İşte Faşizm, İşte Diktatörlük:"Yuhalamanın hesabı sorulacak"

Genel & Güncel Konular

İşte Faşizm, İşte Diktatörlük:"Yuhalamanın hesabı sorulacak"

İletigönderen Türk-Kan » Pzr Eyl 19, 2010 19:29

"Yuhalayanlar aranıyor, kayıtlar inceleniyor!"
Gelişmelerden memnun, "Yuhalamanın hesabı sorulacak" diyor haber spikeri...

Soruyoruz; terör örgütünün paçavralarını, bölücü başının resmini açanlar aynı inceleme ile aranmakta mıdır?
Demokrasi ve özgürlüklerden anladığınız bu mudur?




"Yuh yuh soyanlara
Soyup kaçıp doyanlara
İnsanlara kıyanlara
Yuh nefsine uyanlara yuh"
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

Re: İşte Faşizm, İşte Diktatörlük:"Yuhalamanın hesabı sorula

İletigönderen yigitler » Pzr Eyl 19, 2010 19:39

Her ikisinede, ve de o yobaz TV kanlina kocaman bir Yuuuuuuuuuuuhhhhhhhhh! Eger bunlar elestirilmekten hoslanmiyorlarsa siyasetten vazgecsinler, siyasetci kim olursa olsun elestirilir, iste bu kadar! PKK'ya toz kondurmuyorlar ama! Ne bicim insan bunlar? Ama kabahat onlara oy veren iki paralik cahil, kiro kesiminde! Bir gida paketi, beyaz esya veya komur cuvali icin milletin gelecegini sattilar!
Kullanıcı küçük betizi
yigitler
Üye
Üye
 
İletiler: 600
Kayıt: Pzr Ara 07, 2008 21:41

Re: İşte Faşizm, İşte Diktatörlük:"Yuhalamanın hesabı sorula

İletigönderen Türk-Kan » Çrş Eyl 22, 2010 22:02

CSI - Türkiye

12 Eylül 2010 Referandumu'yla adım attığımız 'ileri demokrasimiz', ileri teknolojiyle işbirliği yaparak ilk demokratik standardımızı da ortaya çıkardı; CSI-TR.

Büyük bir gözetleme kulesine dönen iktidar aygıtı, gelişmiş teknoloji marifetiyle kamusal alandaki her türlü 'uğultunun' menşeini TC vatandaşlık no'suna kadar şıp diye çıkarttı.

Dünya Basketbol Şampiyonası finalinde madalya töreninde Başbakan'a yönelik protestolar sonrası Başbakanlık tarafından başlatılan çalışmada, CSI yöntemleriyle protestocuların kimliklerine ulaşılmaya başlanmış.

15 bin kişinin izlediği final gecesinin kamera kayıt incelemeleriyle protestocuların koltuk numaralarından bilet aldıkları internet satış noktalarına, oradan da kredi kart bilgilerinden kimliklerine erişim sağlanmış.

Şimdilik 20 kişinin kimliği belirlendi ve ilk gözaltı gerçekleşti.

Titizlikle tek tek ayıklanan protestocuların kimlik tespiti yeni demokrasimizin(!) öncü göz korkutucu icraatı oldu.

Devlet Bakanı'nın ifadesiyle 'seviyesiz, çirkin, terbiyesiz, ilkesiz uğultunun' sahiplerini saptayan yöntem CSI (Crime Scene Investigation) yani 'suç' mahallinde 'zanlıların' neredeyse DNA soyağacını çıkaran gelişmiş teknoloji kullanımı önümüzdeki dönemde 'her türlü uğultuya' karşı aşırı duyarlılığından bizi haberdar etti.

Tam da referandum gecesi vuku bulan protestolara tahammülsüzlükle, anayasa paketinin 'medarı iftiharı', kişisel bilgilerin koruyucusu 20. maddesindeki 'kişisel veriler ancak yasalarla öngörülen hallerde veya kişinin 'açık' rızasıyla işlenebilir' düzenlemesinin geçerlilik sınırlarını ortaya koydu.

Gayet şahsi bilgilerin ortada bir suç varmış gibi didiklenmesi, subjektif kamera değerlendirmeleriyle kredi kartıyla kimlik bilgilerinin tespiti, herkese yeni gözetim ve ıslah demokrasisine hoş geldiniz diyor.

'Demokrasi varsa protesto vardır' kof basmakalıbını bile işaret edemeyen bir yere cümbür cemaat varmış olabiliriz.

Uzun zamandır muhalif hareketlere ve protestolara karşı göz korkutucu, caydırıcı müdahaleleri bir yana bırakamayız.

'Kadına karşı şiddeti' protesto yürüyüşü yapan kadın örgütlerinin bile biber gazı ve cop cürmüne uğradığı kaç demokratik ülke sayılabilir ki?

