Fethullah Gülen'den Gazze yorumu!!!

Genel & Güncel Konular

Fethullah Gülen'den Gazze yorumu!!!

İletigönderen baragakal » Cum Haz 04, 2010 13:35

Fethullah Gülen'den Gazze yorumu

Resim

Fethullah Gülen, İsrail ordusunun, Akdeniz’de Gazze’nin ablukasını delerek yardım götürmeyi amaçlayan filoya düzenlediği operasyonda 9 Türk hayatını kaybetmesiyle ilgili görüşlerini açıkladı.

Gülen, ABD’nin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal’a verdiği söyleşide, Türk bir kuruluşun önderlik ettiği bir filonun İsrail’in izni olmadan Gazze’ye yardım götürmesini eleştirdi. Gazetenin haberine göre Gülen, söyleşide olayla ilgili izlediği haberler hakkında, "Gördüğüm şeyler hiç de hoş değildi" dedi. Gülen, "Çok çirkin şeylerdi” diye konuştu. Gülen, organizatörlerin Gazze’ye yardım götürmeden önce İsrail’le uzlaşma yolunu seçmemelerini "faydalı sonuçlar doğurmayacak şekilde otoriteye baş kaldırmak” olarak tanımladı.

İSRAİL’DEN İZİN ALINMALIYDI
WSJ, Gülen’in sözlerinin İsrail tarafından iade edilen aktivistlerin Türkiye’de kahramanlar gibi karşılandığı bir döneme denk geldiği yorumunu yaptı.

Gazze’ye yardım götüren gemilerin önder organizatörlerinden biri olan ve 100’den fazla ülkede yardım faaliyetleri gerçekleştiren İnsani Yardım Vakfı’ndan (IHH) kısa bir süre önce haberdar olduğunu söyleyen Gülen, “IHH’nin politik bir amaç güdüp gütmediğini söylemek kolay değil” dedi.

SUÇLUYU BULMA İŞİ BM'NİN
Gülen, kendi hareketiyle ilişkili bir derneğin Gazze'ye yardım götürmek istediği zaman onlara İsrail'den izin almaları gerektiğini söylediğini belirtti. Gülen ayrıca, bu olayda suçluyu bulma işinin Birleşmiş Milletlere bırakılmasının en iyi seçenek olduğunu da sözlerine ekledi.

Söyleşiyi gerçekleştiren muhabir, Gülen’in evinin koridorunda, büyük bir Türkiye haritası, Kuran’dan bir ayet ve Boğaz üzerinden geçen bir Türk F-16’sının resmi bulunduğunu da aktardı.


KAYNAK: Hurriyet
Kullanıcı küçük betizi
baragakal
Salık Takımı
Salık Takımı
 
İletiler: 377
Kayıt: Prş Şub 21, 2008 11:51

Re: Fethullah Gülen'den Gazze yorumu!!!

İletigönderen Oğuz Kağan » Cmt Haz 05, 2010 0:20

GÜLEN’İN AÇIKLAMASININ ŞİFRELERİ

İsrail’in Gazze’ye yardım götüren İHH Gemisi’ne yaptığı operasyon, olay için “Türkiye’nin 11 Eylül’ü” benzetmesi yapanları “tersinden” haklı çıkaracak gibi görünüyor.

Buna en önemli kanıt Fethullah Gülen’den geldi. Gülen, kimilerinin beklediği kimilerinin de beklemediği şekilde, Wall Street Journal’a ilginç açıklamalarda bulundu. Medyaya da yansıyan açıklamalarda; Gülen İHH’nın yanlış yaptığını, İsrail’den izin alması gerektiğini söyledi. Fethullah Gülen, kendi hareketine yakın yardım kuruluşu (Kimse Yok Mu Derneği) Gazze’ye yardım götürmek istediğinde “İsrail’den izin alınmasını” istediğini anlattı. Gülen’in bu sözleri İsrail açısından oldukça rahatlatıcıydı. Çünkü Gülen’in ifadesinden, İsrail ile diyalog yapılarak yardımların ulaştırılabildiği sonucu çıkıyordu. Fethullah Gülen, İHH’nın İsrail ile uzlaşmamasını "faydalı sonuçlar doğurmayacak şekilde otoriteye baş kaldırmak” olarak tanımlıyor, bu kuruluşun “politik amaçları olabileceği” ihtimalini de dile getirerek örtülü bir eleştiri sunuyordu.

