Yiyin Efendiler Yiyin...

Genel & Güncel Konular

Yiyin Efendiler Yiyin...

İletigönderen İrfan Tuna » Pzr May 16, 2010 12:53

16 Mayıs 2010-Millliyet

http://www.milliyet.com.tr/ilk-ceyrekte ... efault.htm

İlk çeyrekte kârlar % 110 arttı

Borsada işlem gören 300 şirketin bu yılın ilk üç aylık net kârı 9.3 milyar TL oldu. Bu şirketlerin geçen yılın aynı dönemindeki toplam kârı 4.4 milyar TL seviyesindeydi



Borsada işlem gören 300 şirket mali tablolarını açıkladı. Açıklama yapan 300 şirketin net kârı 9.3 milyar TL oldu. Bu şirketlerin 2009 yılının üç aylık dönemindeki toplam kârı 4.4 milyar TL seviyesindeydi. Toplam net kar 2010 yılının üç aylık döneminde yüzde 109.84 oranında artarken bilançolar geçen yıla göre daha olumlu bir görünüm veriyor (...)



300 şirket 9.3 milyar TL kâr açıkladı

Bilançosunu açıklayan 300 şirket 9.3 milyar YTL kâr açıkladı. Kârını en fazla artıran şirketlerin başında Koç Holding, Ak Yat. Ort. ve Koza Madencilik yer aldı. Kârını en fazla artıran 10 şirketin toplam kârı 923.9 milyon TL oldu. Kâr artışı en yüksek şirket olan Koç Holding'in 2009 yılının üç aylık döneminde 2.8 milyon TL olan net kârı 2010 yılının üç aylık döneminde 358.7 milyon TL'ye yükseldi. İkinci sırada yer alan Ak Yat. Ortaklığı'nın net kârı ise 13 bin TL seviyesinden 1.4 milyon TL seviyesine yükseldi.

En fazla kâr eden 10 şirketin 6’sı banka

En fazla kâr eden ilk 10 şirketin altı tanesi bankalar ve özel finans kurumları, iki tanesi holding ve yatırım şirketleri sektörü ve iki tanesi haberleşme sektörü hisselerinden oldu. Buna göre, 2010 yılının üç aylık döneminde 1.0 milyar TL kâr ile Garanti Bankası en fazla kâr eden şirket oldu. Bu şirketi kârlılıkta Akbank, İş Bankası, Yapı ve Kredi Bankası, Türk Telekom, Halk Bankası, Sabancı Holding, Turkcell, Koç Holding ve Vakıflar Bankası izledi.



Bankalardan yüksek kâr

Borsada işlem gören bankalar yüksek kârlılıklarıyla dikkat çekiyor. Yılın ilk çeyreğinde bilançosunu açıklayan 17 bankanın toplam kârı 4.9 milyar TL olarak gerçekleşirken, 2009 yılının ilk çeyreğine göre yüzde 31.71 oranında artış gösterdi. En yüksek kârı Garanti Bankası açıklarken en yüksek kâr artışını Denizbank sağladı.



Yatırım ortaklıklarında kârlar yüzde 71.74 arttı

Borsada işlem gören yatırım ortaklığı hisseleri kârlarını yılın ilk çeyreğinde yüzde 71.74 oranında artırdı. Yılın ilk çeyreğinde bilançolarını açıklayan 33 şirketin toplam kârı 23.7 milyon TL olarak gerçekleşirken, 2009 yılının ilk çeyreğine göre yüzde 71.74 oranında artış gösterdi. En yüksek kârı İş Yatırım Ortaklığı açıklarken en yüksek kâr artışını Ak Yatırım Ortaklığı sağladı.



(...)

Holding ve yatırım şirketlerinde kârlar yüzde 2.504 arttı

Borsada işlem gören holding ve yatırım şirketleri karlarını yılın ilk çeyreğinde yüzde 2.504 oranında artırdı. Yılın ilk çeyreğinde bilançosunu açıklayan 19 Holding ve Yatırım şirketinin toplam kârı 988.2 milyon TL olarak gerçekleşirken, 2009 yılının ilk çeyreğinde 37.9 milyon TL seviyesindeydi. En yüksek karı Sabancı Holding açıklarken en yüksek kâr artışını Koç Holding sağladı.

