'Polisler, Cumhuriyet Gazetesi'ne atmam için bana bomba verdi'

Genel & Güncel Konular

'Polisler, Cumhuriyet Gazetesi'ne atmam için bana bomba verdi'

İletigönderen Oğuz Kağan » Prş Ağu 04, 2011 21:02

'Polisler, Cumhuriyet Gazetesi'ne atmam için bana bomba verdi'

Birinci “Ergenekon” davası ile birleştirilen Cumhuriyet gazetesine molotofkokteyli atılmasına ilişkin davanın tutuklu sanıklarından Bedrettin Şinal, “El bombasını Cumhuriyet gazetesine atacaktım ama patladığı zaman yaşanacakları düşündüm ve bomba atmaktan vazgeçip molotofkokteyli hazırladım” dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi bitişiğinde salonda yapılan duruşmaya, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin, Alparslan Arslan ve Osman Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu 25 tutuklu sanık hazır bulundu. Tutuklu sanıklardan Ergün Poyraz, Hayrettin Ertekin ise duruşmaya katılmadı. Duruşmaya ayrıca tutuksuz sanıklardan gazeteci Güler Kömürcü de hazır bulundu.

"BUGÜN GERÇEKLERİN ORTAYA ÇIKACAĞINA İNANIYORUM"

Cumhuriyet Gazetesi’ne molotofkokteyli atılması olayına ilişkin dava’nın, Birinci Ergenekon davasıyla birleştirilmesinin ardından duruşmada ilk kez ifade veren Bedirhan Şinal gerçekleri ilk kez açıklayacağını belirterek sözlerine başladı. "Doğruları söyleyeceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim" diyen Şinal, anne ve babasını küçük yaşta kaybettiğini, anneannesiyle yaşadığını, kendisinin cezaevine girmesinin ardından da anneannesinin hayatını kaybetttiğini söyledi. Emniyette ve savcılıkta verdiği ifadeleri kesinlikle kabul etmediğini belirten Şinal, "Onlar benim ağzımdan çıkmış kelimeler değil. Bu ifadeleri reddediyorum. Ben bugün gerçeklerin ortaya çıkacağına inanıyorum. Bugüne kadar davanın diğer sanıkları hakkında haksız suçlamalarda bulundum. 2007 yılında Organize Şube’ye bağlı ekipler beni baskı altına aldılar ve bazı olaylarda beni kullanmaya başladılar ve bazı olayları üstlenmemi istediler" dedi.

Doğum tarihinin aslında 1992’i olduğunu söyleyen Şinal, yaşının büyütüldüğünü ve kimlikte 1988 yazdırıldığını da iddia etti.

"POLİSLER HERŞEYİ PLANLAMIŞTI SADECE DOSYADA BİR OYUNCU EKSİKTİ"

Organize polislerinin, kendisinin cezaevine girmesi için bazı planlar yaptıklarını iddia eden Şinal, şunları söyledi:

"Yaşım büyütüldükten sonra cezaevine girmem gerekiyordu. Organize Şube tarafından bana bir silah verildi. Ben bu silah ile Haydarpaşa Garı’nda yakalandım. 16 yaşındayken tutuklanarak Bayrampaşa Cezaevi’ne gönderildim. Daha sonra tahliye edildim. Polisler herşeyi planlamıştı, sadece dosyada bir oyuncu eksikti. Oyuncu olarak da ben seçildim. Tahliye olduktan sonra irtibatlı olduğum polisler benimle irtibata geçerek tehditler ederek Bayrampaşa’daki bir bombalama olayını üstlenmemi istediler. Olayı üstlendim, polisler bana olayın detaylarını anlattılar. Ancak soruşturmaya bakan savcı olay yerini tespit etmemi istedi. Ancak ben olay yerini tespit edemediğim için savcı ’Sen bu olayın içinde değilsin’ diyerek beni serbest bıraktı. O olayda öylece kapanmış oldu."

''POLİSLER, CUMHURİYET GAZETESİNE ATMAM İÇİN BANA BOMBA VERDİ''

Daha sonra Cumhuriyet gazetesine bomba atması için kendisine baskı yapıldığını, sivil polisler tarafından kendisine el bombası verildiğini belirten Şinal, "Daha sonradan düşündüm ve bomba atarsam oradaki insanlara ne olacağını düşünerek böyle bir işi yapamayacağımı söyledim. Bunun üzerine tekrar plan yapıldı ve molotofkokteyli atmamı söylediler" diye konuştu.

