Deniz Feneri Savcıları Yargılanıyor

Genel & Güncel Konular

Re: Deniz Feneri Savcıları Yargılanıyor

İletigönderen Oğuz Kağan » Pzt Nis 09, 2012 22:03

Deniz Feneri’nde örgüt de dolandırıcılık da yokmuş!

Deniz Fenere e.V. Derneğine yönelik yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianamesi hazırlandı. İddianame UYAP’a yüklenerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunuldu. 526 sayfadan oluşan iddianamede sanıklar, “özel belgede sahtecilik”, “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak” ve “kamu görevlisinin evrakta sahteciliğine iştirak”ten suçlandı.

Almanya’da “yüzyılın soygun hareketi” olarak adlandırılan Deniz Feneri e.V Derneği’nin Türkiye bağlantılarının araştırıldığı soruşturma tamamlandı. Davaya ilişkin 230 klasör delil toplandı. Hazırlanan iddianame Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.

İddianamede, aralarında RTÜK eski Başkanı Zahid Akman ile Kanal 7 yöneticileri Zekeriya Karaman, Mustafa Çelik, İsmail Karahan ve Uğur Arslan ile Almanya'daki davada hüküm giyen Mehmet Gürhan, Firdevsi Ermiş ve Mehmet Taşkan'ın da yer aldığı 20 sanık olduğu belirtildi. Sanıklar, “özel belgede sahtecilik”, “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak” ve “kamu görevlisinin evrakta sahteciliğine iştirak” gibi basit suçlarla yargılanacak.

-İDDİANAME 526 SAYFA-

Ankara Cumhuriyet Başsavcı vekili Harun Kodalak'ın koordinatörlüğünde, savcılar Hakan Pektaş ve Veli Dalgalı tarafından yürütülen Deniz Feneri e.V iddianamesi 526 sayfadan oluştu.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, 45 şüpheliden 25 ile ilgili takipsizlik kararı verildiği, 20 şüpheli hakkında ise kamu davası açıldığı belirtildi. Sanıklardan, üç suçu da işlediği öne sürülenler 14,5 yıl ile yargılanacak.

Deniz Feneri iddianamesinin, Ulusal yargı Ağı projesi (UYAP) sistemine yüklendiği, bu işlemin tamamlanmasının ardından, hangi mahkemeye düşeceğinin belli olması bekleniyor.

Deniz Feneri e. V. Derneğine yönelik soruşturmayı yürüten Savcılardan Nadi Türkaslan, Avdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz hakkında Akman ve Karaman HSYK’ya şikayette bulunmuştu.

Şikayet üzerine Türkaslan hakkında, evrakta tahrifat ve görevi kötüye kullanmak suçlamasıyla 11 yıla kadar, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz hakkında ise görevi kötüye kullanmak suçlamasından 3'er yıla kadar hapis cezası istendi.

Savcıların yargılanmalarına Mayıs ayında Yargıtay 11 Ceza Dairesi’nde başlanacak.

İnternetajans.com, 9 Nisan 2012
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Deniz Feneri Savcıları Yargılanıyor

İletigönderen Oğuz Kağan » Cmt Nis 21, 2012 19:13

Deniz Feneri'nde Faillere Koruma!

Savcıların görevden alındığı, suç vasfının değiştirildiği Deniz Feneri soruşturmasında hazırlanan iddianame, mahkeme tarafından yetkisizlik kararıyla İstanbul’a gönderildi.

Önce savcıları dosyadan el çektirilen, sonra suç vasfı değiştirilen Deniz Feneri soruşturması sonunda hazırlanan iddianame, yetkisizlik kararıyla İstanbul’a gönderildi. 20 sanık hakkında iddianamenin düzenlenerek sunulduğu Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi, yetkisizlik kararında suçun işlendiği yerin İstanbul olmasını gerekçe gösterdi.

