İktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti!

Genel & Güncel Konular

Re: İktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti!

İletigönderen Türk-Kan » Cmt Haz 05, 2010 19:10

yigitler yazdı:Ne zamandan beri boyle gereksiz, parazit insanlarin soyledikleri ciddiye alinmaya basladi?

1. Allah'ın yarattığı hiç kimseye gereksiz diyemezsiniz. En azından gereksizliklerini sıralamanız gereklidir.
2. Parazit diyebilirsiniz, lâkin ben şahsın parazitliğini görmedim. Yaşam tarzına sövmek istiyorsanız, ona sövün. Parazitlik yanlış olmuş sanki. Veya bilmediklerim vardır.

yigitler yazdı:Ulan herifin suratina bir bakin, hic meymenet yok.

Artık suratlara bakarak mı yorum yapıyoruz?

yigitler yazdı: Zaten televizyon programlari da bir b.ka yaramadi zamaninda

Bilmiyorum, hiç izlemedim.
yigitler yazdı:bana ne hanhgi adamlar senin koynundan gectigi? Ahlaksiz herif!!!

"Ahlaksız herif" de onu diyor zaten, o adamlar seni yönetiyor.
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

Re: İktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti!

İletigönderen maydonos » Cmt Haz 05, 2010 19:17

:kikirik: kusura bakmayin ama Tsk ile ilgili bir yazi koydum, alti kisi okumus. Ne cok ilginizi cekmis boyle yatak odasi dedikodulari. Adam gercekleri soylemis. Sizce bu koltuk merakliligi baska turlu anlatilabilir mi? Adam cozmus isi ve bizede anlatmis.

Ozel olsun, cirkin olsun, ne farkeder? Keyf icin karilarini carsafa sokmuyorlar. Cunku kadin seytan; ama erkekler melek onlara gore. O yuzden, bu adam dogruyu soylemis. Kapatip karilarini; birbirlerinin poposunu seyrediyor bu zevat.
Resim


Ne MuTLu TüRkÜm DiYeNe
Kullanıcı küçük betizi
maydonos
Üye
Üye
 
İletiler: 1651
Kayıt: Çrş Haz 04, 2008 1:53

Re: İktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti!

İletigönderen Çetin Taş » Cmt Haz 05, 2010 22:38

Edebiyat öğretmeni değilim ama hızlı yazarken yaptığım yazım hataları dışında ciddi yazım ve imla hatası yapmadığımı biliyorum. Ve tabi yazılarımı okuyanların hiç de zorlanmadıklarını, yazdıklarımı gayet net anladıklarını yıllardır öğrendim.Ama bütün bunların mevzuyu kişiselleştirme taktikleri olduğunu biliyorum.
Yazılanları eskiden anlamaya çalışırdın Türkan.Şimdi derdin sadece ve sadece tartışmak ve kavga etmek.Meseleleri kendi içinde bulunduğu ortama göre değerlendirmek düşünür insanlardan beklenen tavırdır.Sen 1947 yılının Türkiyesinin şartlarını,bu anlaşmaların yapılmasına gidilen süreci de buraya yaz, o zaman seninle birlikte yapılan yanlışları enine boyuna tartışalım.

Birini hatırlatıyormuş cümleler.Senin tavrının bana hatırlattığı kişileri yazdım bir önceki yazımda.Kayıtsız şartsız İnönü ve CHP düşmanlığı yapıyorsun.
Şimdi benim ne yapmam lazım, aşağıya LOZAN ANTLAŞMASI'nı mı yapıştırmam lazım?O LOZAN ANTLAŞMASI'nın mimarının İNÖNÜ olduğunu hatırlatmam mı lazım?Hatta yapılan işin büyüklüğünü sana ve diğer arkadaşlara bir kez daha hatırlatmak ya da kavrayamayanlar varsa kavratmak için SEVR ANTLAŞMASI'nı da mı eklemek lazım?

Bir dönem Nihat Genç moda oldu.Bir ara Yalçın Küçük.Böyle arada da ne idüğü belirsiz,in midir-cin midir belli olmayan tipler?Neticede körü körüne benim açımdan peşinden gideceğim adam bellidir,o da ATATÜRK.Bunun haricinde herkes,İNÖNÜ bile eleştirilebilir.Ama insaf sınırları içerisinde yapılmalıdır bu eleştiriler.
Senin,benim ya da başka herhangi bir kişinin beğendiği bir adamı herkesin beğenmesi gerekir şeklinde bir dayatma olabilir mi?Alıp yapıştırmışsın alıntıyı,paylaşmışsın,tamam.Ama insanların da haklı nedenlerden paylaştığın yazıyı da, o yazının sahibini de eleştirme hakkına saygı duymak zorundasın,zorundayız.
Kemalistim.Vatanımı her şeyden çok seviyorum.
Kullanıcı küçük betizi
Çetin Taş
Üye
Üye
 
İletiler: 2354
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 22:02

Re: İktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti!

İletigönderen Türk-Kan » Pzr Haz 06, 2010 12:52

Çetin Taş yazdı:Edebiyat öğretmeni değilim ama hızlı yazarken yaptığım yazım hataları dışında ciddi yazım ve imla hatası yapmadığımı biliyorum. Ve tabi yazılarımı okuyanların hiç de zorlanmadıklarını, yazdıklarımı gayet net anladıklarını yıllardır öğrendim.Ama bütün bunların mevzuyu kişiselleştirme taktikleri olduğunu biliyorum.
Yazılanları eskiden anlamaya çalışırdın Türkan.Şimdi derdin sadece ve sadece tartışmak ve kavga etmek.