"TEM ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ'NDE EZİYET VE İŞKENCE GÖRDÜM"

Olay günü mahalleden 13-14 yaşında olan iki çocuğu da yanına alarak Cumhuriyet Gazetesi’ne gittiğini anlatan Şinal, "Cumhuriyet Gazetesi’ne molotofkokteyli attım. Evime gidip yattım. 5 saat sonra polisler tarafından gözaltına alındım. Emniyette avukatımla görüşmeme izin vermediler. TEM Şube Müdürlüğü’nde bana öğrettikleri şekilde olayı üstlenmemi istediler. Bana para yardımları da geliyordu. TEM Şube’de çok eziyet ve işkence gördüm" diye konuştu.

"İLHAN SELÇUK’U TANIMAM"

Şinal 'İlhan Selçuk'a tehdit olayı ile ilgili olarak "Ben İlhan Selçuk’u tanımam. İlhan Selçuk’a tehdit mektubunu bana yazdıranlar bu komployu bana kurduranlardır" dedi. Sanık Şinal, cezaevinde polislerin, Nuri Ergin ile tanıştığını söylemesi yönünde kendisine baskı yaptıklarını öne sürdü. Şinal, "Veli Küçük, Muzaffer Tekinleri işin içine sokmamı istediler. Ben birkaç defa polisle yaptığım anlaşmadan caymak istedim. Bundan endişe ettiler. Ben biliyorum. Nuri Ergin’e, Veli Küçük ile ilgili beyanda bulunması için para veriyorlar" iddiasında bulundu.

"Suçum yetim olmak" diyen Şinal, "Davanın sanıklarının burada olmasının nedeni Türkiye Cumhuriyeti emniyeti içinde örgütlenmiş çetenin üretimidir" dedi. Emniyette ve Savcılıkta davanın sanıkları aleyhinde beyanlarda bulunduğunu söyleyen Şinal, o ifadelerin doğru olmadığını söyledi.

ŞİNAL GÖĞSÜNDEKİ DERİN YARA İZLERİNİ MAHKEME HEYETİNE GÖSTERDİ

Cezaevinde çok sıkıntılı günler geçirdiğini belirten Şinal, "İnançlı bir insanım. İnançlı bir insanın kendisine zarar vermeyeceğini de çok iyi biliyorum. Cezaevinde bileklerimi kestim. Cumhuriyet Savcısı beni çağırıp 'Bedirhan sen neden kollarını kestin?' diye sormadı. Cezaevinde idare yönetimi beni kaç kez ipten aldı. Ama kimse bana 'Bedirhan sen neden bunu yapıyorsun?' demedi. Ben size gerçekleri anlattıktan sonra benim can güvenliğimin de olmayacağını biliyorum" diye konuştu.

"Kendimi kestim" diyen sanık Bedirhan Şinal gömleğinin düğmelerini açarak göğsündeki derin yara izlerini mahkeme heyetine gösterdi.

DAVA YARINA ERTELENDİ

Öğleden sonraki oturumda konuşan Bedirhan Şinal’ın "Aydınlık Dergisi’nde okumuştum. ’Beşiktaş terör örgütü’ diyordu. Çok doğru. Savcılar bizim gibi zavallı. Polisler ne diyorlarsa öyle yapıyorlar"dedi. Bu sözler üzerine Başkan Hasan Hüseyin Özese savunma sınırlarını aşmaması konusunda Bedirhan Şinal’ı uyardı. Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu ise "Frene bas Bedirhan. Mahkemeyi töhmet altında bırakma. Daha önce ’Olayları polisin üzerine yıkmak istiyorlar. Allah bana ömür verdikçe bunu yapamayacaklar’ diye beyanların var. Sana ne oldu? Neden önceki ifadelerinle çelişiyorsun" diye sordu. Şinal "Ben önceden polislerin adamıydım. Şimdi özgürüm" dedi.

Haşıloğlu, "Bedirhan Şinal isim ver ki bize haklarında gerekli işlemi başlatalım" dedi. Mahkeme Başkanı Özese, üye hakim Haşıloğlu soru yöneltirken konuşmayı sürdüren Şinal’in mikrofonunu kapattırdı. Avukatların da söz istemesi üzerine Mahkeme başkanı Özese "Sanık Şinal sorgulanıyor karışmayın" diye tepki gösterdi. Sanık Şinal’ın sorgu ve savunmasının alınmasına ara veren mahkeme heyeti, duruşmayı yarın saat 09.00’a erteledi.


