İç Savaş Tehlikesi…
Hükümet tehlikeli bir oyun oynuyor. Sayın Başbakan akıl ve mantık dışı işler yapıyor. Demek ki iktidar olup muktedir olamamak böyle bir şey…
Ülke olağanüstü durumlardan geçiyor. Mehmetler guruplar halinde yan gelip yatıyor(!). Hükümet çözümü ‘’Türkiye’ye kedi bile vermeyiz’’ diyen çapulcu başlarına yalvarmakta buluyor. Haber alma özgürlüğümüz engellenerek, tarafsız(!) olması gereken RTÜK tarafından ‘’hükümetin isteği üzerine’’ şehit haberlerinin verilmesine yasak getiriliyor.
Bu hükümetin en büyük zaafı, yıllardır içlerinde biriktirdikleri bilimsellikten uzak mahalli dogmalarını iktidara taşımaları oldu. Sayın Başvekil’in ‘’bereketsiz, gavur İzmir’’ vb. leri gibi sözleri bu şuur altının dışa vurumuydu.
AKP asker ile ilgili önyargılar ile iktidara geldi. Ankara’nın şerrinden Bürüksel’in şefahati iyidir diyenlerin ülkeyi taşıdıkları nokta işte burasıdır. Baba baskısından kaçıp sokaklarda çırpınan kızlar gibi çırpınıp, koskoca ülkeyi rezil etmeye devam ediyorlar.
Dün Alanya/Konaklı beldesinden bir haber aldım. Bir kişi ‘’pkk’lı’’ zafer işareti yapmış, halk linç ederken polis ellerinden almış. Manavgat şehidini uğurlamış, cenaze dönüşü slogan atan gurup Konaklı Halini çevirmiş. Orda olan bir gurup linç edilmekten jandarma sayesinde kurtulmuş. Dün akşam sebze haline giriş-çıkış yoktu.
Sevgili okur, Türkiye üzerinde uzun zamandır korkunç bir oyun oynanıyor. AKP ve başı bu oyunun ne yazık ki ana müsebbibidir.
BOP’un adım adım işlemesini planlayanlar Türkiye’de iç savaş provası yapıyor. Bu iç savaş 2006 için planlanmıştı. PKK’yı kullanan güçler Kürt Faşistleri’ni kullanarak Türk Halkı’nın milli duygularını ayaklandırmak ve iç savaş çıkarma peşinde idi. Bu da daha çok Ülkücü gençler vasıtası ile yapılacaktı. AKP’nin kadın kolları gibi çalışan MHP’yi ne kadar eleştirsek de, Bahçeli gençleri tutarak bu oyunu bozdu.
Bu savaş sanıldığı gibi Güneydoğu değil, İç Anadolu’dan başlatılacaktı. Provokatörler eninde sonunda kırılma yaşanacağını ve ortamın müsait olduğu bir anda birkaç Kürt Vatandaşımızın evini kundaklayarak bu ortamı ateşleyecekti, başaramadılar. Şimdi görünen o ki, provokasyon için ortam çok müsaittir. Bu ortamda AKP eli ile oluşturulmuştur. Nasıl mı?
Bakınız, halk kendini yönetenlere güvenirse kendi işine gücüne bakar. Yönetenlere güvenmez , ülkeyi tehlikede görürse kendine görev çıkarır.
İşte halk bu noktaya geldi. Vatansever guruplar oluşmaya başlandı. Kuvai Milliye dernekleri kuruldu… Şu anda vatanın bütünlüğünü korumada görev almak için birçok kişi bir öncü bekliyor. Bu bir ülke refleksinin sağlam olduğunun göstergesidir ve iyidir ama provokasyon içinde son derece elverişli bir ortamdır. Bu ortamın müsebbibi de AB-D ve İsrail elinde adeta oyuncak olan AKP hükümetidir.
Son 200 PKK’lının gerçekleştirdiği baskına bir bakalım. Bu baskın PKK’nın kendi başına yapabileceği bir olay değildir. Hemen ABD dendi ve bence acele edildi. ABD’nin BOP projesi kapsamında İran’dan sonraki nihai hedefi Türkiye’dir, bu doğru. Yalnız bu yaşananlar ABD için zamanlama olarak erkendir. Herkes nedense elbirliği etmişçesine İngiltere’yi göz ardı ediyor. Oysa Güneydoğu üzerinde en kapsamlı istihbarat çalışmalarını İngilizler yürütür. İngiltere Cumhuriyet kurulduğunda da ajanlarını oralarda uyumaya bırakmıştı. Bu ajanlar Hizbullah dahil her örgütün içinde yer aldı. Dünyanın en soğukkanlı hareket eden milleti olan İngiliz hedefine çok akıllı varır. Bakınız, Irak’ı ABD ile beraber işgal etmiş olmasına rağmen millet İngiltere’yi unuttu. Ölenler kim? ABD askerleri.
