Türkiye'yi bile satabilirler!

Genel & Güncel Konular

Türkiye'yi bile satabilirler!

İletigönderen tuba » Pzr Tem 06, 2008 1:38

Türkiye'yi bile satabilirler

Orhan Özkaya: Yeni yasa yabancıya satışların önündeki engelleri kaldırdı!

Tapu Kadastro eski Genel Müdür Yardımcısı Orhan Özkaya, TBMM’de kabul edilen yasayla yabancı şirketlere gün doğduğunu söyledi. Alıcı çıkması halinde tüm Türkiye’nin satılabilir hale getirildiğine dikkat çeken Özkaya, “İptal edilen yasada yabancı şirketlere ‘25 dönüm sınırlaması’ vardı. Yeni yasada ise hiç bir sınırlama yok” dedi.

Yabancılara sınırsız satış
Yeni yasa, yasak bölgelerle ilgili satışlarda askeri by-pass ederken, yabancıların da istedikleri kadar toprak satın almalarının yolunu açtı

Anayasa Mahkemesi’nin iptaline rağmen AKP’nin yeniden çıkarttığı yabancılara mülk satışıyla ilgili yasa, bu kez hiçbir sınırlama olmadan çıktı. Tapu Kadastro eski Genel Müdür Yardımcısı Orhan Özkaya, yabancı cemaat vakıflarına satışta da hiçbir kısıtlama olmadığını kaydetti. Özkaya, “Eğer alıcı çıkarsa Türkiye’nin tüm toprakları satılabilir hale geldi. Yabancı şirket veya şirketleşmiş cemaat vakıfları diledikleri kadar toprak satın alabilirler. Yasada ve Anayasa Mahkemesi’nin kararında bunu önleyecek hiçbir hüküm yok. Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Mecliste soru önergelerine verdiği yanıtta, ’yabancı ülke yasalarına göre kurulmuş şirketlere mülk satışı yapılmamaktadır’dedi. Oysa yasada yasaklayıcı hiçbir hüküm olmadığı gibi özelleştirmelerle Türkiye’nin limanları, Telekom’u, Tekel’i, Erdemir’i, Seydişehir gibi halkın malı olan fabrikaları yabancı şirketlere satılmıştır. Bunların mülkü, arazisi yok mu?” sorusunu sordu.

Askeri by-pass
Özkaya, askeri yasak bölgelerle ilgili 2565 sayılı yasa ve önceki toprak satışı yasalarına göre, askeri bölgeleri belirleme yetkisinin askeri yetkililere ait olduğunu belirterek, yeni yasa hükümlerini şöyle değerlendirdi: “Dosyalar askeri yetkililere gönderilir, titiz bir incelemeden sonra satışlar yapılırdı. Şimdi çıkan yasayla üç ay önceden askeri yasak bölgelerin haritaları ve koordinatları tapu kadastroya gönderilecek. Bu bir anlamda askeri by-pass etmektir. Üç ay önceden listesi gönderilen yerlerden bir kısmı, askeri yetkililerce sonradan yasak bölge kapsamına alınmak istenirse ne olacak?” şeklinde konuştu.

Yasak bölgeler
“Askeri yasak bölgeler bu satışların dışında kalmaktadır” ifadesinin de havada kaldığına dikkat çeken Özkaya, “Suriye sınırımızdaki 506 bin kilometrekarelik mayınlı arazi askeri yasaklı bölge kapsamındadır. Ancak, burası mayınlardan temizleme karşılığında 44 yıllığına İsrail ve ABD’li şirketlere devredilmeye çalışılmakta. 44-49 gibi uzun sürelerle vermek ve süresi dolunca bunu uzatmakla, satmak arasında ne fark var? Bunun için de TBMM’den özel yasa çıkarılıyor. Demek ki, başka askeri yasaklı bölgeler de bu örnekte olduğu gibi özel yasa ile satılabilecek” uyarısını yaptı.

