Kuzu-muzu değil, kasap bıçağını yalayan danalar gibisiniz..

Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeler hakkındaki fikirleriniz, yayınladığımız izlencelerin bölümleri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz alan.

Gıdada ithalata tam gaz devam

İletigönderen İlteriş Kağan » Pzr May 31, 2020 1:42

2020 yılı ilk 4 ayında tarım, gıda ve içecek sektörü 6.79 milyar dolar ihracat, 5.22 milyar dolar ithalat gerçekleştirdi. Bu dönemde ihracatta öne çıkan ürünler sırasıyla fındık içi, un ve makarna olurken, hayvan yemi, bitkisel yağ ve un en çok ithalatı yapılan ürünler oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan dış ticaret verileri baz alınarak Agrimetre tarafından hazırlanan Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekler Federasyonu (TGDF) Dijital Veri Paneli'ne göre 2020 yılı ilk 4 ayında tarım, gıda ve içecek sektörü 6.79 milyar dolar ihracat, 5.22 milyar dolar ithalat gerçekleştirdi. İhracat, 2020 yılı ilk 4 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16.1 oranında artarken ithalat ise yüzde 20.6 oranında artış gösterdi. 2020'nin ilk çeyreğinde ithalat, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 26.9 artmıştı. Bu da yılın ilk 3 ayına kıyasla Nisan ayında ithalattaki artışın yavaşladığını gösterdi. Nisan ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre ithalat yüzde 5.7 artarak 1.35 milyar dolar olarak gerçekleşti. Aylık ihracat ise yüzde 14.6 artışla 1.61 milyar dolara yükseldi. 2020'nin ilk 4 ayında sektörün dış ticaret dengesi yüzde 3.1 arttı ve 1.57 milyar dolara yükseldi. İhracat birim değeri 2020 yılının ilk 4 ayında bir önceki yılın aynı dönemi ile neredeyse aynı seviyede bin 41 dolar/ton olarak gerçekleşirken; ithalat birim değeri yüzde 4.3 oranında artarak 489 dolar/ton olarak gerçekleşti.

İhracatta fındık öne çıktı
2020 yılı ilk 4 ayında ihracatta öne çıkan ürünler sırasıyla fındık içi, un ve makarna olurken bu ürünler toplam ihracatın yaklaşık yüzde 15'ini oluşturdu. En çok ithal edilen ürünler ise sırasıyla buğday, soya fasulyesi ve dane mısır oldu. Bu ürünler toplam ithalatın yaklaşık yüzde 20'sini oluşturdu. 2020 yılı ilk 4 ayındaki dış ticaret verileri sektörlere göre incelendiğinde, en çok ihracat yapan sektörler sert kabuklu meyveler, şeker ve şekerli mamuller ve yaş meyve ve sektörleri olarak sıralandı. Toplam ihracatın yüzde 29'u bu üç sektör tarafından gerçekleştirildi. Hayvan yemi, bitkisel yağ ve un sektörleri 2020 yılı ilk 4 ayındaki en çok ithalatı gerçekleştiren sektörler oldu. Toplam ithalatın yarısından fazlası (yüzde 51.7) bu üç sektör tarafından yapıldı.

En çok ihracat Irak'a yapıldı
2020 yılı ilk 4 ayına ait dış ticaret verileri ülkeler bazında incelendiğinde en çok ihracat yaptığımız ilk üç ülke 959 milyon dolar ile Irak, 530 milyon dolar ile Almanya ve 359 milyon dolar ile ABD şeklinde sıralandı. Bu 3 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatımızın yüzde 27'sini oluşturdu. Ülkelere göre en çok ihraç ettiğimiz ürünler Irak için un, tavuk eti, konserve domates; Almanya için fındık içi, ambalajlı fındık ve kuru üzüm; ABD içinse elma suyu, sakızlı jöleli şekerler ve tütün oldu. Ülke bazında ithalat verileri incelendiğinde en fazla ithalat yaptığımız ülkeler 1 milyar 96 milyon dolar ile Rusya, 330 milyon dolar ile Brezilya ve 321 milyon dolar ile Ukrayna oldu. Rusya'dan yapılan ithalatta öne çıkan ürünler buğday ve ayçiçeği olurken; Brezilya'dan soya fasulyesi, tütün, kahve; Ukrayna'dan yapılan ithalatta ise soya fasulyesi, buğday ve dane mısır ürünleri öne çıktı.
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş Kağan
Üye
Üye
 
