Anadolu der ki doğasına doğa ana...
Anadolu der ki erkeği,kadını,köylüsü ile toprağına toprak ana...
Avlan Gölü Satışa Kondu!Antalya'da Avlan Gölü'nün de aralarında olduğu toplam 52 milyon metrekarelik hazine arazisi satışa kondu, ortalık karıştı. Ortasından karayolu geçen göle talep çıkması durumunda gıda üretimi yapan tesisler ve soğuk hava deposu kurulabilecek.
Avlan Gölü'nün ortasından yol geçiyor.
Antalya Defterdarlığı yatırımcıları teşvik etmek amacıyla satışa koyduğu hazine arazilerine Avlan Gölü'nün de aralarında bulunduğu sulak alanları koyunca ortalık karıştı. Defterdarlık yetkilileri çalışmanın talep toplama amacını taşıdığını söylerken, TTKD Başkanı Gündüz, Avlan Gölü'nün 1997'de devlet tarafından geri kazanılarak tescil edildiğini belirterek 'devletin bir kurumu diğerine karşı suç işliyor' dedi. Antalya'da 5838 Sayılı Kanun çerçevesinde satışa konulan toplam 41 parseldeki 52 milyon 561 bin 830 metrekare arazi listesinde bulunan Avlan Gölü'ne gıda üretimi amaçlı fabrika ve soğuk hava deposu yapılabilecek.
DEVLET ELİYLE KURUTULDU
Antalya Defterdarlığı, yatırımcıları teşvik etmek amacıyla çıkarılan yasal düzenlemelere uygun hazine arazilerini belirlemek üzere geçtiğimiz yıl çalışma başlattı. Bunun üzerine harekete geçen mili emlak uzmanları, il genelinde yaptıkları incelemelerin ardından yatırımcıların beğenisine sunulmak üzere toplam 52 milyon 561 bin 830 metrekare arazi belirledi. Ancak belirlenen arazilerin içinde göl ve sulak alanlarında bulunması Antalya'da tartışma konusu oldu. Defterdarlığa göre, yatırıma uygun hazine arazilerine dâhil edilen göl, 'Elmalı ilçesinin ihtiyacı olan gıda ürünleri ve içecek imalatı, soğuk hava deposu hizmetleri gibi yatırımlarda değerlendirilebilir.' 1970'li yıllarda kurutularak tarım arazisine dönüştürülen göl, bölgenin ekosistemi bozulması nedeniyle 1997'de yeniden geri kazanılmaya başlanmıştı. Ancak Antalya'da şok etkisi yaratan karara göre, Avlan Gölü'nün yaklaşık 9 milyon metrekarelik bölümü satışa çıkarıldı. Buna göre satışa çıkarılan alanın 6 milyon 676 bin 606 metrekarelik bölümü Avlan kıyısındaki Karamık köyünde, 1 milyon 992 bin 445 metrekarelik bölümü ise Göltarla köyü sınırları içerisinde bulunuyor.
DEFTERDARLIĞA GÖRE ALAN 'KIŞIN GÖLLENİYOR!'
Antalya Defterdarlığı'nca, 'Yeni Teşvik Sistemine Göre Ön Talep Toplamak Amacıyla Yatırıma Uygun Olarak Belirlenmiş Hazine Arazileri'ne 716 parsel numarasıyla dâhil edilen Avlan Gölü'nün fiili durumu hakkında, 'Taşınmazın Avlan Gölü olarak anılan gölün büyük kısmının kuruması sonucu oluştuğu, içerisinden Elmalı-Finike karayolunun geçtiği, kış aylarında güney kısmının su toplaması nedeniyle göllenen bir taşınmaz olduğu, bazı kısımları üzerinde tarımsal amaçlı kullanımlar mevcut' bilgisine yer verildi.
ÇALIŞMA TALEP TOPLAMAK AMAÇLI
Alanın açıklama bölümündeyse, 'Tarım İl Müdürlüğü'nce mera olarak tespit ve tahdidine karar verilmiş ise de şu ana kadar böyle bir çalışmanın yapılmadığı anlaşıldığından, mera olarak sınırlanacak kısımlarından arta kalan yerlerinde Elmalı İlçesinin ihtiyacı olan gıda ürünleri ve içecek imalatı, soğuk hava deposu hizmetleri gibi yatırımlarda değerlendirilebilir' ifadeleri dikkat çekerken, Avlan Gölü kıyısında bulunan bir başka köy olan Göltarla'daki yaklaşık 2 milyon metrekarelik arazinin 'boş ve işgalsiz' olduğu belirtilerek, 'Tarımsal amaçlı olarak kullanılması mümkün olmayan bu sulak alanın doğal yapısının bozulmadan geliştirilecek projelerle su ürünleri yetiştiriciliği yatırımlarında değerlendirilebileceği düşünülmektedir' bilgisine yer verildi. Listede ayrıca her iki alanın da imarsız olduğu belirtilirken, söz konusu taşınmazların ön talep toplamak amacıyla ilan edildiği, taleplerin ardından ilgili yönetmeliğe göre işlem yapılacağı vurgulandı.
