Darbeleri okuma kılavuzu -14- / Selcan TAŞÇI

Darbeleri okuma kılavuzu -14- / Selcan TAŞÇI

İletigönderen Oğuz Kağan » Sal Mar 09, 2010 21:40

Darbeleri okuma kılavuzu -14-

Kissinger ‘Johnson etkisi’ yaratmadı

ABD Dışişleri Bakanı Kissinger’ın mektubuna “Türkiye 10 yıl önce düştüğü hatayı tekrarlamayacak” cevabını vererek Kıbrıs Barış Harekatı’nı başlatan Ecevit iktidarı, uygulanan ambargolarla siyasi ve ekonomik buhranın içine çekildi.

Kıbrıs’ta Makarios’un öldürüldüğünü ileri sürerek yerine ENOSİS’ci Nikos Sampson’un geçtiği darbeye tepkisini, “Türk yönetimi Kıbrıs’ta yegane meşru yönetim sayılmalıdır” sözleriyle gösteren Ecevit, bütün şimşekleri üzerine çekti. 6. Filoya Kıbrıs’a hareket emri veren ABD ve Kıbrıs’ta garantör devlet durumundaki İngiltere, diğer garantör ülke olan Türkiye’ye “Kıbrıs’a karışma” çağrısı yaptı.


Ayşe tatile çıktı

Ecevit’in Amerikan Büyükelçisi’yle görüşmesinde de kendisine ABD Dışişleri Bakanlığı’nın “kararsızlığı” iletildi.

Ama Türkiye “kararsız” değildi. 17 Temmuz 1974’te Türk Donanması Ege ve Akdeniz’de devriye gezmeye başlamıştı.

Yunanistan, 5 uçak dolusu asker ve silahı Lefkoşe’ye yığıp Yeşil Hat’ta mevzilenirken, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Sisco Ankara-Atina hattında, Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesini önlemeye çalışıyordu. Sisco’nun çabalarının yetersiz kaldığı noktada devreye giren ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger’a Ecevit’in cevabı sertti:

“Tarih tekerrür eder, hatalar tekerrür etmez. Türkiye 10 yıl önce işlediği hatayı bu defa işlemeyecek ve çıkarmayı yapacaktır.”

Bu demek oluyordu ki, 10 yıl önce Johnson mektubuyla geri dönen Türk gemileri, Kissinger mektubuna aldırış etmeden tam yol ileri diyecekti. Ve 20 Temmuz 1974 günü Ayşe tatile çıktı!


Makarios’u CIA devirdi

Ecevit’in bilmediği veya bilip de aldırış etmediği, tarihin o an için, sadece, tekerrür etmemiş görünüyor olduğuydu. Sonraki günlerde oluşan ’krizler zinciri’, hükümet devirme metotları konusunda tarihin tekerrür ettiğini gösterecekti: İstikrarsızlaştır, borçlandır ve bağımlı kıl, kukla gibi elinde oynat!

24 Temmuz 1974’te Washington Post gazetesi, Makarios’un CIA tarafından devrildiğini ve Kissinger’in Sampson’u desteklediğini yazdı.

Hakikaten de harekatın başlamasından sonra en büyük baskıyı yapan isim Kissinger’dı. Ecevit’i iki defa arayarak ateşkes istedi.

Türkiye BM’nin çağrısına uyarak 22 Temmuz’da harekatı sona erdirdi. Ancak “Kissinger’ın adamı” istifa etmek zorunda kalmıştı.

Cenevre’deki ateşkes görüşmeleri sürdüğü sırada, ABD Temsilciler Meclisi’nde, Türkiye’ye yapılan ABD yardımının kesilmesi kararı alındı. Tıkanan görüşmeler ve devam eden Rum saldırıları neticesinde Türkiye 2. Kıbrıs Barış Harekatını başlattı. Bu harekat Amerika, dolayısıyla BM’nin Türkiye’nin iki otonom yönetim tezini kabul etmesini, Türk federe devletinin kurulmasını ve Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadından çıkmasını sağladı. Fakat İzmir’deki NATO karargahının komutası Türk generallere geçince geri dönmek istedi.


Koalisyon dağılıyor

Türkiye için “kazanım” gibi gözüken gelişmeler aslında Ecevit iktidarının sonunu hazırlıyordu. Göreve gelir gelmez haşhaş ekimine izin veren Ecevit, Kıbrıs konusunda Amerikan politikasına karşı çıkarak “bardağı taşırmıştı.”

Bütün Türkiye’nin tek yumruk olduğu bir anda, Necmettin Erbakan “Zorla ortaklık olmaz” diyerek koalisyonun sonunu ilan etti. Bu arada ABD Senatosu da, Türkiye’ye yapılan askeri yardımın kesilmesini onayladı.

Ecevit bu karar için “Amerika için düşündürücüdür” dedi.

Aynı Ecevit, Carter’ın, Türkiye’ye karşı devam eden ambargoyu devam ettirme isteği üzerine ABD’ye nota verecek, Montrö’de “Amerika gölge etmesin başka ihsan istemem” diyecek ve tıpkı kendisinden önce devrilen liderler gibi yüzünü Moskova’ya dönecekti.
Bu gelişmeler “arpacı kumrusu gibi” düşünmeye başlayacak tarafın ABD değil, Türkiye olacağı günlerin ayak sesleriydi.


Hora gemisi kriz çıkardı

Ege Denizi’nde araştırma yapan Türk gemisi ’Hora (Sismik-1)’nın kıta sahanlığını ihlal ettiğini belirten Yunanistan, ABD ve İngiltere ile yaptığı görüşmeden sonra Türkiye’ye nota verdi. Türk hükümeti ise Yunan kıta sahanlığını kabul etmediğini açıkladı.


