Said-i Kürdi'nin Türk düşmanlığı

Tarih olan olayları burda paylaşabilir, yorumlayabilir ve öğrenebilirsiniz

Re: Said-i Kürdi'nin Türk düşmanlığı

İletigönderen musto » Pzr Eyl 26, 2010 11:53

Kullanıcı küçük betizi
musto
Üye
Üye
 
İletiler: 11
Kayıt: Sal Eyl 21, 2010 21:38

Re: Said-i Kürdi'nin Türk düşmanlığı

İletigönderen Ram » Pzr Eyl 26, 2010 19:09

musto yazdı:Burada Said-İ Nursi ye dil uzatan zavallılara onun sözüyle sesleniyorum."Zalimler için yaşasın cehennem"


    "Kendisine evliya süsü veren bu adam, cehenneme atılacak bir odun kütüğüdür!"

    Erzurum Müftüsü İsmail Efendi Hoca

Bu cehennem kütüğünü savunan zavalllı şakirtlerin çatallı ve upuzun diline ne demeli¿?
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8167
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

Re: Said-i Kürdi'nin Türk düşmanlığı

İletigönderen Başkomutan » Pzr Eyl 26, 2010 20:24

DİNSİZLİK DÜŞMANI(!) SAİDİ NURSİ HANGİ DİNSİZLERLE DOST OLDU?
Saidi Nursi'nin dinsiz dostları

Hayatı boyunca dinsizlikle mücadele ettiğini söyleyen ve bu konuda risaleler yazan Saidi Nursi'nin hangi büyük dinsizin samimi dostu olduğunu öğrenince inanamayacaksınız.

Türkiye’de oldukça geniş bir dini cemaat zeminine sahip olan ve bu cemaatler de kendi içinde bir takım fraksiyonlara bölünmüş olan nurculuk hareketinin lideri Saidi Nursi hakkında henüz gün yüzüne çıkmamış pek çok olay bulunmaktadır. Bunlar arasında Avrupa’da bilhassa Almanya’da geçirdiği günler hayli önemli yer tutar. Sitemizde bu konuda zaman zaman araştırma yazıları yayınlanacaktır. Cemaatin taraftarları arasında “üstatları” hakkında en küçük bir eleştiri, olumsuz cümleye tahammül edememe psikolojisi çok dikkat çekici bir durum arz eder. Oysa Saidi Nursi de bir insandır ve insan olarak hem dini hem dünyevi görüşlerinde hatta yaşantısında bir takım hataların olması çok doğaldır.

Bu doğal alana girmeye çalışanlara karşı cemaatin daha müsamahakâr bir bakış açısı sergilemesinin daha etik olacağını düşünüyorum.

Saidi Nursi’nin hayatı boyunca en çok tepki gösterdiği şey “dinsizlik” cereyanıdır ve bu cereyanın baş sorumlu olarak gördüğü Rusya’ya fena düşmandır.

Dinsizliğe karşı devleti dahi sert şekilde uyarır:


“Hükümet-i cumhuriye ne hal kesbettiğini bilmiyorum.El-iyazu billah,eğer dinsizlik hesabına,imanına ve ahiretine çalışanları mes'ul edecek kanunları yapan bir dehşetli şekle girmiş ise,bunu size bilâ-pervâ ilan ve ihtar ederim ki bin canım olsa,imâna ve âhirete feda etmeye hazırım....."

Saidi Nursi devletin kanunları dinsizlik hesabına olursa bu kanunlara karşı mücadelede bin canını vermeye hazırdır.

Hatta daha sert iadeleri de vardır:

“…Beşinci olarak: şimdi bu zamanda en büyük tehlike olan dinsizliğe, anarşistliğe, maddeciliğe karşı yalnız tek bir çare var: O da Kur'an'ın hakikatlerine sarılmaktır. Yoksa koca Çin'i, az bir zamanda komünistliğe çeviren bela, siyasi, maddi kuvvetler ile susmaz. Onu yalnızca Kur'an gerçekleri susturabilir.”

“Sarsılmaz bir iman isteyen ve dinsiz anarşistliğe karşı kırılmaz bir kılınç arayanlar, Büyük alamete (Kur'an'a) müracaat etsinler.” (Şualar, 599)

“Çünkü masonluk, komünistlik, dinsizlik doğrudan doğruya anarşistliği doğuruyor. Ve bu dehşetli duruma karşı ancak ve ancak Kuran Gerçekleri etrafında İttihad-ı İslam dayanabilir…” (Beyanat ve Tenvirler, s.21)

Saidi Nursi’ye göre dinsizler en büyük tehlike olmakla birlikte anarşistliğin de baş müsebbibidir.

Bir din adamı için “dine karşı” olan bir cereyana tepki gösterilmesi çok doğaldır.

