Doğu Türkistan'da Çin Katliamı!

Genel & Güncel Konular

İletigönderen Laçin » Çrş Tem 08, 2009 15:00

Çin'in Komünistliği bu kadar işte... Gerçi örnekleri neydi ki bu ne olsun!

Ölmüş bitmiş düzenler içinde, olabilecek en pespaye durum bu ! Asimilasyon sayesinde farklılıkların örtülmesi ve tek tip yaşamın dayatılması; güç odaklarının, devletin çıkarına nasıl olsa.
Böylece hem rejimlerine sadık, hem de büyük üretici ABD'nin arka bahçesi, şantiyesi olacaklardı... İnsanları susturma, korkutma, sindirme politikalarının arkasında da bu pastadan pay alma durumu var. Hep böyle olmadı mı zaten. Kendi kendimizi kandırıyoruz...

ABD şöyledir böyledir ama kendi insanı içinde her sesten insana yol verir ve sermayesi öyle güçlüdür, öyle çeşitlidir ki, bu karlılık içinde siz de o yola girersiniz...
Bu bir başarıdır. Sindirme, korkutma, yaşam hakkını elinden alma veya tek düzelikten kat be kat evladır.
Ama tabi konu bu değil.

Konu bu tür görememezliklerin buralarda da olması. Ben bu sitede açık açık asimilasyon plitikalarını destekleyen, kürtlere şöyle yapmalı böyle yapmalı diyenleri görmedim değil.
Merak ettiğim öyle düşünenlerin bu tür olaylarda hala aynı görüşlerine sadık kalabilip kalamadıkları...
Üzgünüm ki bu içimi acıtıyor.

Başkasını kendinden aşağı görmek ve tutmak nasıl bir pervasızlıktır, bilmezliktir çözemiyorum... Bunu söylemeden geçemeyeceğim.
Uygur Türkleri için ise içim yanıyor başkada bir şey diyemiyorum. Kaşgar diyince neler diyesim var ama bir çok imkansızlık bağlıyor...
Kullanıcı küçük betizi
Laçin
Üye
Üye
 
İletiler: 80
Kayıt: Cum Oca 09, 2009 22:48

İletigönderen Ram » Çrş Tem 08, 2009 17:08

GöktürkMehmet, kimse kendi vatanını bırakmaz, kimse bunu onlardan isteyemez. Sürgündekilere ise bir şey diyemem. En başta, bu kötü durumuyla dahi Türkiye Uygurlara sahip çıkabilir.

Peki ya Rabia Kadir gibilerine "bırak Amerika'yı, gel özüne" denilebilir mi¿? Kim diyecek, ampûl hükûmeti mi¿?

Dediğim gibi, Uygurlar için de, Türkmenler için de, Kıbrıs için de, Azerbaycan için de ortak güç umudu Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türkiye Cumhuriyeti tam bağımsız olmadan, özlerine tam anlamıyla bir yardım edemez. Özlerimiz eğer Türkiye Cumhuriyeti'ne gerek duymadan bağımsızlıklarını sağlayabileceklerse, sorunlarını çözebileceklerse ne âlâ. Fakat bu da mümkün gözükmüyor.

Yoksa bunun dışındaki her çözümü Birleşik Amerika belirler, Rusya belirler, Çin belirler, Batı Avrupa belirler.

Uygur katlimanın, yaşanan acının dışında da bazı şeyleri görmemiz gerekir. Daha birkaç hafta evvel yaşanan Türkmen katliamını görmeyen medya -ki Irak işgâlinden beri üstü örtülür-, Uygur katliamına sarılıyorsa, bu onların Türk sevdasını mı gösterir, yoksa birilerinin emrini ya da iznini yerine getirdiğini mi gösterir¿?

Burada, "şöyle Çin ile iyi geçinelim, öyle Avrasyacılık yapalım, böyle CIA oyununa gelmeyelim" demiyorum, önce içimizdeki çürümeyi halletmemiz gerektiğini söylüyorum. Yazık ki bundan başka çare göremiyorum. Bugün Uygur topraklarında dünyanın en zengin kömür yatakları var, el değmemiş. Sadece bu yüzden bile oralara bin tane el uzanıyor.
Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız¿? meselesi değildir. Mesele, zaten emrivâki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehâl, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.

Fakat ihtimâl, bazı kafalar kesilecektir!
Kullanıcı küçük betizi
Ram
Zûlme Karşı İsyan!
 
İletiler: 8167
Kayıt: Sal Şub 20, 2007 1:06
Konum: Aç haritaya bak!