Kanlı 1 Mayıs provokasyonu

Taksim’de ’kanlı 1 Mayıs’ olarak anılan ve 34 kişinin öldüğü olayların perde arkasından da aynı el çıktı. Kalabalığı kışkırtan ilk ateşin açıldığı İntercontinental oteline, ellerindeki ağır çantalarla bir gün önce yerleşen 10 Amerikalı, Taksim’in kana bulandığı saatlerde kayıplara karışmıştı.


Financial Times: Türkiye iflas etmiş bir ülkedir

ABD 30 Ocak 1975’te uygulamaya başladığı silah ambargosunu kaldırmayı reddedince, Türkiye de iki ülke arasındaki ortak savunma üssü anlaşmalarını tanımadığını ve İncirlik dışındaki üslere Türk bayrağı çekeceğini ilan etti. Kıbrıs Türk Federe Devleti Savunma Bakanı Osman Örek, Türkiye’ye destek vererek Türk tarafındaki ABD üslerini kapatacaklarını duyurdu ve üç haber alma tesisini kapattı. NATO, 26 Temmuz 1975’te Türk-Amerikan İlişkilerini görüşmek üzere toplandı. Toplantı etkili olmamış olacak ki Genelkurmay Başkanlığı üç gün sonra, İncirlik dışındaki ABD üslerinin devralındığını açıkladı.

Bu gerilim Türkiye’yi siyasal ve ekonomik krize sürükledi. Ecevit’in istifasının ardından sırasıyla Demirel, Ecevit, Sadi Irmak hükümetleri kurulamadı. Milliyetçi Cephe Hükümeti ‘bir süre’ iktidar olabildikten sonra aynı başsızlık sorunu tekrarlandı. Türkiye Cumhurbaşkanlığı için bırakın rekabeti, aday dahi bulamadığı günlerden geçiyordu.


Mum ışığında toplantı

Elektrik kesintileri üretimi durdurma noktasına getirmişti. Seydişehir Alüminyum Tesisleri enerji tasarrufu dolayısıyla iki ünitesini kapattı. Ankara’daki ağır sanayi toplantısı “mum ışığı”nda yapıldı. Döviz transferi olmadığından LPG sıkıntısı başladı. Mazot olmadığı için vapur ve otobüs seferleri iptal edildi. Sigara, yağ, şeker, ilaç karaborsaya düştü. Çaresizlik siyasilere ilginç formüller bulduruyordu. Örneğin kahve satışının durdurulması üzerine Tekel Bakanı “Kahve keyif maddesidir, günde üç yerine bir tane için” demişti.

AET, tekstil ithalini kısıtlama kararı aldı, borçlarını ödeyemediği için Bulgaristan elektriği, Irak petrolü, Japonya demir sevkiyatını kesti. Yedek parça bulamayan fabrikalar işçi çıkarmaya başladı.

Ve Financial Times, başlığı attı:
Türkiye iflas etmiş bir ülkedir (25 Kasım 1977)


Borç kelepçesi

Bir yandan Dünya Bankası ve üç Amerikan bankası aracılığıyla ABD, diğer yandan AET borçlandırarak kelepçeleme dönemi başlatmıştı. Ecevit ABD’ye gidip borçlarımız için güvence verdi. IMF’nin acı reçetesi kabul edildi ve Demirel iktidarın da 24 Ocak kararları alındı. Sıra o kararları uygulayacak olan ismi iktidara getirmeye gelmişti.


Ermeni kartı 12 Eylül öncesinde açıldı

Yenişafak’ta dün yayımlanan röportajında Cemil Koçak “Darbeleri sadece iç dinamiklerle açıklamak mümkün değil. Türkiye’de ABD istemediği için darbe olmuyor” diyerek, Türk siyasetinin yönünün Washington’dan tayin edildiği tezini onaylamış oldu.

Bugün 12 Eylül’den önce “dış dinamikler”in “iç dinamikler”i nasıl harekete geçirdiğini inceleyeceğiz.

Başlamadan önce, bu ara gündemin üst sıralarında yer alan “sözde soykırım iddiaları”nın bir Amerikan kartına dönüşmesinin de darbe arifesindeki o kaos günlerine denk geldiğini hatırlatmakta fayda var.

5 binden fazla insanımızı kaybettiğimiz o günlerde, iktidar adeta bir “ateş topu”ydu. Ve elden ele atılıyordu. Yılda birkaç kez değişen yahut bir türlü kurulamayan hükümetler, sadece sosyal ve ekonomik buhran değil, iki ciddi başlıkla daha ilgilenmek zorundaydılar.

1. Güneydoğu’ya giden generaller bölgede “devletin yerini Apo’nun aldığını” söylemişlerdi.

2. Amerikan Temsilciler Meclisi, 24 Nisan tarihini, ‘Ermenilere karşı işlenen insanlık dışı suçları anma günü’ kabul etmiş ve Emeni kartını açmıştı. Madrid Büyükelçimiz Zeki Kuneralp’e düzenlenen ve eşi ile şoförünün öldüğü suikaste, bu karardan sonra hızla yenileri eklendi; Beyrut, Viyana, Paris, Vatikan, Atina, Lion, Londra, Amsterdam gibi merkezlerde görev yapan diplomatlarımız ASALA saldırılarına uğradı ve çoğu şehit oldu.


Selcan TAŞÇI, YENİÇAĞ, 8 Mart 2010
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12207
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Şu dizine dön: Darbeleri Okuma Kılavuzu - Selcan TAŞÇI

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x