Diyarbakırlı Türkmen İsyan Etti

Tartışma Alanı

Diyarbakırlı Türkmen İsyan Etti

İletigönderen Türk-Kan » Pzr Kas 08, 2009 21:33

Diyarbakırlı Türkmen İsyan Etti

Yıkın On Gözlü Köprüyü, Ben-u Sen'i, Diyarbakır'da, nefret ettiğiniz Türk(men)ler'e ait bir şey kalmasın !

Akkoyunlu Hükümdarı öz be öz Diyarbakırlı Uzun Hasan'ı, yine Diyarbakırlı Karayülük Osman'ı zaten bilmiyorsunuz ama biliyorsanız da; kahramanlıklarını, Osmanlı'ya nasıl kök söktürdüklerini anlatmayın. 300 yüzyıl Orta Doğu'ya hükmettiklerini resmi tarih bize anlatmadı. Aksine Diyarbakır merkezli öz be öz Türkmen devleti olan Akkoyunlular resmi tarihe göre Osmanlı'yı arkadan vuran hain barbarlardı. Her gün kadim şehirde onlarcasını gördüğümüz eserleri bırakan ve Diyarbakır'ı başkent yapan Artuklular'ı hiç yaşamamış sayın. Diyarbakır ile ilgili en kapsamlı tarihi araştırma olan, 15. Yüzyılda yaşamış İranlı tarihçi Ebubekir Tıhrani'ye ait Kitab'-ı Diyarbekiriye'yi bulduğunuz yerde yakın çünkü o kitapta, Diyarbakır'ın dağını taşını yurt edinen Bayındır Türkmenlerinden dolayı yüzyıllarca Bayındıriye diye bilindiğini anlatır. Bu bilgi sizin için sakıncalıdır.

Yakın! Osmanlı kayıt defterlerini çünkü aşiret aşiret, isim isim kayıtları vardır Diyarbakırlılar'ın. Sizi şaşırtacaktır oradaki bilgiler, belki de kızdıracaktır.

Ulu Camii'nin, Anadolu coğrafyasının Orta Asya Türk mimarisine göre Kilise'den Camii'ye çevrilen ilk eseri olduğunu ancak sanat tarihçileri bilir o nedenle tehlikeli bilgi değildir. Ama yine de sizin için tehlikeli ise orayı da yıkın. Yedi Kardeş burcunu mutlaka yıkın çünkü orada öz Türkçe isimleri ile esere konu olan Diyarbakırlı yedi kardeşin ismi var, hem de taşa kazılı.

Kendini öz Türk zanneden bazı Batılı cahillerin dalga geçtiği, karaladığı Diyarbakır ağzını yasaklayın kimse konuşmasın. Çünkü; tekmeye tepik, alkışa çepik, beze çapıt, merdivene gezemek, teyzeye dayze, amcaya ami, yiğit'e iğit, düğüne toy, tencereye kuşkana gibi Diyarbakır'a özgü en az beş bin yıllık binlerce bozulmamış kelime aslında Türkçe'nin bozulmuş hali olan İstanbul ağzına göre milyon kat daha öz Türkçedir. Diyarbakır ağzının en güzel örneklerini veren Diyarbakırlı büyüklerimizi taşlayın gördüğünüz yerde.

Mektup yazdım yaz idi,
Kalemim kiryaz idi,
Da çok yazacaktım,
Mürekkebim az idi...

gibi binlerce Diyarbakır manisini yasaklayın, unutturun öğretmeyin çocuklarınıza çünkü Dede Korkut Türk(men) çesi ile söylenir.

Hep şikayet ettiğiniz sistem, Kürtçe isimleri yasaklattı siz de en az bin yıllık Türkçe isimleri yasaklayın Diyarbakır'da. Mesela değiştirin Karacadağ ismini Türkçedir tehlikelidir. Değiştirin Bismil'in adını, çünkü akrabaları hala Orta Asya Harzem'de yaşayan Basmıl Türkmenleri'nden alır ismini.

Her gün küfredin Çermikli Ziya Gökalp'e, Süleyman Nazif'e çünkü onlar sürgün pahasına emperyalizme karşı Diyarbakır duruşu sergilemişlerdi. Yok sayın Seyyid Nuh'u klasik Türk musikisine yüzlerce eser vermiş Diyarbakırlıdır. Yok olmaya yüz tutmuş Türkçe'nin asli kaynaklarını tekrar kazandıran Diyarbakırlı Ali Emiri'yi de küfürle hatırlayın. İhanet ile suçlayın Celal Güzelses'i, Cahit Sıtkı'yı, Orhan Asena'yı, Adnan Binyazar'ı, Özer Ozankaya'yı siz den farklı düşündükleri için.