Önyargı böyle kötü bir şey işte Çetin. Halbuki yetkilerin gereği rahatlıkla görebilirdin düzenlemeyi benim yapmadığımı. Benim derdim her zaman gerçekler oldu Çetin.

Çetin Taş yazdı:Meseleleri kendi içinde bulunduğu ortama göre değerlendirmek düşünür insanlardan beklenen tavırdır.Sen 1947 yılının Türkiyesinin şartlarını,bu anlaşmaların yapılmasına gidilen süreci de buraya yaz, o zaman seninle birlikte yapılan yanlışları enine boyuna tartışalım.

Haklısın, anlamak için daha gerilere gidelim.

1919'a örneğin: Mustafa Kemâl henüz İstanbul'da. İsmet Paşa'dan gelen bir mektupta şöyle dememiş midir? "Bütün memleketi parçalamadan ülkeyi bir Amerikan denetimine bırakmak, yaşayabilmek için tek uygun çare gibidir."

1939'a gidelim:

  • "1939 Martı'nda, milletvekili adaylarının tümünü İnönü'nün seçtiği erken genel seçimler yapıldı. Aday belirlemede kullanılan ölçüt ve seçilen adayların niteliği, Atatürk dönemi uygulamalarında değişiklik olacağını gösteriyordu. Atatürk'ün güven duyup uzun yıllar birlikte çalıştığı devrimci kadro milletvekili yapılmamıştı. Buna karşın, Cumhuriyet devrimlerini kavrayamayıp Atatürk'le siyasi çatışma içine giren, Terakkiperver Fırka kurucuları dahil, muhalif unsurlar Meclis'e alınmıştı. Atatürk döneminde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Milli Eğitim Bakanlığı yapan ve ilk inkilap tarihi derslerini veren Prof. Hikmet Bayur'un Atatürk'ün ölümünden sonraki uygulamalar için görüşleri şöyleydi: "... Atatürk ölür ölmez, Atatürk aleyhine bir cereyan başlatılmıştır. Mesela, Atatürk'e bağlı olan bizleri İnkılâp derslerinden aldılar. Kendi adamlarını koydular. O dönemde Atatürkçülüğü övmek ortadan kalkmıştı."

  • "12 Mayıs 1939'da İngiltere, 23 Haziran'da da Fransa ile iki ayrı deklarasyona imza attı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Şükrü Saraçoğlu İngiltere Büyükelçisine, bu anlaşmalarla ilgili olarak, "Türkiye'nin bütün nüfuzunu Batı devletlerinin hizmetine verdiğini" söyledi. Deklarasyonlara göre taraflar; "Akdeniz bölgesinde savaşa yol açabilecek bir saldırı halinde, etkin bir biçimde işbirliği yapmayı" kabul ettiler. Bu iki deklarasyon, daha sonra 19 Ekim 1939 tarihinde "Üçlü İttifak Anlaşması" haline getirildi."

  • Oysa Atatürk, bağımsızlığa özen gösterilmesini, özellikle Batı'yla ittifak anlaşmaları yapılmamasını istemişti. Ölümüne yakın "Türkiye tarafsız kalmalıdır, bir ittifak içine girmemelidir" diyerek vasiyet niteliğinde önermelerde bulunmuştu.

    "Bana göre Türkiye, Doğu ve Batı Dünyası'nın sınırındaki coğrafi konumuyla ilginç bir rol oynuyor. Bu durum, bir yanı ile yararlı iken, diğer yandan tehlikelidir. Batı emperyalizminin Doğu'ya yayılmasını durdurabileceğimiz için, Türkiye'yi öncü olarak gören bütün Doğu halklarının sevgisini kazanmış bulunuyoruz. Diğer yandan, bu durum bizim için tehlikelidir. Çünkü, Doğu'ya yönelen saldırıların bütün ağırlığı, öncelikle bizim üzerimizde yoğunlaşmış bulunuyor. Türk halkı bu konumu ile gurur duymakta ve Doğu'ya karşı bu görevi yerine getirmekten mutlu olmaktadır."

Devam edelim:

Türkiye

  • - 23 Şubat 1945'te ABD ile ilk ikili anlaşmayı imzaladı. Anlaşmanın 2.maddesi şöyledir: "T.C. Hükümeti, sağlamakla görevli olduğu hizmetleri, kolaylıkları ya da bilgileri ABD'ne temin edecektir."

  • - 24 Ekim 1945'te kurulan Birleşmiş Milletler'e girdi

  • - 27 Şubat 1946'da ABD ile kredi anlasmaşını yasalaştırdı: ABD'nin artık, hurda silahlarını satın almamız karşılığında bize 10 milyon dolar kredi veriyorlardı.

    "Anlaşmaya göre Türkiye, satın almak istediği malzemeyi yerinde nasılsa, kırık, bozuk işlemez ya da tamire muhtaç olsa da alacak, ABD bozukluklar için herhangi bir yükümlülüğe girmeyecektir. Ayrıca satın alınan malzemenin mülkiyet hakkı Amerikalılar'da kalacaktır. Çünkü 23 Şubat 1945 tarihli ilk anlaşmanın 5. maddesine göre Türkiye, ABD Başkanı gerek görürse, bu malzemeleri, parası ödenmiş olsa da geri vermeyi kabul etmiştir."

Oysa ki bizim uçak fabrikamız dahi vardı o günlerde:

"İlk uçak fabrikasını 1920 li yıllarda Kayseri'de kurduk . Messerschmitt Motorlarını, bu fabrika yapmaya başlamıştı. 1939 yılına kadar tesislerde, lisans altında üretim yoluyla çeşitli modellerden 112 adet uçak imal edildi .

