Düşmanın En Fazla Merak Ettiği Odaya Girildi

Genel & Güncel Konular

Düşmanın En Fazla Merak Ettiği Odaya Girildi

İletigönderen TÜRKK » Pzt Eki 25, 2010 22:45

GENELKURMAY ELEKTRONİK SİSTEMLER DAİRE BAŞKANLIĞI KİMİ DİNLER?

Savcı bugün Genelkurmay’ın Elektronik Sistemler Dairesi’nde arama yapıyor. Yani suç arıyor. Odatv, bu Dairenin özelliklerini araştırdı.

Elektronik Sistemler Dairesi’nde her kuvvetten subay ve astsubay görev alıyor. Görevlerin çeşitliliği sebebiyle kuvvetler bir arada çalışıyor.

Temel görevleri denizde, havada, karada çevre veya tehditkar ülkeleri izlemek, dinlemek.

Bulgaristan, Yunanistan, Rusya, Suriye, İran vb. ülkelerin silahlı kuvvetleri nasıl konumlanıyor, nasıl hareket ediyor; bunu saptamak Elektronik Sistemler Dairesi’nin görevi. Ülke karasularına giren çıkan askeri ve ticari gemiler, hava sahasından uçan kuşlar vs. hepsi bu Daire tarafından izleniyor.

İstihbarat ve haberleşme amaçlı çalışan Daire, uydular ve büyük dinleme sistemleri kullanıyor. Envanterinde ne MİT’in ne de polisin sahip olacağı son derece gelişmiş cihazlar bulunuyor. Çanak antenlerin yönü ülke içine döndürülse takip edilemeyecek metrekare, kişi ya da kurum bulunmuyor.
Dairenin her kuvvet ve birlikte bir uzantısı bulunuyor. Komutanlığı icracı ve plancı olarak ikiye ayrılıyor. Bazı bağlı birliklerin adı Gizli Elektronik Servis.

İnsansız hava araçlarının kullanımı, tespitlerin raporlanması vs. bu Daire tarafından yerine getiriliyor.
Örneğin yarın öbür gün Amerika’nın Türkiye’de kurmayı istediği füze kalkanı projesi gerçekleşirse, kalkanın kullanımında Türk Silahlı Kuvvetleri adına bu Daire görev yapacak.

Yakın geçmişte youtube sitesinde yayınlanan bir ses kaydı sebebiyle Daire’nin adı gündeme getirmişti. Elektronik Sistemler Komutanı Tuğgeneral Münir Erten'e ait olduğu iddia edilen ses kaydında, 2007 sonu ve 2008 başında Kuzey Irak’a yapılan sınırötesi harekatta PKK’nın insan zayiatının daha az olduğu ama resmi açıklamalarda bu sayının yüksek tutulduğu ifade ediliyordu. PKK, bu ses kaydını sınır ötesi operasyonların bir işe yaramadığı yönünde propaganda aracı haline getirmişti.



Odatv.com
Kullanıcı küçük betizi
TÜRKK
Üye
Üye
 
İletiler: 152
Kayıt: Sal Mar 09, 2010 20:44

Re: Düşmanın En Fazla Merak Ettiği Odaya Girildi

İletigönderen Oğuz Kağan » Pzt Eki 25, 2010 23:11

Savcıya Kim Işık Tutuyor?

Ergenekon Savcısı İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla Genelkurmay’ı arıyor.

Soruşturmanın adı konusunda ise traji - komik bir durum yaşanıyor.

Anadolu Ajansı ‘nın aramayla ilgili haberin ilk cümlesi şöyle:

“Özel hayatın gizliliğini ihlal soruşturması kapsamında 9 ilde 49 adreste arama yapılıyor.”

Haberin son cümlesi ise şöyle:

"Fuhuş iddialarıyla başlatılan soruşturma devletin güvenliğine ilişkin gizli belgelerin ortaya çıkmasının ardından boyut değiştirmiş ve ‘fuhuş’ bölümü dosyadan ayrılarak görevsizlik verilmişti. Soruşturma kapsamında TÜBİTAK ve Genelkurmay Başkanlığı bazı şüphelilerin evinde ele geçirilen belgelerin ‘Devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeler’ olduğuna dair rapor göndermişti.”

Nasıl yani?

Polis ve Savcı fuhuş yapanları ya da fuhuşa aracılık ederek şantaj yapanları Genelkurmay’da mı arıyor?

Eminiz şu anda gazetelerin yazıişlerinde acayip bir karışıklık yaşanıyordur. Kim, ne başlık koyacağını bilemiyordur. (Dinci ve yandaşlar için sorun yok tabi).

Sizce hangi başlık doğru olur?

- Genelkurmay’da fuhuş araması
- Genelkurmay’da casusluk soruşturması
- Genelkurmayda fuhuşcu casus aranıyor


Hangisi doğru?

****

Polis ve savcı Genelkurmay’ın bütün haberleşme ve askeri dış istihbaratını yöneten Elektronik Sistemler Dairesinde ne arıyor?

Bu sorunun yanıtını bulabilmek için adım adım ilerleyelim.