İletigönderen İlteriş » Çrş Tem 08, 2009 17:44

Elbette katiliyorum Ram,

Turkiye tam bagimsiz olmazsa, yani onun bunun adamlari tarafindan yonetilirse, kuklalardan, buyuk ve guclu bir Turk dis politikasi olusturmalarini beklemek safdillik olur.

Ama su da var ki, butun bu olaylara kayitsizliklariyla, gorgusuzlukleriyle, bilgisizlikleriyle kendilerini halkimiza tanittilar. Bunlarin son donemi oldugunu dusunuyorum. Ilk secimlerde, gercek sonuclarin cikmasi icin, bir asker gibi sandik gorevlisi yazilip sandik basi bekleyecegim. Cevremi de organize edecegim. Bu, Akp ve ahalisi icin oldugu kadar Turk Milleti icin de bir olum-kalim meselesi.
"Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke, ancak tam istiklâle sahip olmakla gerçekleştirilebilir"

Mustafa Kemal Ataturk
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş
Üye
Üye
 
İletiler: 1197
Kayıt: Cmt Eki 20, 2007 23:05

İletigönderen Oğuz Kağan » Çrş Tem 08, 2009 18:40

Sincan'da gövde gösterisi!

Pekin yönetimi, Urumçi sokaklarına binlerce asker ve polis yığdı.

156 kişinin öldüğü olayların ardından Pekin yönetimi, Urumçi sokaklarına binlerce asker ve polis yığdı. Kentte sıkıyönetim manzaraları yaşanıyor.

Çin'in Sincan bölgesinde pazar günü başlayan ve 156 kişinin öldüğü bini aşkın kişinin de yaralandığı olayların ardından Çin ordusu gövde gösterisi yapıyor.

Devlet Başkanı Hu Jintao'nun G8 Zirvesi'ne katılma planlarını ertelemesine yol açan olayların ardından Sincan bölgesinin başkenti Urumçi'nin sokaklarına sokaklara binlerce asker konuşlandırıldı.

Olaylarda bin 400 kişi de tutuklanmıştı. BBC'ye göre Urumçi'de halihazırda binlence paramiliter polis de konuşlanmış durumda ve kentte sıkıyönetim manzaraları yaşanıyor.

Gövde gösterisinin, Jintao'nun zirveye katılmama kararı almasından sonra gerçekleşmesine dikkat çekiliyor.

Yarı otomatik silahlar taşıyan güvenlik güçlerinin Uygurlar ve Han Çinlileri arasında adeta duvar ördüğü kaydediliyor.

Yeni arbede haberleri gelirken, polisin bazı protestocuları tutukladığı da gelen bilgiler arasında.

Reuters haber ajansı, Han Çinlilerinden oluşan kalabalığın giderek büyüdüğünü belirtirken, gruptakilerden basılarının Han Çinlilerinin tutuklanması nedeniyle polise tepki gösterdiğini aktardı.

AFP muhabirleri de, bugün yeni şiddet olaylarına tanık olduklarını, birinde Han Çinlisi bir adamın bir Uygur'a saldırdığını bildirdi.

Adamın yaklaşık altı kişi tarafından ölesiye dövüldüğü ve polis olay yerine gelmeden önce Han Çinlilerinden oluşan onlarca kişinin tezahürat ettiği ifade edildi.

Devlet Başkanı Hu'nun G8'e yarın katılması bekleniyor. Hu'nin Portekiz'e yapacağı resmi ziyareti de iptal edildiği kaydedildi.

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

''POLİS 400 UYGURU ÖLDÜRDÜ''

Öte yandan Dünya Uygur Kongresi lideri Rabia Kader, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki çatışmalarda 400 Uygurun polis tarafından öldürüldüğünü söyledi.

Wall Street Journal Asia'ya makale yazan Kader, pazar gecesi Urumçi'de polis ateşi ya da dayağı yüzünden 400 Uygurun öldüğünü savundu.

Doğu Türkistan'daki Uygur kaynaklarına dayandırdığı makalesinde Kader, olayların başta Kaşgar olmak üzere Sincan'ın başka bölgelerine doğru yayıldığını kaydetti.

Kader, Çinli yetkililerin Uygurları hedef alan güvenlik önlemlerini de kınadı.

Çinli yetkililer, olaylarda 156 kişinin öldüğünü, 1080 kişinin yaralandığını 1400'den fazla kişinin gözaltına alındığını açıklamıştı.