1939 yılında Türk Hava Kuvvetleri'ne devredilen hisselerini Türk Hava Kurumu'na tesislerdeki üretim, II. Dünya Savaşı sonrasında başlayan ABD yardımı nedeniyle durduruldu. 3-4 yıllık bir faaliyetten sonra Kayseri'deki fabrika kapatıldı.."

1940'lı yıllarda Ankara Etimesgut'ta uçak fabrikası kuruldu, çok sayıda uçak yapıldı, 200'den fazla uçak ihraç edildi.

Maalesef 5-6 senelik bir faaliyetten sonra yine NATO ve ABD yardımları gerekçe gösterilerek, uçak ar-ge ve üretim çalışmalarına her iki tesiste de son verildi. Uçak fabrikasının kapatılmadan önce üzerinde çalıştığı proje, THK-16 Mehmetçik kodlu bir jet uçağıydı.
"


  • - 14 Şubat 1947'de Dünya Bankası,

  • - 11 Mart 1947'de IMF,

  • - 22 Nisan 1947'de Truman Doktrini,

  • - 12 Temmuz 1947'de ABD ile Askeri Yardım Anlaşması,

  • - 4 Temmuz 1948'de Marshall Planı

Bu liste daha uzar. Bir önceki iletimdeki kaynaktan arzu eden detayları ile okur.

Çetin Taş yazdı:Birini hatırlatıyormuş cümleler. Senin tavrının bana hatırlattığı kişileri yazdım bir önceki yazımda.Kayıtsız şartsız İnönü ve CHP düşmanlığı yapıyorsun.

Ama neymiş, ben kayıtsız şartsız Atatürk'ün anti-emperyalist ve tam bağımsız çizgisini savunuyor ve dolayısıyla "kayıtsız şartsız İnönü ve CHP düşmanlığı" yapıyormuşum!

Çetin Taş yazdı:Şimdi benim ne yapmam lazım, aşağıya LOZAN ANTLAŞMASI'nı mı yapıştırmam lazım? O LOZAN ANTLAŞMASI'nın mimarının İNÖNÜ olduğunu hatırlatmam mı lazım? Hatta yapılan işin büyüklüğünü sana ve diğer arkadaşlara bir kez daha hatırlatmak ya da kavrayamayanlar varsa kavratmak için SEVR ANTLAŞMASI'nı da mı eklemek lazım?

Ya, eklesene Çetin? Ben ne anlarım SEVR'den, ne bilirim Lozan'ı. Lozan'ın mimarı İnönü ise, Ankara'da koca Mustafa Kemâl durmaktadır!!! Sanırsın ki, Gazi'nin ölümünden sonra imzalandı Lozan!

Çetin Taş yazdı:İnönü'nün adını İHANET kelimesi ile yan yana alınca sen vatansever mi oluyorsun Türkan?

İşçi Partili Çetin arkadaşım: "Özet olarak, (BM) İkiz Sözleşmeleri onaylayan yasa, bir ihanet yasasıdır." diyen kimdir?
Zamanın Başbakanı Ecevit'e ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e gönderdiği mektupta "ihanet" deyince haklı olarak Perinçek vatansever oluyorda, ben imzalanan "ihanet" anlaşmalarını yazınca neden kayıtsız şartsız CHP ve İnönü düşmanı oluyorum, ilginç tabii...

Çetin Taş yazdı:Neticede körü körüne benim açımdan peşinden gideceğim adam bellidir, o da ATATÜRK.

Ben de onu diyorum zaten Çetin :)


Çetin Taş yazdı:Bunun haricinde herkes, İNÖNÜ bile eleştirilebilir.Ama insaf sınırları içerisinde yapılmalıdır bu eleştiriler.
Senin,benim ya da başka herhangi bir kişinin beğendiği bir adamı herkesin beğenmesi gerekir şeklinde bir dayatma olabilir mi?Alıp yapıştırmışsın alıntıyı,paylaşmışsın,tamam.Ama insanların da haklı nedenlerden paylaştığın yazıyı da, o yazının sahibini de eleştirme hakkına saygı duymak zorundasın,zorundayız.

Elbette herkesi eleştirme hürriyetimiz var. Tartışmada zaten "saçmaladığını açıklamak gerekliliğinden" çıkmıştı hatırlarsan.
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

Re: İktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti!

İletigönderen Çetin Taş » Pzr Haz 06, 2010 14:59

Hayatın tartışmak olmuş be Türkan.
Ben yazdıklarımı değiştirenin sen olduğunu yazmadım ki.Belli ki seninle benim aramdaki tartışmalardan dolayı durumdan vazife çıkarmış birisi.Her ortamda olur ya böyle tipler.Burada da var tabi.

Yazdığım hiçbir şeyi anlamamakta ısrar ediyorsun.Halen buraya kelime kelime bana cevaplar yazmışsın.Senin ve benim yazdıklarımı okuyan kişiler,hele bir de uzun süredir bu platformda senin ve benim yazdıklarımı takip eden kişiler her ikimizi de gayet net değerlendireceklerdir.

Ayrıca sen bana ahmak diyorsun tamam da hiç de ahmak olmadığımı anlayamayacak kadar ahmak mısın sen Allah aşkına?TÜRKSOLU isimli provokatör dergi(kurucularını tanıyorum,dergiyi kimlerin çıkardığını kastediyorum,bu sayfada birkaç kez üstü kapalı yazdım bu derginin son derece güvenilmez insanlar tarafından çıkarıldığını,demek ki artık üstü kapalı söylememem gerekiyor çünkü yanlış anlaşılıyor)de yazan METİN AYDOĞAN'mıdır benimle tartışırken İNÖNÜ'yü karalamak için alıntı yaptığın kişi?TÜRKSOLU'nun amacı bellidir.Milliyetçi-Ulusalcı kesimin bir araya gelmesini provoke etmek.İşte bunu da böyle adamlar aracılığıyla ortalığa yazı şeklinde bombalar atarak yapıyorlar.Birisi çıkıyor Kürtlerin tamamını hedefe koyan yazılar yazıyor.Bir diğeri çıkıyor CHP'ye saldırıyor.Öbürü çıkıyor İnönü'nün ne kadar kötü bir adam olduğunu yazıyor.

