tuba yazdı:bu türbanlılar fazla yüz buldukları için sokakta bile küçük dağları ben yarattım edasıyla dolaşır oldular . üzerinde lüks giysiler, makyajlı suratlar, tafralar afralar, akılsızlar.
Emesiz1979, aslında ne demek istediğini anlıyorum ama yine de bir noktayı düzelteyim müsaadenle. Bütün başı kapalı bayanları "türbanlılar" diye karşı safta göremeyiz ve onlara hor bakamayız. Ne başı bağlı bayanlar biliyorum senden benden daha da Atatürkçü! Fakat toplumdaki bu önyargılar yüzünden başı açık, modern giyimli insanlar tarafından sokak ortasında, restoranda, ya da bir mağazada hor görülüp, küçük düşürülmeye çalışılan Atatürkçü ve bu vatana kanının son damlasına kadar bağlı -ama kalbi kırık- insanları da biliyorum. Dahası, her başı bağlı bayan Atatürk düşmanı olmadığı gibi, her başı açık bayan da Atatürkçü ve vatansever değil! Demek istediğim "mandacılar" sadece 'türbanlılar' arasında değil maalesef!
Tamam, ön yargili olmayalim, ama söyle bir analiz yapalim: Bir kadin neden türban giyer? üç seçenek olabilir:
1) Aile ve çevre baskisi (çikar hesaplari da dahil)
2) ideolojik nedenler: Bayan siyasi islamci olabilir
3) Sartlanma: küçüklügünden beri yakin çevresinde baska türlüsünü gösmemistir
1. ve 3. durumda kadinin kafa yapisi hakkinda gerçekten fazla fikir yürütemeyiz. Fakat böyle bir kadin da farkli bir ortama girdiginde türban konusunda fazla israr etmez zaten; dün takar, ama yarin takmaz. Bu tamamen kadinin keyfine, zevkine ve içinde bulundugu ortama baglidir.
2. durumdaki bayan için ise türban adeta bir inatlasma, bir kimlik, bir onur meselesidir. Onun için türbansizlar "ötekilerdir", bu benim kisisel tecrübem, baska türlüsünü görmedim. ötekilere de ötekiler gibi davranir. Dürüstlük, dogruluk, dayanisma vs. gibi bütün ahlaki degerler kendinden olanlar için geçerlidir (kabilecilik anlayisi); ötekilere ne yapilsa mübahtir.
Ben bu 2. gruptaki türbanlilarin "inanç özgürlügü" söylemlerinin samimiyetine inanmiyorum. Onlar inanç özgürlügü derken aslinda sadece kendi inanç özgürlüklerini, kendi müslümanlik yorumlarini kastediyorlar. Fakli inanan ve düsünenlerin baski görüp ezilmesi onlari hiç rahatsiz etmiyor, çünkü onlar ötekilere dahil.
"inanç özgürlügü" söylemlerinde samimi olsalardi, aile ve çevre baskisiyla zorla türbanalti edilen kizlarin basi açik dolasabilme özgürlügünü savunmalari gerekirdi. Siz hiç böyle bir sey gördünüz duydunuz mu?
inanç özgürlügü söylemlerinin samimiyetine inansak zaten türbanla bir derdimiz kalmaz.
Söyle düsünün: Bir gün cumhurbaskani A. Gül'ün esi sokakta basi açik gelse ve kocasina "ben artik türbanla dolasmak istemiyorum" dese sizce Gül ne der? "Tabi karicigim, istedigin gibi dolasmakta özgürsün" mü diyecek? Hiç zannetmiyorum. Daha 15 yasinda lise ögrencisiyken evlenir evlenmez esinin kafasina türbani geçirtmis. Bunun anlami sudur: "yerini bileceksin"
Türbani siyasi amaçlarla kullanan Gül'ü bir kenara birakin. Türbanin yaygin oldugu muhafazar tutucu çevreden ortalama bir kocayi düsünün. Esinin türbansiz dolasmasina izin verir mi?
inanç özgürlügü, özgür irade vs. bunlar palavra. Bunlarin palavra oldugunu en iyi siyasi islamcilar bilir.