Kader, daha önceki açıklamasında, Çin yönetiminin Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki etnik çatışmalardan kendisinin sorumlu olduğu yönündeki suçlamalarını reddetmişti.

BELEDİYE BİLANÇO ÇIKARDI

Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin Urumçi Belediyesi, 5 Temmuzda çıkan şiddet olayları ve yetkililerin duruma müdahalesiyle ilgili basın toplantısı düzenledi.

Urumçi Belediye Başkanı Jerla İsamudin, pazar günü başlayan olaylarda pazartesi akşamına kadar 156 kişinin hayatını kaybettiğini, 1080 kişinin yaralandığını söyledi.

Olaylarda 11'i polis aracı olmak üzere 60 taşıtın, 209 dükkanın ve iki binanın tahrip edildiğini belirten Belediye Başkanı, toplam 56 bin 850 metrekarelik bir alanın da ateşe verildiğini bildirdi.

Çin Komünist Partisi Urumçi Komitesi Sekreteri Li Cı da belediyenin olaydan sonra özel bir ekip oluşturduğunu, kentte hasar gören altyapı tesislerinin kısa zamanda yeniden hizmete sokulacağını ifade etti.

"ALINAN ÖNLEMLER YASAL VE HAKLI"

Bu arada Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Çin Gang, Urumçi'de patlak veren şiddet olaylarına karşı alınan önlemlerin yasal ve haklı olduğunu vurgulayarak, bu önlemlerin farklı etnik gruplara mensup halk tarafından da desteklendiğini açıkladı.

Çin Gang, Pekin'de düzenlenen olağan basın toplantısında, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yasaların uygulanmasıyla görevli makamların bazı şüphelileri gözaltına almasının, halkın can ve mal güvenliğini korumayı amaçladığını söyledi.

Sözcü, hiçbir ülke gibi Çin'in de bu tür sabotaj ve şiddet olaylarına izin veremeyeceğine, aksi takdirde ülkenin hukukla yönetilen bir ülke ve hükümetin sorumlu bir hükümet olamayacağına dikkati çekti.

ÇİN İSLAM DERNEĞİNDEN KINAMA

Öte yandan Çin İslam Derneği Başkanı imam Cın Guangyuen, Urumçi'deki olaylara karışan suçluların eylemlerini şiddetle kınadı.

Cın, Çin Uluslararası Radyosuna verdiği demeçte, İslam dininin barışçı bir din olduğunu vurgulayarak, 5 Temmuz olaylarının düzenleyicileri ve katılımcılarının İslam dinini temsil edemeyeceğini ve eylemlerinin milli ve dini sorunlarla ilgisi olmadığını söyledi.

Cın ayrıca, resmi makamların sabotaj faaliyetleriyle mücadele etmek için aldığı etkili önlemleri "kararlılıkla" desteklediklerini kaydetti.

ÇKP SİNCAN SEKRETERİ: "ASAYİŞ KISA SÜRE İÇİNDE NORMALE DÖNECEK"

Çin Komünist Partisi Sincan Uygur Özerk Bölgesi Komitesi Sekreteri Vang Lıçüen de CCTV'de (Çin Merkez Televizyonu) yayımlanan açıklamasında, 5 Temmuz'da Urumçi'de meydana gelen ciddi sabotaj ve şiddet olaylarından sonra durumun kontrol altına alındığını belirtti.

Vang, Han milliyetinden bazı vatandaşların sokağa dökülmesiyle ilgili olarak, her milliyetten vatandaşa etnik çatışma yaratmak yerine, evine dönerek, asayişin bir an önce sağlanmasına katkıda bulunma çağrısı yaptı.

"ABD, DERİN ENDİŞE DUYUYOR''

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Rodham Clinton, ''ülkesinin Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki etnik çatışmalardan derin endişe duyduğunu'' söyledi.

Clinton, gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD olarak mevcut durumu anlamaya çalıştıklarını belirterek, en önemli konunun ise şiddetin sona erdirilmesi olduğunu dile getirdi.

Hillary Clinton, ülkesinin tüm taraflara itidal çağrısında bulunduğunu da kaydetti.

RUSYA: "ÇİN'İN İÇİŞLERİ"

Rusya, Çin'in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki şiddet olaylarının ülkenin "içişleriyle" ilgili konu olduğunu açıkladı.

Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Ayrılıkçı sloganlar kullanıp, etnik hoşgörüsüzlüğü tahrik ederek buradaki karmaşayı çıkaran kişiler vatandaşlara saldırıp dövdüler, arabaları ters devirip yaktılar, dükkanları ve diğer binaları yağmaladılar" denildi.

