Zaman: Prş Şub 22, 2024 15:55

News News of Tartışma ve Fikir Meydanı

Site map of Tartışma ve Fikir Meydanı » Dizin : Tartışma ve Fikir Meydanı

Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeler hakkındaki fikirleriniz, yayınladığımız izlencelerin bölümleri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz alan.

SOYUTLAMA ÜZERİNE (14)

SOYUTLAMA ÜZERİNE (14)
Üretim/tüketim/bölüşüm arasındaki ‘ilişki’yi biraz daha açmamız gerekmektedir.
Burada ‘dil konusu’na ve hatta ‘dil sorunu’na girmemiz gerekecek demektir.
Değil mi ki bütün çabamız anlatmak ve ya da açıklamak olduğu kadar ‘anlaşılır’ biçime getirmektir.
Şimdi üç, beş, on katlı bir apartman düşünelim, ki doğal olarak her kat merdivenle birbirlerine bağlanmış olsun.
Bu durumda, her kat arasında ‘ilişki’ olduğunu söylemek ile, eski dilde ‘irtibat’ olduğunu söylemek arasında dağlar kadar fark olduğu apaçıktır.
Çünkü ‘irtibat’ sözcüğünün, ...
Read more : SOYUTLAMA ÜZERİNE (14) | Görüntüleme : 103 | Yanıtlar : 0


SOYUTLAMA ÜZERİNE (13)

SOYUTLAMA ÜZERİNE (13)
Düşünmeye başlamak, demek ki, doğrudan somuttan hareketle değil, bu somutla ilgili soyut belirlenmelerin, örneğin onlara verilen isimlerin, düşünce yoluyla yeniden-üretimine girişmek demek oluyor.
Bu ‘yeniden-üretim’ kavramı ise, bir başına ele alınabilecek felsefî/tarihsel/bilimsel bir boyut taşımakta olup, ayrı bir yazı dizisinin konusunu oluşturmaktadır.
Böylece düşüncede ‘yeniden üretim’ yoluyla ‘düşüncedeki somut’a ulaşılmaktadır ki, örneğin Marx somutun zenginlik ve dolayısıyla farklı belirlenimlerin ‘birlik’ ya da ‘bütünlük’ünü ekonomi politikteki üretim/tüketim/bölüşümün bütünlüğünü ‘düşüncede’ sağlamaya ‘iyi’ veya ‘bilimsel’ ...
Read more : SOYUTLAMA ÜZERİNE (13) | Görüntüleme : 103 | Yanıtlar : 0


SOYUTLAMA ÜZERİNE (12)

SOYUTLAMA ÜZERİNE (12)
Düşünmeye başlamak için ‘somut’tan değil ama ‘soyut’tan başlamak gerektiğini söylemek, ilk bakışta şaşırtıcı görünebilir.
Değil mi ki, ilk izlenimlerimiz bizim duyu organlarımızla ‘algıladıklarımız’ yani ‘somut’un bizzat ‘görünür’deki biçimidir.
Benim yazılarımı okuyanlar, ‘algılamak’ ile ‘anlamak’ arasındaki ayırıma bıkıp usanmadan dikkat çektiğimi bilirler.
Gerçekten de ‘somut’, düşünmeye başlamak için ilk adımdır, çünkü duyularımızın zihinde oluşturduğu bir ‘sentez süreci’nin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.
Ancak ‘düşünce’nin başlangıç noktası olamaz, aksi halde genelde olduğu gibi ‘ampirizm’in kucağına ...
Read more : SOYUTLAMA ÜZERİNE (12) | Görüntüleme : 90 | Yanıtlar : 0


SOYUTLAMA ÜZERİNE (11)

SOYUTLAMA ÜZERİNE (11)
Demek ki neymiş ?
Demek ki, klasik ekonomistler denilen ve bugün onların koyduğu kuramsal ilkeleri günümüze uydurmaya çalışan ekonomistlerin kullandıkları ve/ya da ‘uydurdukları kavramlar’ın çoğunu ‘oldukları gibi’ ele almak doğru değilmiş.
‘Kavram kargaşası’ ya da benim ‘kavramlar göçü’ diye ele aldığım yazı dizisinde açıklamaya çalıştığım üzere; bugün, örneğin ‘ulus’ nedir ‘devlet’ nedir, ‘faiz’ nedir, ‘enflasyon’ nedir ve gelişigüzel yinelenen ‘üretim’ nedir gibi sorular karşısında, sözde, herkesin kendine göre bir ‘açıklama’sı ya da ...
Read more : SOYUTLAMA ÜZERİNE (11) | Görüntüleme : 77 | Yanıtlar : 0


SOYUTLAMA ÜZERİNE (10)

SOYUTLAMA ÜZERİNE (10)
Hegelci soyutlamanın Marx tarafından eleştirisinde iki temel ayırımın altının çizilmesi gerekiyor:
Birincisi yönteme ilişkin olup, Hegelci spekülatif mantık ve onun genel formülasyonları yerine ‘özgül nesnenin özgül mantığı’nın konulması;
İkincisi ise, bu özgül nesnenin, her koşulda, bireyler yani reel öznelerin etkinliğine bağlı olması dolayısıyla, onun sadece indirgenemezliğinin söylenebilmesi yoksa istenildi diye tersine çevrilmesinin söz konusu olmamasıdır.
Ne var ki, Marx soyutlamanın daha doğrusu ‘iyi soyutlama’nın sadece ‘zihinsel’ (mental) değil ama ‘reel soyutlama’ olması ...
Read more : SOYUTLAMA ÜZERİNE (10) | Görüntüleme : 74 | Yanıtlar : 0


