
Üye
Üye
 
İletiler: 74
Kayıt: Çrş Kas 03, 2021 12:10

Re: PROJELERLE DEVŞİRİLİYORUZ: BÜYÜK SIFIRLAMACILAR

İletigönderen MİLLİ KURT ATILIMI ! » Cum Kas 25, 2022 11:02

İsraf ve gereksiz tüketim olmaz ise yeryüzünde , teknolojik gelişmeler sayesinde 2050 yılında dünyada bir trilyon insan yaşayabilir. 1 trilyon nüfus için gerekli su, tarım, ve çimento kaynakları yeryüzünde mevcut.

Çin, ve Hindistan gibi ülkeler ulaşabilecekleri 2 milyar nüfus ile çok büyük işler başaracaklar. 2 milyar nüfusun çıkardığı dahiler bilimin bin bir alanında gelişmeler sağlayacaklar. 2 milyar nüfusun çıkaracağı dahi sanatçıların, yazarların, düşünürlerin, ve bilim insanlarının yarattığı kültür bilgisayar teknolojileri ile sıfır maliyet ile herkese ulaşabilecek. Büyük bir ilerleme katedecekler nüfusları sayesinde.

Medeniyetler yarışında, Çin ve Hindistan gibi medeniyetleri geçebilmek için Türk Medeniyeti'nin nüfusu da 2 milyara çıkarılmalıdır. Yapay zeka ile güvenlik sorunu çözülebiliyor. Sadece Türkiye'de iki milyar nufus için gerekli su, tarım, ve çimento kaynakları mevcuttur. Gereksiz tüketim ve israf olmadığı sürece, ekonomik kaynaklar doğru bir şekilde kullanıldığında, bunu başarmak mümkün. İhtiyaçları karşılanan insanlar istedikleri gibi ülkelerini, medeniyetlerini, endüstrilerini inşa edebilirler.

Türk Dünyası düşünüldüğünde ise nüfus 10 milyara kadar çıkartılabilir. Bu yüzyıl içinde en büyük ekonomik değer insan beynidir. Ekonomi insan beyni üretmek için düzenlenmelidir. Şu andaki ekonomik sistem yanlıştır ve ilkeldir. Ev sahibi ve çocuk sahibi olmak bile zorlaştırılmıştır. Kaynaklar yanlış kullanılmaktadır. Togg bile birileri para kazansın diye lux araba ihrac etmektir. Kaynakların verimsiz kullanılmasıdır.

Temel ihtiyaçları karşılanan ve karnı doyan insanlar istedikleri medeniyeti inşa etmek için çalışabilirler.

İnsan varetmek ve nüfusu arttırmak için gerekli devlet politikalarının uygulanması gerekmektedir.

Eşitlik ve kardeşlik gerekmektedir. Asker bir toplum olmak gerekmektedir.

ÇOOOOOOOOK farklı bir ekonomik, sosyal ve politik sistem gerekmektedir.

Aksi takdirde medeniyetler yarışında çok geride kalınacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
MİLLİ KURT ATILIMI !
Üye
Üye
 
İletiler: 74
Kayıt: Çrş Kas 03, 2021 12:10

Re: PROJELERLE DEVŞİRİLİYORUZ: BÜYÜK SIFIRLAMACILAR

İletigönderen MİLLİ KURT ATILIMI ! » Cum Kas 25, 2022 15:40

İnsanların genç yaşta yaşıtları ile evlenebilecekleri, ve çok çocuk yapabilecekleri bir ekonomik sistem ve düzenleme gerekmektedir. Aksi halde medeniyetler yarışında Çin ve Hindistan ile mücadele edilemeyecektir. Türk Medeniyeti geri kalacaktır yakın bir gelecekte.

İyi bir planlama ile bu yüzyıl içinde Türkiye'nin de, olmadı Türk Dünyası'nın da nüfusu iki milyara çıkartılabilir. Bu gereklidir. Ekonomik sistem buna hizmet etmelidir.

Mahalle mutfakları projesi ile kadın mutfak yükünden kurtarılmalıdır. Okumaya ve öğrenmeye yönlendirilmelidir.

Hergün okula gitmek gerekmemektedir günümüz teknolojileri sayesinde. Kazanılan zaman ile gençler yaşıtları ile aile kurabilir.

Gençlere de ev verilmelidir. Kreş ve okul hizmetleri artırılmalıdır. Belli bir amaç için yaşamalı ve ekonomik hayat da buna göre düzenlenmelidir.

Kar amaçlı, hedefsiz ekonomi ile ne kalkınabildik ne de endüstrileşebildik.

Komünizm ile Rusya ve Çin çok hızlı kalkındı ve endüstirileşebildi, çünkü plan ve program vardı. Kaynaklar hedeflere yönlendirildi. Sınıfçılık yapılmadı.

Türk Medeniyeti de Kapitalist Komünizm dediğim sistem ile, ve nüfus arttırarak bu amaca ulaşabilir.