Açıklamada, "Rusya'nın, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ni Çin Halk Cumhuriyeti'nin ayrılmaz bir parçası olduğuna dair görüşünü ve bu olayları da çok net şekilde Çin'in içişleri şeklinde değerlendirdiğimizi teyit ederiz. Çinli yetkililer tarafından Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde hukuk sınırları içinde alınan önlemlerin, durumun hızlı bir şekilde normale dönmesine yardımcı olmasını ümit ederiz" ifadesine yer verildi.

Bakanlıktan yapılan başka bir açıklamada da, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un Çin Dışişleri Bakanı Yang Cieçi ile yaptığı telefon görüşmesinde hayatını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı dileğini ilettiği kaydedildi.


Kaynak
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

İletigönderen Oğuz Kağan » Çrş Tem 08, 2009 21:43

Rabiya Kadir: Artık Çinlilerle yaşayamayız

Çin yönetiminin, Doğu Türkistan'daki olaylardan sorumlu tuttuğu Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Rabiya Kadir, NTV Anahaber'de açıklamalarda bulundu.

Dünyanın gözü Çin'de. Şincan eyaletindeki olaylarda resmi ve resmi olmayan rakamlar yüzlerce ölü olduğunu söylüyor. Çin yönetiminin olayların çıkmasına neden olmakla suçladığı 'Uygurların Anası' Rabia Kadir, NTV canlı yayınında konuştu.

Rabiya Kadir, Washington'dan Banu Güven'in sorularını yanıtladı.

Dünya Uygur Kurultayı Başkanı, "Doğu Türkistan'daki son durum nedir, size gelen rakamlar ne diyor?" sorusuna yanıt vermeden önce, "Her şeyden önce ben Türk halkına, Doğu Türkisatanlı kardeşlerine gösterdikleri destek ve yardım için teşekkür ederim. Yetkililere özellikle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e, 20 milyon Doğu Türkistanlı adına teşekkürlerimi ve minnettarlığımı bildirmek isterim. Bir Türk televizyonunda Uygur dilinde konuştuğum için çok mutluyum. Sizlere de bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.

"ÇİNLİLERLE BİRLİKTE YAŞANAMAZ"
Son olaylar, artık Uygurların Çinlilerle birlikte yaşamayacağını göstermiştir. Urumçi'de 5 Temmuz günü barışçıl şekilde protesto yürüyüşüne çıkan kadın, çocuk ve gençler Çin hükümeti tarafından vahşice bastırılmıştır.
Haberin devamı ↓reklam

Çin hükümeti, Doğu Türkitas'daki olaylarda, Uygurluları suçlu gösterme yoluyla güvenlik güçlerinin vahşi tavrını örtmeye çalışıyor. Çinlilerin nefteri körüklenmiştir; Uygurlara saldırılar başladı...

"ÖLÜ SAYISI 1000'İ AŞTI"
Son olarak Urumçi'de, Çinlilerin saldırısı sonucu 4 Uygur kızının öldü haberini aldık. Henüz protesto yürüyüşü bitmeden de 400 kişinin öldüğü haberini aldık. Bence tüm bunları değerlendirdiğimizde, ölü sayısının 1000'i aştığını düşünüyorum.

"YARALILAR ÖLÜME TERK EDİLDİ"
Çinliler bölgeye çok büyük silahlı güç yerleştirdi. Protescuları bastırıyorlar ve ölenlerin çoğunluğunu Uygurlar oluşturuyor. Çin hükümeti, tutuklanan Uygurlu sayısını 1500 olarak ilan etti ancak alınan haberlere göre olaylar başka yerlere de sıçradı. Oralarda da gösteriler yapıldı, çatışmalar çıktı. Bizim dün aldığımız haberlere göre, tutuklanan kişi sayısı 5000'i geçiyor.

"ÜÇ BİN ÖLÜ ABARTLI OLMAZ"
Bence ölü sayısı yükselebilir. Çünkü yaralılar var. Bu rakam Çin hükümetine göre 800 ve bunlar ölüme terk edilmiş durumda. Ben, 2000 - 3000 ölü sayısını abartılı bulmuyorum.

Banu GÜVEN: Olayları başlatmakla suçlanıyorsunuz, ne diyecek? Bunlar, bağımsızlık isteyen bir grup tarafından çıkarılan olaylar mıdır yoksa oradaki gerginlikten mi kaynaklanmıştır?