Hürriyet, 4 Ağustos 2011
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: 'Polisler, Cumhuriyet Gazetesi'ne atmam için bana bomba verdi'

İletigönderen Oğuz Kağan » Pzr Ağu 07, 2011 23:10

AKP cephesi bu itiraftan çok rahatsız!

Cumhuriyet gazetesine molotof kokteyli atılması ile ilgili davada önemli gelişmeler yaşandı.

TRT, Anadolu Ajansı ve Cihan Haber Ajansı'nın sanık Bedirhan Şinal'ın ifadelerine uyguladığı büyük sansür, AKP cephesinin durumdan ciddi rahatsızlık duyduğuna işaret ediyor.

Birinci ''Ergenekon'' davası ile birleştirilen Cumhuriyet gazetesine molotofkokteyli atılmasına ilişkin davanın tutuklu sanıklarından Bedirhan Şinal'ın yaptığı açıklamalar AKP cephesinde paniğe neden oldu. TRT, Anadolu Ajansı ve Cihan Haber Ajansı Şinal'ın ifadelerini basın tarihine geçecek kadar ciddi bir sansür uygulayarak haberleştirdi.

"Ergenekon" davası sürecinde AKP cephesinin en çok gündeme getirdiği "Cumhuriyet gazetesine saldırıyı Ergenekon örgütü organize etti" tezini çürüten ifadeler veren sanık Bedirhan Şinal, dünkü duruşmada saldırıyı düzenlemesini polisin istediğini belirtmişti, bugünkü duruşmada da sözkonusu polislerin isimlerini verdi.

Şinal duruşmada, Hrant Dink'in katledilmesi davasının sanıklarından Yasin Hayal ve Erhan Tuncel'i tanıdığını ve kendisinin de Alperen Ocakları üyesi olduğunu da söyledi.

Bedirhan Şinal ayrıca, daha önceki duruşmalarda verdiği ve AKP cephesinin elini rahatlatan ifadeleri baskı altında verdiğini, yalan olduğunu da söyledi.

Durum böyle olunca, Şinal'ın daha önceki ifadelerini "Ergenekon" davası ile ilgili kendi ellerini güçlendirmek için kullanan AKP cephesinin, dün ve bugünkü ifadelere nasıl tepki vereceği merak ediliyordu. TRT, Anadolu Ajansı ve Cihan Haber Ajansı'nın duruşmayı haberleştirme şekli, ortada ciddi bir sansür olmasının dışında, AKP cephesinin sözkonusu ifadelerden oldukça rahatsız olduğunu gösteriyor.


Sansür I - TRT: Onlar başka davayı izlemiş!

Duruşmada sanki ciddi bir gelişme yaşanmamış gibi "Ergenekon davası sürüyor" başlığını kullanan TRT, kesinlikle basın tarihine geçebilecek büyüklükte bir sansüre imza attı. Şinal, geçmişteki ifadeleri baskı altında verdiğini, yalan söylediğini, kendisini asıl yönlendirenin polisler olduğunu söyledi ama ne gam!

"Birinci Ergenekon davasının 191’nci duruşması yapıldı.

30 Mart 2008 tarihinde Şişli’deki Cumhuriyet Gazetesi binasına molotofkokteyli atılmıştı.

Saldırganların, iddia olunan Ergenekon terör örgütü adına faaliyet yürüttükleri ve Ergenekon sanığı Sedat Peker’le bağlantılı oldukları belirtilmişti.

Olaya karışan 7 sanık hakkında açılan dava, Yargıtay 5’inci Ceza Dairesi tarafından, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle Birinci Ergenekon Davası’yla birleştirilmişti.

Silivri’deki 191’inci duruşmada, Cumhuriyet Gazetesi’ne Molotof kokteyli atılması davasının sanıkları hakim karşısındaydı.

Tutuklu sanıklardan Bedirhan Şinal, hakkındaki suçlamayı kabul etti.

Cumhuriyet Gazetesi’ne molotofkokteylini ateşleyerek attığını belirten Şinal, daha sonra gazetenin karşısına geçerek olayı izlediklerini anlattı.

Birinci Ergenekon Davası’nda, 27’si tutuklu 108 sanık hakkında, terör örgütü kurmak ve darbe planlama suçlamasıyla, ağırlaştırılmış müebbet hapse kadar çeşitli cezalar isteniyor."