Uyanacağız, uyandıracağız... Bilinçleneceğiz, bilinçlendireceğiz... Ne ülkemizin , ne de bölgemizin zenginliklerini küresel haramilere ve onların uşaklarına yağmalatmayacağız, soydurtmayacağız... ENİNDE SONUNDA ALİ KEMALLER DEĞİL, MUSTAFA KEMALLER KAZANACAK...
Kullanıcı küçük betizi
İrfan Tuna
Üye
Üye
 
İletiler: 1059
Kayıt: Pzt Nis 06, 2009 12:23

Re: Yiyin Efendiler Yiyin...

İletigönderen İrfan Tuna » Pzr May 16, 2010 17:32

26 Nisan 2010-YENİÇAĞ

http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/ha ... aber=34340

Açlık ve yoksulluk büyüyor


Türk halkı her geçen gün açlığa ve yoksulluğa daha fazla itiliyor. Nisan ayında dört kişilik ailenin açlık sınırı 853 TL, yoksulluk sınırı 2 bin 777 TL’ye çıktı. Çalışanlar, son bir yılda temel mal ve hizmetlere 372 lira daha fazla ödedi

Ekonomik krizin pençesinde kıvranan Türk halkı, her geçen gün açlık ve yoksulluğa biraz daha itiliyor. Hem işsizlik çeken hem de enflasyona yenilen aileler, fiyatı bir yılda yüzde 15.46 yiyeceğe ulaşmakta zorluk çekiyor. Temel mal ve hizmetlerin fiyatı ise bir yılda 372 lira daha arttı.ürk-İş’in yaptığı hesaplamalara göre Nisan ayında dört kişilik ailenin açlık sınırı 853 TL, yoksulluk sınırı 2 bin 777 TL olarak belirlendi. Türk-İş, Nisan ayı açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı. Türk-İş yaptığı yazılı açıklamada, mutfak enflasyonunun son oniki aylık artışının yüzde 15.46 olduğunu bildirdi. Türk-İş’in yaptığı hesaplamalara göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için Nisan ayı itibarıyla yapması gereken harcama tutarı 852.50 TL olarak tespit edildi.

372 lira birden arttı

Açıklamada, yoksulluk sınırı olarak belirtilen gıda harcaması, giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamalarla birlikte toplam harcama tutarının 2 bin 776, 86 TL olduğu kaydedildi.
Açıklamada, temel mal ve hizmetlerdeki fiyat artışları nedeniyle çalışanların bir yıl öncesine göre 372 lira fazla harcama yapmak durumunda olduğu belirtildi. Aynı dönemde sadece mutfak harcamasına gelen ek yük 104 lira oldu. Açıklamada, “Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 0.87 oranında arttı. Yılın ilk dört ayı itibarıyla artış oranı yüzde 7.28 oldu. Gıda enflasyonunda on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 15.46 oranında gerçekleşti. Yıllık ortalama artış oranı yüzde 6.88 olarak hesaplandı” denildi.

Vatandaş-''Hamdolsun Açız''

Uyanacağız, uyandıracağız... Bilinçleneceğiz, bilinçlendireceğiz... Ne ülkemizin , ne de bölgemizin zenginliklerini küresel haramilere ve onların uşaklarına yağmalatmayacağız, soydurtmayacağız... ENİNDE SONUNDA ALİ KEMALLER DEĞİL, MUSTAFA KEMALLER KAZANACAK...
Kullanıcı küçük betizi
İrfan Tuna
Üye
Üye
 
İletiler: 1059
Kayıt: Pzt Nis 06, 2009 12:23

Re: Yiyin Efendiler Yiyin...

İletigönderen eskopatj2 » Pzr May 16, 2010 17:40

Gel de şimdi Tevfik Fikret'in "Han-ı Yağma" şiiri anımsama...


Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır;
Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazr!
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtiıamı var, sürur-ı intikaamı var.
Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Kullanıcı küçük betizi
eskopatj2
Üye
Üye
 
İletiler: 66
Kayıt: Çrş Mar 31, 2010 9:55

Re: Yiyin Efendiler Yiyin...

İletigönderen İrfan Tuna » Sal Haz 22, 2010 19:22

19 Haziran 2010-Hürriyet

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ ... 2010-06-19

Milyonerler 6 bin işsizler 105 bin arttı

Yalçın Doğan


MİLYONER sayımız her geçen gün artıyor. Yaşasın, zenginleşiyoruz.

Geçen yıl 23 bin milyonerimiz varken, bu yıl 29 bin milyonerimiz var. Milyoner sayımız bir yıl içinde 6 bin kişi artıyor. Böyle refah, böyle zenginleşme her iktidara nasip olmuyor.
Zenginin malı züğürdün çenesi yoruyor, değil, bir tespit yapıyoruz. Daha doğrusu, bu tespiti Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) yapıyor. Aziz milletimizin ne kadar parası var, ne kadar yok, kimin payına ne düşmüş, BDDK bunları açıklıyor.

Açıklama özel bir kuruluşa ait değil, doğrudan bir devlet kurumunun belirlemeleri.

35 MİLYAR ARTTI

BDDK Nisan ayı bülteninde çarpıcı bilgilere yer veriyor.

- Türkiye'de milyoner sayısı geçen yıl 23 bin, bu yıl 29 bin.

- Bu milyonerlerin bankalardaki parası geçen yıl 178.1 milyar lira. Bu yıl milyonerlerin bankalardaki parası 213.4 milyar liraya yükseliyor. 35.1 milyar liralık artış.
BDDK gelir dağılımına ışık tutacak rakamlar veriyor.

Bankalardaki toplam paranın (mevduatın) yarısına yakın bölümü, yüzde 44'ü milyonerlere, yani 29 bin kişiye ait.

72 milyon nüfuslu bir ülkede 29 bin kişi, bankalardaki paranın yarısına sahip. Gelir dağılımının en adaletsiz olduğu durumlardan biri.

29 BİN KİŞİYE KARŞI 70 MİLYON

BDDK devam ediyor.

Bankalarda 71.3 milyon tane hesap var. Mevduat hesabı. Bebekler dahil, hemen herkesin hesabı var, öyle mi? Hayır değil. Bir kişinin birden çok hesabı var. Bu hesapların dökümü:

- 66 milyon 834 hesapta 10 bin liraya kadar para var.

- 2 milyon 700 bin hesapta 10 bin lira ile 50 bin lira arasında para var.

- 928 bin hesapta 50 bin lira ile 250 bin lira arasında hesap var.

- 900 bin hesapta 250 bin lira ile bir milyon lira arasında hesap var.

Bankalardaki toplam mevduat 503 milyar lira. 29 bin kişi bu toplamın 213 milyar lirasına sahip. Geriye kalan 290 milyar lira 70 milyon 300 bin hesap arasında paylaşılıyor.

Tam dengesizlik.

KİMİN İKTİDARI

Bir yılda milyoner sayısı 6 bin kişi artarken, bir yılda işsiz sayısı 105 bin kişi artıyor.
Toplam işsiz sayısı 3 milyon 400 bini buluyor.

Politik iktisat teorisinde bu tür rakamların sıralanmasından sonra, klasik bir soru var. Ekonomik göstergelerin siyasal tercümesi olmak üzere:

Bu iktidar kimin iktidarı? İktidarın ekonomi politikası kime yarıyor?

Rakamlar açık, hiç de öyle iktidar sahiplerinin attığı nutuklardaki gibi, yoksulların, dar gelirlilerin, işçilerin, emeklilerin, memurların iktidar değil. Genellikle yüksek gelir gruplarına yarayan bir iktisat politikası var.

Yoksulluğu protesto eden bir mitingde anlamlı bir pankartı hatırlıyorum. Bu rakamlara çok denk düşüyor:

Egemenlik ulusun, paralar kimin?

