
Taraf gazetesinde pazar günkü yazısında Ahmet Altan, son döneme ilişkin medya analizleri yapıyordu:
"Askeri vesayet gerilerken 'merkez medya' denen ordu medyası da inandırıcılığını ve gücünü epeyce kaybetti..."
Merkez medyanın gücünü kaybettiği doğru ama herkesin bildiği gibi bunun vesayetle falan ilgisi yok iktidarın uyguladığı ağır mali ve anti demokrat baskıyla ilgisi var.
Gelelim gazetecilik bahsine...
Karanlıktaki bir el tarafından uzatılan CD'leri savcılığa teslim ederek Balyoz davasını başlatan kişi Taraf gazetesinin muhabiriydi malum. Gazete yönetimi de bu kuryelik işini sahiplendi. Savundu.
"Fatih Camii'ni bombalayacaklardı",
"Kendi jetimizi düşürecektik",
"Gayrimüslimleri öldüreceklerdi", diye günlerce manşet attılar.
Şimdi iki günün biri bu CD'lerin düzmece olduğu yolunda güçlü kanıtlar ortaya konuluyor. Taraf gazetesi bunları titizlikle görmezden geliyor. Son olarak geçen hafta sonu CD'lerin üzerinde e. Org. Süha Tanyeri'ye ait yazıların düzmece olduğu, biri Amerikalı (Grant Sperry) diğeri Türk (Yard. Doç. Dr. Jale Bafra) iki bilirkişi tarafından ispatlandı. Haber iktidar yanlısı Sabah'ta dahi yer aldı. Taraf'ta yok. Bir gazete adli bir iddiayı seslendiriyorsa o iddiayı zayıflatan haberleri de okuruna duyurur. Bunu yapmıyor tek taraflı bir misyonla sadece ordu aleyhindeki güdümlü haberlere aracılık ediyorsa ona gazete değil tetikçi denir.
Gazetecilikten söz etmek için önce gazetecilik yapmak gerekir...
Türkiye Gençlik Birliği - 22 Haziran 2011


