gönderen mustafat » Pzr Eyl 14, 2008 19:58
Ben küçük yaslardan benzer söylemlerle beyinleri yikandigi için ayni kaliptan çikmis gibi düsünen siyasi islamcilari, veya kendine muhafazakar diyen kesimleri ancak son aylarda biraz anlamaya basladim.
Ne anladigimi dilim döndügümce anlatayim:
Kabilecilik insanin en köklü içgüdülerinden biridir. Yani ayni kabile içinde sevgi, saygi, dayanisma vesaire, farkli kabilelere karsi da düsmanlik... Adaletli olma, öldürmeme, çalmama, komsuna iyi davranma gibi etik degerler sadece ayni kabile içinde geçerlidir; yabanci kabilelere karsi ise bu etik degerler geçerli degildir; kendi kabilenizin çikarlari için her türlü davranis mübahtir.
Kabilelerin sinirlari farkli kimliklerle tanimlanabilir; bazen bu bir asiret olur, bazen bir millet, bazen de ümmet...
Aslinda kabileciligi o kadar kaniksamisiz ki bazen farkina bile varmiyoruz. örnegin ülkelerin dis politikalarina bakin. Kendi içinde demokratik hukuk devleti olan ABD gibi ülkeler, disarida silah zoruyla katliam, hirsizlik, yagma dahil en vahsi islere girisebiliyorlar, biz de bunu zalimce de olsa adeta normal kabul ediyoruz. Uluslarasi real politika böyledir diyoruz. Bu cinayetlerin tasarimcilarinin da uluslararasi konferanslarda büyük bir sayginlik havasi içinde kravat ceketle boy göstermelerini de olagan sayiyoruz.
Aslinda tipik bir kabilecilik uygulamasi, bizler ve ötekiler anlayisinin bir sonucu. içeride demokrasi, hukuk, etik vs., disarida her sey mübah anlayisi.
Biz ulus bilinci olanlar için islamcilarin yaptiklari vatana ihanet gibi geliyor; çünkü biz vatani ulusla tanimliyoruz. Sanki islamcilarda da ulus bilinci varmis gibi düsünüp, bazen AB ve ABD'yle isbirligi içinde Türkiye devleti aleyhinde bir takim islere giristiklerinde bile bile vatana ihanet ettiklerini düsünüyoruz. Halbuki adamlarda ulus bilinci yok ki! Onlar vatani ulusla degil, ümmetle tanimliyorlar; dolayisiyla Türkiye'nin askerine ve milli politikalarina aykiri isler yaparken kendilerini vatana ihanet etmis gibi hissetmiyorlar. Biz nasil cografik sinirlarimiz ve üniterlik konularinda hassas isek, onlar da türban, helal gida ve baldir bacak konularinda hassaslar. Kars Ardagan Rus'a, Diyarbakir Kürdistan'a gitmis o kadar önemli degil; yeter ki o karisinin basina türbani özgürce geçirsin, helal gida ve haremlik selamlik toplantilarindan eksik kalmasin, tarikat reisine özgürce kul köle olsun. Kendi deyimiyle, müslümanligini özgürce yasasin. öyle ya, özgürce yasayamadiktan sonra vatani korumussun ne anlami var?
Tipik bir siyasi islamci için kendilerinden olmayanlar, ister Türk olsun, ister ABDli, ötekiler sinifindandir. Hatta bazen Türk olup da onlardan olmamak onlarin gözünde bir ABDli olmaktan bile beter olabilir: ABDli sadece bir yabancidir; yabanci iste, dini farkli kültürü farkli, ne yapsa yeridir. Fakat bizim gibi onlardan olmayan, ayni müslümanlik anlayisini paylasmadigimiz için onlarin gözünde "dinini inkar eden Türkler" ise hain ve kafir. Kendi gibi düsünmeyen insanlara düsman veya kafir gözüyle bakma zaten tutucu dinci kültürün özünde vardir. (halbuki sormak gerekir, müslümanlik onlarin tekelinde midir? onlarin anlayisi müslümanlik da benim ki degil mi?)