RK: Çin, Doğu Türkistan'ı işgal ettğinden beri baskıcı politika izledi. Dini, örfü, adeti baskı altına aldı. Siyasi baskı 60 yıldır devam ediyor. Ekonomik baskı sürüyor.

Özellikle Çin'in iç bölgelerinden Doğu Türkistan'a milyonlarca Çinli yerleştirildi. Doğu Türkistan'daki genç kadın ve kızlar, Çin'in içlerine taşındı. Doğum kontrol uygulaması ile 7-8 aylık bebekler bile anne karnından alındı. Vahşi bir politika yürütülmüştür. İşte bu siyasat, Uygurların sabrını taşırmış ve tabii bir sonuç olarak bunlar yaşanmıştır.

Yakın zamanda, Doğu Türkistan'ın tarihi şehri Kaşgar, yeniden imar bahanesiyle bozulmuş ve tahrip edilmiştir. Uygur medeniyetini yok etmeye çalışıyorlar.

"OLAYLARLA İLGİM YOK"
Bana yöneltilen suçlamaları reddediyorum. Bütün sorumlukluk Doğu Türkitanda'ki Komünist Partisi Başkanı ve Yerel Hükümet Başkanı'ndadır. Herkesin yürüyüş yapma ve protesto hakkı vardır.

Tüm dünyadaki Uygurları protesto yürüyüşü yapmaya çağırıyorum. Etrafımdaki kişilerle birlikte Doğu Türkistan halkının durumunu dünya kamuoyuna anlatmaya çalışıyorum. Çin hükümeti de benim bu faaliyetimi ve gelecek desteği yok etmeye çalışıyor.

Banu GÜVEN: Türkiye'den vize alamadığınız bilgisi doğru mu? Siyasi yetkililier; Cumhurbaşkanı ya da Başbakan'la tamasa geçtiniz mi? Ya da böyle bir şey bekliyor musunuz?

RK: Türk yetkililerin, özellikle sayın Abdullah Gül ve Başbakan Erdoğan'ın son olaylarla ilgili açıklamalarından ötürü sevinçliyim. Eskiden de destek gösterilmişti ancak son destek çok mutluluk verici. Bunu devam ettirmelerini ve Doğu Türkistan halkına sahip çıkmalarını umuyorum. Barışçıl bir çözüm bulmak, şimdiki duruma çare üretmek için Türk yetkiklerle görüşmek istiyorum. Beni kabul etmelerini ve müzakere yapmak istiyorum.

"TÜRKİYE İKİ KEZ BENİ REDDETTİ"
Çevirmen'den: Türkiye'ye giriş talebi iki kez reddedildi. Talep 2006 ve 2007 yıllarına aitti. Ancak Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği vize vermedi. Gerekçe ise 'Türkiye'ye girmesi istenmeyen şahıs'tı.

Banu Güven'in, Rabiya Kadir'in ağzından duymak için soruyu tekrarlaması ve ek olarak "Çin yönetimimn baskısı mı var Türkiye üzerinde?"ye, Kadir şu yanıtı verdi:

RK: Elbette ki Çin hükümetinin baskısı olduğunu düşünüyorum. Ancak vize verilmemesi beni üzmedi. Türk halkının Doğu Türkistanlılara desteği devam ediyor önemli olan da budur. Seyit Tümtürk benim yardımcım ve Türkiye'de faaliyetlerde bulunuyor.

Türk Büyükelçiliği'ndeki yetkili hanım, neden olarak 'Siz Türkiye'ye girmesi sakıncalı kişi olarak gösteriliyorsunuz. Onun için vize veremeyiz' dedi. Ben de ona 'Türkiye benim vatanım saylır bir gün gireceğim' dedim.

Rabiya Kadir, son olarak şunları söyledi:

"Ben her şeyden önce son olaylarda, Türkiye'deki kardeşlerimizin bize gösterdiği destek ve yardımdan dolayı teşekkür ederim. Bizim derneklerimizin orada yaptığı gösterilere katılan tüm kardeşlerimize teşekkür ederim. Türk hükümetine, Uygur siyasi aktivistlerini Çin'e geri göndermediği için teşekkür ederim. Oradaki kardeşimizin vatandaşlık meselelerinin halledilmesi istiyorum. Oraya gelecek olan Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin vatandaşlık işlerinin halledilmesi istiyorum."

Rabiya Kadir, programın sonunda, bir şey söylemek istediğini belirterek, "İki kelime Türkçe... Ben Türk kardeşlerimle böyle Türkçe konuştuğum için çok memnunum" dedi.