49 yıl adeta satış gibi
Toprak satışı konusunda sınırlama konusunda samimi olunmadığına ve gerçekte hedefin ’satabildiğin kadar sat’olduğuna dikkat çeken Özkaya, “Bugüne kadar bir ilin topraklarının binde 5’i satılabiliyordu. Genelde de satıldı. Hatay’da binde 20 geçildi ve satış yasaklandı. İmar planlarının yüzde 10’u tekrar mı satılacak? Bu satışlar yok mu sayılacak? Yap-İşlet-Devret Yasası ile yapılacak çok uzun vadeli devirlerin de bu yasanın dışında olduğuna dikkat çeken Özkaya, sözlerini şöyle tamamladı: “Yarın İstanbul’un köprüsü satılacak, otoyollar satılacak. Madenler, petrol çıkarılan bölgeler, 2B arazileri, tabii kaynaklar Milli Parklar, SİT Alanları, Uludağ, Kuşadası Dilek Parkı, Adıyaman Nemrut Dağı, Kartalkaya, Kazdağları, akarsular, göller, barajlar yap-işlet-devret modeliyle 49 yıllığına yabancıya devredilecek. Bu bir ömür o toprağı elden çıkarmaktır. Bu toprak satışı olmuyor mu? oraları Türkiye’nin değil mi?”

Zekeriya Beyaz: Yeni yasa da iptal olacak
Prof. Dr. Zekeriya Beyaz, yabancılara toprak satışının Türkiye’yi parçalama politikasının bir parçası olduğunu belirtti. Prof. Dr. Zekeriya Beyaz, yabancılara toprak satışının Türkiye’yi parçalama politikasının bir parçası olduğunu belirtip, yeni çıkartılan yasanın da Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edileceğini söyledi. Beyaz, Türkiye üzerinde oynanan oyunlara dikkat çekip, “Türkiye’yi önce tüketim toplumu haline getirdiler. Yüz kazan yüzelli ye dediler. Türkiye borçlandırıldı, arkasından, ’haydi bize topraklarınızı satın’ dediler. AKP hükümeti de, çare olarak borçların faizlerini ödeyip, ayakta kalabilmek için toprakları satmaya başladı. Sadece Didim’de, İngilizlere 20 bin kadar daire satılmış. Her tarafta İngiliz bayrakları var. Bir takım yalaka lokanta, market gibi işyeri sahipleri, müşteri cezbetmek için dükkanlarına İngiliz Bayrağı asıyorlar.

Toprak alana kredi
Beyaz, Harita Kadastro Mühendisleri Odası Başkanının, ’Türkiye’de faaliyet gösteren 17 bin yabancı şirketin 3 bin tanesinin sadece toprak alımıyla meşgul olduğunu’ açıkladığını belirterek, Avrupa ülkelerinde bankaların kampanya açarak Türkiye’den toprak alana istediği kadar kredi verdiklerini açıkladı. Beyaz, “Gerek yenisi, gerek eskisi yabancılara yapılan mülk satışları, toprak satışları çok büyük bir bölümüyle kanunsuzdur ve geçersizdir, mutlaka bunlar iptal edilecektir. Şimdi iptal edilmese gelecekte iptal edilecektir.

Yenisi de iptal edilecek
Prof. Beyaz şöyle konuştu: “Türkiye’den toprak ve mülk alış-verişlerinde mütekabiliyet yoktur. Mütekabiliyet olmayan yerlerde, ülkelere satılan mülklerin gayrimenkullerin satışları gayrimeşrudur. Kanunlarımıza, Anayasaya göre gayrimeşrudur ve bunlar günün birinde Anayasa Mahkemesi’nin huzuruna getirilecektir.”


[img]http://img375.imageshack.us/img375/6791/yenicaglogocn8.gif[/img]
Kullanıcı küçük betizi
tuba
Üye
Üye
 
İletiler: 1113
Kayıt: Cmt Ara 29, 2007 21:09
Konum: Güneşin doğduğu yerden...