Külliyen reddedin Diyarbakır'ın en azından bin yıllık tarihini, dost edinin elinden kan damlayan İngiliz'in, Fransız'ın sözüm o'na size dost görünenlerini.

Sisteme haklı öfkenizi, tarihinize ihanet ile gösterin. Unutturun Diyarbakır'ı, Diyarbakır yapan renklerinden dikkat buyurun Türk değil TÜRKMEN'e (*)ait ne varsa külliyen yok sayın.

Size göre Diyarbakır'da Kürtler, Zazalar, Suryaniler, Keldaniler, Ermeniler herkes yaşadı. BİR TEK TÜRK (MEN) LER UĞRAMADI BU KADİM ŞEHRE BURAYI BAŞKENT YAPARAK DÖRT DEVLET KURMALARINA RAĞMEN. Bu devletleri kuran (Artukoğulları, İnaloğulları, Nisanoğulları, Akkoyunlular) on binlerce çadırlık Türkmen aşiretleri buhar oldu uçtu. O zaman soralım 18. 19. yüzyılda yaşayan Ermeni ozanlar neden Diyarbakır ağzı ile Türkçe yazdı, Türkçe söyledi. Diyarbakır ağzı dediğimiz o muhteşem dilde mesela İstanbul Türkçesinde olmayan ama Oğuz diline ait binlerce kelime ve deyim var. Çocuğu olmayan ailelere neden bir Diyarbakırlı 'kör ocak' der tıpkı Divan-i Lugat'i Türk'de olduğu gibi. Neden bir Diyarbakırlı kelime başına gelen -Y- sesini okumaz. Mesela yılan değil ilan, yüksek değil üskek, yıldız değil ulduz der tıpkı Kaşgarlı Mahmut gibi.

Hatta mutlaka aranızda yapanlar olacaktır bu satırların yazarı hemşerinize küfredin, önemli değil o sizi önce tarihe ardından Allah'a havale edecektir.

Her nefesinde büyülü kent Diyarbakır'ı soluyan, başta Kürtler ve Zazalar olmak üzere bu kentin her rengini seven

Koray Elbeyli.



(*) Diyarbakır'da yaşayan Türklere teknik anlamda Türkmenler demek daha doğru olur. Çünkü Diyarbakır Türk(men) leri dil, kültür ve fiziki yapı olarak Batı Anadolu, Kafkas, Balkanlar'da yaşayan Türkler'den ziyade Azerbaycan, Türkmenistan, Afganistan, Tacikistan, İran, Irak, Filistin, Mısır ve Suriye'de yaşayan Türkmenler ile aynı özellikleri taşırlar.


odatv.com
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

Re: Diyarbakırlı Türkmen İsyan Etti

İletigönderen İlteriş » Pzt Kas 09, 2009 1:05

Esasen Turkmenler kendilerini Turkmen diye cagirmazlar, Karakecili derler, kayi derler, Kinik derler, Avsar derler. Ama hepsi kendilerini butun Turkmenlerin atasi sayilan Oguzhan'a baglarlar. Onlarda boy bilinci, Buyuk Turk Milleti'nin parcasi olmakla ozdestir. Boyunu unutmus olan, sonradan herseye donusur. Kendini Kurt sananlar da vardir doguda, oz be oz Turk olup. Dolayisiyla, bu anlamda ne oldugunu bilmek, en azindan ne olmadigini bilmeye yardimci olur.

Ote yandan, mensup oldugu boyun kokenini arastiranlar Turk olduklari ve asimile olduklarini gec de olsa anlarlar. Bu gibi kisilere en iyi ornek Ziya Gokalp'tir. Kendisine "Kurt olmasina ragmen Turk Milliyetciliginin Kurucusu oldu" derler. Gercek boyle degildir. Isin gercegi; "Bazi Turk boylari, Kurtler icinde dillerini unutmus asimile olmustur. Buna Osmanli yardimci olmustur.

O yuzden Kurt-Islamcilar ayni zamanda Osmanli(ci) dirlar bugun. (Bkz: Yeni Osmanlicilik).