- Mart 2010

"Kafes Eylem Planı" soruşturması kapsamında 33 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 65 sayfalık iddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılan 155 mail ihbar hattına 23 ve 24 Mayıs 2009 tarihlerinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görevli bir askerin gönderdiği bildirilen iki ayrı ihbar mailine ayrıntılı olarak yer verildi. İhbar mektuplarında “devletin en gizli belgeleri” konu ediliyordu.

İşte bugünkü soruşturmayı bu ihbar mektupları tetikledi.

İhbar mektupları ile kafes planının ne alakası var?

Kafes iddianamesine göre Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmatlara ilişkin davanın sanıklarından emekli Binbaşı Levent Bektaş'ın evinden 3 numaralı bir DVD çıktı. Kafes Operasyonu Eylem Planı ile Silah ve Mühimmat Listesi belgelerinin yer aldığı bu DVD'de 'Fuhuş_çetesi.pdf' isimli bir dosyaya rastlandı.

(Cümlelerin uzunluğu için okurlardan özür diliyoruz. Ama daha sade yazmanın bir mantığı bulunmuyor. Tam inek dağa kaçmış, dağ yanmış, kül olmuş hikayesi bu…)
12 sayfalık 'Fuhuş_çetesi.pdf' isimli belgede 'Deniz Kuvvetleri Komutanlığı içerisinde istihbarat amaçlı fuhuş çetesinin' varlığından söz ediliyor.
Bu da Deniz Kuvvetleri’ndeki fuhuş çetesiyle gizli belgeler meselesinin birbirine bağlandığı “an” oluyor.

- Eylül 2010

Polis, başlıyor sağı solu aramaya.

Soruşturma safhasında emekli olan Albay İ. S’nin de aralarında olduğu bazı şüphelilerin evinde gizli belgeleri içeren şifreli CD'ler ve görüntüler bulunuyor. Şifreli CD'ler emniyet tarafından çözülüyor ve içinde devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeler, askeri planlar ve Türkiye'de faaliyet gösteren muhalif örgütlere ilişkin kriptolu bilgilere ulaşılıyor.

Hikaye tarzını bu noktada bırakalım, çünkü iş ciddileşiyor.

Soruşturma savcısı Fikret Seçen, ele geçirilen bu belgelerin, "gizli belgeler olup olmadığı'nın araştırılması için önce TÜBİTAK'tan rapor istedi. TÜBİTAK, soruşturma kapsamında ele geçirilen belgelerin "devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeler" olduğunu teyit etti.

Savcı ayrıca Eylül ayında söz konusu belgelerin gizli belgeler olup olmadığını Genelkurmay Başkanlığı'na da sordu.

- 11 Ekim 2010

Genelkurmay Eylül ayında gönderilen yazıya 11 Ekim’de yanıt verdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na ulaşan cevapta emekli Albay İ.S ve bazı şüphelilerden ele geçirildiği iddia edilen belgelerin "devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeler" olduğunu bildirdi.

İşte bu noktada polis ve Savcı “Bingo” diye bağırdı. Yandaş medya şöyle yazdı:

“Soruşturma savcısı Fikret Seçen, şantaj amaçlı kurulan fuhuş çetesinde ‘devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeler', şifreli CD'ler ele geçirilince, soruşturmanın seyrini değiştirdi. Savcı Seçen, soruşturmanın "fuhuş" boyutuyla ilgili görevsizlik kararı verdi. Soruşturmanın ele geçirilen gizli belgeler ile 'asker ve bürokratlara şantaj' boyutuyla yürütüleceği öğrenildi.”

Yani?

Fuhuşa takipsizlik kararı ile gizli belge soruşturması yer değiştiriyor.

Bu arada şunu da not edelim. Polis ve Savcı aylarca harıl harıl “fuhuş mağduru” aradı. 180 kişinin ifadesine başvurdu. 180 kişinin tamamı “ben mağdur değilim ki” dedi. Doğal olarak soruşturma takip edilemez hale geldi.

O Savcı bugün Genelkurmay’ın kalbine girdi.

****

Bugün 25 Ekim…

10 gün önce Kafes davasının mahkemesi toplandı. Avukatlar içinde Kafes Planı olduğu iddia edilen CD'nin duruşma sırasında açılmasını istediler.

CD mahkemeye getirilemedi. Çünkü bilirkişiler “o CD’nin içinde Kafes Planı yok” raporu verdi. Mahkeme bile ne diyeceğini şaşırdı.

Sonuç nedir derseniz?

O Savcı bugün Genelkurmay’ı aradı.


Odatv.com, 25 Ekim 2010
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Düşmanın En Fazla Merak Ettiği Odaya Girildi

İletigönderen TÜRKK » Pzt Kas 01, 2010 21:57

Genelkurmay arandı ama
CASUSLUK ÇETESİNDE KİMSE BUNU TARTIŞMADI
Resim

Geçtiğimiz hafta İstanbul Cumhuriyet Savcısı Fikret Seçen’in yürüttüğü casusluk soruşturması kapsamında Genelkurmay Başkanlığı Elektronik Sistemler Daire Başkanlığı’nda bir arama yapıldı. Aramanın ardından 9 muvazaf asker de tutuklandı.