İletigönderen maydonos » Pzr Tem 06, 2008 2:26

babalar gibi degil mi?kansiz i....ler.....
Resim


Ne MuTLu TüRkÜm DiYeNe
Kullanıcı küçük betizi
maydonos
Üye
Üye
 
İletiler: 1651
Kayıt: Çrş Haz 04, 2008 1:53

İletigönderen Çetin Taş » Pzr Tem 06, 2008 9:46

İnsanın aklına gelmiyor da değil.Şimdi vatanseverliklerinden kuşku duyulmayacak nice isimleri içeri tıktılar Ergenekon-mergenekon hesabı.Asıl amaçları memleketin satışı konusunda kendilerine ayak bağı olacak insanları ortadan kaldırmak mı diye?
Kemalistim.Vatanımı her şeyden çok seviyorum.
Kullanıcı küçük betizi
Çetin Taş
Üye
Üye
 
İletiler: 2354
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 22:02

İletigönderen Tsigalko » Pzr Tem 06, 2008 9:53

Kemal abinin söylediği gibi;
''ulan ne komünist ülkeymiş, sat sat bitiremedik''
Diyen bir zihniyet karşımızda ise herşeye hazırlıklı olmak lazım.
Resim
"Tarihi isimler değil; "zaman" lar belirler! Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkarıyor."
Ahmet Taner Kışlalı
Kullanıcı küçük betizi
Tsigalko
Üye
Üye
 
İletiler: 346
Kayıt: Pzr Şub 18, 2007 23:17

İletigönderen Ram » Pzr Tem 06, 2008 12:20

Yalnızca haber başlığına binaen: "Zaten sattılar!"
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8167
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

Re: Türkiye'yi bile satabilirler!

İletigönderen Başkomutan » Pzr Mar 28, 2010 14:48

Anadolu der ki doğasına doğa ana...
Anadolu der ki erkeği,kadını,köylüsü ile toprağına toprak ana...

Resim

Avlan Gölü Satışa Kondu!

Antalya'da Avlan Gölü'nün de aralarında olduğu toplam 52 milyon metrekarelik hazine arazisi satışa kondu, ortalık karıştı. Ortasından karayolu geçen göle talep çıkması durumunda gıda üretimi yapan tesisler ve soğuk hava deposu kurulabilecek.

Avlan Gölü'nün ortasından yol geçiyor.

Antalya Defterdarlığı yatırımcıları teşvik etmek amacıyla satışa koyduğu hazine arazilerine Avlan Gölü'nün de aralarında bulunduğu sulak alanları koyunca ortalık karıştı. Defterdarlık yetkilileri çalışmanın talep toplama amacını taşıdığını söylerken, TTKD Başkanı Gündüz, Avlan Gölü'nün 1997'de devlet tarafından geri kazanılarak tescil edildiğini belirterek 'devletin bir kurumu diğerine karşı suç işliyor' dedi. Antalya'da 5838 Sayılı Kanun çerçevesinde satışa konulan toplam 41 parseldeki 52 milyon 561 bin 830 metrekare arazi listesinde bulunan Avlan Gölü'ne gıda üretimi amaçlı fabrika ve soğuk hava deposu yapılabilecek.

DEVLET ELİYLE KURUTULDU
Antalya Defterdarlığı, yatırımcıları teşvik etmek amacıyla çıkarılan yasal düzenlemelere uygun hazine arazilerini belirlemek üzere geçtiğimiz yıl çalışma başlattı. Bunun üzerine harekete geçen mili emlak uzmanları, il genelinde yaptıkları incelemelerin ardından yatırımcıların beğenisine sunulmak üzere toplam 52 milyon 561 bin 830 metrekare arazi belirledi. Ancak belirlenen arazilerin içinde göl ve sulak alanlarında bulunması Antalya'da tartışma konusu oldu. Defterdarlığa göre, yatırıma uygun hazine arazilerine dâhil edilen göl, 'Elmalı ilçesinin ihtiyacı olan gıda ürünleri ve içecek imalatı, soğuk hava deposu hizmetleri gibi yatırımlarda değerlendirilebilir.' 1970'li yıllarda kurutularak tarım arazisine dönüştürülen göl, bölgenin ekosistemi bozulması nedeniyle 1997'de yeniden geri kazanılmaya başlanmıştı. Ancak Antalya'da şok etkisi yaratan karara göre, Avlan Gölü'nün yaklaşık 9 milyon metrekarelik bölümü satışa çıkarıldı. Buna göre satışa çıkarılan alanın 6 milyon 676 bin 606 metrekarelik bölümü Avlan kıyısındaki Karamık köyünde, 1 milyon 992 bin 445 metrekarelik bölümü ise Göltarla köyü sınırları içerisinde bulunuyor.

