Çetin Taş, Iran seçimleri uzerine bu kadar tartismis olmamizi dogru bulmamissin. Bir onceki mesaji yazarken ayni elestiriyi kendime yaptim; bu yuzden Saros'u karistirip olayi biraz mizahla anlatmayi denedim ama bu defa
Irfan Tuna'yi kizdirmisim. Sagolsun seviyeli bir karsilikla, biraz haddimi asmis oldugumu dusundurdu, sozlerim elestirinin disinda bir yerlere gitmis ise, istemeyerek olmustur.
Irfan Tuna yazmis:
Ahmedinecad, 2005 yılında Cumhurbaşkanı oldu. ABD Irak'a 2003 yılında saldırdı. Hangi mantıkla ABD Irak'a girdiğinde davul zurna çalmakla Ahmedinecad'ı suçluyorsunuz?...
Bu sefer ben tekrarliyim, "Ahmedinecat" bu sahsa babasindan kalan isimdir, adi da Mahmut'tur ve bana bisey ifade etmez, rejimin tepesindeki -sopali mollalarin- yansimasidir,
sopali mollalar bayram ettiyse Mahmut'da bayram etmistir, buyuklerine seker tutmus, onlar da bunun basina kolonya dokerek sevgilerini gostermistir. Ustune basarak soyledim, seçimi Musevi kazansaydi rejim degismeyecekti ve belki bir sure sonra gosterdigi ABD karsiti bir tavirla ona da alkis tutacak delikanli adam diyecektiniz... Iran'i okuyamayan bu tuzaga duser... Hasmi ya da Rafsancani ya da Hameney farketmez, bunlar rejimin agababalari, aralarindaki sey de iktidar savasi.
Musevi koltuga oturabilse, halkina yapacagi en buyuk hizmet, yenilik ve ozgurluk isteyenlerin 100 maddelik listesinden 5 tanesini kagida yazip mollalarin onunde diz çokmek, yalvarak, lutufkar olmalarini dilemekti, olamadi. Iktidar savasi ugruna rejime zarar verecek kimse yok Iran'da, bati bu yuzden etkisiz kalacak...
Rafsancani'de, Batililara hizmet-biat arzusu, rejime belden asagi vurmak niyeti olsaydi, telekomun ve dahi Iran iletisiminin teknik altyapisini kuran firmalarin hamisi olarak batiya 2 dakikada ne olup bittigini kendi istedigi sekilde ve yuksek çozunurlukte servis ederdi. Irfan Tuna yazmis:
İleri sürdüğünüz diğer iddialar da gerçekdışıdır ve gülünçtür.
Sana oyle gelmis Irfan Tuna.
Soylediklerim gazetende yazmiyo! Google'da da "anahtar kelime" aradin ve bulamadin! Bu konuda baska turlu bir bilgi kaynagin da olmayica nasil cevap vereceksin?
Gulunç bulacaksin!!!! Parantez açarak belirteyim;
yazdiklarim için benden samimice ve -kisisel olarak- kaynak isteyenlerle, referans arayanlarla bilgimi seve seve, kaynagimi mumkun oldugu kadariyla paylasirim. Bakis açimi ozetleyerek konuyu kendi adima kapatayim: Yazarken "Iran'in kuzeyinde yasayan Turkleri (ozellikle guney Azarbeycan demiyorum)", Irak'ta yasayan Turkmenleri kullanarak, bazi yerde Turkiye den ornek verme nedenim, dusunurken de bu sekilde gidiyor olmamdir. Yoksa -sopali mollalarin- iktidar savasi ya da ABD'ye kafa tutuyor gorunmesi beni çok ilgilendirmez; geçmis 3-5-10 seneleriyle ilgili de merakim olmaz.
Gazeteden bakan, Google'dan arayan çitir-çerez bilgiyle yetinmek zorunda, bu bilgiye durum icabi bi de memleketin dustugu durum, telas, sinirlenme eklenince algilarda bozulma oluyor. "Turk KORKAK ve SiNMiŞ, Farsi CESUR diye dusunuluyor."
Bana gore durum gorunenin tam tersi.
Ben Farsi'ye KORKAK Turk'e CESUR gozuyle bakarim. Bunu ovunmek adina degil -çikarim- adina yaparim. Sakalli mollalarin iktidarina giden yol, Mustafa Kemal'in yaptiklarina hayranlik duyup, bunlari taklitle yapilabilecek seyler zannetme gafletindeki Sah ile baslar. Batililarin gaziyla giristigi çakma çagdaslasma hareketi, kanli bir maskaraliga donusur; Iran halki bu travmayi atlatmak adina içine kapanmayi seçer.
Tarihi boyunca Iran, sorun yasadigi noktada çikisi -içine kapanmakta ve muhafazakarlikta- aramistir. Akilla açiklanamayan acayip çozumler uretmistir. Ulkede issizlik mi çok, topla gençleri ver eline sopa, sokakta otoriteyi temsil etsin, bu fikirlerle gidecekleri yer kendi cehennemlerinden baska biyer olmaz, toplumsal bir tur kanser.
Iran'in gençleri -birey- olmak istiyor, dedelerini babalarinin fikirlerini yasamlarini artik begenmiyor, içine kapanmis bir milletin acilarini yasiyor. Mollalar bu gun birbirine dustu, halktan korku siyasete hakim oldugu için belli duzeyde birbirleriyle uzlasabilirler ama yeni nesil isteklerini surdurecek... Sonuna kadar gidecek, birey olmaya kadar yuruyecek. Bu yolda elbette ki Saros tuzaklari olacak, Turkiye geçmiste neler yasadiysa, bu gun nelerle ugrasiyosa bi zaman gelecek onlar da yapacak... Ama ne zaman? Ne kadar erken, o kadar iyi...
Ahret sorusu seklindeki soru ne zaman birey olunabilecegi, bu topraklarda biz de bunu soruyoruz kendimize, ama korkuyla degil. Turk milleti sorunlarini içine kapanarak asmadi, cesaret gosterip Turkiye Cumhuriyetini kurdu, cüret edip halkini birey yapmaya çalisti. Turk olmanin lanetleri de vardir: Elimizin, gonlumuzun ayari yoktur, biseylerin dengesini tutturamadigimiz, her seyi hakkiyla beceremedigimiz çok olur, saros kare tuzaklarin alasini gorduk yasadik, yasiyoruz. Ama referensimiz tarihimizdir, bu durumlardan da çikariz.
-
-