Bunu suna benzetebiliriz: Istanbul'un Fatih gibi artik türbansiz rahatça dolasilamayacak tutucu bir mahallesini düsünün. Evli Türk bir kadinin türbansiz dolasmasi ayiplanir. Ama Amerikan veya Fransiz bir kadindan türban takmasi beklenmez.
Iste Türkiye'deki siyasi islamcilar da, kendileri gibi düsünmeyen Türkleri ötekiler olarak görüyorlar. Onlarin gözünde ABD'lilerden daha iyi degiliz. Dolayisiyla bize karsi ne yapsalar mübahtir; buna düzmece Ergenekon sorusturmalariyla yaka paça evden alinip, ortada bir iddianame olmadan hapsedilmek de dahil.
Fakat çok hukukluluktan söz eden bu Humeyni hayrani bayana sorulacak bir sorum var:
Hukuk çesitlerini neden laik, müslüman veya hristiyan diye klasik toptanci parçalara ayiriyorsunuz?
örnegin ben kendine has bireysel inançlari olan bir müslüman olamaz miyim? Mecbur muyum koyun gibi sürüye katilip cemaatin diger üyeleri neye inaniyorsa aynen ona inanmaya? Müslüman oldugum halde benim sürüden bagimsiz kendi özgür aklim olamaz mi?
örnegin ben türban gibi bir sekle tapmayi, dürüstlük dogruluk akilcilik gibi ana erdemlere odaklanmak dururken bir bez parçasini bu kadar ön plana çikarmayi saçma, hatta islamin esaslarina da aykiri bulurum. Bence bu islami ucuz bir sekilcilige döküp felsefi içerigini bosaltmaktir. Ayni büst ve heykel Atatürkçülügü gibi.
Yani sonuçta, benim sürüye uymayan kendime has bir müslümanlik anlayisim varsa, bana hangi hukuki uygulayacaksin?
Adi sani duyulmamis farkli dinlere ve bireysel inançlara mensup vatandaslara hangi hukuku uygulayacaksin? örnegin adamin teki "benim dini inancim geregi her yil bakire bir genç köpek kesmem gerekiyor" derse ne diyeceksin? Veya bir baskasi "ben dini inancim geregi dünyanin düz olduguna inanirim. Bu inancimi rencide eden seyleri ders kitaplarindan kaldirin" derse?
Diyelim ki ben okulda eroin çekerken yakalandim. Kurnazlik edip "dini inançlarim geregi tanriya yaklasabilmek için uyusturucu aliyorum" dersem nolacak? Benim yalan söyledigimi, gerçek dini inancimin ne oldugunu nasil test edeceksin?
Yoksa bu tür hukuki saçmaliklarin ortaya çikmamasi için herkesi inançlari konusunda sürüye uymaya baskiyla mecbur mu edeceksin? Bence is dönüp dolasip bu noktaya variyor. Siyasi islamcilar "inanç özgürlügü" derken aslinda sadece kendi inançlarina özgürlügü kastediyorlar. Diger inançlarin özgürlügü konusunda aslinda samimi degiller. Bunu kendi cemaatleri içinde farkli inançlari yasatmamalarindan da anlayabiliriz. Hadi bakalim, kolaysa bir Naksi cemaati içinde evli bir bayan türban takmasin. Zaten kocasi izin vermez, verirse de cemaatten aforoz edilir.
çok demokrat bir izlenim veren bu "inanç özgürlügü" terimi simdilik sadece hedefe götüren bir araç olarak kullaniliyor. Hedefe varildiktan, yani rejim degistirilip gerekli yasal ve sosyal baskilar kurulduktan sonra zaten farkli inanç diye bir sorun kalmiyor. Ayni Iran veya S. Arabistanda oldugu gibi. Iran ve S. Arabistanda din degistirmenin cezasi ölümdür! Al sana inanç özgürlügü...