DEFTERDARLIĞA GÖRE ALAN 'KIŞIN GÖLLENİYOR!'
Antalya Defterdarlığı'nca, 'Yeni Teşvik Sistemine Göre Ön Talep Toplamak Amacıyla Yatırıma Uygun Olarak Belirlenmiş Hazine Arazileri'ne 716 parsel numarasıyla dâhil edilen Avlan Gölü'nün fiili durumu hakkında, 'Taşınmazın Avlan Gölü olarak anılan gölün büyük kısmının kuruması sonucu oluştuğu, içerisinden Elmalı-Finike karayolunun geçtiği, kış aylarında güney kısmının su toplaması nedeniyle göllenen bir taşınmaz olduğu, bazı kısımları üzerinde tarımsal amaçlı kullanımlar mevcut' bilgisine yer verildi.

ÇALIŞMA TALEP TOPLAMAK AMAÇLI
Alanın açıklama bölümündeyse, 'Tarım İl Müdürlüğü'nce mera olarak tespit ve tahdidine karar verilmiş ise de şu ana kadar böyle bir çalışmanın yapılmadığı anlaşıldığından, mera olarak sınırlanacak kısımlarından arta kalan yerlerinde Elmalı İlçesinin ihtiyacı olan gıda ürünleri ve içecek imalatı, soğuk hava deposu hizmetleri gibi yatırımlarda değerlendirilebilir' ifadeleri dikkat çekerken, Avlan Gölü kıyısında bulunan bir başka köy olan Göltarla'daki yaklaşık 2 milyon metrekarelik arazinin 'boş ve işgalsiz' olduğu belirtilerek, 'Tarımsal amaçlı olarak kullanılması mümkün olmayan bu sulak alanın doğal yapısının bozulmadan geliştirilecek projelerle su ürünleri yetiştiriciliği yatırımlarında değerlendirilebileceği düşünülmektedir' bilgisine yer verildi. Listede ayrıca her iki alanın da imarsız olduğu belirtilirken, söz konusu taşınmazların ön talep toplamak amacıyla ilan edildiği, taleplerin ardından ilgili yönetmeliğe göre işlem yapılacağı vurgulandı.

SULAK ALANLARDA TEŞVİKLİ İSTİHDAM
Antalya Defterdarlığı'nın satışa çıkardığı hazine arazileri arasında, Kaş Çavdır ve Kınık, Korkuteli Kızılcadağ ve Elmalı Manay köyü gibi kurumuş göl yatağı olan alanların dışında, Mavikent, Datköy, Hızırkahya, Hallaç, Kargıcak, Payallar ve Aşağıoba gibi köy ve beldeler bulunuyor. Kurutulmuş göl yatağı olan alanlarda organik tarım yapılabileceği belirtilirken, yayla köylerindeki arazilerin de turizm amaçlı değerlendirilebileceği ifade ediliyor. Söz konusu hazine arazilerinde üretim ve istihdama yönelik yapılacak yatırımlarda yatırım tahsisi desteklenerek vergi indirimi sağlanacağı öğrenildi.

DEVLET, DEVLETE KARŞI SUÇ İŞLİYOR!
TTKD (Türkiye Tabiatını Koruma Derneği) Antalya Şube Başkanı Hediye Gündüz, girişime tepki göstererek, Antalya Defterdarlığının Avlan'ı listeye koymasını 'trajikomik' olarak değerlendirdi. Devlet'in Avlan'ı geri kazanma kararını verdiğini hatırlatan Gündüz, bir başka kamu kuruluşunun satış listesine koymasının 'devletin devlete karşı işlediği suç' olduğunu öne sürdü. Manay Gölü'nden kurutulan arazilerin 'kamu alanı' olduğu yönünde yargı kararları bulunduğunu söyleyen Gündüz, bu alanların özel yatırımlara açılamayacağını dile getirdi. Konuyla ilgili bilgisine başvurduğumuz Antalya Defterdarlığı yetkilileri, çalışmanın talep toplama amacını taşıdığını belirterek, yatırımcılardan gelecek olan projeleri ilgili kurumlar ve bakanlıklardan alınan görüşlerin ardından değerlendirmeye alınacağını dile getirdiler.