SULAK ALANLARDA TEŞVİKLİ İSTİHDAM
Antalya Defterdarlığı'nın satışa çıkardığı hazine arazileri arasında, Kaş Çavdır ve Kınık, Korkuteli Kızılcadağ ve Elmalı Manay köyü gibi kurumuş göl yatağı olan alanların dışında, Mavikent, Datköy, Hızırkahya, Hallaç, Kargıcak, Payallar ve Aşağıoba gibi köy ve beldeler bulunuyor. Kurutulmuş göl yatağı olan alanlarda organik tarım yapılabileceği belirtilirken, yayla köylerindeki arazilerin de turizm amaçlı değerlendirilebileceği ifade ediliyor. Söz konusu hazine arazilerinde üretim ve istihdama yönelik yapılacak yatırımlarda yatırım tahsisi desteklenerek vergi indirimi sağlanacağı öğrenildi.
DEVLET, DEVLETE KARŞI SUÇ İŞLİYOR!
TTKD (Türkiye Tabiatını Koruma Derneği) Antalya Şube Başkanı Hediye Gündüz, girişime tepki göstererek, Antalya Defterdarlığının Avlan'ı listeye koymasını 'trajikomik' olarak değerlendirdi. Devlet'in Avlan'ı geri kazanma kararını verdiğini hatırlatan Gündüz, bir başka kamu kuruluşunun satış listesine koymasının 'devletin devlete karşı işlediği suç' olduğunu öne sürdü. Manay Gölü'nden kurutulan arazilerin 'kamu alanı' olduğu yönünde yargı kararları bulunduğunu söyleyen Gündüz, bu alanların özel yatırımlara açılamayacağını dile getirdi. Konuyla ilgili bilgisine başvurduğumuz Antalya Defterdarlığı yetkilileri, çalışmanın talep toplama amacını taşıdığını belirterek, yatırımcılardan gelecek olan projeleri ilgili kurumlar ve bakanlıklardan alınan görüşlerin ardından değerlendirmeye alınacağını dile getirdiler.
Göller Satılamaz!!![img]http://www.internetajans.com/img/news/93072/system//93072-MP.jpg[/img]
Açık Gazete yazarı Yusuf Yavuz’un geçtiğimiz günlerde Antalya’da Avlan Gölü’nün satışına ilişkin yazısını yayınlamıştık.
Antalya’da rant alanları oluşturulmasına ilişkin yaptığı haberler ile tanınan Yavuz’un haberinde anlattığına göre göl önce kurutulmuş, sonra geri kazanılmış ancak sonra da satışa çıkarılmıştı.
Bugün Yavuz’un haberinin ardından Eski Tapu ve Kadastro Genel Müdür Yardımcısı Orhan Özkaya, Yavuz’a önemli açıklamalarda bulundu.
Söz konusu satışın 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın ilgili hükümlerine ve Anayasa’nın 168. maddesine aykırı olduğunu belirten Özkaya, 168. maddenin; ‘Devletin hüküm ve tasarrufundaki tabii servetler satılamaz’ hükmünü içerdiğini anımsatarak, bunun yeraltı servetleri; sular, göller, akarsular, nehirler, ırmaklar, kayalar, dağlar, madenler, ormanlar, mera, yaylak, kışlak, sulak alanlar gibi doğal varlıkların satışının mümkün olmadığı anlamına geldiğini söyledi.
KİRALAMA FORMÜLÜ AÇIK KAPI BIRAKIYOR
Söz konusu alanların ‘kiraya verilebilir’ denilerek bir anlamda açık kapı bırakıldığını öne süren Özkaya, “1982 Anayasası ve Özal anlayışıyla Yap-İşlet-Devret Yasası çıkartılarak küresel sermayeye kapılar aralanmıştır. Şimdi ise kapı her alanda ardına kadar açılmaktadır” dedi. Bu projeyle amaçlananın; yatırımcılara 49 yıllığına ve teşvik kapsamında Maliye arazilerini tahsis etmek ve böylece bölgesel kalkınmayı desteklemek olarak açıklandığını hatırlatan Özkaya, “Ancak bütün bu girişimlerin şimdilik bir ön çalışma şeklinde ele alındığı açıklaması yapılıyor. İleride, İstanbul’un yüzde 70’inin kaçak yapılaşmaya açılmış olması, 800 bin nüfuslu Sultanbeyli kentinin tamamının orman arazisinin üstünde inşa edilmiş olması, Antalya Kemer’de beş yıldızlı otellerin orman ve hazine alanlarına yapılması, Vakıf Üniversiteleri’nin de orman arazilerine kaçak inşa edilmeleri düşünüldüğünde bu alanın da akıbetini kestirmek hiç de zor olmasa gerek!” diye konuştu.