Bak canım kardeşim.Bu platformda amaç insanları bir araya getirmek ise,milliyetçi-ulusalcı-yurtsever insanları bir arada bir fikir etrafında toplamak ise tarzın yanlış,bu ekilde birlik beraberlik olmaz.He,dersen ki "kardeşim ben kendim gibi adamları bu platformda istiyorum.Ben nasıl İnönü'den nefret ediyorsam,buradaki insanlar da nefret etmeli.Ben nasıl CHP'den nefret ediyorsam,buradaki insanlar da nefret etmeli."O zaman başka.


Ben üç şey söylüyorum.

1.Her türlü siyasi-politik mesele bulunduğu dönem içerisinde değerlendirilmelidir.
Cumhuriyeti kurmak için ATATÜRK yola çıktığında yanındaki hemen herkes ya İngiliz,ya Amerikan mandası altına girmekten bahsediyorlardı.Bu ne İHANETtir,ne AHMAKLIKtır.Sadece ve sadece ATATÜRK'ün neden çok büyük bir insan olduğunu bizlere bir kez daha ispat eden bir kanıttır.
2.İsmet İnönü'nün hataları vardır ama asla ve asla senin yaptığın gibi bodoslamadan hakaret edilmeyi hak edemez.Onun adı ile İHANET kelimesini yanyana getirmeye hiçbir yurtseverin hakkı yoktur.
3.Kesinlikle CHP ve İNÖNÜ düşmanısın.

Bu kadar net yazdıklarım Türkan.Varsa bir cevabın bu 3 madde ile ilgili cümle cümle tartış.


Heee,memleketin durumunu görmen açısından aşağıya bir haberi yapıştırıyorum.Bu her zman söylediğim meseleleri,olayları,kişileri bulundukları dönem itibariyle değerlendirmek en doğrusudur şeklinde özetleyebileceğim düşünceme de yine uygun bir örnektir.

Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin açılışının ardından bir gazetecinin, ''Sayın Başbakan'ın İsmet İnönü hakkında Hitler benzetmesi yapmasını nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusuna, "Ebediyete intikal etmiş, tarihe mal olmuş insanları rahat bırakmak gerektiğini" söyledi.

Süleyman Demirel, şöyle devam etti;

''Çünkü onların kendilerini savunabilme durumu yoktur. Eğer onların kendilerini savunması söz konusu olursa gene ülkeyi ikiye bölersiniz, lüzumsuz tartışmalara yol açarsınız.

Geçmişin icraatlarını, birtakım tasarruflarını eleştirebilirsiniz ama kişileri eleştirmenizi esefle ve üzüntüyle karşılıyorum. Kişilerin şahsına laf yöneltmenizi esefle karşılıyorum. Yapacak başka iş mi kalmadı? Bunu bizim halkımız kabul etmez. Kimin hangi sorununu çözüyor? Geçmiş insanları kötülemek hangi sorunu çözüyor? İcraatlarını eleştir, bir şey demiyorum. Kişiliklerine girmeyin, esefle karşılıyorum. Merhum İnönü'ye yöneltilmiş olan kişisel eleştirileri esefle karşılıyorum.''

Kaynak: http://www.haber7.com/haber/20100505/De ... iyorum.php
Kemalistim.Vatanımı her şeyden çok seviyorum.
Kullanıcı küçük betizi
Çetin Taş
Üye
Üye
 
İletiler: 2354
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 22:02

Re: İktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti!

İletigönderen Türk-Kan » Pzr Haz 06, 2010 15:03

Ben madde madde ihanet anlaşmalarını yazıyorum, sen hâlâ hakaretten bahsediyor, bana Demirel'in sözlerini getiriyorsun Çetin.

Okuyan gözler icin gerçekler orada. Yalan varsa ispatlayarak yalan diyeceksin!

Selametle!
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

Re: İktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti!

İletigönderen Çetin Taş » Pzr Haz 06, 2010 15:15

Yazdığım hiçbir şeye cevap vermedin,veremedin Türkan.
Bunlar ucuz taktikler.
Yazılanları okuyup anlamaya çalışmalısın.Demirel bile İnönü konusunda bu tavrı sergiliyorsa gerisini sen düşün.
Halen daha ihanet yasaları diyorsun.Metin Aydoğan'ın-Türk Solu'nun yan sitesi midir burası?Öyle olmadığını biliyorum zaten o nedenledir bu tartışmayı devam ettirme sebebim.Onların bakış açısı bizim bakış açımız olmak zorunda mıdır?

CHP ve İNÖNÜ düşmanısın.
Kemalistim.Vatanımı her şeyden çok seviyorum.
Kullanıcı küçük betizi
Çetin Taş
Üye
Üye
 
İletiler: 2354
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 22:02

Re: İktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti!

İletigönderen Türk-Kan » Pzr Haz 06, 2010 15:44

Bana hakaret edeceğim diye bilimsellikten o kadar uzaklaşmışsın ki. Yazık.

Yazarın aynı kitabından bir başka bölüm burada paylaşılmıştı: turkiye-uzerine-notlar-ilk-on-bes-yilda-yapilanlar-t6708.html Nedense o gün yazarın Türksolu ile bağlatısını, ki bunu senden öğreniyorum, eleştirmemiştin. * Siteyi biraz takip edenler benim ırkçı TürkSolu'na karşı tavrımı gayet iyi bilirler.