Röportajın yankıları Türk Basını’nda duyulduktan uzun süre sonra halen cemaatin yayınlarında kendisine yer bulmadı. Öğleden sonra cemaatin yazarlarından Abdülhamid Bilici röportajın içeriğini doğrulayan bir yazı kaleme aldı. Nihayetinde Bilici, kamuoyunda İsrail’e karşı yükselen havayı dikkate alarak Gülen’in ifadelerini yumuşatsa da Gülen’in sözlerini tasdik ediyordu.

Peki, Gülen ne yapmaya çalışıyor? Başbakan Erdoğan’ın İsrail’e karşı tavrını oldukça sertleştirdiği, gemide ölenleri “şehit”, İsrail’i “katil” ilan ettiği ve İsrail ile Türkiye’nin bir çatışmanın eşiğine geldiği koşullarda neden bu rüzgardan uzak duruyor?


BATI ARTIK AKP’YE SIRTINI DÖNDÜ

Fethullah Gülen’in kelimelerini, sözlerinin yerini ve zamanını özenle seçen bir insan olduğunu söylememiz yanlış olmaz. Bu nedenle bu röportajda edilen sözlerin yeri ve zamanının bir tesadüf olmadığını söyleyebiliriz.

Batı başkentlerinde bir süredir AKP’ye dair olumlu rüzgarlar tersine dönmüş durumda. AKP’nin son iki yılda özellikle dış politikada yaşadığı bir dizi başarısızlık, iç politikada ürettiği sürekli gerilim siyaseti, Batı’da AKP’nin gelecekte nasıl bir düzen tasarladığına dair şüpheler, “artık AKP ile olmuyor” havasının egemen olmasını sağladı.

ABD’de Bush’un ardından gelen yeni yönetim, Neo-con doktrinini terk ederken AKP’nin kucağına da bir dizi “açılım” bırakıyordu. Ermenistan ile gerçekleşen protokollerin başarısızlığı, Kuzey Irak’ın entegrasyonunda birincil öncelik olan Türkiye’de Kürt sorununun çözümünün dondurulması, Ortadoğu’da yeni bir statükonun kurulması için İsrail-İran-Irak-Suriye’ye dönük politikalarda çizilen zigzaglar, İran’ın nükleer güç olmaktan alıkonulması için AKP’nin kendi başına bulduğu ara formülün Batı’nın beklentilerini karşılamaması gibi bir dizi politik başarısızlık, AKP’ye dönük beklentilerin sonunu getiriyordu. Kemalist ve izolasyoncu bir dış politikayı eleştiren AKP, Batı’ya yanaşarak bölgesel politika alanları yaratmış ancak bunlarda da başarısız olmuştu.

İç politikada ise başlangıçta Batı’da “ulusalcıları tasfiye” olarak algılanan bir dizi operasyon bir sivil diktatörlük izlenimi doğuruyordu. Batı Basını’nda Ergenekon, Balyoz gibi soruşturmalara karşı güvensizlik yaratan haberler artık kendisine daha çok yer buluyordu.

Nihayetinde AKP, Batı için artık yolun sonuna geldi. İç politikada da AKP alternatiflerinin imkanlı hale gelmesi bu sonu ufukta görünür kılıyor. Kısacası AKP’nin hikayesi belki de başladığı yerde bitiyor.


FETHULLAH GÜLEN MESAJ VERİYOR

Fethullah Gülen, Batı’da yaşanan değişimi görüyor. Kendi pozisyonunu ona göre belirliyor. İşte röportajın zamanlaması ve söylenen sözler buradan bakıldığında anlam kazanıyor.

İsrail’in Mavi Marmara Gemisi’ne müdahalesi sonrası, Türkiye dışarıya belki de hiç olmadığı kadar İslami bir görüntü verdi. Gazze’ye yardım götüren İslami kuruluşa hükümetin desteği bir yana, din eksenli protestolar, en üst düzeyde öfke patlamaları Türkiye’ye dair soru işaretlerinin büyümesine neden oldu. Türkiye’nin ekseni tartışmaları Batı’nın temel meselesi haline geldi. İşte Gülen tam da böyle bir dönemde konuştu.


