
İşadamı Mahmut Arslan'ın Mersin Gümrüğü'nde ortaya çıkan GDO'lu prinç yolsuzluğunun ardından bir de Ticaret Sicil skandalı ortaya çıktı.
Hakkında yürütülen soruşturmada TMK 10. maddesi ile yetkili savcılığın "terörün finansmanı ve önlenmesi çerçevesinde" başlattığı soruşturma kapsamında işadamı Mahmut Aslan'ın taşınır taşınmaz bütün mallarına el konduğu halde mahkeme kararını ticaret siciline işlettirmeyip sahibi olduğu Full Pet şirketindeki hisselerin satmaya çalıştığı ortaya çıktı. Aslan'ın Full Pet şirketindeki hisselerini önce Aydın Doğan, ardından Luk Oil ve son olarak da Shell'e satmak istediği ortaya çıktı. Skandalla ilgili Ankara Ticarate Sicil Memurluğunda tutuklamalar oldu.
Aydın Doğan'ın 26 Kasım 2012 tarihinde el konulan Full Pet ile Ocak 2013'de masaya oturduğu, satış görüşmelerinin başladığı KAP'a bildirildiği, ancak Aydın Doğan'ın son anda masadan kalkarak bu alışverişten vazgeçtiği belirtildi. Gazeteport'un edindiği bilgilere göre Aydın Doğan'ı uyaran dostları bu skandala karşımasını önledi. Aydın Doğan'ın bu alışverişten vazgeçmesi üzerine Mahmut Aslan'ın yönünü Luk Oil'e çevirdiği en azından depolarını 300 milyon dolara kiralamayı teklif ettiği ancak bu alışverişin de gerçekleşmediği öğrenildi. Mahmut Aslan'ın Full Pet'i son olarak Shell'e satmak istediği hatta satışın gerçekleştiği, ancak ticaret sicile bildirilmesi üzerine skandalın ortaya çıktığı öğrenildi. Mahkeme kararının Ticaret Sicil kayıtlarına işlenmediğinin ortaya çıkması ile görevli memurların tutuklandığı, Shell'in ise Mahmut Aslan'a verdiği parayı geri almak için hukuki süreç başlattığı ileri sürüldü.
SİGARA KAÇAKÇILIĞI İLE BAŞLAYAN SORUŞTURMA
Yurtdışından organize olarak Türkiye'ye içki ve sigara sokulduğu yolunda alınan ihbarlar üzerine soruşturma başlatan TMK'nın 10. maddesi ile yetkili Başsavcı vekilliği MASAK ile birlikte yaptığı soruşturma sonucunda sigara ve içki kaçakçılığının Mersin Serbest Bölgesinde faaliyette bulunan European Tobacco A.Ş. tarafından yürütüldüğünü tespit etti. Tespitlere göre Bulgaristan, Almanya, Yunanistan, ve Türkiye'de (European Tobbaco A.Ş. firması tarafından) üretilen sigaraların yasal satışının Kuzey Irak'ta bulunan bir firmaya yapıldığı, bu firmaya satışı yapılan sigaraların ihracaat veya transit geçişinin yapıldığı güzergahtan çıkartılarak Ağrı, Van, Hakkari ve civar illerinde toptan satışının yapılarak araçların gümrükten boş olarak yurtdışına çıkartıldıkları tespit edildi.
MERSİN'DEN ERBİL'E UZANAN SORUŞTURMA
European Tobbacco Sigara ve Tütüncülük San. Tic. A.Ş. ile Kar Dış Ticaret Ltd. Şti.isimli şirketlerin MASAK veri tabanında bazı dosyalarda adlarının birlikte geçtiğinin tespiti ile Kar Dış Ticaret Şirketinin Nihat Barzani ve Serdar Barzani'nin ortak olduğu Erbil'de faaliyet gösten Eagle Group isimli firma ile ilişkili olduğu belirlendi.
Kar Dış Ticaret Şirketi ortakarından F.M. Rasool ve Al Miran şirketinin Kongra Gel'in Avrupa'daki yan kuruluşları tarafından Irak'ın kuzeyinde faaliyet gösteren örgüt mensuplarına para gönderilmesine aracılık ettikleri tespit edildi.
Bu çerçevede başlatılan soruşturmada Kar Dış Ticaret şirketinin ortaklarından F.M Rasool ve AL Miran şirketinin PKK'nın yan kuruluşu Kongra Gel tarafından Irak'ın kuzeyinde faaliyet gösteren örgüt mensuplarına para gönderilmesine aracılık ettikleri belirlendi.
ŞİRKETİN GERÇEK SAHİPLERİ BARZANİ AİLESİ
European Tobbaco Sigara Tütüncülük San. Tic. A.Ş.'nin perde arkasında Ghazwan Kh Abdo adlı şahsın olduğu, firmanın Mesut Barzani'nin yeğenleri ile KYB Başbakanı Neçirvan Barzani'nin ortağı olduğu, Nasri Şirketler Grubunun bir şirketi olarak kurulduğu tespit edildi.
SORUŞTURMAYLA BİRLİKTE ALELACELE DEVRETTİLER
Soruşturmanın başlaması ile Şirketin Türkiye'de sahibi olarak görülen AKP'li işadamı Mahmut Arslan ve Mehmet Hulusi Kaymaz'ın ortakları arasında bulunduğu European Tobbaco Sigara ve Tütüncülük San. Tic. A.Ş.'deki devrettikleri ortaklık hisselerine el konuldu. 26 Kasım 2012 tarihinde, iki işadamının Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkındaki Kanunun 17. maddesi uyarınca sahibi oldukları bütün şirketlerine, taşınır ve taşınmaz bütün malvarlıklarına el kondu.