Görüntü


Kaynak
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

İletigönderen Oğuz Kağan » Prş Tem 09, 2009 11:05

Çin darağaçlarını kuruyor

Çin yönetimi, ölü sayısının 400'ü geçmesi üzerine tehditler savurmaya başladı.

Şincan’da Uygurlar ile Çinliler arasındaki çatışmaya Çin ordusu üç gün sonra müdahale etti. Pekin “Sorumlular idam edilecek” tehditi savurdu. Ölü sayısının 400’ü geçtiği iddia edilirken, Uygurlar mahallelerine barikatlar kuruyor.

Çin’in kuzeybatısındaki Şincan Uygur Özerk Bölgesi’nde Uygur Türkleri’yle Çinliler arasında yaşanan etnik çatışmalar üçüncü gününü geride bırakırken, Pekin yönetimi darağaçlarını hazırlamaya başladı. Olayların patlak verdiği başkent Urumçi’ye sevk edilen binlerce Çinli asker kentte kontrolü büyük ölçüde ele aldı. Çin Komünist Partisi Urumçi Komitesi Sekreteri Li Cı, hükümetin olaylarda ölümlerin arkasındaki kişilerin idama mahkûm edilmesine çalışacağını söyledi. Li Cı, çok sayıda kişinin gözaltına alındığını ve çoğunun öğrenci olduğunu da belirtti. Urumçi Belediyesi de olayların bilançosunu açıkladı.

Askerler Çinlilere göz yumuyor

Resmi açıklamalara göre, olaylarda pazartesi akşamına kadar 156 kişi öldü, 1080 kişi de yaralandı. Olaylarda 11’i polis aracı olmak üzere 60 taşıt, 209 dükkan ve iki bina tahrip edildi. Dünya Uygur Kongresi lideri Rabiya Kader ise 400 Uygur’un polis tarafından öldürüldüğünü öne sürdü. Uygurlar, güvenlik güçlerinin barikatlarına rağmen yüzlerce Çinlinin gece sopalar ve bıçaklarla evlerini bastığını söyledi. Sokağa çıkma yasağına rağmen Çin askerlerinin bu gruplara göz yumduğunu öne süren Uygurlar, mahallelerin çevresine barikatlar kurmaya başladı. Çin Devlet Başkanı Hu Jintao ise İtalya’daki G-8 Zirvesi’ni yarıda bırakarak, ülkesine geri döndü.

Bağdat gibi oldu

Olayları izleyen AFP muhabiri de gerilimi tarif etmek için şu olayı aktardı: “Hükümet destekli gazetelerde öldürülmüş Çinlilerin fotoğraflarını gören bir grup ’Uygurlara ölüm’ diyerek yürümeye başladı. Polis gruba müdahale edince Çinli bir kadın ’Bizi niye durduruyorsunuz? Uygurlar birçok Çinliyi öldürdü. Biz de onlara saldırmalıyız’ dedi.” Aynı ajansa konuşan Chen Şiping adlı bir Çinli “Hükümet niye geç müdahale etti? Urumçi bizim Bağdat’ımız oldu” derken, Ali isimli bir Uygur genci “Çok kan akacak gibi gözüküyor” diye konuştu.

4 KENTE YAYILDI

Şincan bölgesindeki eylemler başkent Urumçi’nin yanısıra Yili, Kaşgar ve Aksu kentlerine de yayıldı. Çin kaynakları 3 gündür devam eden gösteriler ve çatışmalarda çoğu Uygur Türkü olan 1434 kişinin gözaltına alındığını açıklarken Uygurlular ise çatışmalardan ölü sayısının 1000’i geçtiğini, sayısı çok daha fazla olan yaralıların ise oldukça yetersiz kalan 3 hastanede tedavi gördüklerini kaydetti.

Havadan Rabiya karşıtı bildiriler

Çin ordusu dün tüm gün boyunca Uygurlar’ın yoğun olarak yaşadığı mahallelere bildiriler attı. Bildirilerde Uygur Türkleri’nden evlerinden çıkmamaları ve eylemlere karışmamaları uyarısı yapıldı. Aynı zamanda eylemlerin ABD’de yaşayan Dünya Uygur Kongresi lideri Rabiya Kader tarafından provoke edildiği öne sürüldü. Rabiya Kader ise Washington’da liderlik ettiği gösteride yaşanan gerilim ve katliamlardan Çin hükümetinin sorumlu olduğunu, Çin yönetiminin yıllardan beri Uygur Türkleri’ne baskı uyguladığını kaydetti.