Deniz Feneri soruşturmasının yaklaşık 3 yılını savcılar Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz yürüttü. Eski RTÜK Başkanı Zahid Akman ve Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ın da arasında bulunduğu 9 kişiyi tutuklatan üç savcı hakkında şüphelilerin yaptığı bir şikâyet, soruşturmanın seyrini değiştirdi. HSYK’nin “evrakta tahrifat” iddiasıyla soruşturma başlatmasının ardından üç savcı, 26 Ağustos 2011 tarihinde dosyadan el çektirildi. Soruşturmaya savcılar Veli Dalgalı ve Hakan Pektaş atandı. Şüpheli avukatları da bu fırsattan yararlanarak, yeni savcılara dilekçe verdi ve suç vasfının “dolandırıcılıktan, güveni kötüye kullanmaya” çevrilmesini istedi. İddianame 9 Nisan 2012 tarihinde Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu. İddianamede, Akman ve Karaman’ın da arasında bulunduğu 20 sanık, “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik ve kamu görevlisinin sahtecilik suçuna iştirak etmekle” suçlandı.

Ne gibi sürprizler yaşanacak?

Edinilen bilgiye göre, mahkeme heyeti, önce kendisine sunulan iddianameyi kabul ederek, 2012/150 Esas numarası verdi. Mahkeme, daha sonra ise suç yerinin Ankara olmamasını gerekçe göstererek, dosyayı yetkisizlik kararı ile İstanbul’a gönderdi. Bu konuda şüphelilerin, suça karışan şirketlerinin İstanbul’da olmasının etkili olduğu öğrenildi. Şimdi yetkisizlik kararıyla birlikte 308 klasör delil de İstanbul’a gönderilecek. İddianamenin gideceği İstanbul’daki ağır ceza mahkemesi, kendisinin yetkili olmadığını belirtirse, dosya uyuşmazlığın çözümü için Yargıtay’a gidecek. Davanın nerede görüleceğine Yargıtay karar verecek. Yurtdışında işlenen suçlarda yargılama yetkisinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda olması nedeniyle soruşturma Ankara’da yürütülüyordu. Bu aşamadan sonra soruşturmada ne gibi sürprizlerin yaşanağı da merak konusu oldu.

Cumhuriyet, 21 Nisan 2012
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Deniz Feneri Savcıları Yargılanıyor

İletigönderen Oğuz Kağan » Pzr May 20, 2012 19:48

Fener'e bakan yok!

Deniz Feneri yolsuzluğu davasında Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yetkisizlik kararına yapılan itiraz reddedildi. İstanbul'daki mahkeme de yetkisizlik kararı verirse dosya Yargıtay'a gidecek.

Deniz Feneri davasında dosyanın, İstanbul’a gönderilmesine ilişkin verilen yetkisizlik kararına yapılan itiraz reddedildi. Ret kararını, Deniz Feneri’nde kritik adımlar atan HSYK’nin, yedek üyesi olan Hayrettin Türe’nin başında bulunduğu mahkeme verdi. İstanbul’daki mahkeme de yetkisizlik kararı verirse, 308 klasörlük dosyayı mahkeme tartışmasının çözümü için aylar sürecek bir yolculuk bekliyor.

Almanya’da tüm aşamaları yaklaşık iki yılda tamamlanan ve üç kişinin hapis cezasına mahkûm edildiği Deniz Feneri davası Türkiye’de yılan hikâyesine döndü. 10 Eylül 2008’de Ankara’da başlatılan Deniz Feneri soruşturmasında görevli savcılar Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz’ün 26 Ağustos 2011’de dosyadan el çektirilmesinden sonra dava belirsizliğe süreklendi. HSYK yedek üyesi ve Başsavcı Vekili Harun Kodalak’ın koordinatörlüğünde, görevlendirilen savcılar Veli Dalgalı ve Hakan Pektaş, 10 Nisan’da Zekeriya Karaman ve Zahid Akman’ın arasında bulunduğu 20 sanık hakkında iddianame düzenleyerek, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sundu.

