Kraliçe I. Elizabeth ve Osmanlı İmparatorluğu'nda İngiliz Sanayi Casusları / Cengiz ÖZAKINCI

Araştırmacı - Yazar

Kraliçe I. Elizabeth ve Osmanlı İmparatorluğu'nda İngiliz Sanayi Casusları / Cengiz ÖZAKINCI

İletigönderen Oğuz Kağan » Cmt Eki 14, 2017 13:22

Kraliçe I. Elizabeth ve Osmanlı İmparatorluğu'nda İngiliz Sanayi CasuslarıResim

New York Times gazetesi 17 Eylül 2016 günlü sayısında Jerry Brotton'un "İngiltere'nin Unutulan Müslüman Tarihi" başlıklı yazısını yayınladı. Brotton, Kraliçe I.Elizabeth döneminde (1558-1603) Protestan İngiltere'nin, Katolik İspanya'ya karşı, Sultan III. Murat'la (Müslüman Osmanlı İmparatorluğu'yla) ittifak kurduğunu anlatıyor; bu konuyu ayrıntılarıyla işleyen kitabının pek yakında satışa sunulacağını duyuruyordu.

Brotton'un sözünü ettiği kitap, Ekim 2016'da "Sultan ve Kraliçe: Elizabeth ve İslam'ın Anlatılmamış Öyküsü" adıyla yayımlandı.

ResimNational Geographic dergisinin 30 Ekim 2016 günlü sayısında yayımlanan "Kraliçe I. Elizabeth'in İslam ile İttifakının Gizli Tarihi" ("The Secret History of Elizabeth I's Alliance With Islam") başlıklı yazısında Simon Worral, Brotton'un kitabını uzunca bir özet vererek tanıtıyor; ve ardından New York Times, 2 Aralık 2016 günlü sayısında Brotton'un kitabının piyasaya verildiğini duyuruyordu.

ResimBüyük tanıtımlarla piyasaya sürülen bu kitapta, aramadığım pek çok şeyi buldum, ancak aradığımı bulamadım. Kitapta, Kraliçe I. Elizabeth'in Katolik İspanya'ya karşı, İngiltere+Osmanlı (Protestan+İslam) ittifakını gerçekleştirmek göreviyle İstanbul'a gönderdiği ilk İngiltere Büyükelçisi William Harborne'un bu yöndeki çalışmaları ayrıntılarıyla anlatılıyor; ancak Kraliçe'nin Harborne'a verdiği diğer görev; Türk dokumacılığının sırlarını öğrenmeye yönelik sanayi casusluğu görevi, anlatılmıyor.

ResimBatı'nın her zaman Doğu'dan üstün olduğuna ve Batı'nın hiç bir zaman Doğu'dan öğrenecek hiç bir şeyi bulunmadığına inanmış, inandırılmış yazarlar; Türk dokumacılığının 1580'lerde İngiliz dokumacılığından kat kat ileride olduğunu gösteren bu sanayi casusluğu belgesini yok saymaktadır. Oysa Kraliçe I. Elizabeth (ö.1603), İstanbul'a gönderdiği ilk İngiliz Büyükelçisi New York Times, 17.09.2016. Sultan III. Murat ve Kraliçe I. Elizabeth. W. Harborne'a 1582'de verdiği 14 maddelik sanayi casusluğu görevinin belgesini, ölümünden 4 yıl önce 1599'da kendisi yayımlatmıştı.

Kraliçe I. Elizabeth'in İngiliz Coğrafyacı Richard Hakluyd'a yayımlattığı bu belgede, Büyükelçi olarak İstanbul'a gönderdiği William Harborne'a, aynı zamanda Türklerin kumaş, iplik, boyama ve dokuma sanayii bilgilerini, araç, gereç ve ustalarını öğrenerek İngiltere'ye getirmek görevini verdiği görülüyordu:

1- Türkiye’de kumaşları maviye boyamakta kullanılan çivit otunun tohumu (anile) ve fidanı İngiltere’ye getirilecek.

2- Bunun nasıl hazırlandığı ve karıştırıldığı öğrenilecek.

3- Türkiye’de (kumaş) boya-makta kullanılan bütün otlar bulunup İngiltere’ye getirilecek.

Resim4- Yaprakları, tohumları veya kabukları, yahut odunu boyacılıkta kullanılan bütün ağaçların tohumu veya fidanı İngiltere’ye getirilecek.

5- Bu işte kullanılan bütün bitki-ler ve çalılar İngiltere’ye getirilecek.

Resim6- Boyacılıkta kullanılan bütün topraklar, madenler, bunların bulunduğu yerde iyice incelenecek. İngiltere’de bu gibi yerlerin çabucak nasıl tanınacağı öğrenilecek.

7- Boyacılıkta kullanılan maddelerden başka, boyama sanatı da öğrenilecek.

8- Mısır’daki Muhaisira şehrinden İstanbul’a ve oradan da İngiltere’ye susam tohumu getirilecek. (Susam ticareti genellikle İskenderiye ile İstanbul arasında yapılır. Bunun için elde edilmesi kolaydır. Bu tohumdan yağ çıkarılır ve Muhaisire’da birçok fabrikalar bununla işler. Bu tohum İngiltere’de yetiştirilecek olursa kumaş ticaretimize sınırsız yararlar sağlar. Bu kasaba Nil nehri üzerindedir. Venedik’e ve daha bir çok İtalyan şehirlerine, Anvers’e susam oradan gelir.)

9- Türkiye’deki her çeşit kumaş ve bu kumaşların bütün üretim aşamaları incelenecek.