RÖPORTAJIN VURGUSU

Türk basını röportajda doğal olarak İsrail ile ilgili sözlere geniş yer verdi. Ancak röportajın kalan kısmına bakıldığında röportaj tek bir cümle ile özetlenebilir: “AKP başka Gülen cemaati başka”. Nitekim Fethullah Gülen de röportajda “Benim hiçbir zaman politik yönelimleri olan bir hareketle ilişkim olmadı ve asla olmayacak. Ben yalnızca bir Türk vatandaşıyım” diyerek cemaatin AKP’den ayrı olduğunu söyledi. Açıkça adını koymasa da AKP politikalarından ayrı bir hattı olduğunu anlattı. Hatta röportajın sonunda ABD’de cemaat hakkında da olası şüpheleri giderecek şekilde “daha şeffaf bir cemaat” sözü verdi.


WALL STREET JOURNAL NE YAZMIŞTI

Tüm bunlara bakıldığında Gülen, artık sonunun geldiğini düşündüğü AKP ile kaderini ayırdı. Bunu söylemek için ise birkaç ay önce “Ankara’da kansız bir iç savaş yaşandığını” söyleyen Wall Street Journal’ı tercih etti. O gazete sadece bir kaç ay önce “Batı baskıları Türk ordusunu kışla sınırları içinde kalmaya ve siyasal gelişmelere karışmaktan çekinmeye zorladı. Bugün, Türk ordusu, 1900'lerin erken dönemlerinde Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan Batı-yanlısı, laik, demokratik cumhuriyetin altının oyulması seyretmekten başka pek bir şey yapamıyor" diyerek Türkiye’deki gelişmeleri yarattığı korkuyla birlikte özetlemişti.


BAYKAL İLE BAŞLADI

Son olarak şunu söyleyelim, Türkiye’ye gelen her iktidarla yakın olan ancak iktidar değişimlerine de hazırlıklı olan Gülen’in AKP ile yollarını ayırması yeni mi gerçekleşti? Elbette buna kısa süre önce Gülen’in Deniz Baykal’a gönderdiği ve AKP tarafından şüpheyle karşılanan mesajı hatırlatarak yanıt verelim. O mesaj sonrasında yaşananları bir “liderler tasfiyesi olarak gören” AKP MYK üyesi Ayşe Böhürler şöyle söylemişti: “Ben Gülen hareketini hep dini ve toplumsal hareket olarak gördüm ama bu meselede kafam karıştı. Olay, uluslararası bir güç çerçevesinde gelişmiş, Türkiye`deki liderlerin genel olarak tasfiyesine yönelik ise bu kez de ‘Uluslararası güçler tarafından manipüle edilen bir hareket mi?" sorusu gündeme geliyor. ‘Gülen hareketine sadece dini bir hareket olarak bakmak doğru mu?’ Bu noktadaki sorularımız çoğaldı.”

Bugünkü açıklamalardan sonra AKP’nin sorularına cevap aldığını söylememiz herhalde yanıltıcı olmaz.

Barış Terkoğlu

Odatv.com, 5 Haziran 2010
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Fethullah Gülen'den Gazze yorumu!!!

İletigönderen baragakal » Cmt Haz 05, 2010 2:46

Yorumu yapan arkadas, Hocaefendi'nin Israil'i "OTORITE" olarak gormesini iyi anlayamamis. Turk Dil Kurumu sozlugunden yardimci olalim:
otorite Fr. autorité
a. 1. Yaptırma, yasak etme, emretme, itaat ettirme hakkı veya gücü, yetke, sulta, velayet: "Sakarya zaferi ile gazi ve müşir Mustafa Kemal Paşa tam otoritesini elde etmiştir." -F. R. Atay. 2. Siyasi veya idari güç. 3. mec. Çalışmalarıyla kendini kabul ettirmiş, başarılı kimse.



Batı başkentlerinde bir süredir AKP’ye dair olumlu rüzgarlar tersine dönmüş durumda. AKP’nin son iki yılda özellikle dış politikada yaşadığı bir dizi başarısızlık, iç politikada ürettiği sürekli gerilim siyaseti, Batı’da AKP’nin gelecekte nasıl bir düzen tasarladığına dair şüpheler, “artık AKP ile olmuyor” havasının egemen olmasını sağladı.