Osmanli, bazi Kurtler icin, "Kendilerini Turklerden kurtaran ve bazi bolgelerde tam egemen olmalarini temin eden ust siyasi yapi"dir.

Hala bazi avanaklar, "Osmanli resmi tarihi" kapsaminda, Oz be oz Turk olan Safevilerin "Ne kadar fena insanlar" olduklarini birbirlerine ogretip yayarlar.

Gerceklesen sudur ki; Osmanli ucube bir Osmanli Milliyetciligi yaratmis, ve bu kapsamda Anadolu Turklerini su cephede bu cephede oldure oldure tuketmis ve karsiliginda din somurusuyle sindirmistir.
"Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke, ancak tam istiklâle sahip olmakla gerçekleştirilebilir"

Mustafa Kemal Ataturk
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş
Üye
Üye
 
İletiler: 1197
Kayıt: Cmt Eki 20, 2007 23:05

Re: Diyarbakırlı Türkmen İsyan Etti

İletigönderen Demo-X-Race-Y » Pzt Kas 09, 2009 3:26

GöktürkMehmet yazdı:Turklerini su cephede bu cephede oldure oldure tuketmis ve karsiliginda din somurusuyle sindirmistir.


Fethetmişiz ama yönetmeyi sıkça unutmuşuz. Orhan beyin zamanında dahi bilgeler devletin nasıl yönetilmesi gerektiğini destan destan yazmışlar ama kah uymuşuz kah unutmuşuz. Kağnı kamyonu yenemez diyordu, yendik ama köylerde bir kağnı kaldımı bugün? Kamyon fabrikaları tek tek iflas ettirilip sattırılıp kapattırılıyor. Yeri geliyor fabrika sahipleri aile içinde miras kavgasına birbiri içine düşürülüyor, yeri geliyor dışardan malzeme gelecek sevdasına iş aylarca aksıyor. Benzin mazot zaten dışardan geliyor. Ve mazot pahalı, eskisinden de kat be kat pahalı. Onuncu yıl marşında Ördün dört bir yanını yurdun demir ağlarla deniyor, sonra Özal döneminde İstanbul Ankara arasına otoban yaptırılıyor ve tüm demiryolları söktürülüyor. Bugün halkın elinde lojistik yapabileceği ordusuna gerekirse mühimmat taşıyabileceği vasıtası kalmamış oluyor.

Sonra tavuk gribi deniyor. Beyaz et üretiminde, üstelik "Organik" yani insan sağlığına henüz zararlı hale getirilmemiş ette bir numara olan ülkemiz sormadan soruşturmadan, geri fidyesi devletçe ödenmeden hunharca binlerce havuz ve tavuğu gazla zehirliyor. Yok muydu bunun çaresi? Hangisinin hasta olduğu belirlenemez miydi? Ama dinleyen kim beyaz etin büyük fabrikaları mı dinleyecek zaten hastalığı icat ettiren? Sonra tavuklar ve kümes hayvanlarına SOYKIRIM uygulanınca bu kez başka bir hastalık salınıyor. Adı Kırım Kongo. Kimse demiyor Kırım nire, Kongo nire! İnsanlar doğayada çıkmaz oluyor. Öyle oturup evinde televizyon başında zehirli medyanın başağrıtıcı bombardımanına maruz kalırken, birileri kandırılarak büyük şirket sahiplerine tarla açmak için, büyük şirket ve parababalarına otel yaptırmak için en güzel doğa cennet mekanlar yakılıyor. Kene gribi olmamak için haftasonu dışarı çıkmayıp onun yerine alışveriş merkezlerine yine radyasyon, sağlıksız gıda ve kumaşı belirsiz kılık kıyafet almaya giden halkımın ruhu duymuyor.