Hele bir de uluslararası organizasyonda 'Türkiye'nin süper imajına!' gölge düşürüldüğünden yakınanlar var ki, zaten onlar 'kendi kendine oryantalizmin' mağduru.

Dünyaya nasıl göründüğüne saplantılı güruhun, ne AİHM'in 'ırkçı' Hrant Dink savunmasına verdiği cezayla ne de Cinsiyet Eşitliği Endeksi'nde Pakistan ve Birleşik Arap E.'nin ardından 109 ülke arasında 101. olmamız ilgi alanlarına girmiyor. Keza İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde de Romanya, Makedonya, Bulgaristan'ın gerisindeyiz. Basın özgürlüğünde Avrupa'nın en geri, dünyanın en kötü 50 ülkesinden biriyiz.

Ayrıca şahidiz ki, referandum gecesine kadar miting meydanlarında halkın coşkuyla yuhaladığı, isimleri tek tek sayılan siyasi partiler, kurumlar, meslek örgütleri, ruh hastası ve darbeci ilan edilen 'Hayır Bloğuna' çekilen yuhalamalar, ekranlardan evlere taşınıyordu.

Yenme ve yenilgiye endeksli rekabetin bütün izan sınırlarını çiğnediği maço miting vaazları durduğu yerde durmamış ve 'tepkiselliğin' aşırı ısındığı tribün ikliminden geri bildirimde bulunmuştur.

Hukukçular 'pasif protestonun' suç olmadığını önemle belirterek, soruşturmanın da savcılık tarafından açılması gerektiğini vurguluyorlar.

Ve işin öbür tarafında da 12 Eylül 2010 gecesi Başbakan'a uğultu protestosuna karşı süratle başlatılan teknolojik tetkik ve 'tahminlerle' yapılan kimlik hafiyeliğinin neden olduğu taze anayasanın 20. maddesinin ölü doğumu vardır.

Akşam, Nihal KEMALOĞLU, 21 Eylül 2010
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Kullanıcı küçük betizi
Türk-Kan
Kuvva-i Milliye
 
İletiler: 6735
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 20:56

Re: İşte Faşizm, İşte Diktatörlük:"Yuhalamanın hesabı sorula

İletigönderen Oğuz Kağan » Prş Eyl 23, 2010 12:56

'CSI Türkiye' Meclis’e taşınıyor

CHP, Gül ve Erdoğan’ı protesto edenleri yakalama çalışmalarını Meclis’e getirecek.

CHP, Dünya Basketbol Şampiyonası final gecesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ı protesto edenleri yakalama çalışmalarını ve yöntemini Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla Meclis’e taşıyacak.

Türkiye’de organize edilen ve ABD ile Türkiye milli basketbol takımlarının final oynadığı Dünya Basketbol Şampiyonası’nın son gecesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın salonda bir kısım seyirci tarafından yuhalanması sonrası başlatılan ve ileri teknolojik araçlar kullanıldığı için “CSI TÜRKİYE” olarak da adlandırılan uygulama ana muhalefet CHP’de adeta infial yarattı. Operasyon kapsamında protestocu kişilerin kredi kartları ve TC vatandaşlık numaraları gibi “özel bilgilerine” ulaşılması üzerine CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu konuyu TBMM gündemine taşıyacaklarını açıkladı. Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla harekete geçen CHP grubundaki kurmayları “Araştırma Önergesi” ve “Soru önergesi” yöntemleriyle konuyu yakından takip edeceklerini ifade ettiler.

POLİS DEVLETİ UYGULAMASI

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, konuyu gündemlerine aldıklarını belirterek, “Bir yandan özgürlüklerden bahsedeceksiniz, bir yandan da, protesto eylemi yapan masum seyircilerin arkasına düşeceksiniz. Büyük bir kalabalığın içinde, ‘kimler bu tepkiyi gösterdi?’ gibi bir araştırmaya yönelmek polis ya da jandarma devletinde olur. Konunun takipçiyiz” dedi.

Abdülhamit dönemi gibi

Konu hakkında AKŞAM’a konuşan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ise protestonun bir sonuç olduğunu belirterek, “Çünkü ‘hayır’ diyenlere darbeci diyen o. Rakiplerini küçümseyen, hakaret eden Başbakan’ın kendisi. İnsanlar da böyle kalabalıklarda anlık reflekslerle tepki gösterirler. Sen polisiye yöntemlerle kim yuhaladı diye kredi kartlarından bulmaya çalışırsan, işte asıl tehlikeli olan yol budur. Bu yöntemler insanlara Abdülhamit dönemini hatırlatır ve beraberinde daha da büyük protestoları getirir. Devlet adamına yakışan bunları olgunlukla karşılayıp, ‘beni kimler protesto etti’ yerine ‘beni neden protesto ettiler’ diye sorgulamaktır.”

A. Rezzak ORAL / Akşam


Gerçek Gündem, 23 Eylül 2010
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!


Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

x