Şimdi bunu bir kenara not edip başka bir isme geçelim; Bu isim Abdullah Cevdet:

Abdullah Cevdet, İslam düşmanı müsteşrik Reinhard Dozy’nin “Essai Sur l’historie” adlı kitabını “ İslam Tarihi” adıyla 1908’de Mısır’da bastıran kişiydi. İki cilt olarak basılan kitap, baştan aşağı İslama ve Hz. peygambere hakaretlerle doluydu. Kitap kendisine ait İçtihat matbaasında bastırılmıştı. Bu kitabın basılmasından sonra Abdullah Cevdet “Allah düşmanı” olarak anılacaktı.


    Anglo- Sakson kapitalizmini ve garplılaşma cereyanını Osmanlıda ilk kez sistematize edenler Abdullah Cevdet ve arkadaşlarıdır. Kürt kökenli Abdullah Cevdet, çöküşe giden Osmanlının içinden bir Kürt devleti çıkacağının hayaliyle kurulan örgütlerin önemli elemanlarındandı. İngilizler onun için “kainatın en büyük kavmi” idi.

    Bu konudaki görüşlerini şöyle açıklar:

    “İngiltere devleti, dünyanın en medeni ve en namuskarane idare edilen hükümeti olduğundan eski dostluk ve ittihadı teklif edemiyorlar. İngiltere’nin dostluğunu kazanmak için en kısa tarik Abdulhamit’i yolun ortasından kaldırmaktır.”

Dinsiz ve İngiliz aşığı Abdullah Cevdet’in yakın dostlarından biri kimdi dersiniz?

    Söyleyelim: Saidi Nursi!

    Cevdet, İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nin de kurucuları arasındadır. Açıkça İngiliz mandasını savunuyordu. Mısırdan İstanbul’a döndüğü 1908 Temmuz’unda Osmanlı-Kürt Taavvün ve Terakki Kulübü’nün kurulma çalışmalarına katıldı. Kahire’de bulunduğu sırada Saidi Nursi’nin Meşrutiyet dolayısıyla verdiği hutbeleri İçtihad Yayınevi’nin İstanbul’daki matbaalarında bastırıyordu! Matbaada basılan hutbeler burada basıldıktan sonra halka dağıtılıyordu.

    Saidi Nursi de zaman zaman Kürtçü vurgular yapıyor, Kürdistan Teali Cemiyeti’nin kurucuları arsında yer alıyordu.

    Dindar Saidi Nursi ile dinsiz Abdullah işte bu konuda sıkı birer dost ve müttefik olmuşlardı.


    Saidi Nursi’nin dinsizlik cerayanı hakkındaki sözleri ile bu cereyana mensup kişilerle kurduğu ittifak oldukça garip değil mi?

Saidi Nursi yazıyor, “dinsiz Abdullah” basıp dağıtıyordu.

Tarihin sayfaları arasından bulup çıkardığımız bu ittifak Saidi Nursi’nin “dinsizlik” karşıtı sözlerinin de gerçekçi bir temeli oturmadığını siyasi ve etnik ittifakların her zaman daha birincil planda olduğunu gösteriyor.


Mustafa Dağıstanlı / 12 Ağustos 2010
sondalga.com
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler!

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur
Sakın kurtarıcı bekleme‚ yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır

Beni hatırlayınız
Kullanıcı küçük betizi
Başkomutan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 2297
Kayıt: Pzt Eki 12, 2009 23:24

Re: Said-i Kürdi'nin Türk düşmanlığı

İletigönderen musto » Pzr Eyl 26, 2010 21:21

UYARI : Şakirtciğim; seni tatlı tatlı son kez uyarıyoruz. Ek Kuralları iyice bir oku.
Kullanıcı küçük betizi
musto
Üye
Üye
 
İletiler: 11
Kayıt: Sal Eyl 21, 2010 21:38

Re: Said-i Kürdi'nin Türk düşmanlığı

İletigönderen musto » Pzr Eyl 26, 2010 21:29

UYARI : Şakirtciğim; seni tatlı tatlı son kez uyarıyoruz. Ek Kuralları iyice bir oku.
Kullanıcı küçük betizi
musto
Üye
Üye
 
İletiler: 11
Kayıt: Sal Eyl 21, 2010 21:38

Re: Said-i Kürdi'nin Türk düşmanlığı

İletigönderen TÜRKK » Pzt Eki 04, 2010 23:00

 : İLİM VAKFI’NIN SEMPOZYUMUNDA KONUŞTU


Arınç, Said Nursi’yi Cumhuriyetçi Yaptı

İstanbul Haber Servisi - Said Nursi ve eseri Risale-i Nur’u tanıtmak amacıyla düzenlenen sempozyumda konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Said Nursi’nin laiklik ve cumhuriyet düşmanı olarak gösterildiğini belirterek “Halbuki Said Nursi cumhuriyetçidir. Kendisinin demokrasi ve özgürlük mücadelesine çok büyük katkısı olmuştur. Dinler arası diyaloğun ilham kaynağı da onun düşüncesidir” dedi.