Egemenliğin sahibi ulus, ilk genel seçimde AKP iktidarına bu soruyu sandıkta herhalde soracaktır.
Uyanacağız, uyandıracağız... Bilinçleneceğiz, bilinçlendireceğiz... Ne ülkemizin , ne de bölgemizin zenginliklerini küresel haramilere ve onların uşaklarına yağmalatmayacağız, soydurtmayacağız... ENİNDE SONUNDA ALİ KEMALLER DEĞİL, MUSTAFA KEMALLER KAZANACAK...
Kullanıcı küçük betizi
İrfan Tuna
Üye
Üye
 
İletiler: 1059
Kayıt: Pzt Nis 06, 2009 12:23

Re: Yiyin Efendiler Yiyin...

İletigönderen Comte » Sal Haz 22, 2010 20:08

Bir ülkede milyonerlerin sayisi ne kadar artiyorsa, toplum, o sayiya baglantili olarak, fakirlesiyor demektir.
Resim
Kullanıcı küçük betizi
Comte
Dilmaç
Dilmaç
 
İletiler: 195
Kayıt: Prş Ara 10, 2009 17:21

Re: Yiyin Efendiler Yiyin...

İletigönderen avrasya » Sal Haz 22, 2010 22:42

Yeni zenginler türedi..
Bir o kadar da görgüsüzlük,
Dönmeler , sonradan görmeler..
Çıktığı yeri unutup, beğenmemeler...

Dam üstünde saksağan , kıvamında,
Altı kaval, üstü şişhane şıklığında ,
Bir acayip garabet var.

Gemicikler , uçaklar kesmez artık onları.
Filolar ,konvoylar, eskortlar,
7 yıldızlı otellerde yan gelip yatmalar.
Sanki babasından kalmış yadigar.

Ebedi sanılmasın saltanatlar.
Yoksulluk ve zulüm ekip, zenginlik biçenin,
Elbet ödeyecek bir hesabı da var.
Kullanıcı küçük betizi
avrasya
Üye
Üye
 
İletiler: 279
Kayıt: Prş Oca 15, 2009 23:08

Re: Yiyin Efendiler Yiyin...

İletigönderen İrfan Tuna » Cmt Haz 26, 2010 20:23

Kriz Teğet Geçti Hamdolsun



KRİZ TEĞET GEÇTİ HAMDOLSUN

KUŞBAKIŞI SEYREDERSİN HALKINI
ADEME VERİRSİN ONCA TALKINI
KENDİN YUTUYORSUN KOCA SALKIMI
KRİZ TEĞET GEÇTİ SENİ HAMDOLSUN

CÜPPE SARIK TESBİH DÖRTTE DİLBERİ
ALLAK ALLAH DİYE TAKKELİ MALI
YURDUMU GÖTÜRÜR HIRSIZIN ELİ
(VATANIMI SOYDU)
KRİZ TEĞET GEÇTİ SİZİ HAMDOLSUN

AVUTULDUK OYUNCAKTAN BEBEKTEN
KEVGİR OLDU HALK ÇUVALDIZ YEMEKTEN
ÜRKÜYORUZ DERDİMİZİ DEMEKTEN
KRİZ TEĞET GEÇTİ BİZİ HAMDOLSUN

HALKI SARDI FAKİRLİĞİN KORKUSU
ÇIĞ GİBİ BÜYÜDÜ İŞSİZ ORDUSU
MUTFAKTADIR FATMA ANANIN SANCISI
KRİZ TEĞET GEÇTİ BİZİ HAMDOLSUN


Kubilay Duman - Fatma Aydın - Hüseyin Yıldıray Duman
Uyanacağız, uyandıracağız... Bilinçleneceğiz, bilinçlendireceğiz... Ne ülkemizin , ne de bölgemizin zenginliklerini küresel haramilere ve onların uşaklarına yağmalatmayacağız, soydurtmayacağız... ENİNDE SONUNDA ALİ KEMALLER DEĞİL, MUSTAFA KEMALLER KAZANACAK...
Kullanıcı küçük betizi
İrfan Tuna
Üye
Üye
 
İletiler: 1059
Kayıt: Pzt Nis 06, 2009 12:23

Re: Yiyin Efendiler Yiyin...