ÜLKE ‘YANGIN ARTIĞI’ HALİNE GELDİ!
Ülke gündeminin son derece hızlı bir şekilde değiştirildiğini dile getiren Özkaya, bunun sonucu olarak da halkın her olayı hakkını vererek takip edemediğini belirterek şöyle konuştu: “halkımızın her olayı hakkını vererek takip etmesi ve gereken ısrarlı takibi sürdürmesi olanağı ne yazık ki elinden alınmış bulunmakta. Ancak kendi yöresindeki acıtan dayatmalar ve çarpıklıklara isyan edebiliyor. İşte Avlan gölünün satışından da bu nedenle henüz haberli görünmemekte. Ama bu habersizlik acının büyüklüğü altında mutlaka onun bağırmasına, çağırmasına, feryadına, isyanına yol açmamazlık etmeyecektir. Çünkü alevler kapıyı, bacayı sardı, ülke yangın artığı hale geldi! Satılacak bu gölün ortasından Elmalı-Finike karayolunun geçmesi ise işin çekiciliğini son derece arttırıyor.”
Odatv.com
internetajansAvlan Gölü SATILAMAZ!Siyasi iktidarlar tarafından yok edilen göllerimizden biridir Avlan Gölü. Gölün tarihi hikâyesi vardır. Benimde çocukluğumda balık tutarak suyunda yüzdüğüm bir göldür. Hemen üzerinde dünyada ender bulunan sedir ormanları ile çevrilidir…
Finike ve Kumluca da yaşayan akrabalarım yazın o gölün üzerine çıkar. Yazlık evleri vardır birçoğunun. Müthiş güzelliği olan bir yayladır. Finike ve Elmalı ilçelerinin yolu tam gölün ortasından geçer. Bu ilçelerden gelip gidenler o manzaraya adeta bayılır.
MC İktidarlarında ve düdenler aracılığı ile bu göl kurutulur. Tıpkı Elmalı, Manay, Söğüt göllerinin kurutulduğu gibi. Feodal yapının yıkılamadığı 50’li yıllarında bu göllerin tapusu ağalara verilir. Ağaların toprak hırsı yüzünden bu göller 70’li yılların sonlarına doğru kurutuldu…
Göl kenarlarında bulunan köylüler çok çırpındı ve Ankara yollarını aşındırdı ama nafileydi. Siyasi iktidarlar hep ağaların yanında oldu. Doğanın dengesinin bozulmasını bile dikkate almadılar.
Gerçekten de Elmalı ve Avlan gölleri kurutulduktan sonra o ovada uzun süren bir kuraklık hüküm sürdü ve köylüler daha da yoksullaştı. Ağalar kazanırken, köylüler onlara ırgatlık yapmaya gitti. Doğu Anadolu’nun bir örneği vardı batıda…
Yine 1970’li yılların başında ağalığa ve toprak reformuna isyan eden köylülerin başında OTTÜ’den gelen öğrenciler ve Deniz Gezmiş vardı. Gencecik eğitimli bu insanlar köylüden yana olmuş, göğüslerini siper etmişlerdi o ova köylerinde…
Avlan Gölü’nün tapusu Subaşı ailesine aitti. Yani bir dönem Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olan Hasan Subaşı ailesindeydi tapu. Köylülerin ve çevrecilerin inadıyla yeniden göl kazanıldı. Gölün yeniden kazanılmasına Subaşı ailesi de fazla direnmedi…
Uzun mücadeleler ve doğanın yardımı ile su tutulur ve göl yeniden ortaya çıkar. Sıkıntılı bir süreçti ama başarmanın yolunda hayli ilerleme kaydedilmişti. Hatta bundan birkaç yıl önce çevrecilerle o bölgeye gittik ve doyasıya bir şenlik yapmıştık.
Köyün muhtarı benim akrabam olurdu. O gece Avlan Köyünde kaldım ve sabahlara kadar gölün mazisini konuşmuştuk. Unutamadığım anılarımdan birisidir o gün. Hatta o şölene Subaşı da katılmış ve bir de güzel konuşma yapmıştı.
Gördük ki, devlet yine bu göle acımasız davranıyor. Rant uğruna satmayı düşünüyormuş. Bu duruma en çok üzülecek olanlardan birisiyim. Çünkü mücadele sürecini takip eden ve katkı koyan birisi olarak, satılmasına izin veremem. Yani direnmeye devam edeceğiz.
