Kent Konseyleri, Bölünmenin Yapı Taşlarından Birisidir / Mahmut ÖZYÜREK

Kent Konseyleri, Bölünmenin Yapı Taşlarından Birisidir / Mahmut ÖZYÜREK

İletigönderen Oğuz Kağan » Cmt Eki 06, 2012 17:26

Kent Konseyleri, Bölünmenin Yapı Taşlarından Birisidir

03.07.2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 76. maddesine dayanılarak, çıkartılan yönetmelikle “Kent Konseyleri” kurulmaktadır.

Önümüzdeki günlerde toplanacak olan “ISPARTA KENT KONSEYİ”nin katılımcılarını, cumhuriyetimize, ulusumuza, ulusal egemenliğimize ve tam bağımsızlığımıza duyduğumuz inanç ve kararlılıkla uyarmayı tarihsel bir görev sayıyoruz.

Kent Konseylerinin amaçları yönetmelikte şöyle açıklanıyor; “kent yaşamında, kent vizyonunun ve hemşerilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım, yönetişim ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirme”

“Kent Konseyleri” Cumhurbaşkanı Sn. Ahmet Necdet Sezer tarafından 3 Ağustos 2004 tarihinde veto edilen “Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun”un bir parçasıdır. Sn. Sezer Veto gerekçesinde;

• “Bu düzenlemeler, amaçlanmasa da, Anayasa’da öngörülmeyen bir yönetim modeline geçilmesine neden olabilecek niteliktedir.”

• “Yetki genişliği”ne dayanan güçlü merkezi yönetim yerine, “görev ayrılığına” dayalı güçlü yerel yönetim yapılanmasının yolu açılmakta” olduğu tehlikesine özellikle dikkat çekmiştir.

“Kent Konseyleri”; Türkiye’yi 12 bölge ve 26 ajansa ayıran “Kalkınma Ajansları” ile birlikte BOP eş başkanı, AKP İktidarı tarafından Türk halkına dayatılan Bölünme Anayasasının “Bölgesel Yönetimlere” diğer söylemle “Federe Devletçiklere” meşruiyet kazandırmanın alt yapısını oluşturacaktır.

Yani Türk halkına, daha yazılmamış olan “Bölünme Anayasası” bir oldu bittiyle kabul ettirilmekte, bölünme fiilen uygulamaya sokulmaktadır.

“Kent Konseyleri”, ABD’nin BOP saldırısı çerçevesinde Güneydoğu Anadolu bölgemizi Türkiye’den kopartmak için yapacakları anayasa değişikliği için, anayasanın ilk 3 maddesini koruyan “Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2. maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3'üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.” şeklindeki 4. maddeyi “fiilen işlevsiz” kılmaya yönelik hain planın bir parçasıdır.

“Kent Konseyleri” düşünsel ve yasal kaynağını/dayanağını,kendi tarihimizden, kültürümüzden, cumhuriyetimizden, ulusal değerlerimizden değil “Bütün halklar kendi kaderlerini tayin hakkına sahiptir” diyen BOP Eş başkanı ve yandaşlarının yasalaştırdığı. “İkiz sözleşmelerden”, Yine BOP eşbaşkanı ve yandaşlarının altına imza koyduğu “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ndan, “Maastricht Antlaşması’ndan, PKK’nın 8. Kongre Kararlarından almaktadır.

Kent Konseyleri yasa ve yönetmeliğinde görev tanımı, “katılım, yönetişim ve yerinden yönetim, yerel yönetimleri güçlendirmek” şeklindedir. Bu görev; merkezî hükümetin yetkilerinin yerel yönetimlere devri ile federatif devlet yönetimini oluşturmanın altyapısına bir taş daha ekleme, harç koyma dışında bir anlam taşımaz, taşıyamaz. Böylece, Yağmacı devletlerin, merkezî hükümet dışında Türkiye’ye yerleşmesi, yani Türkiye’nin sömürgeleştirilmesi daha kolaylaşacaktır.

Çünkü kent konseyleri ile ülkenin tümünden ayrı olarak, kendi bölge ve iç güvenliğini sağlamaya yönelik “bölgesel orducuklarla” güvenliğini sağlayacak, yargı bölgeselleşecek, çok hukuklu, çok dilli bir yönetim modeline geçilmesinin yolu açılacaktır.

Bu nedenledir ki Türk Silahlı Kuvvetlerinin başına çuval geçirilmiş, balyoz indirilmiştir.

Bu nedenledir ki Yargı bağımsızlığı yok edilmiştir.

Bu nedenledir ki Büyük Ortadoğu Projesi eş başkanı olduğunu 34 kere ikrar etmiş olan Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’ı BOP’un merkezi yapma görevinin önündeki en önemli engel olan Anayasanın ilk 3 maddesine savaş açmıştır.

Ülkemiz, “TÜRKÜM” diyemeyen, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanlığını değil ama BOP Eş başkanlığı görevini canla-başla yerine getiren, Eli kanlı bir katil sürüsünü ortadan kaldırmak yerine, onlarla müzakere masasına oturan bir iktidar tarafından yönetilmektedir.

Cumhuriyet Karşıtlığı Anayasa Mahkemesince tescillenmiş olan bu kadronun kökleri Kürt Teali Cemiyeti ve Teali İslam Cemiyeti’ne kadar gider. Bu anlayıştaki bir iktidardan demokratik katılımcılık beklemek saflık değilse gaflet ve dalalettir.

“ISPARTA KENT KONSEYİ”nin katılımcılarının, iktidarın “cambaza bak” oyununun piyonu olmayacaklarına, ülkemizin parçalanması, federe devletçiklere bölünerek, ulusumuzun tarihten silinmesinin yoluna taş döşeyen, harç koyan ihanet erbabı aktörlere karşı onurlu bir duruş sergileyeceklerine olan inancımızı korumak istiyoruz.


Mahmut ÖZYÜREK, 3 Ekim 2012
ADD Isparta Şube Başkanı
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 11760
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Şu dizine dön: Mahmut ÖZYÜREK

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x