İletiler: 310
Kayıt: Cmt Şub 08, 2020 18:53

veya tabanları yağlanmış/yağlanmaya hazır bir tabanın sözcülüğünü yapmak!

İletigönderen İlteriş Kağan » Sal Haz 09, 2020 23:00

veya tabanları yağlanmış/yağlanmaya hazır bir tabanın sözcülüğünü yapmak!
Tabanda "madem o zaman ne diye.." başlayan bir sor(g)unun ol(a)mayacağından o kadar emin
olmak ki, rahat rahat konuşmak..
Resim
Resim
Resim
Resim
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş Kağan
Üye
Üye
 
İletiler: 310
Kayıt: Cmt Şub 08, 2020 18:53

Hormonlu Yaşıyoruz!!

İletigönderen İlteriş Kağan » Prş Tem 02, 2020 23:35

Yediğimiz ve içtiğimiz her şey zararlı hale gelmiş durumda. Halk arasında bir hormondur almış başını gidiyor, yediğimiz besinlerin geneli hormonlu ve bunu bile bile tüketiyoruz. Ve sonra yok efendim hastalıklar çoğaldı, sürekli hastanedeyiz, kilo alıyorum vs. daha birçok sorun sıralayabiliriz bunların yediklerimizden kaynaklandığının azda olsa farkında olup tedbir almaya çalışalım.

Misal, sağlıklı diye beyaz et olarak en sık tükettiğimiz tavuklar hormonlu. Etlerdeki hormonlar, insanın Estrojen hormonuna fazla derecede maruz kalması sonucu Meme Kanserine yol açmakta ve beraberinde çoğu hastalığı tetiklemektedir.
Resim
Peki hormonsuz yaşamak için nelere mi dikkat etmeliyiz?
En sık yaptığımız yanlışlardan biride 4 mevsim bulunan domatesi , kışın tükettiğimizde hormonlu olduğunun bilincinde olmalıyız. Her meyve mevsiminde tüketilmeli aksi takdirde hastalık sebebi olabilir.

Örneğin; büyükbaş hayvan eti yerine, koyun etlerini tercih edin. Beyaz et olarak balık tüketmeye gayret edin çünkü, balıkların üzerinde oynama şansları mümkün değildir.

Hormonlu besinler arttıkça çocuklarda da erken yaşta hastalıklara yakalanma riski arttı. Mesela, büyüme hormonunu etkilediği için erken ergenlik gerçekleşiyor. Bununda büyük bir sorun olduğunun farkında olalım.
Resim
Sürekli hormonlu ürünlerden bahsediyoruz peki bu GDO’lu dediğimiz besinler hayatımızın tam ortasında onlardan vazgeçemiyoruz. Evet yediğimiz besinlerin çoğu GDO’lu ürünlerden üretilmektedir.

GDO, Genetiği değiştirilmiş organizma demektir. Yani, bir organizmanın diğer organizmaya gen aktarımı olarak da açıklayabiliriz. Hatırlarsanız GDO’lu ürünler kamuoyu tarafından bir ara oldukça sert tepki almıştı. Hatta bu sayede Tayland ve Yeni Zelanda gibi ülkelerde bu ürünlerin giriş ve çıkışlarına yasaklar getirmişlerdi.

GDO kendine ait olmayan, başka bir özelliğe ait ürün üretir. Bu ürünler çeşitli hormonlarla olabilir. Bu yüzden tüketen veya organizmada etkileşimde olan canlılarda ve çevrede olumsuz etkiler oluşturmaktadır.