Soyledigi sey hakkinda emin degil, o yuzden "Bati baskentlerinde" diyerek net dayanak olmayan tezine gereksiz bir parantez açilmis. Turkiye ABD-Israil alanidir ve bir suredir diger ulke baskentlerinde Turkiye'yle ilgili plan yapmak yasaklanmistir.


ABD’de Bush’un ardından gelen yeni yönetim, Neo-con doktrinini terk ederken AKP’nin kucağına da bir dizi “açılım” bırakıyordu.

Yuh!
Bush'un ardindan gelen yonetimin NEO-CON doktrini terkettigini dusunmek için kanitin mi var? Terk etmek o kadar kolay mi diye Obama'ya sor? Butun sorun zaten orada donmekte! Yani sallamissin... Sallamakla kalmamis cumlenin devamini çorbaya çevirmissin: "Açilim'la" dis politikadaki bazi hareketleri birlikte algilayamazsin, yanyana gelmez... Dis politika için Turkiye'ye çizilen yol yeni degildir, bu bir... Ikincisi, "açilim" basligi altindaki çalisma senden de eskidir.


...İran’ın nükleer güç olmaktan alıkonulması için AKP’nin kendi başına bulduğu ara formülün Batı’nın beklentilerini karşılamaması gibi bir dizi politik başarısızlık, AKP’ye dönük beklentilerin sonunu getiriyordu.

Bu olayi hiç izleyememis,.. Brezilya, Obama'nin Iran için Erdogan'la ikisine vedigi "yazili emri" basina sizdirdi. Yaptiklari isin kendi insiyatifleri olmadigini, madde-madde isteneni yaptiklarini açikladi. Brezilya tarafini bilmem ama Turkiye onumuzde; Erdogan'in kafasina gore is yapmak gibi bir aliskanligi dune kadar yoktu... Gemi olayinda da kafasina gore hareket ettigini sanmiyorum. Bundan sonrasini bilemem... Emre Taner gemiyi terketti, yerine odaci formatinda bir arkadas birakti, Tayyip teskilat iliskisinin eskisi gibi gitmeyecegi açik...

Konuya donersek, Israil ABD'ye açikça diyor ki:
Irak'tan parça parça dahi tuyemezsin, bunu yaparsan dibimdeki Irak siyasi olarak Iran'in eline geçer, izin vermem, nukleeri bahane eder Iran'i vururum!!!!


... Kemalist ve izolasyoncu bir dış politikayı eleştiren AKP

Lafini bilmemek ve cahillik bir araya gelmis, farkinda olmadan Ataturk'e hakaret etmissin (iyi niyetle bakarsak!) "Turkiye'nin AKP'den onceki dis politikasinin" "Kemalist" oldugunu nerden çikardin? Izolasyoncu ne? Narsist ODATV'nin yeni yildizina bak sen?


Nihayetinde AKP, Batı için artık yolun sonuna geldi. İç politikada da AKP alternatiflerinin imkanlı hale gelmesi bu sonu ufukta görünür kılıyor. Kısacası AKP’nin hikayesi belki de başladığı yerde bitiyor.

"Bati için" derken kastin ne?
Turkiye için Irak'in isgali surecinde beri BATI kavrami yok; "ABD-ISRAIL" kavrami var. Bati dedigin sey bu ikiliye Avrupa'yi dahil etmekse, o konuyu Bruksel merkezli ve kesinlikle ABD iznine tabii olarak ele al, baska baslik altinda yaz(bilgin varsa).
"Bati'yi" kullandigin tum cumleler çop!


Gülen’in AKP ile yollarını ayırması yeni mi gerçekleşti? Elbette buna kısa süre önce Gülen’in Deniz Baykal’a gönderdiği ve AKP tarafından şüpheyle karşılanan mesajı hatırlatarak yanıt verelim...

Vay be! Çok enteresan bir iliski yakalamissin, kutluyorum...

Hocaefendi, daha Gazze konusunda açiklama yapmadan "Tayyib'in safinda durmayacagi ihtimalini" yazsaydin, narsist takilmana kizmazdim. Bunu yapmadigin gibi, yazida AKP ile Tayyib'i de birbirine karistirmissin. Hacaefendi AKP ile yollarini mi ayirdi? Hiç olmassa buradan hareket edip, AKP'nin artik tek parça kalamayacagini ongorseydin.