PKK bana göre şu anda birçok yabancı istihbaratın kullandığı bir maşa haline gelmiştir. Gurupsal katil olmaktan çıkıp kiralık katil durumuna gelmiştir. ABD ve Ortadoğu’da çıkarı olan her devlet PKK’yı kiralık katil olarak kullanabilir. Bunu anlamak için ABD ve İngiltere arasındaki petrol ve diğer kaynakların paylaşımına bakmak lazım. Bu paylaşımdaki kavgalarda Türkiye ABD’ye karşı kullanılabilir. Sahi, Sayın Başvekil’in İngiltere gezisinin amacı ne idi(!)?
Bu arada Rus ve İran istihbaratını göz ardı etmeyelim. Onların da yeni oluşumda Türkiye’ye ihtiyacı var. Türkiye Ortadoğu’da anahtar ülkedir. Türkiye bu anahtar rolünü çıkarına kullanmayı başaramadığı için kurban durumuna düşmüştür. Bu garabet ve zavallılığın sebebi AKP Hükümetinin ordu ve devlet kurumları ile bütünleşmek yerine karanlık ilişkilere teşne olmayı tercih etmesidir. Kısacası Türkiye kurtlar sofrasının ortasındadır. Ve bu kurtların elinde PKK gibi şuursuz bir katil sürüsü vardır.
Türk Halkı devletine sahip olmalı ama Büyükanıt Paşa’nın da dediği provokasyonlara dikkat etmelidir. Kürt-Türk iç çatışmasını emperyalist devletler uzun süredir planlıyor. DSP+MHP+ANAP koalisyonunun hazırlayıp AKP’nin kanunlaştırdığı ‘’İkiz Yasalar’’ BM’e özel haklar tanıyor. Kürt kimliği bu yasaları işler hale getirmek için azınlık tanımına sokulmaya çalışılıyor. Azınlık olarak tanımlandıkları an (Lozan Anlaşmasında Kürtler ana unsur, sadece gayrimüslimler azınlık olarak tanımlanmıştır) Kürt-Türk çatışması çıkarıp sonra ülkeye el koyacaklar ve Kürtlere ‘’kaderini tayin hakkı(!)’’ verecekler. Bu BOP projesidir. İkiz yasalar o nedenle ikiz ihanet yasalarıdır.
AKP iktidar boşluğu doğurmakla kalmamış, güvenliğimizi ABD başkanlığında Barzani-Talabani ikilisine havale etmiştir. Böylece bizzat kendileri güvenlik problemi oluşturmaktadırlar. AKP bu tavrı ile ülkeyi bir kalkışmaya, yani iç savaşa sürüklemektedir.
BİR NOT
Sevgili okur, bu bilgiyi yazmam ne kadar doğru bilmiyorum ama, bu kritik günlerde milletimiz bilsin diye yazıyorum.
Bulunduğum bir mekanda Şevket Kazan’da vardı. Yanında birkaç kişi ile oturmuş sohbet ediyorlardı. Ben ters taraflarında oturuyordum ve belli noktadan sonra konuşmalar ‘’yazan biri olarak’’ ilgimi çekti. Bu konuşmalar ülkemi ilgilendirdiği için dinlemekte sakınca görmedim. Şevket Bey yanındakilere aynen şunları aktarıyordu: ‘’Hükümet dönemimizde Abdullah Gül’ün danışmanını elinde önemli bir evrak fotokopisi ile yakaladık. ‘Bunu ne yapacaksın’ diye sorduk. Ne yapacağını biliyoruz aslıda ABD’ye gönderecekler’’…
Bu konuşma uzun sürdü. RTE hakkında da birçok şey söylendi. Kendisinin 40 yaşında bakan olmasına rağmen bir evi olduğu ve Tayip Bey’in Belediye Başkanlığı dönemi ile ilgili ihale yolsuzluklarını… Neyse, şimdi Başvekil ‘’bizim çocuklar aç mı kalsın(!!)’’ diye kükremesin..
Benim ve bu millet için önemli olan şu. Bakanlık yapmış bir insanın evrak fotokopisi alıp ABD’ye gönderecekler diye itham ettiği Sayın Gül bu milletin başına Cumhurbaşkanı olmuştur. Bu kritik günlerde böyle bir insanı seçilmesine vesile olanlar güle güle hayrını görsün.
Allah ordumuza da sabır versin(!). Sabır taşı çatlasa bile… Bu gidişle komutanlar sabır sınavını geçip ‘’evliya’’ olacaklar(!) ya…Hayırlısı.
Z_eucar@yahoo.com.tr Zahide Uçar, Internetajans, 24.10.2007