Sansür II - AA: Habere takla attıralım, belki kurtarırız!

Anadolu Ajansı ise TRT'den daha "ince" bir yöntemle, duruşmayı adeta yeniden kurguladı. Duruşmanın en önemli konusunun Şinal'ın "Polis Cumhuriyet'e atmam için el bombası verdi" ifadesi değilmiş gibi haber yapan AA, Şinal'in polislerin kendisini nasıl yönlendirdiğini anlattığı ifadelere sansür uygulayarak haberi anlaşılmaz bir hale getirdi. Şinal'ın ifadeleri ile ilgili AA'da sadece alttaki iki paragraf yer aldı. Okurun bu iki paragtaftan gerçeği anlaması ise imkansız:

"(...) Şinal, ''Emniyet içindeki bir örgütlenmenin komplosu sonucu sanık Sedat Peker'in adamlarının bu davada sanık durumuna getirildiklerini'' öne sürdüğü polislerin adını da mahkeme heyetine verdi.

''İsim istediniz verdim. Bunlar hakkında gereğini yapın. İşlem yapılırsa, isimlerin devamını açıklayacağım''' diyen Şinal, ''Mahkemeden adalet talep ediyorum. Yeter ki gerçekler ortaya çıksan, 40 yıl yatmaya hazırım'' dedi."


Sansür III - Cihan: İlhan Selçuk yaptırdı demişti ya canım!

Bedirhan Şinal'in Yasin Hayal ve Erhan Tuncel'i tanıdığını belirtmesini haberin başlığına taşıyan Cihan Haber Ajansı, Şinal'in polislerle ilgili ifadelerine yer vermedi. Sadece alttaki paragrafı kullanan Cihan, Şinal'in kendisine bombaları veren polislerin isimlerini de açıklamasına haberde yer vermemeyi tercih etti.

"Davanın dünkü oturumunda savunma yapan ve Cumhuriyet gazetesine atması için polisler tarafından kendisine el bombası verildiği şeklinde iddiada bulunan Bedirhan Şinal, bugünkü duruşmada da emniyet mensuplarını suçladı."

Cihan'ın haberindeki asıl önemli nokta ise, Şinal'in daha önceki ifadeleri baskı altında verdiği ve yalan oldukları yönündeki itirafına yer verilmemiş olması. Dahası Zaman, Şinal'in yalan olduğunu söylediği ifadelere, dünkü ve bugünkü ifadelerinden çok daha fazla yer vererek de bir basın suçuna imza atmış oldu.

Cihan'ın haberindeki şu ifade, haberin gerçekle bağını tamamen kopartarak okurunu salak yerine koyduğunu gösteriyor:

" (...) Ayrıca Cumhuriyet gazetesine molotof kokteyli atılması olayıyla ilgili olarak da, "Bu olay, Sedat Peker ile İlhan Selçuk arasındaki husumettir. Bu husumet nedeni ile Boğaç bu eylemin talimatını verdi." şeklinde iddiada bulunmuştu."


Muhalifgazete, 6 Ağustos 2011
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: 'Polisler, Cumhuriyet Gazetesi'ne atmam için bana bomba verdi'

İletigönderen Oğuz Kağan » Cmt Ağu 13, 2011 13:44

Mahkeme başından savdı

Şinal,’Ergenekon senaryosunu yazan’ 4 polisin ismini verdi ama…

Cumhuriyet gazetesine Molotof kokteyli atan Bedirhan Şinal, Ergenekon ana davasının 191 ve 192. duruşmalarında, Ergenekon davasının “polisin komplosu” olduğu yönünde açıklamalarda bulundu. Şinal, polisin yazdığı bir senaryoda figüran olarak seçildiğini belirtti. Her şeyi itiraf edeceğine yemin ederek sözlerine başlayan Şinal, kendisini yönlendiren ve “Ergenekon senaryosunu yazan” polislerin isimlerini de açıkladı.

Aydınlık, 8 Ağustos’ta “İşte 8 iddia, 8 soru” başlıklı haberde iddiaları tek tek sıralamış ve bu iddialar üzerine bazı sorular sormuştu. Şinal’ın açıklamaları üzerinden tam bir hafta geçti.İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti 6 Ağustos tarihli ara kararında, Şinal’ın suç duyurusunda bulunduğu 4 polisle ilgili şu kararı verdi:

“Sanık Bedirhan Şinal,kendisinin ifadesini alan polis memurları hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etmiş ise de CMK 205.maddesi dikkate alınarak talebin reddine..” Şinal’ın davayı birebir etkileyen bu açıklamalarına karşılık savunma avukatları, mahkemenin polisler hakkında ihbarda bulunmasını bekliyordu.

