Kader Garibana Mı Cilve Yapar Be Usta
‘Hırsızlık’, ‘şerefsizlik’, ‘namussuzluk’ lekesi değildi onların alınlarındaki kara.
‘Bir avuç kömür’ karasıydı.
Yoklukları ‘berekete’ dönüştüren, krizleri ‘fırsata’ çeviren, devlet imkanlarını ‘ayaklarının’ altına seren ‘cumhurbaşkanı’, ‘başbakan’, ‘bakan’, ‘milletvekili’, ‘bürokrat’ babaları yoktu onların.
Başları sıkıştığında ‘kredi’ açan, ‘burs’ veren, ‘zekat’ dağıtan, ‘havuza’ para yağdıran ‘iş adamı’, ’işletmeci’, ’müteahhit’amcaları da.
Bir ‘ayakkabı kutusu’dahi bulamamışlardı ‘el emeklerini’, ‘göz nurlarını’, ‘alın terlerini’ içine koyup saklayabilecekleri.
‘Sıfırlamaya’ imkan bulamamışlardı ayaklarının altındaki delinmiş çorapları.
Belki ...