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Antalya Şube Başkanı Hediye Gündüz bu mücadele sürecinde yerini alan birisidir. İlk tepkisini internet sitelerinden okudum. Satışına karşı duruşunda haklılığını görüyorum.
Bilindiği gibi Avlan Gölünün 1997’de devlet tarafından geri kazanılarak tescil edildiği biliyor. Gündüz’ün de altını çizerek dediği gibi “Devletin bir kurumu diğerine karşı suç işleyemez”…
Bu gölün satılmasına kimse göz yummamalı. Hazine ve devlet bu göle ihanet etmemeli. Artık bu satış işleri bir an önce dursun, geriye dönülemez hatalara bir daha girmeyelim. Ayrıca doğanın acımasız intikamı olduğunu da kimse unutmasın!!!
Siyasi iktidarlar tarafından yok edilen göllerimizden biridir Avlan Gölü. Gölün tarihi hikâyesi vardır. Benimde çocukluğumda balık tutarak suyunda yüzdüğüm bir göldür. Hemen üzerinde dünyada ender bulunan sedir ormanları ile çevrilidir…
Finike ve Kumluca da yaşayan akrabalarım yazın o gölün üzerine çıkar. Yazlık evleri vardır birçoğunun. Müthiş güzelliği olan bir yayladır. Finike ve Elmalı ilçelerinin yolu tam gölün ortasından geçer. Bu ilçelerden gelip gidenler o manzaraya adeta bayılır.
MC İktidarlarında ve düdenler aracılığı ile bu göl kurutulur. Tıpkı Elmalı, Manay, Söğüt göllerinin kurutulduğu gibi. Feodal yapının yıkılamadığı 50’li yıllarında bu göllerin tapusu ağalara verilir. Ağaların toprak hırsı yüzünden bu göller 70’li yılların sonlarına doğru kurutuldu…
Göl kenarlarında bulunan köylüler çok çırpındı ve Ankara yollarını aşındırdı ama nafileydi. Siyasi iktidarlar hep ağaların yanında oldu. Doğanın dengesinin bozulmasını bile dikkate almadılar.
Gerçekten de Elmalı ve Avlan gölleri kurutulduktan sonra o ovada uzun süren bir kuraklık hüküm sürdü ve köylüler daha da yoksullaştı. Ağalar kazanırken, köylüler onlara ırgatlık yapmaya gitti. Doğu Anadolu’nun bir örneği vardı batıda…
Yine 1970’li yılların başında ağalığa ve toprak reformuna isyan eden köylülerin başında OTTÜ’den gelen öğrenciler ve Deniz Gezmiş vardı. Gencecik eğitimli bu insanlar köylüden yana olmuş, göğüslerini siper etmişlerdi o ova köylerinde…
Avlan Gölü’nün tapusu Subaşı ailesine aitti. Yani bir dönem Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olan Hasan Subaşı ailesindeydi tapu. Köylülerin ve çevrecilerin inadıyla yeniden göl kazanıldı. Gölün yeniden kazanılmasına Subaşı ailesi de fazla direnmedi…
Uzun mücadeleler ve doğanın yardımı ile su tutulur ve göl yeniden ortaya çıkar. Sıkıntılı bir süreçti ama başarmanın yolunda hayli ilerleme kaydedilmişti. Hatta bundan birkaç yıl önce çevrecilerle o bölgeye gittik ve doyasıya bir şenlik yapmıştık.
Köyün muhtarı benim akrabam olurdu. O gece Avlan Köyünde kaldım ve sabahlara kadar gölün mazisini konuşmuştuk. Unutamadığım anılarımdan birisidir o gün. Hatta o şölene Subaşı da katılmış ve bir de güzel konuşma yapmıştı.
Gördük ki, devlet yine bu göle acımasız davranıyor. Rant uğruna satmayı düşünüyormuş. Bu duruma en çok üzülecek olanlardan birisiyim. Çünkü mücadele sürecini takip eden ve katkı koyan birisi olarak, satılmasına izin veremem. Yani direnmeye devam edeceğiz.
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Antalya Şube Başkanı Hediye Gündüz bu mücadele sürecinde yerini alan birisidir. İlk tepkisini internet sitelerinden okudum. Satışına karşı duruşunda haklılığını görüyorum.
Bilindiği gibi Avlan Gölünün 1997’de devlet tarafından geri kazanılarak tescil edildiği biliyor. Gündüz’ün de altını çizerek dediği gibi “Devletin bir kurumu diğerine karşı suç işleyemez”…
Bu gölün satılmasına kimse göz yummamalı. Hazine ve devlet bu göle ihanet etmemeli. Artık bu satış işleri bir an önce dursun, geriye dönülemez hatalara bir daha girmeyelim. Ayrıca doğanın acımasız intikamı olduğunu da kimse unutmasın!!!
antalyagüncel.com