SOYUTLAMA ÜZERİNE (9)

SOYUTLAMA ÜZERİNE (9)
Yabancılaşmayı ‘blok’ ya da ‘birim’ olarak ele almanın sakıncalı bir yaklaşım olduğunu söylemiştik.
Çünkü yabancılaşma hem çeşitlidir ve hem de çok-işlevlidir.
Kavramı diyalektik yani onu olumsuzu ile birlikte (désaliénation) ele almamız da yeterli olmayabilir. Nitekim Hegel’de yabancılaşma spekülatif olarak, felsefe içinde, düşünülmekte idi, oysa Marx onu ve onun ortadan kalkmasını tarihsel olgu (fait historique) olarak ele aldı.
Örnek olarak, insan etkinlik ve ilişkilerinin, fetişleştirilmeleri sonucunda şeyler olarak ortaya çıktığını göstermeye çalıştı: para, ...
Read more : SOYUTLAMA ÜZERİNE (9) | Görüntüleme : 82 | Yanıtlar : 0


SOYUTLAMA ÜZERİNE (8)

SOYUTLAMA ÜZERİNE (8)
Marx, 1843 yılında kaleme aldığı ‘Hegelci hukukun eleştirisi’ (Critique du droit hégelien) çalışmasında, ‘somut’un geçen yazıda açıklanan biçimde ‘soyutlama’sının en hoyrat bir ampirizme düşmek olduğunu yazacaktır.
Örneğin Hegelci Devlet, somut tarihsel Devlet’in ‘soyutlama’sının, doruğu ya da eski bir deyimle feriştahı olmaktadır.
Bununla birlikte, sivil toplum ile özel çıkarlar arasında artan çelişkileri barındırmaktan geri kalmamaktadır.
Böylece ‘soyutlama’nın temeli, ne kendi belirlenmelerini ve ne de kendi devinimini açıklayabilmekte ve kendi içeriğinden koparılmış bir ‘biçim’e ...
Read more : SOYUTLAMA ÜZERİNE (8) | Görüntüleme : 80 | Yanıtlar : 0


SOYUTLAMA ÜZERİNE (7)

SOYUTLAMA ÜZERİNE (7)
Somut (veri)/soyut/ (düşünülmüş) somut biçiminde yürüyen soyutlama çevrimi, yani nominalist yaklaşımın iki aşaması (moment) vardır:
Birinci aşmada, kendisini gösteren somutluk, ilk anda somutun ‘özü’ymüş gibi anlaşılmaktadır.
Hegel’in verdiği örnekten hareketle, soyut ve evrensel ‘meyve’ kavramının onlarca ve hatta yüzlerce ‘somut meyve’nin hiçbirinin somut karşılığı olmadığı halde, sadece onların olumsuzlaması (negation) olarak onlar arasındaki soyut ilişkiyi kuran bir bağ olduğu söylenebilecektir.
Nitekim Althusser, “Somut meyveyi üretenin, meyvenin (genel) kavramı değil, tersine soyut meyve ...
Read more : SOYUTLAMA ÜZERİNE (7) | Görüntüleme : 79 | Yanıtlar : 0


SOYUTLAMA ÜZERİNE (6)

SOYUTLAMA ÜZERİNE (6)
İyi ya da ‘gerçek soyutlama’nın doğrudan bir ‘öz’ ya da ‘gerçek’in (vrai) kendisi olduğu söylenemez.
O sadece, ‘soyut’un sabitlenmiş ve ayrılmış bir ‘önerme’sinin belirlenmesi olup, ancak gerçeğin yine soyut bir ‘süreç’ olarak tüm diyalektik süreçle çakışmasıyla sonlanacaktır.
Böylece ‘bilgi anı’na ulaşıldığında, o artık ‘soyutlama’ olmaktan çıkarak ‘tanıma’ ya da ‘bilgi’nin (savoir) kendisi olacaktır.
İşte ‘somut düşünce’ ya da ‘düşüncenin somutlaşması’nın gerçekleştirilmesi demek tam da bu demektir.
Demek ki, diyalektik bir kavram olan ...
Read more : SOYUTLAMA ÜZERİNE (6) | Görüntüleme : 124 | Yanıtlar : 0


SOYUTLAMA ÜZERİNE (5)

SOYUTLAMA ÜZERİNE (5)
‘Tanımlama’nın önemli olduğunu söylüyorduk.
Çünkü tanımlayabilmek için, her şeyden önce tanımlayacağımız şeyi ‘tanıma’mız gerekmektedir.
Tanıma ise, özde aklın bir ‘meydan okuma’sı, bir ‘merak’ın giderme çabasının sonucudur.
Ancak bu meydan okuma (defi), Mısırlıların Nil taşkınlarına meydan okuması, deniz-aşırı keşiflere zorlayan meydan okumalar ve yine düşman uçaklarına karşı koymak için radarın keşfine yol açan zorunluluklar karşısındaki gibi meydan okumalar olabilirler.
Öyle ki, kimilerince ‘şüphe’ye dayandırılan tanıma merakı, olsa olsa aklın meydan okumasının bir alt ...
Read more : SOYUTLAMA ÜZERİNE (5) | Görüntüleme : 128 | Yanıtlar : 0


 

Giriş  •  Kayıt


Sayımlamalar

Toplam 147802 ileti • Toplam 45475 başlık • Toplam 24788 üye

x