‘İhbarda bulunulmalıydı’

Mahkemenin kararını yorumlayan emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün avukatı Zeynep Küçük, “Mahkeme suçun duruşma sırasında işlenmediğini öne sürerek polisler hakkındaki suç duyurusu talebini reddetti. Mahkemenin bu kararda 205. maddenin arkasına sığındığını görüyoruz. Davayı direkt olarak etkileyen Şinal’ın açıklamaları karşısında mahkeme ihbarda bulunmalıydı” diye konuştu.

‘Savcılar harekete geçmeli’

İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ise mahkeme heyetinin “ciddiyetsiz tutumuna” dikkat çekti. Kocasakal şunları kaydetti:

“Dava sürecinde bir çok tanık dinlendi. Varlığı şüpheli olan gizli tanıklar dikkate alındı. Kimin yolladığı belli olmayan ihbar mektupları değerlendirildi ve işlem yapıldı. Nihayetinde, 4 yıldır yüzlerce insan bu dava nedeniyle mağdur oldu.Şinal,duruşmada itirafta bulunurken mahkeme heyetinden bir hakim ’20 yaşında olan bir çocuğun bunları ifade etmesi normal değil’ şeklinde beyanlarda bulunuyor. Şinal’ın daha önceki ifadeleri ciddiye alınmıştı. Şimdi itirafta bulununca mahkemenin bu tarz diyaloglar içine girmesi hiç hoş değil.Mahkeme çok ciddi bir samimiyet sınavı veriyor” diye konuştu.

‘İşlem yapılsın‘

Savcıları göreve çağıran Kocasakal, “Şinal’ın ismini verdiği ve suç duyurusunda bulunduğu polislerle ilgili mahkeme, 205. maddeyi gerekçe göstermiş. Normalde, bu itirafları ve iddiaları herhangi bir şekilde öğrenen Cumhuriyet Savcıları’nın harekete geçmesi gerekir” dedi. (Aydınlık)


Haberinyeri, 12 Ağustos 2011
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: 'Polisler, Cumhuriyet Gazetesi'ne atmam için bana bomba verdi'

İletigönderen Oğuz Kağan » Çrş Eyl 07, 2011 1:20

Şinal: "Polisin amacı bizi Ergenekon'a monte etmekti"

Yıldırım'ı öldürmeyi planladığını tekrarlayan Şinal, "Bunun amacı sorulduğunda Ergenekon tarafından talimat aldığımı söyleyecektim, bunlar bana öğretilmişti" dedi.

Birinci Ergenekon davasında Cumhuriyet Gazetesi’ne molotof kokteyli atılması dosyası sanıklarından Bedirhan Şinal’in çapraz sorgusuna devam edildi. Şinal, Silivri Cezaevi’nden bir yönetici ile Danıştay’a saldırı dosyası sanığı Osman Yıldırım’ı öldürmeyi planladığı iddiasını yineledi. Şinal “Beni özellikle Osman Yıldırım’ın yanına göndermek istiyorlardı. Oraya gittiğimde Osman Yıldırım’a yönelik bir faaliyette bulunacaktım. Osman Yıldırım ya ölecek ya da yaralanacaktı. Bana bunu neden yaptığım sorulduğunda da Ergenekon örgütü tarafından talimat verildiğini söyleyecektim. Bunlar bana öğretilmişti” dedi.

Şinal, Savcı Nihat Taşkın’ın “Size şantaj yapıldığını söylüyorsunuz? Kim size şantaj yapıyor” sorusunu “Şimdi açıklayamam. Haklarında soruşturma açılırsa o zaman açıklarım” diye yanıtladı.