El koyma kararı ilgili Ticaret Sicil Memurluklarına, bankalara, tapu müdürlüklerine ilgili şirket yönetimlerine bildirilerek el koyma işlemi gerçekleştirildi.
SKANDALIN BÜYÜĞÜ TİCARET SİCİLDE
AKP'li işadamı Mahmut Arslan ise Mersin Gümrüğünde patlayan GDO'lu prinç skandalını örtmek için üç AKP'li bakanı devreye soktuğu ileri sürülürken, bir bakanı da devreye sokarak mahkemenin şirket hisselerine el koyma kararını Ticaret Siciline işlettirmediği ortaya çıktı.
İşte 26 Kasım 2012 tarihinde verilen TMK 10. Madde kapsamında hakimin verdiği el koyma kararı:

GAZETEPORT, 31 Temmuz 2013
Üç bakan teknik takibe takıldı

Savcılığın GDO’lu pirinç soruşturmasına göre firma, Mehdi Eker, Zafer Çağlayan ve Sadullah Ergin’den mahkemenin değiştirilmesini istiyor. Bu görüşmeler dinleniyor.
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü “GDO’lu pirinç” soruşturmasına üç bakanın ismi karıştı. Teknik takibe takılan konuşmalarda, pirinç ithalatını gerçekleştiren firmanın yetkilileri, savcılığın soruşturmayı başlatmasının ardından AKP’li bakanlar ve yetkililerle görüşüp, kendilerine yardımcı olunmasını istemişler. Bakanlardan, mahkeme heyeti ve savcılığa baskı yapılması yönünde de talepte bulunmuşlar.
Taraf gazetesinin haberine göre; GDO’lu pirinçleri Türkiye’ye sokmaya çalışan şirket yetkilileri, savcılığın düğmeye basmasının ardından önce Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’le ardından da Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’la görüşüyorlar. Kendilerine haksızlık yapıldığı gerekçesiyle, soruşturmanın kapatılması için yardım talep ediliyor.
Önce mahkeme değiştiriliyor
Konu aynı gün Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e intikal ettiriliyor. Bakanlık’tan mahkeme üzerinde baskı kurması isteniyor. Bakanlığın devreye girmesinin ardından önce şüphelilerin sevk edildiği mahkeme değiştiriliyor. Aynı dönemde Adalet Bakanlığı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu devreye sokup, Mersin ve Afyon adliyelerinde kapsamlı bir değişiklik yapmak istiyor. Ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ankara ve İzmir adliyelerinde değişiklik yapılmasını istemesi üzerine, Mersin’e dokunulamıyor.
Yaşanan tüm bu trafik, soruşturmada ismi geçen isimlerle bakanların yaptığı görüşmeler Mersin Cumhuriyet Savcılığı’nca teknik takibe alınıyor. Hatta Tarım Bakanı Mehdi Eker’in “pirinçler GDO’ludur” diye rapor veren, İTÜ rektörü ve bazı öğretim üyelerini makamına çağırması, makamında bu raporların mutlaka değiştirilmesi talimatı vermesinin de teknik takibe takıldığı iddia ediliyor. Baz istasyonu incelemesiyle bu görüşmeye kimlerin katıldığı da tesbit edilmiş.
Çelik’ten yardım istiyorlar
İthalatı gerçekleştiren şirket yetkilileri aynı günlerde AKP Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Hüseyin Çelik’e ulaşıp, kendisinden yardım istiyorlar. Çelik, yardım talepli görüşmeyi kabul edip, konuyla ilgil şu açıklamayı yaptı: “Suçlanan firmalardan biri Gaziantep’in en tanınan ailelerinden ve Antep Borsa Başkanı. Diğer firma yetkilisinin ise kardeşiyle görüştüm. Kendilerine haksızlık yapıldığını düşünüyorlardı.”
“Savcılık haksızlık yaptı”
Çelik şöyle devam etti: “Konunun ne olduğunu öğrenmek için Tarım Bakanımızı aradım. Pirinçlerin GDO’lu olmadığı, taşıma esnasında soyaya bulaştığı tesbit edilmiş. Raporlardaki bulaşma oranı da AB standartlarının altında. Kaldı ki GDO’lu pirinç çeltik üretimi dünyada yok. Dosyanın tamamını okudum. Hükümet sözcüsü olduğum için basın toplantısında bu yönde soru da gelebilir diye ayrıntılı olarak soruşturma dosyasına hâkimim. GDO’lu pirinç olayı büyütülecek bir konu değil. Burada savcılığın bir haksızlık yaptığı kanaatindeyim. Bu kişilerin suçlu olduğuna inanmıyorum.”
“Taşınma sırasında bulaştı”
Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği aracılığıyla dün konuyla ilgili bir “Cevap ve Düzeltme” metni gönderdi. Bakanlık, yazılı açıklamada GDO’lu pirinç soruşturmasının kapatıldığı ve numunelerin değiştirildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, dünkü haberde bahsi geçen “bakanlığın olayı kapatmak için özel çabaya girdiği” yönündeki iddiaların da iftira mahiyetinde olduğunu söyledi. Açıklamada, bakanlığın savcılık makamından önce harekete geçerek soruşturma başlattığı, bahsi geçen pirinçlerin GDO’lu olmayıp, gemiyle taşınması esnasında soyadan bulaştığı, bilimsel rapor ve teftiş incelemesiyle tesbit edildiği belirtiliyor.
GAZETEPORT, 31 Temmuz 2013