İlim Vakfı tarafından Said Nursi ve Risale-i Nur’u tanıtmak amacıyla bu yıl 9. kez gerçekleştirilen “İlim, İman, Ahlak ve İnsanlığın Geleceği” başlıklı sempozyum, 30 ülkeden 100’e yakın akademisyenin katılımıyla dün Ataköy Sinan Erdem Spor Kompleksi’nde başladı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, sempozyumun açılışındaki konuşmasında Said Nursi’nin gönüllerinde müstesna bir yeri olduğunu ifade ederek “Said Nursi planlı olarak yok edilmeye çalışılan vicdanın sesidir. Bilim ve irfanla mücadelesinde hep insan yer almıştır. Materyalist düşünceye karşı hep Allah yolunu savunmuştur” dedi.

Said Nursi’nin laiklik ve cumhuriyet düşmanı olarak gösterildiğine dikkat çeken Arınç “Kendisi cumhuriyet savunucusu olmasına rağmen tek parti dönemi sürgününe maruz kaldı. O, hep kimsenin inancı yüzünden kelepçeye vurulamayacağını söylüyordu. Bizim özgürlükçü, çoğulcu demokrasiye geçiş mücadelemizde çok büyük katkısı olmuştur. Dinler arası diyaloğun ilham kaynağı da onun düşüncesidir. Kamplaşmaya, kutup-laştırmaya ve ötekileştirmeye çalışan siyasetçiler de bu düşüncelerden faydalanmalıdır” diye konuştu.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ise Said Nursi’nin etnik milliyetçiliğe hayatı boyunca yer vermediğini, aksine mücadele ettiğini söyledi.

Tarih boyunca dünyaya önemli ve değerli insanların geldiğini ifade eden Çelik, “Bediüzzaman gibiler hapishanelere, zindanlara atılsalar, zehirlenseler, işkence görseler bile onlar gömülen bir hazine gibi her zaman değerini korurlar. Şimdi ona eziyet edenler, tarihin çöplüğüne gömülmüştür. Tek parti ve CHP zihniyeti de o tarihin çöplüğüne gömülmüştür” şeklinde konuştu.



Cumhuriyet, 4 Ekim 2010
Kullanıcı küçük betizi
TÜRKK
Üye
Üye
 
İletiler: 152
Kayıt: Sal Mar 09, 2010 20:44

Re: Said-i Kürdi'nin Türk düşmanlığı

İletigönderen ugursurmeli » Pzt Ara 27, 2010 23:20

Daha ortaokulda okudum nur risalesini. O zaman anladım bu adamın sapık olduğunu! Kur'an okumadan nur risalesini okuyan, Muhammet Mustafa (s.a.v.) kimdir diye merak etmeden sait kürdi ve öğrencisi fethullahın eteğini öpenler!; Sizin Allah'ınız sait kürdi, peygamberiniz fethullah kitabınız da nur risalesidir! Gidin dininize de başka isim bulun!!!

Türk milletine Allah 2 Mustafa hediye etmiştir! Biri Muhammed Mustafa (s.a.v.) diğeri de Mustafa Kemal dir! İkisi de bir paranın iki yüzü gibidir!
Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Bir gün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir. Mustafa Kemal ATATÜRK
Kullanıcı küçük betizi
ugursurmeli
Üye
Üye
 
İletiler: 80
Kayıt: Cum Eki 22, 2010 16:30
Konum: Bursa

Re: Said-i Kürdi'nin Türk düşmanlığı

İletigönderen GEZGİN » Sal Ara 28, 2010 15:20

Gösterime gırecek olan Hür Adam fılmınde sozum ona Said Nursi Atatürk e kapı çarpmış ve aşşağılamış. Amaç bellidir insanların gözünde Atamızı küçük göstermek ve kalplerdeki sevgiyi zayıflatmak . Ama bılmıyorkı bu fılmı yapan şakirtçikler ole kolay sılınebılecek bısey değildir. Diğer birşey bu zevatlar Mustafa Kemal i dinsiz göstermeye calısarakta bunu denıyorlar. Allah askına yaptıkları ortada yanı kor olan bıle bunu gorebılırken hala nıye bu ugras. Zaten Ataturk un din ıle ılgılı durumunu Sinan Meydan ın " Atatürk le Allah arasında " kıtabını okuyarak anlayabılırız.
Kullanıcı küçük betizi
GEZGİN
Üye
Üye
 
