Baykal'a saldıranlar AKP'liCHP Genel Başkanı Baykal, yumurta atanların isimlerini saydı, resimlerini gösterdi.CHP lideri Deniz Baykal, hafta sonu Van’da kendisine ve partililere karşı yumurtalı saldırıda bulunan ve pankartlar ile protesto gösterisi yapan kişilerin fotoğrafları ile video CD’lerinin elinde olduğunu açıkladı.
Baykal, yumurtalı saldırıyı yapanlarla ilgili şunları söyledi:
"Olayı merkez ilçe yönetim kurulu üyesi, il başkan yardımcısı, gençlik kolları başkan yardımcısı. Nüfus kayıtları eldeki kişiler bunlar.
Bunları basın toplantısında size sunacaklar. Arkadaşlarımız bunların AKP Genel Başkan Yardımcısı ile akrabalık bağlantılarını size ispat edeceklerdir. Ne diyorduk biz. Bu olay organize. AKP’liler yaptı diyorduk.
Başbakan çıkıp esiyor 'Açtırma kutuyu' diye. Ne biliyorsan söyle. Haber ajansının iddiası 'Göstericilere para verildi' diyor."
EMNİYETİN TELKİNLERİNİ KABUL ETMİŞ OLSAYDIK..."Başbakan diyor ki 'Bana da yapıyorlar'. Ama sana CHP’liler yapmıyor. Buradaki olay farklı. Oradaki saldırıları yapanların Van halkıyla ilgisi yoktur. Van halkı böyle bir davranışın parçası olmamıştır" sözleriyle Erdoğan'a cevap veren Baykal, "Van sokaklarından caddelerinden geçtik bir kişiden bile tepki gelmedi. Tam tersine Van halkına yakışan nazik bir ortam içinde kongre salonuna gittik. Orada karşılaştığımız manzara bir avuç insanın örgütlediği bir manzaradır.
Birileri koli koli yumurta almışlar onları atıyorlar. Nereye atıyorlar otobüse atıyorlar. Eğer Van Emniyeti’nin telkinlerini kabul etmiş olsaydık otobüs caddede duracak 100 metrelik mesafeyi yürüyerek geçecektik ve bu saldırı bize olacaktı."
TERTİBİ AKP’LİLER YAPTIBaykal kendilerine saldıranların AKP Van İl Başkan yardımcısı, İl Gençlik Kollarının üç Başkan yardımcısı, bir Gençlik kolları üyesi, bir merkez ilçe yöneticisi olduğunu da belirtti ve kürsüden bazı fotoğraflar gösterdi. Baykal, "Bu tertibi kim yaptı. Bu konuda hepimiz belli tespitler yaptık ve bu tespitleri ifade ettik. Bu tespitler açıkça bize bu saldırının Van’daki AKP’liler tarafından organize edildiğini çok açık bir şekilde göstermiştir. Oradaki parti, yöneticisi arkadaşlarımı yürekten kutluyorum. Bugün elimizde bu saldırıyı düzenleyenlerin fotoğrafları kimlikler. Çok net bir şekilde tespit edilmiş şekilde elimizdedir. Bunlardan birisi AKP’nin il başkan yardımcısıdır. Bir diğeri gençlik kolları başkan yardımcısıdır. Elde film çekimleri fotoğraf çekimleri var.
BDP 'Bu olayı yanlış buluyoruz ve kınıyoruz' dedi. Çok açıkça görüyoruz ki bu olay karşısında hem oraya katılanların kimlikleri hem oraya katılanların bize tepki gösteriken sarf ettikleri sözler gösteriyor ki bu tümüyle AKP organizasyonudur" diye konuştu.
“VAN’DA KENDİNE GÖRE BİR HUKUK VAR”"Tümünün olaylar sırasındaki fotoğrafları kimlikleri elimizde… AKP Genel Başkan yardımcısı ile akrabalık bağları da saptandı. Tüm bu belgeleri ve fotoğrafları daha genişi biçimde açıklayacağız’’ diyen Baykal sözlerini şöyle sürdürdü:
"Peki var mı bir gelişme? Yok çünkü Van’da kendine göre bir hukuk var. Daha önce Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde gördüğümüz olay var. Orada bir çete var. Hukuk dinlemiyor.
Daha önce Diyarbakır’da da buna benzer bir olay başımıza gelmişti. Orada protesto yapanlar organize olmayan bir şekilde tepki gösterdiler. Biz de şikayetçi olmadık. Demokraside olur böyle dedik. Buna rağmen savcılık harekete geçti ve mahkum etti.
Burada olay belli. Başbakan 'Çok üzüldüm gereken yapılacaktır' diyemiyor. Bize masal anlatıyor. Sen masalı bırak fotoğrafların gereğini yap.
Bu Van olayı bir iktidar partisi tarafından ana muhalefet partisine yönelik düzenlenmiş uzun bir süreden buyana ortaya çıkmış bir sokak hareketidir."
“BAŞBAKAN TESPİT DEĞİL, TEHDİT EDİYOR”Deniz Baykal, "Uzun zamandır bir iktidar partisi muhalefet partisini böyle bir tepki gösterme aczi içine düşmemiştir.