Göller Satılamaz!!!

[img]http://www.internetajans.com/img/news/93072/system//93072-MP.jpg[/img]


Açık Gazete yazarı Yusuf Yavuz’un geçtiğimiz günlerde Antalya’da Avlan Gölü’nün satışına ilişkin yazısını yayınlamıştık.
Antalya’da rant alanları oluşturulmasına ilişkin yaptığı haberler ile tanınan Yavuz’un haberinde anlattığına göre göl önce kurutulmuş, sonra geri kazanılmış ancak sonra da satışa çıkarılmıştı.

Bugün Yavuz’un haberinin ardından Eski Tapu ve Kadastro Genel Müdür Yardımcısı Orhan Özkaya, Yavuz’a önemli açıklamalarda bulundu.

Söz konusu satışın 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın ilgili hükümlerine ve Anayasa’nın 168. maddesine aykırı olduğunu belirten Özkaya, 168. maddenin; ‘Devletin hüküm ve tasarrufundaki tabii servetler satılamaz’ hükmünü içerdiğini anımsatarak, bunun yeraltı servetleri; sular, göller, akarsular, nehirler, ırmaklar, kayalar, dağlar, madenler, ormanlar, mera, yaylak, kışlak, sulak alanlar gibi doğal varlıkların satışının mümkün olmadığı anlamına geldiğini söyledi.

KİRALAMA FORMÜLÜ AÇIK KAPI BIRAKIYOR

Söz konusu alanların ‘kiraya verilebilir’ denilerek bir anlamda açık kapı bırakıldığını öne süren Özkaya, “1982 Anayasası ve Özal anlayışıyla Yap-İşlet-Devret Yasası çıkartılarak küresel sermayeye kapılar aralanmıştır. Şimdi ise kapı her alanda ardına kadar açılmaktadır” dedi. Bu projeyle amaçlananın; yatırımcılara 49 yıllığına ve teşvik kapsamında Maliye arazilerini tahsis etmek ve böylece bölgesel kalkınmayı desteklemek olarak açıklandığını hatırlatan Özkaya, “Ancak bütün bu girişimlerin şimdilik bir ön çalışma şeklinde ele alındığı açıklaması yapılıyor. İleride, İstanbul’un yüzde 70’inin kaçak yapılaşmaya açılmış olması, 800 bin nüfuslu Sultanbeyli kentinin tamamının orman arazisinin üstünde inşa edilmiş olması, Antalya Kemer’de beş yıldızlı otellerin orman ve hazine alanlarına yapılması, Vakıf Üniversiteleri’nin de orman arazilerine kaçak inşa edilmeleri düşünüldüğünde bu alanın da akıbetini kestirmek hiç de zor olmasa gerek!” diye konuştu.

ÜLKE ‘YANGIN ARTIĞI’ HALİNE GELDİ!

Ülke gündeminin son derece hızlı bir şekilde değiştirildiğini dile getiren Özkaya, bunun sonucu olarak da halkın her olayı hakkını vererek takip edemediğini belirterek şöyle konuştu: “halkımızın her olayı hakkını vererek takip etmesi ve gereken ısrarlı takibi sürdürmesi olanağı ne yazık ki elinden alınmış bulunmakta. Ancak kendi yöresindeki acıtan dayatmalar ve çarpıklıklara isyan edebiliyor. İşte Avlan gölünün satışından da bu nedenle henüz haberli görünmemekte. Ama bu habersizlik acının büyüklüğü altında mutlaka onun bağırmasına, çağırmasına, feryadına, isyanına yol açmamazlık etmeyecektir. Çünkü alevler kapıyı, bacayı sardı, ülke yangın artığı hale geldi! Satılacak bu gölün ortasından Elmalı-Finike karayolunun geçmesi ise işin çekiciliğini son derece arttırıyor.”

Odatv.com
internetajans



Avlan Gölü SATILAMAZ!