Mahkeme ise iddianameyi önce kabul etti, ardından suç yerinin İstanbul olduğunu gerekçe göstererek, dosyanın yetkisizlik ile İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdi. Bu arada Zahid Akman’ın avukatı Hakan Yıldız, yetkisizlik kararına itiraz etti, suçun Almanya’da işlendiğini ve yargılama yerinin Ankara olduğunu savundu. Dosya yetkisizlik kararını değerlendirmek üzere üst mahkeme olan Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Soruşturmasında HSYK Yedek Üyesi Harun Kodalak’ın görev aldığı Deniz Feneri davasının, yetkisizlik sürecinde ise bir diğer HSYK Yedek Üyesi Hayrettin Türe karar verici oldu. Türe’nin başkanlığında toplanan 4. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, yetkisizlik kararına itirazı reddetti.

Dava dosyasının gideceği İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi de önüne gelen dosyayı yetkisizlik açısından değerlendirecek. İstanbul’un da yetkisizlik kararı vermesi durumunda, uyuşmazlığın çözümü için dosya Yargıtay’a gidecek. Yargıtay, davada Ankara’nın mı İstanbul’un mu yetkili olduğuna karar verecek. Ancak yetkisizlik konusunda yaşanan bu belirsizliğin çözümünün aylar sürmesi bekleniyor. Dolayısıyla Zahid Akman ve Zekeriya Karaman’nın arasında bulunduğu 20 sanığın ne zaman hâkim karşısına çıkacağı belirsizliğini koruyor.

Bu arada Deniz Feneri’nde müşteki Sadık Deniz’in avukatı Tacım Çoşgun, sanıklar hakkında “örgüt” ve “dolandırıcılık” yönünden verilen takipsizlik kararına itiraz etmişti. Bu itirazı da Sincan Ağır Ceza Mahkemesi karara bağlayacak. Ancak bunun için 308 klasörlük dosya İstanbul’daki mahkemeden talep edilecek. Dosyanın Sincan’a gelmesi ile takipsizliğe itirazın karara bağlanmasına kadar geçecek sürede ise Deniz Feneri davası bir süreliğine duracak.

Cumhuriyet, 20 Mayıs 2012
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Deniz Feneri Savcıları Yargılanıyor

İletigönderen Oğuz Kağan » Pzt Haz 04, 2012 19:28

Deniz Feneri sanığı Zahid Akman, Kanal 7'nin başına geçti

Deniz Feneri davasında yargılanan RTÜK eski başkanı Zahid Akman, eski kanalının başına geçti.

Zahid Akman, bir dönem Ankara ve Washington temsilciliğini yaptığı Kanal 7'nin başına geçti. Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ın yaptığı açıklamayla Kanal 7’de görev değişikliğini duyurdu:

Uzun yıllardır Kanal 7 Genel Yayın Yönetmenliğini yapmakta olan Mustafa Çelik bu görevini A. Zahid Akman’a devretti. Bundan sonra A. Zahid Akman Kanal 7 Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapacak.

Hürriyet, 4 Haziran 2012
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Deniz Feneri Savcıları Yargılanıyor

İletigönderen Oğuz Kağan » Sal Oca 15, 2013 11:36

Deniz Feneri'nde Büyük Vurgun

Deniz Feneri e.V’nin muhasebecisi Firdevsi Ermiş yüzyılın soygununu anlattı.

Eski Deniz Feneri e.V’nin muhasebecisi Ermiş’in ‘yüzyılın soygunu’nu anlattığı gizli ifadesi ortaya çıktı.

Almanya ve Türkiye’deki Deniz Feneri davalarının sanığı, Deniz Feneri e.V’nin eski muhasebecisi Firdevsi Ermiş’in Ankara’daki soruşturmada verdiği gizli ifadenin ayrıntıları ortaya çıktı.