Bu olay sebebiyle Van halkına karşı hiçbir kırgınlık duymadım aksine tam bir tezat gördüm. Bu olayın Van’la hiçbir ilgisi yoktur.
Oradaki üç beş çapulcu Van halkını temsil edemez" dedi.
Gerçek Gündem, 6 Nisan 2010
Baykal: Bana tuzak kurdularBaykal "Van'da emniyet yetkilileri sokağın başında otobüsten inmemi istediler" dedi.Milliyet Gazetesi Yazarı Fikret Bila'nın köşe yazısından;
Baykal: Peki ya polisi dinleseydim?Sosyal demokratların yakından tanıdığı, SHP’de ve CHP’de uzun yıllar dış ilişkiler danışmanlığı yapan sevgili Şule Bucak, pazar günü, geleneksel hale getirdiği akşam yemeğinde CHP lideri Deniz Baykal’ı evinde ağırladı. Şule’nin konukları arasında Müjde Ar, Ercan Karakaş ve aralarında benim de bulunduğum çok az sayıda gazeteci dostları vardı.
Yemeğe geçmeden önce Baykal’a Van’daki protesto olayını konuştuk. CHP lideri, Van’da yumurtalı protesto eyleminin AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in organizasyonu olduğundan emin konuştu. Baykal, Van’daki olayın bir tuzak olduğunu ve hatta bazı emniyet görevlilerinin de dahlinin bulunduğu yönünde kuşku taşıdığını belirtti. Baykal, olayı şöyle anlattı:
‘Beni yürüteceklerdi’“Van’a ulaştık. Her şey çok güzel ve çok normaldi. Sokaklarda vatandaşların ilgisiyle karşılaştım. Yol boyunca otobüsten onları selamladım. Kongreyi yapacağımız salonun hıncahınç dolu olduğu bilgisi geldi. Biz otobüsle kongre salonunun bulunduğu yere doğru ilerliyoruz. Bu arada arkadaşlar, emniyet yetkililerinin kongre salonunun bulunduğu sokağın başında otobüsten inmemi istediklerini ilettiler. Hem benim koruma müdürüm hem de Yılmaz Ateş’e iletmişler bu taleplerini. Demişler ki, ‘Kongre salonunun bulunduğu sokak çok dar.
Sizin otobüs o sokağa giremez, sokağa dönüş yapması çok zor olur. Sokağın başında Sayın Baykal’ı indirmeniz ve salona kadar yürümeniz daha doğru olur’. Fakat arkadaşlar bu öneriyi kabul etmemişler. Nitekim sokağın başına geldiğimizde otobüs şoförü sokağa rahatça dönebileceğini söyledi. Arkadaşlar da salonun kapısına kadar otobüsle gitmemizin daha doğru olacağını söylediler.
Ancak sokağı dönünce gördük ki, protestocular oraya yerleştirilmiş. Koli, koli yumurta alınıp yanlarına konulmuş. Organizasyon çok açık. Nitekim otobüse doğru yumurta atmaya başladılar.
Sonradan anladım ki, eğer biz, emniyetin önerisine uyup sokağın başında insek ve yürüsek; yumurtalar üzerimize atılacak! Anladım ki, tam bir tuzak hazırlanmış.”
‘Tek tek saptayacağız’Baykal, protesto girişiminin BDP’yle ilgisinin olmadığını da vurguladı. BDP Van İl Başkanı’nın ve diğer yetkililerinin anında açıklama yaparak olayla ilgilerinin olmadığını kamuoyuna duyurduklarını belirtti ve şöyle devam etti:
“BDP yetkilileri hemen açıklama yaptılar. Hatta PKK’ya yakın bir uluslararası haber ajansı da haber geçti. Olayın PKK’yla ilgisi olmadığını açıkladı. Protestocuların Hüseyin Çelik’in kontrolünde insanlar olduğu, o insanları tanıyanlar tarafından bana da iletildi. Şimdi o anda çekilen görüntüleri arkadaşlar büyüterek inceliyorlar. Kimin kim olduğu açıkça ortaya çıkacak.”
Baykal, Diyarbakır’da domates atılması olayını anımsatarak, şu karşılaştırmayı yaptı:
“Bana Diyarbakır’da da domates atmışlardı. Ama o kendiliğinden olan bir olaydı. Nitekim Diyarbakır emniyeti ve savcılığı hemen olaya el koydu. Bana yazı yazdılar. Şikâyetçi olup olmadığımı sordular. Ben, gerek yok karşılığını verdim. Ona rağmen soruşturmayı yürüttüler ve bu eylemi yapanlar ceza aldılar. Diyarbakır’ın tutumuna bakın, Van’ın tutumuna bakın. Ben ana muhalefet lideriyim, bir ilde partimin kongresine gidiyorum. Gerekli önlemleri almak iktidarın görevi, sorumluluğu. Ama o ne yapıyor; bana yumurtalı protesto organize ediyor.”