Siyasi iktidarlar tarafından yok edilen göllerimizden biridir Avlan Gölü. Gölün tarihi hikâyesi vardır. Benimde çocukluğumda balık tutarak suyunda yüzdüğüm bir göldür. Hemen üzerinde dünyada ender bulunan sedir ormanları ile çevrilidir…



Finike ve Kumluca da yaşayan akrabalarım yazın o gölün üzerine çıkar. Yazlık evleri vardır birçoğunun. Müthiş güzelliği olan bir yayladır. Finike ve Elmalı ilçelerinin yolu tam gölün ortasından geçer. Bu ilçelerden gelip gidenler o manzaraya adeta bayılır.



MC İktidarlarında ve düdenler aracılığı ile bu göl kurutulur. Tıpkı Elmalı, Manay, Söğüt göllerinin kurutulduğu gibi. Feodal yapının yıkılamadığı 50’li yıllarında bu göllerin tapusu ağalara verilir. Ağaların toprak hırsı yüzünden bu göller 70’li yılların sonlarına doğru kurutuldu…



Göl kenarlarında bulunan köylüler çok çırpındı ve Ankara yollarını aşındırdı ama nafileydi. Siyasi iktidarlar hep ağaların yanında oldu. Doğanın dengesinin bozulmasını bile dikkate almadılar.



Gerçekten de Elmalı ve Avlan gölleri kurutulduktan sonra o ovada uzun süren bir kuraklık hüküm sürdü ve köylüler daha da yoksullaştı. Ağalar kazanırken, köylüler onlara ırgatlık yapmaya gitti. Doğu Anadolu’nun bir örneği vardı batıda…



Yine 1970’li yılların başında ağalığa ve toprak reformuna isyan eden köylülerin başında OTTÜ’den gelen öğrenciler ve Deniz Gezmiş vardı. Gencecik eğitimli bu insanlar köylüden yana olmuş, göğüslerini siper etmişlerdi o ova köylerinde…



Avlan Gölü’nün tapusu Subaşı ailesine aitti. Yani bir dönem Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olan Hasan Subaşı ailesindeydi tapu. Köylülerin ve çevrecilerin inadıyla yeniden göl kazanıldı. Gölün yeniden kazanılmasına Subaşı ailesi de fazla direnmedi…



Uzun mücadeleler ve doğanın yardımı ile su tutulur ve göl yeniden ortaya çıkar. Sıkıntılı bir süreçti ama başarmanın yolunda hayli ilerleme kaydedilmişti. Hatta bundan birkaç yıl önce çevrecilerle o bölgeye gittik ve doyasıya bir şenlik yapmıştık.



Köyün muhtarı benim akrabam olurdu. O gece Avlan Köyünde kaldım ve sabahlara kadar gölün mazisini konuşmuştuk. Unutamadığım anılarımdan birisidir o gün. Hatta o şölene Subaşı da katılmış ve bir de güzel konuşma yapmıştı.



Gördük ki, devlet yine bu göle acımasız davranıyor. Rant uğruna satmayı düşünüyormuş. Bu duruma en çok üzülecek olanlardan birisiyim. Çünkü mücadele sürecini takip eden ve katkı koyan birisi olarak, satılmasına izin veremem. Yani direnmeye devam edeceğiz.



Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Antalya Şube Başkanı Hediye Gündüz bu mücadele sürecinde yerini alan birisidir. İlk tepkisini internet sitelerinden okudum. Satışına karşı duruşunda haklılığını görüyorum.



Bilindiği gibi Avlan Gölünün 1997’de devlet tarafından geri kazanılarak tescil edildiği biliyor. Gündüz’ün de altını çizerek dediği gibi “Devletin bir kurumu diğerine karşı suç işleyemez”…



Bu gölün satılmasına kimse göz yummamalı. Hazine ve devlet bu göle ihanet etmemeli. Artık bu satış işleri bir an önce dursun, geriye dönülemez hatalara bir daha girmeyelim. Ayrıca doğanın acımasız intikamı olduğunu da kimse unutmasın!!!