-
Kullanıcı küçük betizi
baragakal
Salık Takımı
Salık Takımı
 
İletiler: 377
Kayıt: Prş Şub 21, 2008 11:51

Re: Fethullah Gülen'den Gazze yorumu!!!

İletigönderen Çetin Taş » Cmt Haz 05, 2010 13:52

Bu konu, daha önce de belirttiğim gibi bir çok bakımdan ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken bir konu. Daha önce başlıkları ile yazmıştım,şimdi içlerini doldurayım.

1.İktidar bu gemilerin başına bu işin geleceğini bence tahmin ediyordu. Bu gemilerin öyle lambır lumbur İsrail'in "izin vermeyeceğiz,müdahale edeceğiz"açıklamalarına rağmen gitmelerinin hiçbir mantıklı izahı yok.Peki iktidar bu gemilere müdahale edileceğini bile bile neden bu duruma ses çıkartmadı?Ne yazık ki iç politika malzemesi olarak kullanmak için.Kendi <> tabanına selam yollamak için.Türk milletinin mazlumun yanında yer almasını fırsat bilerek bu olay üzerinden kendi tabanını harekete geçirerek Türk milletinden destek almak ve yapacağı ve yapmaya devam ettiği "İsrail kızdırma bizi"şeklinde özetlenebilecek hamaset konuşmaları ile Kılıçdaroğlu'nun fena biçimde çizdiği karizmasını yeniden toparlamayı amaçladı. Bu konuda kendi adıma o kadar eminim ki müdahaleden 3-4 saat sonra özellikle İstanbul ve Ankara'da binlerce TÜRK İNSANI KILIK VE KIYAFETİNDEN UZAK GÖRÜNÜMLÜ vatandaşımızın meydanlara dökülmesi ve bazılarının üzerlerinde "İsrai'in korkusu, Muhammed'in ordusu."yazılı tişörtler bulunması, bu müdahalenin olacağının önceden beklendiğini ve hatta olmasının da istendiğini düşündürüyor bana. Çeşitli uluslararası kanallarda ve sonradan bizim kanallarda da gösterilen görüntülerde Mavi Marmara'ya denizden çıkan ve helikopterden inen askerlere ellerindeki demir çubuklarla 4erli,5erli grupların saldırdıklarını hepimizin görmüş olması gerekiyor. Yani gemiye müdahale eden İsrail askerlerine ciddi bir mukavemet olduğu belli. Bütün bunlar Tayyip beyin de dediği gibi insan öldürmekten çekinmeyen İsrail askerlerinin arayıp bulamayacakları fırsatlardı ve onlarda zaten orantısız güç kullanarak takır takır vatandaşlarımızı öldürdüler(ŞEHİT DEĞİLLER,ÖLDÜLER).
2.Fettullah şu an Amerika'nın kucağındadır.Geçmişte de Amerika ve Amerikancılar onu koruyup,kollayıp,büyütmüşlerdir.Bu nedenle Amerika'nın yarattığı İsrail'i eleştirmesi beklenemez.Ve işin aslı benim kişisel düşüncem de İsrail'in kontrolündeki Gazze'ye İsrail'le istişare etmeden bu gemilerin gitmesi,gönderilmesi yanlış.Benzer durum,bizim ülkemizin karşı çıkmasına rağmen, bizim ülkemiz toprakları içinde ya da bizim ülkemizin kontrol ettiği herhangi bir bölgeye yapılsa,yapılmak istense bizim tepkimiz,ülkemizin tepkisi ne olurdu,ne olması gerekirdi?
Bu konuda Fettullahla aynı fikirdeyim.Ama onunla bu konuda aynı fikirde olmam demek Fettullah'ın kimler için çalıştığı gerçeğini ve yaptığı her açıklamanın mutlaka ve mutlaka birilerine bir mesaj anlamına geldiğin gerçeğini değiştirmez. Ben de AKP hükümetinin ipinin çekildiği düşünce ve yorumlarına katılıyorum. Medyada ki hiç ummadığımız yazarların bile son bir-iki haftadır Kılıçdaroğlu hayranı olması doğrusu hem midemi bulandırıyor,hem üzüyor ama en önemlisi de düşündürüyor.
3.Bugün İsrail medyanın,dünya medyasının şişirdiği bir güçtür.Amerika'nın himayesinde,Amerika'yı da yöneten malum büyük Yahudi sermayesinin himayesinde olan bir devlettir.Ne Türkiye'ye ve hatta ne de İran'a kafa tutma şansı aslında yoktur. Ama özellikle bizim ülkemiz o kadar kötü yönetiliyor ki,böylesine bir olay bile dönüp dolanıp psikolojik savaş mekanizmaları tarafından ÇUVAL OLAYI'na dönüştürülüyor.Hal böyle iken İsrail'in Türkiye'nin iç politikasını yönlendirdiği,yönettiği,belirlediği gibi iddiaları benim kabul etmem imkansız.Ama büyük Yahudi Sermaysei dünyayı,Amerika'yı,İsrail'i olduğu gibi Türkiye'yi de şekillendiriyor,şekillendirmeye çalışıyor,politikasını belirlemeye çalışıyor denilirse mevzu daha net,daha anlaşılır,daha mantığa uygun hal alır.Yoksa milli bir seferberlik halinde(o çember sakallı,şalvarlı,çarşaflı yuttaşların da MİLLİ olmalarının sağlanması halinde)ve tabi ki tekrar tekrar belirtmek gerekirse, ADAM GİBİ BİR İKTİDAR yönetiminde, Kıbrıs'a müdahale eden ECEVİT KARARLILIĞINDA MİLLİ(daha sonra Fettullah'a sevgi mesajları gönderen Ecevit gibi değil)bir başbakan yönetiminde bu ülkenin giremeyeceği savaş,yenemeyeceği düşman yoktur.
4.Ve ne yazık ki o düşmanı yenmeden önce, kendi içimizdeki AYRILIK düşmanını yenmemiz gerekiyor ve TÜRK MİLLETİ'nin asıl düşmanı da budur.
Kemalistim.Vatanımı her şeyden çok seviyorum.
Kullanıcı küçük betizi
Çetin Taş
Üye
Üye
 