İletigönderen İrfan Tuna » Çrş Haz 30, 2010 19:50

30 Haziran 2010-ULUSAL KANAL

http://www.ulusalkanal.com.tr/index.php ... Itemid=174

KİMİN CEBİ BÜYÜDÜ?

Çetin Ünsalan


Türkiye 2010 yılının ilk çeyreğinde yüzde 11.7 oranında büyüdü. Bu rakam Çin'in sadece 0.2 puan gerisinde. Yurt genelinde, dış temsilcilikler ve KKTC'de bunun kutlamasını yapmamız gerekiyor.

Fakat ortaya çıkan yüksek rakama rağmen, herkes büyük bir şaşkınlık içerisinde sağına soluna bakıyor. Kimileri rakamın doğru olmadığını, kimileri büyük bir başarı olduğunu söyleyerek düşüncesini dile getiriyor.

Oysa ortadaki 11.7'lik büyüme ne tam olarak yanlış, ne de tam olarak büyük bir başarı. Şaşkınlık yaşayanların içinde en büyük kesimi de vatandaş oluşturuyor. Çünkü onun hayatında bu olumlu rakama sığdırabileceği gelişmeler olmuyor.

Eğer gerçek ekonomide böylesi bir büyüme söz konusuysa, işsizlik meselesinin mevsimsellikten uzak ve rakamlarla oynamadan terse dönüş trendine girmiş olması lazım. Fakat vatandaş biliyor ki, çevresindeki herkes işsiz.

Demek ki ithalat odaklı bir büyüme söz konusu. Yani ithal malların yurda girmesi ve eskiye oranla azalsa da, kaydı ortaya çıkarılamayan bir finansman ithalatıyla oluşan bir büyüme ortaya çıkıyor. Bu yapının da istihdam yaratmaktan çok uzak sonuçlar doğurduğunu artık sokaktaki çocuklar bile biliyor.

Şayet büyüme iç tüketim odaklı gerçekleştiyse, esnafın işlerinde bir artış meydana gelmesi gerekir. Lakin esnaf nasıl ayakta durduğuna bile şaşar vaziyette, bunun da doğru olmadığını görüyor. KOBİ'leri baz alsanız 206 bin işletmenin bankaların takibine düşmüş olması vakayı doğru olmaktan çıkarıyor.

Emeklileri baz alsanız onların hali zaten malum. Yani orada bir gelişme yok. Gençler yüzde 25 düzeyindeki işsizlik ile rekora koşuyor. Sanayici açısından bir avantaj ortaya çıkmış olsa, daha bugün toptan elektrik fiyatlarına zam yapıldı. Yani mesele her açıdan hata veriyor.

Oysa dış ticaret rakamlarına baktığınızda, ihracata paralel yükselen ithalatın alarm verdiğini görüyorsunuz. Rekor büyüme ile aynı anda açıklanan bir veri daha var. Fakat kimse bunun üzerinde çok durmuyor.

TÜİK'in açıkladığı dış ticaret verilerine göre, mayısta dış ticaret açığı yüzde 37.3 oranında arttı. 2009 mayıs ayında yüzde 67.6 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, 2010 mayıs ayında yüzde 67.2'ye geriledi.

Gelelim yüksek büyüme rakamının elde edildiği döneme... 2010 senesinin ilk üç ayı ne ile karşılaştırılıyor? 2009 senesinin ilk çeyreğiyle... Yani krizin tepe nokta yaptığı ve özellikle reel sektörü vurduğu süreçle mukayese ediliyor. Baz etkisiyle bu rekorun ortaya çıkması da son derece normal... Peki 'bu tek başına yetmez' diyenler olacaktır. Hemen onlar için de aynı gün ajanslara düşen iki bilgiyi paylaşayım.