Casusluk faaliyeti için Türk Dil Kurumu Sözlüğü şöyle yazıyor: “Bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları için çalışan kimse”. Genelkurmay Karargahı’nın aranmasına kadar giden süreçte basına yansıyan iddialara göre bazı görevli subaylar devletin gizli belgelerini, başka ülkelere satıyordu. Kısacası devletin yabancılar tarafından bilinmemesi gereken gizli bilgilerini başka devletlere bildiriyordu. Sözkonusu çete, çok gizli milli savunma strateji ve planlarımızı, yabancı ajanlara veriyordu. Bu da casusluk kapsamına giriyordu.

Peki öyleyse ilginç bir soru soralım?

Türkiye Devleti’nin gizli belgelerini, gizlenmesi gereken pek çok ismi “normal” yollarla bir süredir yayınlayanlar ne olacak?

Hayır, bir gazetenin uzun süredir, çeşitli planlar adı altında TSK’nın her kademesindeki isimleri, savaş planlarını, çalışma sistemini açıklamasını kastetmiyoruz?

Daha da ötesinden söz ediyoruz.

Nasıl mı?



İDDİANAMELER VE BELGELER

Bugün Ergenekon, Balyoz gibi onlarca davanın iddianamesini internetten basit bir aramayla elde edebiliyorsunuz. Meşru yollarla bu davaların milyonlarca sayfaya varan ek klasörlerini okuyabiliyorsunuz. Hatta basit bir çalışmayla hergün savcılık veya polisten sızan ve gizliliği sanık aleyhine ihlal eden belgeleri bulabiliyorsunuz. Bu sayede yabancı ülkelerin yapacağı basit bir internet çalışmasıyla TSK’nın her kademesindeki yüzlerce üst düzey subayların adları, soyadları, görev yerleri bunlar sayesinde rahatça bulunabiliyor.

1. Ergenekon İddianamesi’nin 441. Ek klasörünün 115. sayfasında Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın Ergenekon Davası Savcılarına gönderdiği yazıda kendisine sorulan belgelerin şahsa özel olsa bile hatta şahıslar tarafından hazırlanmış olsa bile TSK’ya dair önemli bilgileri açık ettiği için gizli olması gerektiği anlatılıyor. Kısacası TSK, belgeler kişiler tarafından, gayrıresmi yollarla hazırlanmış dahi olsa sözkonusu belgelerin TSK’ya dair önemli bilgileri açık edebileceğini söylüyor. Ancak iddianamenin ve ek klasörlerin içerisinde bu tür belgeler rahatça bulunabiliyor.

Sadece bu kadar değil. Bir ülkenin en gizli kalması beklenen istihbarat servisine ilişkin bilgiler de iddianamede bulunuyor. 4. Ergenekon İddianamesi’nin 78. Klasör, 166. Sayfasında sanıklardan Coşkun Umur’da bulunan telefon defteri sayesinde MİT Personeli’nin onlarcasının adı, soyadı hatta telefonu açık hale geldi. Yine 80. Klasör, 119. Sayfada MİT Daire Başkanları’ndan birinin adı ve kullandığı telefon bulunabiliyor.

Kısacası sözkonusu iddianameler de devletin gizli kalması gereken pek çok özel bilgisini de kamuya ve doğal olarak yabancı devletlere açık hale getiriyor.



CASUSLUK MADDELERİ

Peki bu konuda yasalar ne diyor?

TCK’nın 326-339 arası maddeleri casusluk suçunu düzenliyor.

329. madde gizli kalması gereken belgeleri açık etme suçunu düzenliyor. Buna göre: “Madde 329 - (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.” Deniliyor. Eğer fiil taksirli suç ile işlenmiş ise (ihmal nedeniyle istem dışı olmuşsa) 3. Maddede “Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise birinci fıkrada yazılı olan hâlde, faile altı aydan iki yıla,” olarak değişiyor.

338. madde ise taksirle işlenen casusluk suçlarını kapsıyor. Buna göre “Madde 338 - (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.”

Kısacası eğer sözkonusu iddianameler yoluyla devletin önemli sırları istemeden de olsa açık edilmiş ise bu durum da “taksirli casusluk” kapsamına alınıyor. Çünkü bu belgelere yabancı devletler kolayca ulaşabiliyor ve devletin sırlarına bu şekilde vakıf olabiliyor. İstihbaratın en önemli unsurunun “açık istihbarat” olduğu günümüzde ise bu şekilde bilgi edinmenin genel geçer hale geldiği herkes tarafından kabul görüyor.

Kısacası casusluk soruşturması yapan savcılığın yayınladığı iddianameler, aynı suç kapsamında yargılanabilecek deliller olarak da hukukçular arasında tartışılıyor.



Odatv.com, 1 Kasım 2010
Kullanıcı küçük betizi
TÜRKK
Üye
Üye
 
İletiler: 152
Kayıt: Sal Mar 09, 2010 20:44


Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

x