İletiler: 2354
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 22:02

Re: Fethullah Gülen'den Gazze yorumu!!!

İletigönderen Deli Haydar » Pzr Haz 06, 2010 23:08

Mehmet Tezkan yazdı:Fethullah Gülen, Gazze’ye yollanan Mavi Marmara gemisini eleştirince olanlar oldu.
Kendi gazetesi Zaman sansürledi.

Hoca’nın Wall Street Journal gazetesine verdiği demecini yayımlamadılar. Bunun yerine; Abdülhamit Bilici imzalı Gülen’in demecinin ne anlama geldiğini anlatan bir makale neşrettiler. "Öyle demek istemedi, böyle demek istedi" tarzında.

İktidar bağlılığı demek ki böyle bir şey. Gün geliyor insan "hoca"sını bile tanımıyor.



Vatan Gazetesi / 6 Haziran 2010
Feragat-ı nefs.
İstihkar-ı hayat.
Kullanıcı küçük betizi
Deli Haydar
Meydan Delisi
Meydan Delisi
 
İletiler: 714
Kayıt: Çrş Eki 14, 2009 11:21

Re: Fethullah Gülen'den Gazze yorumu!!!

İletigönderen İrfan Tuna » Pzt Haz 07, 2010 16:52

Sevgili dostum, bu ''Hoca''sını tanımamak değil, ''MADALYONUN İÇE DÖNÜK YÜZÜ'' Bunların bir Haçlılara, ABD'ye, İsrail'e biat eden ''Dış'' yüzleri var; bir de ülkemize gösterdikleri ''İslamcı'' yüzleri var...
Uyanacağız, uyandıracağız... Bilinçleneceğiz, bilinçlendireceğiz... Ne ülkemizin , ne de bölgemizin zenginliklerini küresel haramilere ve onların uşaklarına yağmalatmayacağız, soydurtmayacağız... ENİNDE SONUNDA ALİ KEMALLER DEĞİL, MUSTAFA KEMALLER KAZANACAK...
Kullanıcı küçük betizi
İrfan Tuna
Üye
Üye
 
İletiler: 1059
Kayıt: Pzt Nis 06, 2009 12:23

Re: Fethullah Gülen'den Gazze yorumu!!!