‘Gidemiyorlar derken...’Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Sivas’ın ötesine gidemiyorlar” sözlerinin ne anlama geldiğinin Van’da anlaşıldığını belirterek, şöyle devam etti:
“Başbakan sürekli ‘Sivas’ın ötesine gidemiyorlar’ diyordu. Aslında ‘Sivas’tan öteye gelmeyin’ demek istiyormuş. ‘Gelirseniz, böyle yaparız’ demek istemişler.
Gerçek Gündem, 6 Nisan 2010
Van'daki saldırının perde arkasıAncak en yaygın olan söylenti bu saldırının bir AKP projesi olduğu yolundaydı!
TERÖR VE TOPLUM / MEHMET FARAÇ
CUMHURİYET GAZETESİGüneydoğu’dan İki Manzara: Baykal’a Saldırının Perde Arkası!..
Bizi önceki hafta Siirt’e götüren özel uçak geçen cuma günü ise CHP lideri Deniz Baykal’la birlikte Van’a taşıdı... Hani şu dincilerin bir Cumhuriyet üniversitesini yıkıp yerine Said Nursi’nin “Medresetü’z Zehra” rüyasını canlandırmaya çalıştığı Van...
Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın’ın işte bu karanlık hesap uğruna kurban edildiği kent!..
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ve kardeşiyle ilgili çok ama çok ilginç hikâyelerin anlatıldığı serhat şehri!..
Malatya, Elazığ, Siirt gezileriyle, “Fırat’ın ötesine gidemiyorlar” teranesini darmadağın eden Baykal, Van’a başbakan gibi onlarca korumayla değil, başı dik bir yurttaş gibi girdi...
Yumurta ve taş yağmuru il kongresinin yapıldığı meydana girerken başladı... Pusuya yatmış cengâverler polisin ihmalinden yararlanarak saldırdılar! Hazırlıklı oldukları ellerindeki faşizane pankartlardan da belliydi! Yani yoldan geçen sıradan bir yurttaşın demokratik tepkisi değildi bu!..
Kongre süresince öfke dolu sloganlar hiç dinmedi! Kalabalık giderek arttı. Onların faşistlikle suçladığı Baykal o anda Kürtçeyle ilgili yasağa yıllar önce nasıl direndiğini ve Kürt yurttaşların hakları için 1989’daki ünlü Güneydoğu Raporu’nu nasıl hazırladıklarını gururla anlatıyordu... “Herkesin kimliği onurudur” diyordu...
Baykal Van’daki salonda takıyye yapmadı, partisinin Güneydoğu politikasını yüreklice anlattı ve bölgedeki çıkmazın CHP iktidarıyla yok olacağına ısrarla dikkat çekti...
Salondan çıktığımızda Baykal’ın yanında CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş, Algan Hacaloğlu, Kemal Kılıçdaroğlu ve Mehmet Sevigen de vardı
Meydandaki kalabalık on katına çıkmıştı. Beş yüzden fazla insan yüzlerine yansımış korkunç bir öfkeyle bu kez CHP otobüsünü taş yağmuruna tuttular...
Peki kim düzenledi bu saldırıyı?..
Kentin BDP’li belediye başkanı saldırıyla ilgilerinin olmadığını söylese de, Öcalan’ın Urfa’da kutlanacak doğum gününe gitmeye hazırlanan 6 otobüs dolusu PKK ve BDP yanlısının o gün kentte toplandığı saptandı!..
PKK yanlısı bir ajansın, “Saldırganları bir AKP milletvekili yönlendirdi. Kişi başına 150 TL dağıtıldı” şeklindeki haberini kimse yalanlamadı!
Yerel bir gazetecinin, “Saldırıda dinciler de vardı” şeklindeki tepkisi ise çok düşündürücüydü!..
Ancak en yaygın olan söylenti bu saldırının bir AKP projesi olduğu yolundaydı! Konuksever Vanlılar, AKP Gençlik Kolları üyelerini parmakla gösterip fail işareti yaptılar!
Baykal bu yüzden saldırının ardında eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in yakınlarının bulunduğuna ısrarla vurgu yaptı. Kimi kaynaklar da, Van Belediyesi’ni BDP’ye kaptıran AKP’lilerin son dönemde iyice saldırganlaştığına dikkat çektiler!
Deniz Baykal’ın “AKP’lilerin sokağa çıkması çöküşün işaretidir! Artık bu bölgeye daha fazla geleceğiz” şeklindeki sözleri de şiddet yorgunu Güneydoğu’ya büyük umut verdi.
AKP’liler de BDP’liler de, Baykal’ın Güneydoğu’ya gitmesinden, bölge insanını kucaklamasından rahatsız oluyorlar! İstiyorlar ki, meydan etnik bölücülükle dinsel gericiliğe kalsın. Saldırının nedeni işte budur!
Başbakan’ın Rizeli hemşerisi ve eski danışmanı olan bir valinin yönettiği 300 bin nüfuslu bu güzel kentte, işgüzarların sayısı ise beş yüzü geçmedi!.. Yani sonunda Baykal kazandı...
Gerçek Gündem, 6 Nisan 2010