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Kaynak


‘Çin vicdanları rahatlatmalı’

AKP, MHP ve DTP'den Çin'e tepki.

Urumçi’deki olaylarla ilgili tepkisiz kalmakla suçlanan Başbakan Erdoğan dün ilk kez konuştu: “Olayları büyük bir kaygıyla, endişe ve üzüntüyle takip ediyorum. Biz her zaman için tarihi ve kültürel bağlarımız olan Uygurlu kardeşlerimizi iyi ilişkiler içinde olduğumuz Çin ile aramızda dostluk köprüsü olarak kabul ettik. Beklentimiz vahşet boyutlarına ulaşan bu olayların acele olarak, ivedi olarak son bulması sağduyunun hakim olması sorumluların hesap vermesi ve gereken tedbirlerin evrensel insan hakları çerçevesinde bir an önce alınmasıdır. Çinli yetkililerin olayın sorumlularını tespit etmesi ve adalet mekanizmasını tüm insanlığın vicdanını rahatlatacak şekilde işletmesi büyük önem taşımaktadır.”

Milletvekillerinden tepki istifaları

AKP Muş Milletvekili Seracettin Karayağız ile MHP’nin 58 milletvekili, üyesi bulundukları Türkiye Cumhuriyeti-Çin Halk Cumhuriyeti Parlamentolararası Dostluk Grubu’ndan istifa etti. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da yazılı açıklamasında, “Türk milletinin, büyük acı duyduğu bu olaylar karşısında Türkiye-Çin Parlamentolararası Dostluk Grubu’nda bulunmanın bir anlam taşımayacağı düşüncesindeyiz. Bu çerçevede, Türkiye-Çin Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanvekili, Manisa Milletvekili Ahmet Orhan, Yönetim Kurulu üyesi, İstanbul Milletvekili Meral Akşener ile dostluk grubuna üye milletvekillerimiz, istifa etmişlerdir” dedi.

DTP: Vahşeti endişeyle izliyoruz

DTP Çin’in kuzeybatısındaki Şincan Uygur Özerk Bölgesi’nin Başkenti Urumçi’de yaşanan vahşeti kaygı ve endişeyle izlediklerini duyurdu. DTP Genel Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada, Uygur halkının bir oturma eylemiyle başlayan demokratik tepkisinin katliamla bastırılmaya çalışılmasının Çin hükümetinin azınlıklara karşı tahammülsüzlüğünü ortaya koyduğu söylenerek, “Azınlıklara karşı sergilenen bu tutum asla kabul edilemez, onaylanamaz ve bu vahşet karşısında sessiz kalınamaz” denildi.

Kaynak
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

İletigönderen Orhan Sonkaya » Prş Tem 09, 2009 11:21

Günlerdir bu olayı takip ediyorum fotoğrafları, videoları gördükçe içim kan ağlıyor. Orada binlerce kardeşimiz ölürken hükümetin basiretinin bağlanması beni gerçekten çok üzüyor
Kullanıcı küçük betizi
Orhan Sonkaya
Üye
Üye
 
İletiler: 35
Kayıt: Çrş Haz 10, 2009 17:33

İletigönderen Panzehir » Prş Tem 09, 2009 12:25

Tarih: 12 Ağustos 2008

Haber: Çin Dışişleri'nin Türkiye'ye tehdidi

Haberin Özeti :
Çin Dışişleri yazdı:"Siz Uygur Türklerine yardım ederseniz biz de PKK'ya yardım ederiz"


- Kaynak -


Hükümet, Filistin halkı için gösterdiği direnci ne yazıkki, ne Türkmenler için ne de Doğu Türkistan'da yaşayan soydaşlar için gösteremiyor. Bunun kısa özeti de yukardaki haberdir. Ne kadar yazılırsa yazılsın, çizilirse çizilsin ülkemizdeki PKK sorununu çözmeden, ekonomik olarak "dediğim dedik" diyemeden hareket edilemez.

Sadece izlemek ve o meşhur "kaygılanma" ve "kınamalarla" atlatılmaya çalışılıyor zor günler. Bağımlı politikaların, bağımlı ekonomilerin, bağımlı siyasi düşüncelerin geldiği noktada ancak ve ancak seyretmekle yetinilmekte.

Gün gelir devran döner
Adımıza türküler söylenir bu şehirde!..
...
Kullanıcı küçük betizi
Panzehir
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
 
İletiler: 3483
Kayıt: Pzr Şub 18, 2007 20:02

İletigönderen özgürtürk » Prş Tem 09, 2009 12:27

Vay be!