Hakareti bırak, yalan varsa yalanı göster Çetin. Şu şu anlaşmalar imzalanmamıştır, veya şu şu anlaşmalar Gazi'nin tam bağımsızlık ilkesine ters değildi de, devrime İHANET değil de!
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

Re: İktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti!

İletigönderen Ram » Pzr Haz 06, 2010 16:38

Offtopic :
Yazım kurallarına uygun yazmak için bir öğretmen olmaya gerek yoktur. Uyarı da değil, nedeni açık olan bir bilgilendirme iletisini "iki kişi arasındaki tartışmadan dolayı durumdan vazife çıkaran ve her ortamda olabilen tipler" olarak açıklanmasının amacı eğer kışkırtma değilse akla uygunluğu tartışmalıdır.
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8167
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

Re: İktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti!

İletigönderen Deli Haydar » Pzr Haz 06, 2010 16:49

Barbaros Şansal yazdı:Bakın İsmet İnönü zamanında başlayan bir süreçtir bu Türkiye Cumhuriyeti’ni bugüne getiren, CHP tek partili iktidarıyla yerleştirmiştir içine her şeyi.

"Her koyun kendi bacağından asılır" düşüncesinden hareket ile, "koyunlarda yatma" konusunu es geçiyorum. Ancak bugüne kadar CHP'den başkasına oy vermemesine karşın, CHP'li olmayan bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak, kendisinin yukarıdaki saptamasına katıldığımı belirtirim.

Ülkesini-geleceğini-varlığını ele geçirmek isteyenler ile göğüs göğüse giriştiği kurtuluş savaşımını başından sonuna, kesintisiz bir biçimde, delegelerin oyları-meclis oylamaları ile gerçekleştirmiş ve yine başından sonuna attığı her adımda "egemenliğin sınırsız ve koşulsuz ulusun" olduğunu yinelemiş Gazi Kemal Atatürk'ün ardından, "Türkiye'ye demokrasiyi İsmet İnönü getirmiştir" demenin en yalın tanımı ile bilmezlik ya da hainlik olduğunu belirtmek isterim. Üstelik kendisi, değersiz saydığı bedeninin toprak oluşundan -ya da ilaçlanıp sarılıp sarmalanmasından- sonra yakınları eliyle yaşanacak acı durumu en açık biçimi ile belirtmiştir.

Bu bağlamda, ulusun geleceğine ilişkin kaygıları bulunan yurtseverlerin dilinde Gazi Kemal Atatürk'ün dışında ad/adlar bulunuyorsa, kendileri her zaman için "devlet düşmanları"nın yanısıra Gazi'nin dışında başka önder tanımayan yurtseverlerin suçlamaları ile karşı karşıya kalacaklardır. Bu da ister istemez yurtseverlerin gücünün-birliğinin kırılması sonucunu doğuracaktır.

Bir başka deyişle: Hataları, daha işlenlemeden önce bizlere bildirilen kişilere kefil olmak, o kişilerin yaptıkları -ve belgeleriyle kanıtlanmış- yanlışların sorumluluğuna ortak olma anlamı taşıdığı için bizlere, yalnız ve yalnızca gereksiz yük oluşturur.

Allah hiç bir kuluna haddinden çokçasını yüklemez imiş. Türk Ulusu'nun omuzlarına bugün her zamankinden çokça sorumluluk yüklenmiştir. O yüzden birbirimize gereksiz yere yüklenmemiz, yalnızca yürüyüşümüzü yavaşlatacaktır. Yoksa, "ülkü"ye varma noktasında en ufak bir kuşkum bulunmamaktadır.
Barbaros Şansal yazdı:Başbakanın küçük oğlunun askerlik raporu Yavuz Semerci’deydi. Hadi çıkarın bakalım ortaya, hodri meydan! Acaba kaç para aldı o raporu ortaya çıkarmamak için. Neden acaba küçük oğlu askere alınmadı. Hani askerlik yan gelip yatma yeri değildi. Ben her şeyden haberdarım.

Yavuz Semerci "Size Bir Dersim Hikayesi Anlatayım" başlığı altında satırlarından kinli kan damlayan iki köşeyazısı ile geçen yıl Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nden ödül almış bir gazeteci olma kıvancının yanında, buram buram ihanet kokan "Nefes" filminin yapımcı-yönetmeni Levent Semerci'nin de ağabeyi olma gururunu taşımaktadır.

Barbaros Bey'in her söylemi bana aynı inandırıcılıkta gelmese de, bu savı ile beni kandırmayı başarmıştır.
Feragat-ı nefs.
İstihkar-ı hayat.
Kullanıcı küçük betizi
Deli Haydar
Meydan Delisi
Meydan Delisi
 
İletiler: 714
Kayıt: Çrş Eki 14, 2009 11:21

Re: İktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti!

İletigönderen eskopatj2 » Pzr Haz 06, 2010 18:37

Çetin Taş
Birini hatırlatıyormuş cümleler.Senin tavrının bana hatırlattığı kişileri yazdım bir önceki yazımda.Kayıtsız şartsız İnönü ve CHP düşmanlığı yapıyorsun.

Çetin Taş
Türk-Kan Abla son derece bilimsel akla ve mantığa dayanarak konuşuyor. Sen ise Chp düşmanlığından bahsediyorsun.

Chp düşmanlığı ile ne alakası var?

Chp düşmanlığı yapmıyor. Gerçekleri Konuşması Sizin Neden bu kadar zorunuza gidiyor anlamış değilim. Sizin gibi burdan üfürmüyor hiç olmasa.......

Birde Şöle bakalım duruma Chp düşmanlığı yapıyor Diyelim. İnönü'nün vukuatları Türk-Kan ablanın düşmanlık yapmasına yetmiyor mu?