10- İngiltere’nin çıkarı için, başka kumaşlardan çok, Türkiye’ye İngiliz malı çuha satışının artırıl-masına çalışılacak.

11- Yabancı boyaları ile boyanan kumaşlarımızdan çok, İngiliz boyalarıyla boyanan kumaşlarımızın satışına önem verilecek.

12- Cezayir ve Tunus için yapılan şapkalarımız için pazararanacak. Çünkü halkımıza büyük kazanç sağlayabilir.

Resim13- Norwich ipliğinden veya diğer ipliklerden dokunan çorapların satılmasına çalışılacak. Bu büyük bir ticaret halini alırsa yoksul halkımıza büyük kazanç sağlar. Bu yolla hem ürün, hem boya satışımız artar. Birçok kimse iş bulur.

14- Yoksul halkımızın yararı için, safran satışı arttırılacak, geniş ölçüde satış bulunursa bir çok kimselere iş çıkar.

Kraliçe’nin buyruğun İngilizce aslında yer alan adıyla Turkie’ye gönderdiği Büyükelçi William Harborne'a Türk dokumacılık bilgi ve teknolojisini çalmaya yönelik bu 14 maddeden başka, diğer bir belgede iki genç kumaş boyama ustasının ne pahasına olursa olsun İngiltere’ye getirilmesi görevi verdiği görülüyordu.

Bu belgelerin Türkçesini ilk kez 1951’de “Kraliçe Elizabeth Devrinde Türkler Ve İngilizler” adlı kitabında [1]  yayımlayan Prof. Dr. Hamit Dereli, I.Elizabeth dönemi Türk-İngiliz ilişkilerini şöyle değer-lendiriyordu:

“Buna benzer diğer birçok belgelerden anlıyoruz ki, o dönemde Türkiye’de dokumacılık ve boyacılık sanatları pek ilerlemişti. Onaltıncı yüzyılda İngilizlerin bütün çabası kumaşlarını ve boyalarını ıslah etmek, satışlarını arttırmak, kendi sanayi ürünleri için geniş pazarlar bulmak üzerine yoğunlaştırılmıştı. Bunun için Türkiye’nin ünlü yünlü kumaşlarından mostralar alıp İngiltere’ye götürülecek, Diers Hall (Boyacılar Çarşısı)’nda teşhir edilecek, İngiliz boyacılarının kendi becerilerine ilişkin besledikleri yanlış kanılar kafalarından silinecekti. Yine Türkiye’de bulunan İngiliz ticaret temsilcisinden “ipekli ve yünlü kumaşları boyamakta usta iki delikanlı” isteniyordu. Bu ustalar doğal yollardan sağlanamazsa, herhangi bir paşanın yardımı ile, o da olmazsa İstanbul’da oturan Fransız elçisi yardımıyla sağlanacaktı. Bunun için temsilciye İstanbul’a varır varmaz Fransız elçisi ile tanışması ve dost olması öğütleniyor, bu amaca ulaşmak için her şeye başvurmaktan çekinmemesi söyleniyordu. Yine bu belgelerden birinde İngiliz ticaret temsilcisine Cezayir ve Tunus’da “Bonettos Colorados Rugios” (kırmızı renkli başlık) adı verilen kenarsız bir tür kırmızı iskoç başlığı için Türkiye’de pazar bulması buyruğu veriliyordu. Bundan şu soru akla geliyor: Acaba fes İngilizler tarafından mı Türk ülkelerine getirilmiştir? Fes kelimesinin sözcük kökeni bakımından Kuzey Afrika’daki Fez şehriyle ilgili olması, bunun böyle olduğu olasılığını güçlendirmektedir.” [2] 

* * *

Demek ki, bugün bilgi ve teknoloji üstünlüğüyle dünya devleri arasında yer alan İngiltere, bundan yaklaşık 500 yıl önce Turkie’den bilgi ve teknoloji almaya muhtaç bir durumda bulunuyordu.

Bütün bu belgeler, bugün bilim ve teknikte üstün durumda bulunan İngiltere vs. ülkelerin, daha önce bizden geride olduklarını; bugün bilim ve teknikte gerilemiş bulunan bizim, 500 yıl önce "muasır medeniyet seviyesinin" (çağcıl uygarlık düzeyinin) üstünde olduğumuzu gösteriyor.

Uygarlığımızı, bilimsel ve teknik becerimizi yeniden muasır medeniyet seviyesinin (çağcıl uygarlık düzeyinin) üstüne çıkarmamız olanaksız değil, ancak çok çalışmamız gerek, hem de çok...


 [1]  Hamit Dereli, “Kraliçe Elizabeth Devrinde Türkler ve İngilizler”, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Yayınları, No: 82, 1951
 [2]  Richard Hakluyd, “The Principall Navigations of the English Nation”, cilt 3, sf. 93: “What you shall do in Turkie, besides the business of your Factorship.” – “If you can find out at. Tripoly in Syria or elsewhere a vent for the Cappes called in Barbarie, Bonettos Colorados rugios, which is a red Scottish cap as it were without brims, you should do your country much good.” Age, sf. 98. (İngilizler, Kraliçe’nin 1582’de gönderdiği Elçi’ye verdiği ‘Türklere “kenarsız kırmızı bir tür İskoç şapkası” = Fes giydirme buyruğu’nu 250 yıl boyunca unutmamışlar, sonunda 1832’de, II. Mahmut döneminde Türklere bunu giydirmeyi başarmışlardı.


Cengiz ÖZAKINCI, “Bütün Dünya”, Ağustos 2017
cengizozakinci@butundunya.com.tr
cengizozakincibd@gmail.com
PDF
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12175
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Şu dizine dön: Cengiz ÖZAKINCI

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x