İletigönderen yigitler » Pzt Haz 07, 2010 21:10

Artik hukumet ve Gulen birbrine duserler artik. Insallah. Bir de Feto Mulumanmis! Tabi isine geldiginde.
Kullanıcı küçük betizi
yigitler
Üye
Üye
 
İletiler: 600
Kayıt: Pzr Ara 07, 2008 21:41

IHH da Ergenekoncuymuş!

İletigönderen Türk-Kan » Pzt Haz 14, 2010 0:07

IHH da Ergenekoncu mu?

AKP'nin çıkarlarına ters düşen her olayı Ergenekon'a bağlamayı başaran yandaş medya bir garipliğe daha imza attı. İsrail ile yaşanan krizi Ergenekon'a bağlayan yandaş medya İHH'yı da Ergenekoncu yaptı.


Baktığı her yerde Ergenekon'u gören yandaş medya, İsrail'in Gazze'ye yardım götüren konvoya saldırması ve ardından yaşanan olayları da Ergenekon'a bağlamayı ihmal etmedi. Zaman yazarı ve cemaatin ağır toplarından Hüseyin Gülerce, “Türkiye hangi tuzağa çekiliyor?” başlıklı dünkü yazısında Milliyet yazarı Hasan Cemal'den de yaptığı alıntı ile, İsrail ile yaşananları Ergenekon'a bağladı.

Hasan Cemal'den orta

8 Haziran'da yayımlanan “Türkiye-Doğu-Batı derken değişimi anlamak! (1)” başlıklı yazısında Türkiye'nin önemli bir demokratikleşme ve kalkınma süreci yaşadığını iddia eden Hasan Cemal, ABD ve İsrail'deki bazı kesimlerin bunu anlamadığını yazdı. “Amerikan yönetimleri sivil hükümetlerle çözemedikleri meseleleri genellikle asker üzerinden hallederlerdi” diyen Hasan Cemal, ülkede halkın istemediği ancak emperyalizmle olan bağlar nedeniyle yapılan her şeyi Ergeenkon'un üzerine yıkıp, işbirlikçi hükümetleri temize çıkarttıktan sonra, “Washington’un Ankara büyükelçilerinin Aslanlı Kapı’ya uğrama alışkanlıkları vardı ve yadırganmazdı bu. Demokrasilerde pek görülmeyen bir başka adet daha uç vermişti. Yabancı devlet büyükleri Ankara’ya geldiklerinde, resmen randevu alıp Genelkurmay’ı da ziyaret ederlerdi. Türkiye’de şimdi bu adetler geçmişte kalmaya başladı. Soğuk Savaş’ın, 28 Şubat’ın demokrasiye sığmayan bu tuhaf alışkanları, Türkiye’de demokratikleşmesinin hız kazanmasıyla, askerin AB’ye uyum çerçevesinde demokrasilerdeki olağan boyutuna çekilmeye başlamasıyla bu kötü alışkanlıklar da kaybolmaya yüz tuttu. Bu bir değişim. Ama bu değişim, bu kırılma noktası bazı çevrelerde anlaşılmak istenmiyor. Ya da anlaşılamıyor. Bu çevreler tabii yalnız Türkiye’de değil, Amerika ve İsrail’le birlikte Avrupa’da da var. Özellikle Amerika ve İsrail’deki Neo-Con odaklar, İsrail lobileri, Ankara’da ‘asker eli‘yle sonuç aldıkları o eski güzel günlerin arayışı içindeler hala” dedi.

Gülerce Ergenekon'u buldu

Hasan Cemal'in bahsedilen yazısından, 1996 yılında Türkiye – İsrail arasında imzalanan askeri iş birliği anlaşmasının hükümetin bilgisi dışında gerçekleştirildiğine dair bir anekdot aktaran Hüseyin Gülerce, “İsrail, Amerikan yönetimlerinin de desteğiyle, özellikle ABD'deki Yahudi lobisinin desteğiyle, Türkiye'nin kendisine muhtaç, kendisine tabi bir ülke olarak yönetilmesini arzu etmiştir. Bunun için de Türkiye'nin seçilmiş iktidarlarıyla değil, askerlerle işbirliği yapmayı tercih etmiştir” dedi.