“Polisin amacı bizi Ergenekon’a monte etmekti”

Molotof kokteyli atılması dosyası sanıkları, Şinal’e iddianamede ve değiştirdiği önceki ifadelerindeki “Cumhuriyet Gazetesi’ne molotof kokteyli’ni atılmasını Sedat Peker’in adamı olduğu öne sürülen Boğaç Kaan Murathan’ın talimatıyla ve diğer sanıklarla birlikte Bayrampaşa Cezaevi’nde planladıkları” iddialarına ilişkin sorular sordular. Tutuklu sanık Murathan’ı tanımadığını söyleyen Şinal, “Polisin tehdidi ve şantajıyla Murathan’ı ve buradaki sanıkları suçladım. İşbirliği yaptım, kabul ediyorum. Bu kişileri yakmam için kullanıldım. Polisin amacı bizi Ergenekon’a monte etmekti. 5 senedir bunun için çalıştım, sonunda buraya bağladılar” dedi.

Anneanenin kirası

Şinal şu iddialarda bulundu: “Ben savcılıktayken AKP Gaziosmanpaşa ilçesi yöneticilerinden Muzaffer Uslu avukatı Ertuğrul Yılmaz’ı gönderdi. Avukat Yılmaz savcılarla görüştü. ‘Sus Bedirhan’ diyen Ertuğrul Yılmaz’dır. Bana avukatını gönderen Muzaffer Uslu, anneannemin kirasını ödüyor” diye konuştu. Şinal “2007’den itibaren bana para akmaya başladı. İlk günler harçlık olarak veriyorladı. Anneanneme 150 bin lirayı beni kullanan, bir zamanlar benim de üye olduğum bu örgüt vermiştir. Bana vaat ettikleri bir takım şeyleri yerine getirmediler” diye konuştu. Şinal ile eylemi Bayrampaşa Cezaevi’nde planladığı iddia edilen tutuklu sanık Bayram Demir’in “Beni daha önce tanıyor muydunuz” sorusu üzerine Şinal “Hayır tanımıyordum. Bunun bana söylenmesi de planlıydı. Benim Bayrampaşa Cezaevi’nde C-17 koğuşuna konulmam da bu planın parçasıydı” diye yanıt verdi.

Şinal’in 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin emniyet içindeki bir örgütlenmeyle hareket ettiği ve davayı Ergenekon ile birleştirdiği iddiaları üzerine Başkan Özese “Dava Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin kararıyla birleşti. Şinal, ben sizin kanaatini merak etmiyorum. Mahkemeleri töhmet altında bırakıyorsunuz. Sözleriniz savunma sınırlarını aşıyor. Mahkemelerin bağımsız olmadığına dair net deliliniz varsa ortaya koyun” diye uyarıda bulundu.

Şinal’in “polis içinde bir cemaatin örgütlendiği” iddiaları üzerine Başkan Özese “Açıkça söyleyin, kim bunlar, hangi cemaat, somut bilgi verin” diye sordu. Şinal “badem” bıyıklı herkesin cemaatçı olduğuna ilişkin bir düşünce olduğunu, kendisinin de böyle algıladığını söyledi. “Gülen Cemaati” diye yanıt veren Şinal “Cemaat adıyla bir terör örgütü kurrmuşlar. Amerika’daki bir muhteremin ismini kullanarak millete zulum çektiriyorlar " diye konuştu.

Agos’a saldırı

Şinal çapraz sorgusu sırasında “Bazı polislerle birlikte AKP Gaziosmanpaşa ilçe yöneticisi Muzzaffer Uslu’yu sekreteriyle cinsel ilişki sırasında görüntüsünü çektik” dedi. 2. Ergenekon davasında tutuklu sanık Tuncay Özkan satmadan önce polis ile birlikte bir tezgah kurarak Show TV ve Kanaltürk Televizyonu’na girip polis için bilgi topladığını anlatan Şinal “Agos Gazetesi çevresinde keşif yaptık. Agos’a saldırı için plan yaptık” şeklinde iddialarda bulundu. Başka suçtan tutuklu sanık Semih Tufan Gülaltay’ın sorusu üzerine “Cumhuriyet gazetesine atması için polislerin kendisine bomba verdiğini iddia ettiği Hakan adlı işadamının tektsil atölyesinin” yerini tarif etti ve yer gösterebileceğini söyledi. Gülaltay’ın “Polisin, Bostancı'da bir istihbarat karargahı olduğunu, sizin de bu karargaha istihbarat aktardığınızı söylediniz. Bu binayı gösterebilir misiniz” sorusu üzerine Şinal “Gösterebilirim” diyerek karargah olduğunu iddia ettiği yeri tarif etti. Duruşma 8 Eylül perşembe gününe ertelendi.


Cumhuriyet, 6 Eylül 2011
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!


Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

x