Bu yüzyıl içinde dünyanın en ileri medeniyeti olabiliriz. Elbette doğru politikalar izleyerek. Dış politika hataları büyük bir felakete ve yokoluşa da götürebilir Türk Medeniyetini. Dikkatli olmak ve hata yapmamak gerek.
Kullanıcı küçük betizi
MİLLİ KURT ATILIMI !
Üye
Üye
 
İletiler: 74
Kayıt: Çrş Kas 03, 2021 12:10

Re: PROJELERLE DEVŞİRİLİYORUZ: BÜYÜK SIFIRLAMACILAR

İletigönderen MİLLİ KURT ATILIMI ! » Pzr Kas 27, 2022 15:39

Çin'in hızlı trenlerle birbirine bağlı 300 milyon nüfuslu bir bölgesi, yanılmıyorsam Başkent Pekin bölgesinde. 300 milyon kişi 45 dakika mesafede yaşıyor, ve teknik olarak aynı şehirlerde yaşıyorlar. Benim Kızılay'a gitme zamanım ile 300 milyon birbirini ziyaret edebiliyor. 300 milyon insan birlikte projeler geliştirebiliyor, şirketler kurabiliyor. Huawei şirketinin kendi küçük çaplı bir şehri var.

Nüfusun birçok getirileri olacak, bilimin bin bir alanında dahiler çıkarmak dışında. Yaratılan kültür sıfır maliyet ile paylaşılabiliyor. Şehirleri şehir yapan kültürleridir, kültürel katkılarıdır.

Günümüz teknolojileri ile, ve gelişen teknolojiler ile her yeni bireyin ve beynin maliyeti düşerken, eğitim kalitesi artarken , her bireyin topluma katkısı da artıyor.

Yüksek nüfusun getirileri ile rekabet etmek mümkün olmayacak. Yüksek nüfuslu medeniyetler ile medeniyetler yarışında başedebilmek mümkün olmayacak.

Bu yüzden nüfusu arttırmak üzerine bir ekonomi inşa etmek gerekiyor. Tarım, su, çimento, inşaat, eğitim, cocuk bakım kaynaklarının halka sunulması, ve gençlerin aile kurmaya, ve çok cocuk büyütmeye teşvik edilmesi gerekiyor. Binalar 20 katlı olmalı kuralı ile çevreye verilecek zarar da en aza indirilebilir. Herşeyin bir yolu var, ama önemli olan bilinçlenmek ve doğru hedefler belirlemek.

Bu yüzyıl içinde iki milyar nüfus hedeflemek gerekiyor.

Asya'nın teşvik eden kültüründe büyük bir medeniyet kurmamız gerekiyor.

Güçsüzlük, ve güvenlik gerekçeleri ile Türk Birliğini de kurup güçlenmek gerekiyor.
Kullanıcı küçük betizi
MİLLİ KURT ATILIMI !
Üye
Üye
 
İletiler: 74
Kayıt: Çrş Kas 03, 2021 12:10

Re: PROJELERLE DEVŞİRİLİYORUZ: BÜYÜK SIFIRLAMACILAR

İletigönderen MİLLİ KURT ATILIMI ! » Sal Kas 29, 2022 12:50

Yanlış, adaletsiz, ve aptal bir ekonomik sistemde nüfus bir fazlalık ve gereksizlik olarak görülebilir. 5-10 milyon nüfuslu çok medeni ülkeler var denilip, Hindistan, Çin, ve Türkiye gibi ülkelerdeki fakirlikler geri kalmışlık gibi görülebilir. Fakat nüfusun getirileri çok fazladır, ve doğru bir ekonomik sistem ile bu nüfusu beslemek de kolaydır. Dağlarda taşlarda bile istenildiği takdirde tarım yapılabilir, seferberlik ilan edilirse. Çin bile fazlalık olarak gördüğü apartmanları yıkmıştır. Çin bile gerektiğinden fazla apartman üretebilmiştir.

Medeniyetler yarışında nüfus çok önemli bir etken olduğu için, ekonomik seferberlik ilan edip, gençlerin yaşıtları ile evlenmesi ve çok çocuk yapması teşvik edilmelidir, dünyaya bir insan getirmekten daha güzel bir şey olabilir mi, çocuk bakım hizmetleri, mutfak hizmetleri,...ve benzeri bütün hizmetler verilerek aile kurmak teşvik edilmelidir. Gençler yaşıtları ile 15 yaşında da evlenebilmelidir. Biyolojik çağı gelmiş insanlara baskı yapılmamalıdır. Yaşıtları ile evlenebilmeliler. Devlet ev vermeli, ve her türlü hizmeti de vermelidir.

Toplum ve ekonomi bu amaç için organize olmalıdır, ve seferber olmalıdır.

Gençlerin artık her gün okula gitmesi de gerekmemektedir. Kazanılan zaman ile aile kurabilirler, ve eğitimlerine de devam edebilirler.

Büyük bir medeniyet kurmanın bir gerekliliği olduğu için, hayatın da anlamı bu olduğu için, insan varetmek olduğu için, devlet bu yönde organize olmalıdır.

Genç çiftlerin nasıl ev tutarım, nasıl çocuk bakarım gibi maddi tereddütleri olmamalıdır.

Maalesef propaganda ve cehalet altındaki yığınlar bunların mümkün olduğunu görememektedir. Büyük bir nüfusun problemler yaratacağı ve fakirlik getireceği düşünülmektedir. Gerçeklik ise bunun tam tersidir.

Bilgisayar teknolojileri insan beynini eğitme masraflarını da sıfırlamaktadır.

Tarım bile GPS ile çalışan makineler ile maliyetini düşürmektedir.

Güvenlik Yapay Zekalı kameralar ile çözülmüştür.

Bu yüzyıl içerisindeki en değerli ekonomik girdi insan beyni olacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
MİLLİ KURT ATILIMI !
Üye
Üye
 
İletiler: 74
Kayıt: Çrş Kas 03, 2021 12:10


Şu dizine dön: Sizin Makaleleriniz

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

x