Kısaca Çetin Taş
Doğruları söleyen birisine Şaçmalamakla itham ediyorsun....

Asıl Şaçmalayan ve Hakaret eden varsa Oda sensin......

Konuşmalarını incelemeni öneririm....

Dediğin gibi Neticede körü körüne benim açımdan peşinden gideceğim adam bellidir, o da ATATÜRK.....

Atatürk'ün devrimlerini yürekten savunacak adamların peşinden gitmek gerekiyor Bence....

[mod="Forum Kuralları"]Lütfen kendi fikirleriniz varsa belirtiniz. Mevcut tartışmaya gereksiz "destek" iletileri göndermeyiniz. Lütfen yorumunuzu düzenleyiniz.[/mod]
Kullanıcı küçük betizi
eskopatj2
Üye
Üye
 
İletiler: 66
Kayıt: Çrş Mar 31, 2010 9:55

Re: İktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti!

İletigönderen Çetin Taş » Pzt Haz 07, 2010 12:11

Ram yazdı:
Offtopic :
Yazım kurallarına uygun yazmak için bir öğretmen olmaya gerek yoktur. Uyarı da değil, nedeni açık olan bir bilgilendirme iletisini "iki kişi arasındaki tartışmadan dolayı durumdan vazife çıkaran ve her ortamda olabilen tipler" olarak açıklanmasının amacı eğer kışkırtma değilse akla uygunluğu tartışmalıdır.



Ne kışkırtma amacı olacak Ram? Yapılanı yazıyorum.
Ama Türkan'da,sen de amaçtan sapmışsınız. Biriniz ahmak diyorsunuz,biriniz akla uygun olmayan yazılar yazdığımı söylüyorsunuz.
Ne olacak laf söylemek de ne var be Ram?Al ben de yazıyorum.
Akla uygunluğunun tartışmalı olduğunu söyleyen zihniyetin bu sözlerinin akla uygunluğu tartışmalıdır.
Binlerce yazımda yazım hatası düzeltilmedi de bu yazıda mı yazım hatası düzeltmek icap etti?Ne Türkan'ın sandığı gibi ahmağım,ne de senin üslubunca yazdığın gibi deliyim.
İnönü'ye hain demekle,ihanet yasaları imzalamıştır demekle vatansever olunamayacağını bilecek kadar akıl sahibiyim çok şükür.
Kemalistim.Vatanımı her şeyden çok seviyorum.
Kullanıcı küçük betizi
Çetin Taş
Üye
Üye
 
İletiler: 2354
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 22:02

Re: İktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti!

İletigönderen Mustafa Recep » Pzt Haz 07, 2010 13:29

bir dakika hemşehrim,
siz kime hakaret ediyorsunuz,
önce barbaros şansal kadar bu ülkeye hizmet edin sonra gelip atıp tutun,
burada ben olduğum sürece kimse barbaros şansal'a hakeret edemez adamın alnını karışlarım...

yönetici arkadaşlarımdan bu ne dediğini bilmeyen pek 'ahlaklı' üyenin yorumunun silinmesini istirham ediyorum.

yigitler yazdı:
Türk-Kan yazdı:Resim

TOP'LU İĞNE 36 HARMANIM BEN HARMANIN SİZE YENİ HARMAN SUNALIM :)...

Bu kez ben yazamadım , bu kez onlar yazdı..

YENİ HARMAN DERGİSİ SAYI: 142 HAZİRAN 2010-06..

RÖPORTAJ: TANLA SILAY

Ben de gençtim, bunlar da gençti... Bugün iktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti...

Barbaros ŞANSAL

(...)

Türkiye için ne öngörüyorsunuz?

    -1 milyon ölü, 30 milyon işsiz görüyorum. Bakın bugün IMF, İtalya’ya derhal kendini toparla baskısını yapıyor. İngiltere 25 milyon pound kemer sıkma politikasına gidiyor. Türkiye’yi çökmekte olan Avrupa’nın içine çekmeye çalışıyorlar. Hasta adam Avrupa, Türkiye hasta adam olmadı hiçbir zaman olmaz. Anadolulu toprağına bağımlıdır. Anadolu bunu yemez. Anadolu’ya cep telefonu da verseniz LCD televizyon da verseniz alır, ama anlamaz ki. Eczacılık Fakültesi’nde çok güzel bir örnek verdiler: Reçeteyi suyun içine koyup öyle içen hastalar varmış. Böyle bir ülkeyle başa çıkamazsınız. Bizim insanlarımız sağduyuludur. Ben hep güvendim. O yüzden başıma hiçbir şey gelmedi. Düşünün ben tercih ve yönelimleri marjinal ve radikal sayılabilecek, ağzına geleni beyninde süzgeç kullanmadan söyleyen biriyim. Düşünsenize Türkiye’de bütün ulusal medyada yasaklı olan Doğan, Doğuş, TRT, Fox hepsinde birden.

Sizinle ilgili haberlere göz attiğımda çok fazla röportaja, habere rastlanmıyor.

    -Yasak. İki kere televizyon programı yaptım yayından kaldırıldı apar topar.

Takmışlar size galiba…

    -Taksalar keşke nerde. Dul geldim, bakire gideceğim. Bunlarınki kanca değil düğme ancak iliklenir. Ben de gençtim, bunlar da gençti. Bugün iktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti. Bütün korkuları bu. İnsanlığın ortak korkusu yoktur. Kimisi homofobik kimisi skiofobik(gölge korkusu). Bunlar korku imparatorluğu yaratıyorlar..

(...)

Türkiye’deki tekstil, üretim ve ticareti üzerine ne düşünüyorsunuz?