Üç savcıya, Deniz Feneri vurgunuyla ilgili çarpıcı itiraflarda bulunan Ermiş, dernek parasının Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ve ekibinin şirketlerine nasıl aktarıldığını anlattı. İstanbul’a götürülen dernek parasının bizzat Karaman’a teslim edildiğini söyleyen Ermiş,

“Almanya’daki dernek üzerinde başta Karaman olmak üzere ayrıca Harun Kapıyoldaş (Kanal 7 Mali İşler Daire Başkanı) nüfuz etmektedir” dedi.

Almanya’daki davada mahkûm olan ve bir süre hapis yatan Ermiş, cezaevinden çıktıktan sonra Türkiye’de yürütülen soruşturmada “şüpheli” sıfatıyla ifade vermişti.

Ermiş’in, soruşturmayı yürüten savcılar Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz’e, 6-7 Kasım 2009’da verdiği ifadede çarpıcı itiraflarda bulunduğu anlaşıldı. Ermiş’in yarın İstanbul’da başlayacak olan dava dosyasından çıkan ve Cumhuriyet gazetesinden Alican Uludağ’ın ulaştığı 36 sayfalık ifadesi özetle şöyle:

• 2007 yılı nisan ayında tutuklanana kadar Deniz Feneri e.V ve o tarihte mevcut olan 2 şirket ile daha sonra kurulan şirketlerin gayri resmi muhasebesini yürüttüm. Gayri resmi muhasebeye başlamamdan sonra yapılan tüm sermaye artışları ve kurulan şirket sermayelerinin paraları Deniz Feneri parasıdır. Almanya’daki dernek üzerinde başta Karaman olmak üzere ayrıca Harun Kapıyoldaş nüfuz etmektedir. Yani Almanya’daki derneğin yardım faaliyetlerinin yapılması, ne tür organizasyonların yapılacağına bu ikisi, Mehmet Gürhan (Derneğin ve Almanya’daki şirketlerin müdürü) üzerinden karar vermektedir.

• 2005 yılının ortalarında Almanya basınında Deniz Feneri hakkında olumsuz yazılar çıktı. Bunun üzerine Gürhan bana yine Kanal 7 Türkiye’de çalışan Cüneyt Kavasoğlu isimli kişinin burada güvenlik için uzak masaüstü bağlantısı kuracağını söyledi. Kavasoğlu, benim bilgisayarım ile İstanbul Kanal 7’deki server arasında uzak masaüstü bağlantısı kurdu. Asıl amaç gayri resmi muhasebe bilgilerinin İstanbul’daki server’de bulunması, Almanya’da yapılacak bir operasyonda ele geçmesinin önlenmesi ve yine İstanbul’dan görülebilmesi olduğunu düşünüyorum.

• Toplanan yardım paraları Türkiye’ye geldikten sonra bunların yardımda kullanıldığını göstermek üzere alındı belgeleri Türkiye’den Almanya’ya gelirdi. Sonradan tutuklandığımda yardım belgelerinin miktarının yüksekliği yanında, yardım alan kişi imzalarının aynılığı yardım alınma tarihlerinin olmadığını fark ettim. Türkiye’ye gönderilen paraların tamamının yardım amacıyla kullanılmadığını, hatta sermaye artışlarındaki kısmın kapatılmasından da öteye giderek Türkiye’deki kişiler tarafından şahsi olarak kullanıldığı düşüncesine ulaştım. Bence düzenlenmiş olan bu alındı belgeleri tamamen sahtedir. Bu da Türkiye’de yapılan yardımların sahte olduğunu göstermiştir.

• Alındı belgeleri ya Türkiye’ye gelindiğinde Kapıyoldaş’tan alınır ya da Almanya’ya gönderilirdi. Türkiye’deki Kanal 7 televizyon kanalının yayın aracı sık sık Almanya’ya gelirdi. Bu amaçla da Almanya’ya yardım alındı belgesi getirildiğini biliyorum. Yine bu amaçla Seyyar Kutun sık sık gelir giderdi. Kutun Türkiye’ye para getiren kişidir. Tahminime göre Seyyar, bu yayın aracılığıyla da para taşımıştır.