Anka'nın TÜİK'in verilerinden yola çıkarak yaptığı mart ayı bazlı bir hesap var: "Ekonomik kriz nedeniyle 2009 yılı sonunda 8 bin 590 dolara kadar gerileyen kişi başına milli gelir, 2010 yılının ilk çeyreğinde yaşanan çift haneli büyümenin etkisiyle 9 bin 66 dolara yükseldi. 2008 yılı sonunda kişi başına GSYH'nin 10 bin 440 dolar olduğu dikkate alındığında, krizin kişi başına milli gelirden bin 374 dolar götürdüğü belirlendi."

Yani kriterlerinizi doğru koyarsanız, milli gelir rakamında devleti dahi baz alsanız, gelinen noktada zarar olduğunu görürsünüz. Büyüme rakamıyla ilgili yine aynı gün yayınlanan bir diğer bilgi notu ise Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi'ne ait…

Yayınlanan notta deniliyor ki: "Bu büyük artış, ekonominin 2010'un ilk çeyreğinde büyümesinden değil, geçen senenin ilk çeyreğinde GSYH'nin çok düşük bir seviyede olmasından kaynaklandı." Raporda cümleler arasına sıkışmış bir ifade daha var:

"TÜİK'in mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış GSYH serisine göre 2010'un ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre büyüme sadece yüzde 0.1 olarak gerçekleşti. Yani ekonomi ilk çeyrekte reel olarak büyümedi. Büyümenin ilk çeyrekte bu kadar yavaşlaması, kriz sonrası büyüme trendinin de yavaş olacağına işaret ediyor. Özetle çift haneli büyüme ileriye dönük umut vaat etmiyor."

Peki diyeceksiniz ki kim büyüdü? Yanıtı çok basit. Hiç saatlerce rakam konuşmaya gerek yok. Türkiye'de üreten, ürettiğini satmaya çalışan, emeğiyle hayatını idame ettiren ve bunun için tek derdi iş-aş olan, emekli maaşıyla geçinmeye çalışanlar dışındakiler büyüdü.

Bazıları yalanlamasın diye Yeni Şafak Gazetesi'nin 26 Şubat 2010 tarihle nüshasında yayınlanan Anadolu Ajansı kaynaklı haberi paylaşacağım. Forbes Dergisi'nin düzenlediği zenginler listesine gore, Türkiye'de Forbes 100'ün toplam serveti, geçen yıla göre 31 milyar dolarlık ve yüzde 55 artışla, 87 milyar dolara çıktı. Geçen yıla göre Forbes 100'deki değişime bakıldığında, 2009'da servetini sadece 1 kişi, bu yıl ise 81 kişi artırdı." Bunlar dolar milyarderlerimiz, üstelik sayısı da artıyor.

Şimdi denilebilir ki, üretim ekonomisi için ve istihdamı artırmak için bu zenginleşme gerekli. Doğru mu, doğru. Peki öyle mi oluyor? İşte yanıtı da Fortune 500 araştırmasının sonuçlarında gizli. Üstelik anılan dönem de 2009. Yani krizin ortalığı yaktığı konjonktür… İşte tespit: Fortune 500'e göre, Fortune 500 şirketlerinin net karları 2009'da yüzde 62 oranında artışla 21 milyar liraya ulaştı. Fortune 500 şirketleri 2009 yılında 43 bin 333 çalışanının işine son verdi. Fortune 500 listesinin yapılmaya başlandığı 2007 yılından itibaren bakıldığında ise 50 bin 278 çalışanın işine son verildiği görüldü."

Gerçekler bunlar. Ama siz halen 'büyüdük' masalına inanıp, 'nasıl' sorusunu sormamakta ısrarlıysanız, diyebileceğim tek bir şey var: Durmak yok, yola devam...
Uyanacağız, uyandıracağız... Bilinçleneceğiz, bilinçlendireceğiz... Ne ülkemizin , ne de bölgemizin zenginliklerini küresel haramilere ve onların uşaklarına yağmalatmayacağız, soydurtmayacağız... ENİNDE SONUNDA ALİ KEMALLER DEĞİL, MUSTAFA KEMALLER KAZANACAK...
Kullanıcı küçük betizi
İrfan Tuna
Üye
Üye
 
İletiler: 1059
Kayıt: Pzt Nis 06, 2009 12:23


Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 3 konuk

x