Siyasi iktidarlar tarafından yok edilen göllerimizden biridir Avlan Gölü. Gölün tarihi hikâyesi vardır. Benimde çocukluğumda balık tutarak suyunda yüzdüğüm bir göldür. Hemen üzerinde dünyada ender bulunan sedir ormanları ile çevrilidir…



Finike ve Kumluca da yaşayan akrabalarım yazın o gölün üzerine çıkar. Yazlık evleri vardır birçoğunun. Müthiş güzelliği olan bir yayladır. Finike ve Elmalı ilçelerinin yolu tam gölün ortasından geçer. Bu ilçelerden gelip gidenler o manzaraya adeta bayılır.



MC İktidarlarında ve düdenler aracılığı ile bu göl kurutulur. Tıpkı Elmalı, Manay, Söğüt göllerinin kurutulduğu gibi. Feodal yapının yıkılamadığı 50’li yıllarında bu göllerin tapusu ağalara verilir. Ağaların toprak hırsı yüzünden bu göller 70’li yılların sonlarına doğru kurutuldu…



Göl kenarlarında bulunan köylüler çok çırpındı ve Ankara yollarını aşındırdı ama nafileydi. Siyasi iktidarlar hep ağaların yanında oldu. Doğanın dengesinin bozulmasını bile dikkate almadılar.



Gerçekten de Elmalı ve Avlan gölleri kurutulduktan sonra o ovada uzun süren bir kuraklık hüküm sürdü ve köylüler daha da yoksullaştı. Ağalar kazanırken, köylüler onlara ırgatlık yapmaya gitti. Doğu Anadolu’nun bir örneği vardı batıda…



Yine 1970’li yılların başında ağalığa ve toprak reformuna isyan eden köylülerin başında OTTÜ’den gelen öğrenciler ve Deniz Gezmiş vardı. Gencecik eğitimli bu insanlar köylüden yana olmuş, göğüslerini siper etmişlerdi o ova köylerinde…



Avlan Gölü’nün tapusu Subaşı ailesine aitti. Yani bir dönem Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olan Hasan Subaşı ailesindeydi tapu. Köylülerin ve çevrecilerin inadıyla yeniden göl kazanıldı. Gölün yeniden kazanılmasına Subaşı ailesi de fazla direnmedi…



Uzun mücadeleler ve doğanın yardımı ile su tutulur ve göl yeniden ortaya çıkar. Sıkıntılı bir süreçti ama başarmanın yolunda hayli ilerleme kaydedilmişti. Hatta bundan birkaç yıl önce çevrecilerle o bölgeye gittik ve doyasıya bir şenlik yapmıştık.



Köyün muhtarı benim akrabam olurdu. O gece Avlan Köyünde kaldım ve sabahlara kadar gölün mazisini konuşmuştuk. Unutamadığım anılarımdan birisidir o gün. Hatta o şölene Subaşı da katılmış ve bir de güzel konuşma yapmıştı.



Gördük ki, devlet yine bu göle acımasız davranıyor. Rant uğruna satmayı düşünüyormuş. Bu duruma en çok üzülecek olanlardan birisiyim. Çünkü mücadele sürecini takip eden ve katkı koyan birisi olarak, satılmasına izin veremem. Yani direnmeye devam edeceğiz.



Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Antalya Şube Başkanı Hediye Gündüz bu mücadele sürecinde yerini alan birisidir. İlk tepkisini internet sitelerinden okudum. Satışına karşı duruşunda haklılığını görüyorum.



Bilindiği gibi Avlan Gölünün 1997’de devlet tarafından geri kazanılarak tescil edildiği biliyor. Gündüz’ün de altını çizerek dediği gibi “Devletin bir kurumu diğerine karşı suç işleyemez”…



Bu gölün satılmasına kimse göz yummamalı. Hazine ve devlet bu göle ihanet etmemeli. Artık bu satış işleri bir an önce dursun, geriye dönülemez hatalara bir daha girmeyelim. Ayrıca doğanın acımasız intikamı olduğunu da kimse unutmasın!!!

antalyagüncel.com
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler!

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur
Sakın kurtarıcı bekleme‚ yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır

Beni hatırlayınız
Kullanıcı küçük betizi
Başkomutan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 2297
Kayıt: Pzt Eki 12, 2009 23:24


Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

x