Sefaletin kara tablosu!.. - Mehmet FARAÇ

Genel & Güncel Konular

Sefaletin kara tablosu!.. - Mehmet FARAÇ

İletigönderen İlteriş Kağan » Pzr Eki 18, 2020 14:23

Türk ekonomisine ilişkin gerçekleri, verileri ve tabloları ekonomist geçinen kafası karışık yandaşlardan çok, sosyal medyadaki bağımsız-bağlantısız uzmanların paylaşımlarından takip edin...

Çünkü bu ülkede sırtını yandaş medyaya ve tabii ki hükümete dayayan gazeteci-yazar kılıklıların memleketi güllük gülistanlık gösterme zerzevatçılığı öylesine kötü kokmaya başladı ki, bilmeyen de, her şeyin bolluk bereket içinde olduğu, ucuz ve kolay erişilebildiği bir ülkede yaşadığımızı sanabilir...
Resim

Oysa ülkenin kahredici acı gerçekleri çarşı pazar fiyatlarından altın-döviz borsasına, hayat pahalılığının insanı çıldırtan tablosundan vurguncu takımının yoksullarla aralarındaki uçurumun büyümesine kadar bir çok alanda net biçimde görülüyor...

Sosyal medyada bağımsız-bağlantısız insanların altın fiyatından dövizin son bir yılda nasıl çılgınca yükseldiğine, otomobil fiyatlarından konuta, çarşı pazar fiyatlarından marketlerdeki kazıklara kadar tüm rezaletleri belgeleriyle, fotoğraflarıyla deşifre ettiği öylesine şoke edici ekonomik manzaralar var ki, bu ülkenin nasıl yoksul-zengin dengesizliği içerisinde, dar gelirliyi boğan, milleti açlığa- sefalete sürükleyen kahredici bir sürecin girdabında boğulduğunu anlatmaya yetiyor...

Corona salgını nedeniyle en az 3 milyon kişinin işine son verilen bir ülkede, 30 milyonu aşan icra dosyaları, 500 milyara ulaşan kredi-haciz-borç batağı, en son Türk-İş'in açıkladığı 8 bin lira civarındaki "yoksulluk sınırı"nın gerekçesini de anlatıyor ama, milleti kandırmayı alışkanlık haline getirenler ekonomiyi pohpohlamaktan geri durmuyor...

Emekli maaşı tehlikede!..
Türkiye'nin gelenekselleşmiş gibi sıradanlaşan ekonomik çarpıklığı, yandaş medyada hiç yer bulamıyor ve bunun yanında, hükümetin denetimindeki medyanın yüzde sekseni 10 milyon işsizin, 40 milyon yoksulun bulunduğu bir ülke ile ilgili mide bulandırıcı pembe manzaralar çizerek hayatı normal akışında göstermek için çırpındıkça çırpınıyor....

İstanbul'un anlı şanlı caddelerinde yüzlerce mağaza kapısına kilit vurmuş, AVM'ler iflasta, 1500 metrekarelik ünlü mağazaların içerisinde 3-4 müşteriden fazlasına rastlanmıyor ve televizyonlarda günlerdir pahalı ve ünlü bir markanın "39 liraya gömlek" satan çaresizlik ve batış reklamı dönüp duruyor ama, AKP ve tuzu kuru medyası uyduruk ekonomik rakamlar ve komik enflasyon verileriyle milleti uyutmaya devam ediyor...

İşte bu manzaranın içerisinde doların 8, Euro'nun 10 liraya dayandığı bir ülkede, her şey tıkırında ilerliyormuş gibi vurdumduymaz bir siyaset yürüten AKP iktidarı, kim ölmüş-kim kalmış umurunda olmayan utanç verici bir siyasetle, SSK emeklisine yüzde 4,5, memur emeklisine yüzde 3,5 zam vermenin hazırlığını yapıyor...

Hem de elektrikten suya, gıdadan sağlık malzemelerine kadar her kalem ürünün yüzde 50 ile yüzde 400 arasında zam gördüğü bir dönemde, utanç verici bir zam dayatılacak 10 milyon emekliye...

Bir taraftan da, bu ülkede AKP'li bakanın biri, "emekli maaşlarını ödedik" diye böbürlene böbürlene komik propaganda yapıyor ama, aynı zamanda, bu açıklamasıyla belki ileriki dönemde emekli maaşlarının bile ödenemeyeceğini ima ettiğinin farkına varamıyor!..
Resim
Sofradaki gıda küçülüyor...
Ekonomiyi tıkırında, enflasyonu normal, gidişatı düzgün göstermek uğruna, AKP'nin talimatıyla sahte manzaralar çizmek için canla başla çalışan yandaş medyanın gazete sayfalarına, televizyon ekranlarına bakmak mide bulandırıyor artık...

Milleti kandırmak için biraz olsun gerçekliği bulunan konu bile bulamıyor ki yandaş medya, iktidarın sözde ekonomiye can suyu verme iddiasının sıradan ve sonuçsuz propagandalarına dayanarak, hayali tablolarına pembe renkler saçmayı sürdürüyor..

Dünkü Hürriyet ve Sabah gazeteleri başta olmak üzere yandaş medya, iktidarın vergi yapılandırması ve turizmciye destek gibi, torba yasanın içerisine koyduğu uçuk maddelere yaslanarak şu başlıkları atmışlardı;

"Ekonomide 3 gelişme" ve "Ekonomiye ilaç gibi paket..."