    -Şu an Türkiye’de kefen bezi yok biliyor musunuz! Polyesterlerle gömüleceksiniz. Çürüyemeyeceksiniz bile. Pamuğu da imha ettiler. Cumhurbaşkanımız Hindistan’a gitti, pamuk için. Hayvancılık bitti, yün bitti. Cumhurbaşkanlığının bayrağı al sancaktır. İpekten atlastan olmalıdır. Polyesterden yaptılar. Bugün yatan bir hastanın kıçına 30 yıllık don veremediği için bu ülke açılan yarayı 9 bin liraya tedavi ediyor. Köklüler sizi ahirete götürürler ama o paraların üzerine koydukları parti binalarının ve üniversitelerin ve havraların önüne yaptıkları o büyük kapılar Cennetin kapıları değildir. Cehennemin kapısıdır, üzerinize kapanır. Dogmatik kavramları insanlık 21.yy başında sorgulamaya başladı bile. Neye göre senden olmayanı ötekileştir ve yaftalaştır, gelsin bakalım aileden sorumlu homofobik sağlık bakanı Siirt’i anlatsın. Olayı kapattılar. Kim bunun bedelini ödeyecek. Alan razı veren razıymış. Ben de vereyim o zaman mercimeği fırına…

Peki ülkenin durumu boyle gözler önüne serilince daha çıkmaza giriyor insan. Siz gençliğe güveniyor musunuz?

    -Tabii ben gençliğe güveniyorum. Siz benden gençsiniz. Ben Semra Özal’a dikiş diktim. Berna Yılmaz’a da Tansu Çiller’e de, Süleyman Gündüz’ü de tanırım ama ben dönmelerin başını da tanırım, genelev koruyucusunu da tanırım. Çünkü hepsi insandır. Ben Erbakan, Ecevit ve Türkeş’in koalisyon yaptığını da gördüm bu ülkede, bu hiçbir şey. Bunlar açlıkla terbiye etmeye çalışıyorlar ülkeyi. Lale festivalinde 15 gün için harcanan parayı gördünüz. Hadi laleden geçtim o lalelerin tanıtımı için asılan plastik afişleri gördünüz. Bu nasıl bir çevrecilik! Ardında 250 yıllık çöp bıraktılar. Haziran ayında uluslararası erozyon sempozyumu icin Çorum’a davet edildim. Ben bu erozyondan bahsedeceğim ama beşeri erozyondan. Hepsi kaydediliyor bunların bir yere.

Şuursuzbir millet olduğumuz defalarca kanıtlanıyor, hakikaten kaydediyor muyuz sizce?

    -En azından ben ve benim gibiler ediyor. İnanilmaz belgeler ve benim elimde. Gelsinler bilgisayarlarımı, dosyalarımı alsınlar. Belgeler benim beynimde. Başbakanlık TC Arşivlerindeki arkadaşlar OSE onur başkanı sıfatiyla Einstein’in Türkiye’de çalışma yapabilmeleri için İsmet İnönü’nün imzaladiği belgeleri çocuklar getirip elime veriyorlar. Herkes rahatsız. Ülkemiz uzerinde oynanan oyunlardan siz de anneniz de başörtülü kadın da rahatsız artık. Çünkü hep fakir edebiyatı, hep ajitasyon. Halbuki onlar yüzme havuzlu villalarda, altlarında kurşun geçirmez arabalarıyla dolaşıyor. Çin malı ucuz oyuncaklar dağıtıp, 5 milyon sadaka verip geçiştiriyorlar. Sadakayı hak etmiyor bu millet. Bizim hemzemindi saraylarımız basamak yoktu. Şimdi Dolmabahçe sarayının ahırındalar. Önündeki halka ait otobus durağını kaldırttılar. Bitişiğindeki iskeleyi yaktılar. Aman etrafımızda olmasınlar. Başbakanın küçük oğlunun askerlik raporu Yavuz Semerci’deydi. Hadi çıkarın bakalım ortaya, hodri meydan! Acaba kaç para aldı o raporu ortaya çıkarmamak için. Neden acaba küçük oğlu askere alınmadı. Hani askerlik yan gelip yatma yeri değildi. Ben her şeyden haberdarım. Bir ülkenin kaderini en güçlü kadının terzisinin aynasından gözetleyebilirsiniz. O güçlü kadınlar maalesef o güçsüz adamların boşboğazlıklarını ağızlarından kaçırıyorlar.

Güçlü adamlar, güçsüz adamlar derken!..

    Hep beraber Silivri’ye geçeriz buradan… (gülüyor)!

Tehdit aliyor musunuz hiç?

    -Hayır.

Örgütlü olmadığınız için mi?

    -Aynen. Eğer birey olursanız sıkıntı yok. Ben özgür irademle eleştiri hakkına sahibim.

Bir örgüte katılmayı düşünüyor musunuz?

    -Benim bir örgütum var. Türkiye genelinde 140.000 kişilik bir ordum var. Parmağımı şaklatsam sokağa dökülürler. Ama yapmam, ben bir lider değilim. Ahmak değilim. Ben o çocuklar icin fedakarlık yapıyorum. Ayaklarına kadar gidip, bilgimi, tecrübelerimi paylaşıyorum. Neleri yapmamaları gerektiğini anlatıyorum. Ben bu yıl “Düşündüğün dilde seviş, düşmanının dilinde savaş” diye bir slogan seztim. Bir çok üniversite buna karşı çıktı. Ayyy seviş deme, savaş deme. Peki düzeltiriz dedik. ”Kendi dilinde sev, düşmanının dilinde sav” dedik. Bravo alkış derken pankartlar asıldı. Ben konuşmaya başlarken şunu söyledim. Bakın arkadaşlar size fazla gereksiz müstehcen görülerek engellenen ve kesilen iki küçük eke bakın ne çiktı: iş ve aş.