Santraller dikilecek deniyor, bunların doğaya zararı insanlığa verecek zararı, Çernobil felaketinin Rusya'ya karşı bir eylem değilde bir dikkatsizlik sonucu olduğu safsataları göz ardı ediliyor ve gençlere istihdama indirgeniyor. Öyle ya, gençler iş sahibi olamadı. Ya Öss diye Ayırıcı bir sınav kazanılamadı, ya torpilli hocalara darılarak eğitim hayatına genç tümden küstü yada iyi bir üniversite kazandı ama mühendis olacağım, avukat olacağım, ingilizce tıp okuyacağım derken kanatları kopartıldı. Onun da haberi yok, sistemi suçluyor, ülkesini suçluyor. Utanmazsa suçlamaya anne babasından sonra yakın çevresinden başlıyor. Kendine bir yerlerde haksızlık yapıldığını sezinliyor ama aklını kullanıp doğrunun peşine düşmüyor. İnterneti açsa bile Güncelmeydan diye 50 kişinin yazı yazdığı bir siteyi okumuyor, milliyethaber açıyor, çünkü o görüntülü, hemen dikkatini cezbeden bir haber varsa onu açıyor. Sonra ekranın sağında solunda cinsellik, vahşet yada gaiplik içeren başka bir renk cümbüşü yada yazı dikkatini cezbediyor. Dikkatini tekrar toparlayamadan o girdapta kayboluyor. Zihni çalışıyor sözümona. Ama içinde taşıyorsa vicdanı birşeylerin çok kötüye gittiğini ve çabalarının işi daha içinden çıkılmaz hale getirdiğini kavrıyor.

Farkında olmadan kısırlaştırılıyor bir de. Sadece gönülsel olarak değil, o zaten ilk kaybedileni, sonra zihinsel olarak, en gerçekçisi de fiziksel olarak kısırlaştırılıyor. 30 yaşında düğün yapacağım diyor, o zamana kadar evlenmemeli gönül eğlendirmeli, sadakatle ilgili kafasında olan herşeyi bir güzel yıkmalı, çünkü örümcek ağı gibi görüyor, sonra bir araba fiyatı kadar masraf yaparak düğün ve balayı yapmalı, sonra da birbirini tanımalı. Tabi ya çevresindeki evliliklerin çoğu boşanma ile bitiyor. Bunun nedeninin de kafasından silip attığı onur, sadakat, bağlılık değil de gariban bir bebek olduğunu düşünüyor. Zaten istese yapamayacak belki de, cep telefonundan baz istasyonlarından bilgisayarından televizyondan, çalışma ortamından heryere dikilen üreteçlerden dolayı sürekli göremediği elektriksel baskı altında, yiyeceklerinden ve genetiğiyle bilakis oynanmış yiyecekler zincir haline geçmiş marketlerden sonra pazarına da girmiş besinsel baskı altında. Zaten çocuk yapsa, askere yollasa; sonra o çocuk şehit olsa ne oldu? Boşa emek israfı! Oysa televizyon mankenleri ve internet neyine yetmeyecek zaten gün geçtikçe herşey bulunabilir bir yer haline gelmiyor mu internet? Hem bir gelecek var mı, miras bile yakın bir gelecekte kanun ve tüzük değişikliğiyle bırakılamaz hale gelecek. Adalet kalmadı ki mülk olsun. Baba ölünce evi toprağının 50%'si devlet tarafından vergi adı altında budanacak. Hadi o olmasa hep ayrı büyüdüğü kavim kardaşıyla çıkar kavgasından ayrılacak daha büyük kavgalar çıkacak. Öyleyse hiç yaşamasın daha iyi. Yada bugünü yaşasın sadece, onursuz bugünü ve olmayan yarını.

Bitmedi. Geçmişin de değişmesi gerekli. Geçmişe ait ne var ne yoksa hepsi bu halin direk nedeni dolaylı değil. Geçmişinde Dünya'ya en soylu zamanlarını yaşatan bir uygarlık inşa ettiğini bunu hala damarlarında kanında taşıdığını unutsun. Bugünlerin esas nedeninin o uygarlığı hazmedemeyenlerin içindeki sönmez KİN duygusu olduğunu hiç öğrenmesin! Geçmişi değiştirilsin hatta bu facebook sozluk gibi yerlerde kendiliğinden yapılsın. Sadece tarih kitaplarının değiştirilmesiyle tarih değişmez. Tarihinden değil kendinden nefret etsin aşağılasın çünkü hangi yılanla kapıştın!

Sözlerimi Atatürk'ün 1920'de söylediği bir söz ile bitirmek istiyorum. Dünya'da olan katliamlara yüce batı insanlarının neden ses çıkarmadığına da örnek olur:
Atatürk yazdı:"Milletimizin isteği tek kelime ile de özetlenebilir: İSTİKLAL!... Avrupa'nın yöneticilerinden ve sermayedarlığından ayrı olan asıl milletleri, bize hayatımızı çok görmüyorlar. Eğer bugün FRANSIZ MİLLETİ, İTALYAN MİLLETİ, VE HATTA İNGİLİZ MİLLETİ İLE DÜŞMANLIK HALİNDE BULUNUYORSAK, BU MİLLETLERİN SESLERİNİ İŞİTTİREMEMELERİNDEN, VE KENDİ YÖNETİCİLERİNİN İSTİLA VE SERMAYE EMELLERİ İÇİN BİZİ YOK ETMELERİNE SES ÇIKARMAMALARINDANDIR!...(2.7.1920)"
Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, senden ve bütün medeni beşeriyetten dileğim şudur: Beni hatırlayınız.
K. Atatürk
Kullanıcı küçük betizi
Demo-X-Race-Y
Üye
Üye
 