Sabah gazetesine göre, "2023'e kadar her kesimi rahatlatacak ekonomik paketler gelecek"miş!!!

Hükümet belli ki 2023'te yapılacak genel seçimlerin altyapısı uğruna, memlekete nefes bile aldırmayacak sözde ekonomik paketleri açıklarken ve yandaş medya bunları olağanüstü tedbirlermiş gibi pazarlarken, yaratılan algı-yürütülen propaganda Türkiye'nin gerçekleri ile çatışmaya devam ediyor...

Yandaş medyanın ve iktidarın, ekonominin düzelmesiyle ilgili hiçbir sonuç getirmeyecek "paket" propgandasının Türkiye'nin içinde bulunduğu enflasyon-zam-geçim sıkıntısı tablosunun üzerinde bir kara leke gibi durduğunu gösteren asıl gerçek dünkü Yeniçağ'ın manşetindeydi... Şöyle yazmıştı gazetemiz;

"Stokçu vatandaşın ekmeğine göz dikti... Sofradaki gıda küçülüyor.. Bir paket makarna 5.25 lira!.."

Bir kez daha vurgulayalım;
AKP pervasız ama muhalefet de bir o kadar etkisiz kalıyor bu ülkede... Şu muhalefet partileri salı günkü grup toplantılarında AKP'nin propagandalarına yanıt vermekten vazgeçerek, her fırsatta sokağa çıkıp vahameti görmeli, insanların evlerine girerek de yoksulluğun fotoğraflarını çekmeli...

Yoksa uçuk anketlere dayanarak, "iktidara geliyoruz" propagandası 40 milyon yoksulun yaşadığı bir ülkedeki sessizlikle acayip biçimde çatışıyor...
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş Kağan
Üye
Üye
 
İletiler: 454
Kayıt: Cmt Şub 08, 2020 18:53

zengini daha Yoksul - Vatandaşı daha Zengin yaptığı. “Vatadaşın Lokması Büyüdü , Zenginin Sofrası Küçüldü”

İletigönderen İlteriş Kağan » Pzr Eki 18, 2020 15:51

- Eskiden Çeyrek altın gününe giren Vatandaş Artık Çeyrek altını beğenmeyip Külçe Altın almakta.
Bundan 15 Yıl önce Asgari ücretle çalışan Vatandaş Her ay 100 Dolar Yada Çeyrek Altın gününe girmekteydi Komşular ile akraba arasında Son 10 Yıldır Kuyumcunun önünden geçmeye korkuyor.

zengini daha Yoksul - Vatandaşı daha Zengin yaptığı. “Vatadaşın Lokması Büyüdü , Zenginin Sofrası Küçüldü”

Aptallık Nedir? Gerçeği bilerek, gerçeği görerek hala yalanlara inanmaktır.
Aptallık : Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek.

Adalet Bakanı , 94 ceza infaz kurumunun açıktı dedi - Fabrika değil. üretimi ve istihdamı artıracak fabrikalar kurmak yerine cezaevi yapılmakta. Arkadaş Benim anladığım, cezaevi sayısının artması bir ayıptır. Neden ayıptır?

Eğer bir ülkede fabrika sayısı artmıyor ise, bunun tersine sürekli cezaevi sayısı artıyor ise, tutuklu sayısı artıyor ise, fabrikalarda çalışan insanların sayısı azalıyor ise burada bir hastalık söz konusu.

Yani efendim, demem o ki; bir ülkede cezaevi çok fazla olursa, o ülkede; huzursuzluğun,Haksızlığın,Hukuksuzluğun ve bireyler arasındaki iletişimin sağlıksız oluyor olduğu olasılığı çok yüksek olurmuş gibi geliyor bana.Bu da toplumun tedirgin ve gergin olduğuna işaret ediyor.

Şimdi böyle olunca, burada; 'Bir ülkede fabrikaların az olması, aynı zamanda cezaevlerinin ve de hastanelerin çoğalması anlamına gelebilir!'

"Eğer bir toplumda, insanı ilgilendiren mekanizmalar, doğru ve sağlıklı işliyor olsa, ya da işletilmiş olsa, cezaevlerine olduğu gibi hastanelere de çok fazla gerek olur muydu?"

"Bir ülkede hastaneler, tıpkı cezaevleri gibi çok fazla olursa, bu sefer de o ülke insanında, ciddi şekilde ruhsal ve fiziksel sağlık sorunlarının var olduğu anlaşılabilir." diyorum.
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş Kağan
Üye
Üye
 
İletiler: 454
Kayıt: Cmt Şub 08, 2020 18:53

Re: Sefaletin kara tablosu!.. - Mehmet FARAÇ

İletigönderen Gönül Pınar Atacı » Pzr Eki 18, 2020 16:05

Her ikisi de tamamen NESNEL ve SOMUT, derin BİLİMSEL, gerçek YURTSEVER, her sözcüğü MÜKEMMEL iki yazı. Çok değerli yazarı sayın FARAÇ'a özel tebrikler, yeni başarılar, en iyi dilekler.
Kullanıcı küçük betizi
Gönül Pınar Atacı
Üye
Üye
 
İletiler: 892
Kayıt: Sal Ara 01, 2015 9:02


Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 23 konuk

x