İletiler: 114
Kayıt: Çrş Kas 10, 2010 23:17

Re: Said-i Kürdi'nin Türk düşmanlığı

İletigönderen ahmet uysal » Prş Oca 13, 2011 14:57

SAİD KÜRDİ, NURSİ... ESKİ-YENİ ADI HERNEYSE... BU ADAMI ELEŞTİREN TAVSİYE KİTAP ARIYORUM.
"MUSTAFA YILDIRIM-MECZUP YARATMAK
ADEM BALTA-HANGİ SAİD"
BU 2 KİTAP HARİÇ. BUNLARI OKUDUM. GÜZEL AMA DAHA TEFERRUATLI KAYNAKLARLA ARAŞTIRARAK HAZIRLANMIŞ KİTAPLAR LAZIM.
VARSA KİTAP ADI, YAZAR ADI, YAYINEVİ ADI VERİRSENİZ SEVİNİRİM.
Kullanıcı küçük betizi
ahmet uysal
Üye
Üye
 
İletiler: 1
Kayıt: Prş Oca 13, 2011 14:45

Re: Said-i Kürdi'nin Türk düşmanlığı

İletigönderen ugursurmeli » Prş Oca 13, 2011 19:05

Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Bir gün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir. Mustafa Kemal ATATÜRK
Kullanıcı küçük betizi
ugursurmeli
Üye
Üye
 
İletiler: 80
Kayıt: Cum Eki 22, 2010 16:30
Konum: Bursa

Re: Said-i Kürdi'nin Türk düşmanlığı

İletigönderen Erhan Sandıkçı » Çrş Ağu 24, 2011 16:36

En baştaki yazının kaynağı yok. Verilen site kapanmış, yazarı dahi belli değil.. Kaldı ki kaynakça, hangi kitabın hangi sayfasında olduğu gerekli... Bu yazıyı Facebook'ta yayınlayacaktım fakat şakirtin biri çıkar "hani bunun belgesi" derse söyleyecek bir şeyim yok. Said'in Kürtçülüğü ve Mustafa Kemâl düşmanlığı konusunda kitaplarından belgeler bilenler bilgileri paylaşırsa sevinirim.
İki Mustafa Kemâl vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemâl... İkinci Mustafa Kemâl, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemâl sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemâl odur!
Kullanıcı küçük betizi
Erhan Sandıkçı
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 142
Kayıt: Cmt Şub 19, 2011 21:34

Re: Said-i Kürdi'nin Türk düşmanlığı

İletigönderen GEZGİN » Çrş Ağu 24, 2011 22:46

Erhan Sandıkçı yazdı:En baştaki yazının kaynağı yok. Verilen site kapanmış, yazarı dahi belli değil.. Kaldı ki kaynakça, hangi kitabın hangi sayfasında olduğu gerekli... Bu yazıyı Facebook'ta yayınlayacaktım fakat şakirtin biri çıkar "hani bunun belgesi" derse söyleyecek bir şeyim yok. Said'in Kürtçülüğü ve Mustafa Kemâl düşmanlığı konusunda kitaplarından belgeler bilenler bilgileri paylaşırsa sevinirim.

Sinan Meydan a mail at muhtemelen tatmin edici bir cevap ve kaynak verecektir .
Kullanıcı küçük betizi
GEZGİN
Üye
Üye
 
İletiler: 114
Kayıt: Çrş Kas 10, 2010 23:17

Re: Said-i Kürdi'nin Türk düşmanlığı

İletigönderen Erhan Sandıkçı » Çrş Ağu 24, 2011 23:26

Bugün araştırma yaptım sanal ağda. Yobazın siteleri vardı, "Risalei Nur enstitüsü" bilmem ne diye. Bulduğum bilgilerin kaynaklarını oradan da doğrulattım tek tek bakarak. 10 madde yaptım sağlam: http://www.facebook.com/photo.php?fbid= ... =1&theater
Sağ olasın yine de.
İki Mustafa Kemâl vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemâl... İkinci Mustafa Kemâl, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemâl sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemâl odur!
Kullanıcı küçük betizi
Erhan Sandıkçı
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 142
Kayıt: Cmt Şub 19, 2011 21:34

Re: Said-i Kürdi'nin Türk düşmanlığı

İletigönderen Ram » Prş Ağu 25, 2011 22:02

Buradaki kitap yararlı olacaktır: sakirtligin-bedeli-t25899.html#p139429
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8167
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

Re: Said-i Kürdi'nin Türk düşmanlığı

İletigönderen Erhan Sandıkçı » Cum Ağu 26, 2011 2:45

Peki. Teşekkür ederim Ram
İki Mustafa Kemâl vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemâl... İkinci Mustafa Kemâl, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemâl sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemâl odur!
Kullanıcı küçük betizi
Erhan Sandıkçı
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 142
Kayıt: Cmt Şub 19, 2011 21:34

ÖncekiSonraki

Şu dizine dön: Türk Tarihi

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 3 konuk

x