• Yardım paraları ya Türkiye’ye getirilerek Karaman’a veriliyor ya da Almanya’da veriliyordu. 2004’te Türkiye’ye gelirken Gürhan hatırladığım kadarıyla 50 bin Avro civarında para verdi ve bunu Karaman’a vermemi söyledi. Karaman’ın yanına giderek zarf içinde parayı kendisine verdim. Bu şekilde ben Türkiye’ye birkaç kez para getirerek Karaman’a teslim ettim. (…) Almanya’ya geldiklerinde Karaman, Zahid Akman gibi kişiler Türkiye’ye elden para götürüyorlardı. Bu kişilerin adını resmi muhasebeye yazamazdım. Zira o zaman bu kişiler Deniz Feneri ile ilişkilendirilmiş olurdu.

• Atlas 1 adlı geminin alımında kullanılan ve esasen Deniz Feneri’nin parası olan 1 milyon 100 bin Avro derneğin gayri resmi muhasebesinde kayıtlıdır. Yapmış olduğum muhasebeleştirmeye göre arsa alımı için gönderilen 1 milyon 859 bin 993 Avro’nun 900 bin Avro’su Deniz Feneri’nin parasıdır.

• (Deniz Feneri e.V ve diğer şirketler ile Yimpaş ve Aytaç şirketleri arasındaki ilişki ya da bağ olup olmadığı sorusu üzerine) Yimpaş’ın bir yöneticisinin Deniz Feneri e.V’de kurucu ya da üye olduğunu duymuştum. Almanya’daki Yimpaş’ın bir dönem Media 7’de yüzde 99.5 oranında hissedar olduğunu ve Aytaç şirketinin, Deniz Feneri ile kurban organizasyonunda bir ticari ilişkisi olduğunu biliyorum.

Üç savcı, Ermiş’e “Deniz Feneri e.V’nin Türkiye’ye getirilen ve Karaman’a teslim edilen paralar herhangi bir siyasi parti için ya da bir siyasi amaçla kullanıldı mı” diye sorarken Ermiş, “Benim bu yönde bir bilgim yoktur” karşılığını verdi. Savcılar, devamında “İfadelerinizde Türkiye’ye Deniz Feneri e.V’nin parasının bavullarla getirilip diğer şüphelilere teslimi esnasında, gümrük işlemlerinden kurtulmak amacıyla ‘Türkiye’de bulunan yardıma muhtaç insanlara verilmek üzere Deniz Feneri’ne ……. tutarın teslimi’ hususunu Türkçe ve Almanca yazdığınız görülmektedir. Ancak bir tutanakta da; Türkçe olarak ‘Başbakanlığa’ verilmek üzere, Almanca metinde ise ‘Başbakana’ verilmek üzere yazdığınız görülmüştür. Bunu niye bu şekilde yazdınız, parayı bu kuruma mı götürdünüz? Diğer teslimatlar dışında gümrükten kolay geçmek amacıyla neden bu sefer bu şekilde yazı yazdınız?” sorularını sıraladı.

Ermiş ise bunu şöyle yanıtladı: “Bu tamamen Mehmet Gürhan’ın fikri ve talimatıydı. Ben daha önceleri bu şekilde bavullarla para getirildiği zaman ‘Türkiye’de bulunan yardıma muhtaç insanlara verilmek üzere Deniz Feneri’ne teslimi’ şeklinde yazıyı Türkçe yazıyordum. Almanca metnini de Mehmet Taşkan yazıyordu. Taşkan, benim yazdığım yazıyı yanlış anlayıp Başbakan olarak yazmış. Ben bu gönderilen paranın da Karaman’a teslim ettiğini biliyorum.”

İnternetajans.com, 15 Ocak 2013
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Önceki

Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

x