
Ne ‘top arabasına’ kondu cenazesi, ne de bir ‘devlet töreni’ düzenlendi arkasından.
Çünkü ‘vatana ihanetten’ yargılanarak ‘mahkûm’ edilen bir ‘Devlet Başkanı’ olarak anılıyordu artık.
Oysa İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıcına kadar ülkesine ‘damga’ vurmuş ve ‘millî kahraman’ olarak kabul edilmişti o.
Geçmişi, temiz bir köy hayatından başlayıp, savaş meydanlarındaki kahramanlıklara uzanıyordu.
1908 yılında ‘subay’ olarak askeri ...
News of Gazete Köşe Yazarları




