Şükrü Elekdağ Ulusal Kanal “Haber Masası” programına canlı yayında telefonla bağlanarak ortaya saçılan belgeler konusunda eski bir büyükelçi olarak açıklamalar yaptı. (29 Kasım Gece Haberleri)
SÜRGÜN KEDİLER ARKALARINDA PİSLİK BIRAKIR
Devlet belgeleri çeşitlidir.
Gizli, çok gizli, özel, kişiye özel.
Gizli ve çok gizli denilen belgeler ortaya pek çıkmaz. Bunlar ortaya çıkarsa devlete zarar verir.
Özel ve kişiye özel belgeler ise kişilere zarar verir.
Kişiye özel demek, “bu belge yani yazı fazla gizli değil ama yaymayın.” demektir.
Şimdi bu (ortalığa dökülen) yayınlanan belgelerin çoğu” kişiye özel belgeler!”
Devletlerin ulusal çıkarına zarar verecek belgeler değil. Ama ilişkilerine zarar verici.
219 belge açıklandı.
7900 belge daha var bizimle ilgili.
Ben bu 219 belgeyi inceledim. Bunlar dört kategoride toplanabilir:
1.Amerikan büyük elçilerinin müttefik devlet adamları için kullandıkları küçültücü ifadeler, töhmet altında bırakacak sözler...
2.Türk Dışişleri ile ilgili önemli konular.
3.Yetkilileri birbirine düşürecek belgeler.
4.Amerika’nın komşularını birbirine düşürecek belgeler.
Büyükelçi Edelmann, 2004 yılında Başbakan Erdoğan ’ın İsviçre bankalarında 8 ayrı hesabı var diyor.
Bu tartışılmıyor. Bir korku var!
Demin bir kanalı izledim. Çok önemli bir gazeteci yönetiyor programı. İki gazeteci konuğu var. Büyükelçi konuğu var. Bir türlü konuşamıyorlar bunu.
Yolsuzluk diz boyu...Buna en çok karışan bakanlar sayılıyor.
Davutoğlu için “Olağanüstü tehlikeli ve deli” deniyor belgede.
Bunu fiziki anlamda söylemiyorlar!
Saldıran, boğazını sıkan anlamında deli değil...
Şunu demek istiyorlar:
“Mantık çerçevesinde konuşmaz! Dengesizdir! Güvenilmez buna!..”
Bunu değerlendirmek lazım gelmez mi şimdi?
Bu hükümet diyor ki, ABD bizim bir numaralı müttefikimiz...
Bunu yazan ABD büyükelçisi . Böyle bir büyükelçinin yazmış olduğu yazı. Eski Ankara büyükelçisi...
Acaba bu Dışişleri Bakanı göreve devam edecek mi? Etmeyecek mi?
İsrail şimdi bu Fransa ’dan giden raporlar ile -İsrail ve Fransa arasında- stratejik görüşmeler yapılıyor.
Türkler İran’a nükleer silah yapılacak maddeler kaçırıyorlar deniyor.
ABD elçisi Vecdi Gönül ’e diyor ki, İsrail ’in İran ’ı vurması ciddi bir ihtimaldir. Eğer siz bu füze kalkanını Türkiye ’ye yerleştirmezseniz Türkiye ’nin bir kısmını koruyamazsınız.
Bütün elçiler, yani hepsi diyor ki;
“AB Türkiye ’yi içine alamaz. Üç nedenle alamaz:
1.Nüfus.
2.Din.
3.Türkiye Suriye, İrak, İran ’la sınır paylaşıyor. Bu ülkelerle sınır paylaşmak istemiyoruz. Türkiye böyle tampon bölge olarak kalsın!
Durum böyleyken, ABD bunu bilirken kamuoyu önünde Türkiye ’ye bu konuda ABD desteği devam ettirilmeli diyor, yani rüşvet-i kelâm veriyor.
Bu iki yüzlülük insana çok aykırı geliyor.
Bayan Clinton çok ciddi bir endişe ve kaygı içinde.
ABD’nin ilişkide olduğu devletlerle kötü olmasını istemiyor. Politika Vaşington ’ da yapılır diyor.
Sürgün kediler arkalarında pislik bırakırlar. Bunlar da öyle...
İnsanlar bundan böyle konuşmaktan çekinirler.
Acaba bu belgeler ABD ’nin isteğiyle mi yayınlanıyor?
Biz bunun değerlendirmesini hepsi yayınlanınca yapabiliriz.
Suudi Arabistan Kralı ’ nın açıklaması: “ABD ’ ye İran ’ı vurun “diyor!
Ortadoğu Sünni devletleri İran ’ı vurun, diyor!
Bununla bir şey mi hazırlanıyor?
(Haber-yazım)
Feza Tiryaki, 30 Kasım 2010