Misal, fareler üzerinde uygulandığında , zehir özelliği göstererek bağışıklık sistemini bozduğu gözlemlendi.

Peki bu hayatımızı bu derece etkileyen ve hayatımızın içinde olup tükettiğimiz ürünler neler; mısır, domates, pirinç, buğday, yerfıstığı vb. tükettiğimiz çoğu bitki üzerinde oynanarak bize sunuyorlar. Aslında bunlara baktığımızda en çok tükettiğimiz besinlerde mevcut ne kadar da hayatımızın içine girivermişler.

Bizler artık doğallıktan yoksunuz ve yoksun olmaya da devam edeceğiz.

Hep sorarız büyüklerimize, nenelerimize, dedelerimize eski insanlar neden daha sağlamdı? Neden hastalıklar bu kadar arttı eskiye göre? İşte bunun sebebini kısa bir örnekle anlatmak istiyorum.

İnsanlarda görülen hastalıkların yemekten kaynakladığına dair bir çok hadis var ve Rivayete göre bir Hekim bir köye doktor olarak atanır ve görevine başlar. Sonra günler, aylar geçer. Hekim, kuşkulu bir şekilde etrafına bakar ve hiç hasta gelmediğini görür ve bu durumu yani insanların hastalanmamasının sırrını Peygamber (s.av) Efendimize sorar?

Hz. Muhammed (s.a.v) ise şöyle bir cevap verir “Benim ümmetim iyice acıkmadan sofraya oturmaz, daha açken sofradan kalkar”. Diye buyurmuştur.

İnsanların bu tüketim çılgınlığı devam ettikçe, ihtiyaçları karşılama adına bu girişimler devam edecektir. Hayatımız hormonlu ve GDO’lu ürünlerden ibaret olacaktır

Özellikle 20yy’dan itibaren yetişen nesil, sürekli besin ihtiyacını dışardan doğal olmayan hazır gıdalardan karşılamaktadır. O yediğimiz içinde ne olduğunu bilmediğimiz FAST FOOD, abur cuburların genetiğini bırakın kimyaları hepten bozuk onları tüketmekten uzak durmaya çalışalım kendi elimizle canımıza kıymayalım.

Burada şunu görüyoruz ki hepimiz, doğallıktan çıkıp yapaylığa doğru ilerlemiyor neredeyse koşuyoruz ne acı bir durum eğil mi? Sağlıklı yaşamdan bahsetmek neredeyse imkansızlaştı.

Son olarak şunu söyleyerek konuyu kapatmak istiyorum. Sağlıklı yaşam demek sadece aç kalmak yada spor yapmak demek değil doğal ve dengeli besin tüketmektir.

Sıklıkla tükettiğimiz hormonlu gıdalar, vücutta hormon dengesinin bozulmasına, şişmeye, yağlanmaya ve hücreleri zayıflatarak hastalıklara direncimizi azaltarak kanseri beraberinde getirmekte.

GDO’lu ürünlere hayır diyelim kendi besinimizi kendimiz karşılayalım yada temin edelim. Hastalıklar artmasın, ölümler azalsın istiyorsak bu konuda daha duyarlı olalım ve lütfen çevremizi bu konuda bilinçlendirelim.
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş Kağan
Üye
Üye
 
İletiler: 310
Kayıt: Cmt Şub 08, 2020 18:53

Toprak Mahsülleri Ofisi İtalya’dan pirinç ithal ediliyor. Düşünebiliyor musunuz?

İletigönderen İlteriş Kağan » Sal Tem 07, 2020 18:42

Toprak Mahsülleri Ofisi İtalya’dan pirinç ithal ediliyor.
Düşünebiliyor musunuz?
Resim
Resim
Resim
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş Kağan
Üye
Üye
 
İletiler: 310
Kayıt: Cmt Şub 08, 2020 18:53

Önceki

Şu dizine dön: Tartışma ve Fikir Meydanı

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x