İletiler: 71
Kayıt: Prş Nis 09, 2009 18:32

Re: Diyarbakırlı Türkmen İsyan Etti

İletigönderen İL-BARS » Pzt Kas 09, 2009 11:08

Bugün Terör örgütü ile yardakçıları, öz be öz Türk Yurdu olan Doğu ve Güneydoğu Anadolu'yu sanki salt kendilerinin yaşadığı bir coğrafyaymış gibi gösteren, hiç bir ilmi geçerliliği ve tarihi gerçekler ile alakası olmayan propagandalarda bulunmaktadırlar.

Diyarbakır, Van, Urfa, Mardin, Bitlis, Muş, Ağrı ve Doğu-Güneydoğu'daki diğer pek çok illerde hala Türkler, tüm olumsuzluklara ve terör örgütünün baskılarına rağmen yaşamaktadırlar. Şahsen benimde tanıdığım pek çok Diyarbakırlı, Urfalı ve Mardinli Türkler de vardır. Hepsi de Türk Milleti'nin tüm fertleri gibi temiz, vatanına bayrağına bağlı insanlarımızdır, kardeşlerimizdir.

Türkçülüğün en büyük Teorisyenlerinden biri olan Rahmetli Ziya Gökalp, Diyarbakırlı Türk'tür. Ama belli çevreler, bu gerçekleri hasıraltı ederek saptırmaktadırlar. Keza Gene Diyarbakırlı olan pek çok ünlü(örn: Cahit Sıtkı Tarancı, Süleyman Nazif ve niceleri) Türk'türler.

Türk-Kan'a Diyarbakırlı Türkmen kardeşimizin bu güzel makalesini yayınladığı için çok teşekkür ediyorum.

Şunu da ifade edelim Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki her il, ilçe, köy, mezra vs. YÜCE TÜRK MİLLETİ'ne aittir.

Nerede bir TÜRK ŞEHİDİ varsa, orası TÜRK TOPRAĞIDIR !
Kullanıcı küçük betizi
İL-BARS
Üye
Üye
 
İletiler: 135
Kayıt: Cum Eki 09, 2009 11:21

Re: Diyarbakırlı Türkmen İsyan Etti

İletigönderen Oğuz Kağan » Prş Oca 10, 2013 14:38

Güneydoğu'nun Kürtleşmesi Fatih'ten itibaren başlanmış ve Yavuz döneminde giderek hızlanmıştır. Binlerce Türk alevisi katliamlara uğramış ve sürgünlere gönderilince yerlerine Irak ve İran'dan getirilen Kürtler yerleştirilmiştir. Osmanlı döneminde onlarca zengin Türk ailesi katledilmiş, onların yerine devşirmeler, Türk olmayanlar zenginleştirilmiştir.

Anadolu'nun saf temiz insanları Osmanlı'yı sevmez. Yüzyıllarca köle gibi kullanılan, katliamalara uğrayan, aşağılanan bir halkın sevmesi de beklenemez. Damarlarında Türk kanı dolaşan bir Türk'ün Osmanlı'yı sevmesi ve onu ecdadı görmesi eşyanın tabiatına aykırıdır, sevenler varsa onların Türklüğünden şüphe vardır. Bugün Osmanlı sevicilerin Arapçı oluşu ve Atatürk'ten nefret etmesi nedensiz değildir. Kanı bozukların, Türk oğlu Türk Atatürk'ü sevmesi beklenemez.

Türklüğün bu topraklarda ilelebet devam etmesi için bir an önce Osmanlı zihniyetiyle hesaplaşılması gerekmektedir. Türk'ün kültürünü yozlaştıran, içine Arap adetlerini sokup bunu din diye yutturan ve millet arasına fitne tohumları eken bu kanı bozukların sistemden bir an önce tasfiye edilmesi gerekir.
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 11547
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!


Şu dizine dön: Devlet ve Siyaset

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x