(...)

Siyasete girmeyi düşündünüz mü peki?

    -Pavyon şarkıcılarının, fahişelerin olduğu, tavanında mercimek köftesi olan yerde benim işim yok. Meclisin yüzde 30’u bağımsız olmadığı sürece bu iş düzelmeyecek. Atatürk, Meclisi ve sarayları halka bırakmıştır. Halkın malıdır bunlar. Ama millet giremez oraya bir tanıdığı olması lazım. Bakın İsmet İnönü zamanında başlayan bir süreçtir bu Türkiye Cumhuriyeti’ni bugüne getiren, CHP tek partili iktidarıyla yerleştirmiştir içine her şeyi. Bana soruyorlar; senin gibi ulusalcı bir insan nasıl CHP ye karşı, diye. Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin başına gelen en kötü şeylerden biridir. AKP bile CHP kadar tehlikeli değildir. AKP, çünkü stratejileri olmayan dış güçlerin yönettiği distributördür. Devlet Outlet. Acaba Hoca Ali Riza’nın milli kütüphaneden çıkarılıp sergilenme yetkisini kim veriyor! Kütüphanelerimiz de özelleşiyor, onları da satıyorlar. Abdülmecit dönemi zamanında da bunlar yaşanmıştı damatlar yüzünden. Ama damatların iki gömleği vardır; biri bayramlık biri idamlık. Çok dikkatli olmaları lazım. Vatan caddesine 3. Anıt mezarı koyarız. Sırayla artık turistik gezi düzenleriz. Bunu astık, bunu öldürdüler, bunu katlettiler diye…

(...)

Röportajın tamamı: http://barbarossansal.blogspot.com/

Ne zamandan beri boyle gereksiz, parazit insanlarin soyledikleri ciddiye alinmaya basladi? Ulan herifin suratina bir bakin, hic meymenet yok. Zaten televizyon programlari da bir b.ka yaramadi zamaninda, bana ne hanhgi adamlar senin koynundan gectigi? Ahlaksiz herif!!!


bir
AMERİKANCI GENERALLER DEĞİL KEMALİST PAŞALAR İSTİYORUZ!
Kullanıcı küçük betizi
Mustafa Recep
Üye
Üye
 
İletiler: 417
Kayıt: Çrş Tem 09, 2008 13:11
Konum: sakarya

Re: İktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti!

İletigönderen Mustafa Recep » Pzt Haz 07, 2010 13:34

inönü chp'si mi tartışılıyor,

gerek yok

ATTİLA İLHAN söylenecekleri fazlasıyla söyledi ;)
AMERİKANCI GENERALLER DEĞİL KEMALİST PAŞALAR İSTİYORUZ!
Kullanıcı küçük betizi
Mustafa Recep
Üye
Üye
 
İletiler: 417
Kayıt: Çrş Tem 09, 2008 13:11
Konum: sakarya

Re: İktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti!

İletigönderen Ram » Pzt Haz 07, 2010 16:22

Çetin Taş yazdı:Ne kışkırtma amacı olacak Ram? Yapılanı yazıyorum.
Ama Türkan'da,sen de amaçtan sapmışsınız. Biriniz ahmak diyorsunuz,biriniz akla uygun olmayan yazılar yazdığımı söylüyorsunuz.
Ne olacak laf söylemek de ne var be Ram?Al ben de yazıyorum.
Akla uygunluğunun tartışmalı olduğunu söyleyen zihniyetin bu sözlerinin akla uygunluğu tartışmalıdır.
Binlerce yazımda yazım hatası düzeltilmedi de bu yazıda mı yazım hatası düzeltmek icap etti?Ne Türkan'ın sandığı gibi ahmağım,ne de senin üslubunca yazdığın gibi deliyim.
İnönü'ye hain demekle,ihanet yasaları imzalamıştır demekle vatansever olunamayacağını bilecek kadar akıl sahibiyim çok şükür.

Offtopic :
Forumu biraz takip etseydin, kurallara uymayan birçok kişinin uyarıldığını, iletisinin silindiğini ve bütün bunların son bir iki haftadır öncekilerden çok daha sıkı uygulandığını görebilirdin. Tipi tipli yorum yazarak kışkırtmak yerine, herhangi birimize nedenini de sorabilirdin. Şimdi ben senin iletini silsem, bu durum, yukarıdakine benzer fakat daha da ilginç çıkışlarda bulunmana neden olurdu. Hoş böyle yapınca da bir şey değişmedi. Belki de "döner de kendi yazdıklarına yeniden bakar, değişikliği görür bundan sonra daha düzenli yazar" diye düşünerek düzenlediğim birkaç iletinde olduğu gibi yapmalıydım. Öyle ya; adaletsiz davranmamak için, -iletilerini silmediğim birtakım konulardaki- başka düzensiz veya bozuk iletilere de göz yummak zorunda kalmanın mutluluğunu yaşarken, ne diye o ünlemli bilgilendirme iletisini ekledim ki¿?

Tartışmaya girmediğim ve ne düşündüğümü bilmediğin halde üzerime yapıştırmak istediklerin ise benim için önemli değil; tıpkı hâlâ bir şeylerin yarıştırıldığını düşünmendeki gibi önemsiz. Önemli olanı bilgilendirme adı altında yazılanda belirttim.

Kurallara en başta uyması (örneğin senden istenilen "enter" adlı düğmeye birkaç defa daha basmak gibi zor bir iş) ve bunları uygulaması gereken birine bunu yıllardır anlatamamak olsa olsa benim suçum olabilir.
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8167
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

ÖncekiSonraki

Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

x