AKP'yi ve bugüne kadarki tüm iş birlikçi hükümetleri akladıktan sonra, geçtiğimiz hafta yaşananları Ergenekon'a bağlamak için Hasan Cemal'e göre daha doğrudan bir yol izleyen Gülerce, “Şimdi bu hatırlatmaları; İsrail-PKK-Ergenekon-cuntalar-darbe planları-provokasyonlar çerçevesinde yeniden değerlendirebilirsiniz. Ha, bir şey daha hatırlatayım. Balyoz darbe hazırlığı belgelerinde, Oraj kod adlı plana göre, kendi jetimizi düşürüp, Yunanistan tarafından düşürüldüğü ileri sürülerek, Türkiye ile Yunanistan arasında savaş çıkarmak da var... Acaba, darbe hastalığından hiç vazgeçmeyenler, 'Yunanistan'la olmadı, bir de İsrail'le deneyelim' mi hesabı yapıyorlar?” dedi.

İHH ve İttihatçılar

Ortada bir tuzak olduğunu ve amacın Türkiye'yi batıdan uzaklaştırmak olduğunu öne süren Gülerce, “Dört İttihatçı, Alman gemilerini limanlarımızdan içeri sokarak, bizi bir cihan harbinin içine kolaylıkla ittiler” dedi. Ortada bir komplo varsa bu sürecin Türkiye'deki en önemli aktörü olan İHH da bunun sorumlularından biri haline geliyor. Gülerce'nin çizdiği tabloya göre en iyi ihtimalle Ergenekon'un taşeronu durumuna gelen İHH'nın yaptığı işlerin İttihatçılığa da benzetilmesi, yandaş medyanın AKP'yi savunmak ve herşeyi Ergenekon'a bağlamak konusunda ne kadar uçlaşabileceğini gösterdi.


SoL - Haber Merkezi, 11 Haziran 2010
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

Re: Fethullah Gülen'den Gazze yorumu!!!

İletigönderen avrasya » Sal Haz 15, 2010 0:53

Cübbeli Ahmet Hoca kimin için şuursuz dedi?

Fethullah Gülen, İsrail'e destek veren açıklamasıyla tarikat ve cemaatlerde bölünme yarattı. Fethullah Gülen'in İsrail yanlısı açıklamalarına yanıt, "Cübbeli Ahmet Hoca" olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'den geldi. İsmail Ağa Cemaati'nin etkili ismi Cübbeli Hoca, “Bazılarımız diyor ki Filistin’e yardım götürürken izin alınmalıdır. Bu lafı söyleyen şuur sahibi olamaz” dedi.

İsrail'in Gaze'ye yardım götüren Türk gemilerine saldırısının ardından açıklama yapan Fethullah Gülen, İsrail yanlısı tutumuyla tepki topladı. Gülen gemiler gitmeden önce "İsrail'den izin alınmalıydı" dedi ve gemilerin Gazze'ye gidişini "otoriteye başkaldırmak" şeklindeki yorumladı. Gülen'in otorite kabul ettiği İsrail, Türk gemilerine saldırdı ve 9 vatandaşımızı öldürdü. İsrail'in saldırısı ve Gülen'in açıklamaları cemaatler arasında da çatışma başlattı. İsmail Ağa Cemaati'nin etkili isimlerinden Cübbeli Ahmet Hoca, "Bu lafı söyleyen şuur sahibi olamaz” diyerek Fethullah Gülen'e çattı.

Cübbeli Ahmet Hoca adıyla tanınan Ahmet Mahmut Ünlü, Zeytinburnu Abdi İpekçi Kapalı Spor Salonu’nda organize edilen bir programda konuştu. Ünlü, "İsrail ne zaman mazluma yardım etti? Bu lafı söyleyen şuur sahibi olamaz." diye konuştu.

"Şimdi bazılarımız diyor ki, Filistin’e yardım götürürken izin alınmalıdır. İsrail’in sözlerine itaat etmek lazım. Onları da kırmamak lazım. Asla ve kat a doğru değildir. Bu lafı söyleyen şuur sahibi olamaz. Çünki İsrail ne zaman izin verdi ki, mazluma yardım etti. Böyle bir şey olabilir mi? Boyun eğmek izin almak asla ve asla olmaz."

http://www.ulusalkanal.com.tr/index.php ... Itemid=174
Kullanıcı küçük betizi
avrasya
Üye
Üye
 
İletiler: 279
Kayıt: Prş Oca 15, 2009 23:08


Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

x