Herifler, hem binlerce sivili öldürüyor hem de kalanları da asacağız diye tehditler savuruyor..

Biz de hem her gün katlediliyoruz, hem elebaşlarını besliyoruz hem de utanmadan çukur kazıp sözde kaybolanlarının kemiklerini arıyoruz kendi kahramanlarımızı yargılayıp asmak için!

Yuh olsun bize!

21nci asırda, anayurdumuzda, gözümüzün önünde katledilen binlerce kardeşimizin hesabını sormayı bırak, Onları orada bıraktığımız için çekirge sürüsü kılıklı, böcek/köpek yiyicilerden özür dileyeceğiz yakında..

Müstehaktır bize.....
Kullanıcı küçük betizi
özgürtürk
Üye
Üye
 
İletiler: 84
Kayıt: Sal Mar 31, 2009 15:19

İletigönderen Laçin » Prş Tem 09, 2009 16:03

Başbakan Rabiya Kadir için kolaylık sağlanacak demiş! Göreceğiz...

Haberdeki görüntülerde, kadının kararlılığı çok net belli oluyor.


İlgili haber;


Erdoğan: Rabiya Kadir'e vize veririz


Türkiye'den vize alamadığını açıklayan 'Uygurların Annesi' olarak bilinen Rabiya Kadir'e Başbakan'dan yanıt geldi: Başvuru olursa vize veririz.

Resim

Çarşamba akşamı NTV anahaber yayınına katılan "Uygurların Annesi" Rabiya Kadir, Türkiye'ye 2006 ve 2007'de vize başvurusunda bulunduğunu ancak reddedildiğini açıklamıştı.

Bugün sabah satlerinde konuyla ilgili soruları yanıtlayan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Kadir'e neden vize verilmediğine dair, şu aşamada bilgisi olmadığını söylemişti.

Konuyla ilgili öğle saatlerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan açıklama yaptı.

Erdoğan, ''Bu tür şeylerde davet olmaz, müracaat olur. Müracaat olması halinde de şahsıma böyle bir bilgi gelmiş değil. Fakat daha önce Dışişlerine böyle bir müracaatın olduğunu bugün bu gazete haberi üzerine öğrendim. Ama böyle müracaatın olması halinde biz kendisine vize veririz'' dedi.

Erdoğan'ın sözleri üzerine Rabiya Kadir vize başvurusu yapmaya karar verdi. Kadir, vize alır almaz Türkiye'ye gelecek.

Dünya Uygur Kurultayı Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk, NTV yayınında gözyaşları içerisinde gelişmeleri değerlendirdi.

Tümtürk, Rabiya Kadir'i telefonla arayarak vize müjdesini verdiğini belirtti:

"Davos'taki 'one minute'tan 40 kat daha etkili bir ses yükseldi. Rabiya Hanım Türkiye'ye teşekkür etti. 'Sayın Başbakan'a şükranlarımı sunmak istiyorum' dedi. Rabiya Hanım ağlayarak telefonu kapattı."

Seyit Tümtürk, Rabiya Kadir'in, şimdiye kadar, Mesut Yılmaz hükümeti döneminde uygulanan prosedür nedeniyle Türkiye'ye gelemediğini ifade etti.

Seyit Tümtürk, Başbakan Erdoğan'dan yaşanan krizle ilgili arabulucuk yapmasını da istedi.

Rabiya Kadir'in yardımcısı Alim Seyitof, Kadir'in vize başvurusunu hemen yapacağını açıkladı.

Kyanak: http://www.ntvmsnbc.com/id/24982277/
Kullanıcı küçük betizi
Laçin
Üye
Üye
 
İletiler: 80
Kayıt: Cum Oca 09, 2009 22:48

İletigönderen İlteriş » Prş Tem 09, 2009 17:03

Bulundugum ulkedeki uygur topluluklarinin eylemlerine katilmak icin kendileriyle bilinen bir paylasim sitesi uzerinden temas kurdum, bana en yakin sehirde yeterince adam toplayamadiklari icin eylem yapamiyorlarmis. Buradaki Turkler toplanip, bayraklarimizla Cin elciligi onunde toplanacagiz ve yasananlari protesto edecegiz!

Temas kurdugum ilk kisi, bana, bulundugum ulkedeki Uygur'larin organizasyon komitesi uyesi bir bayanin telefonunu verdi. Aradim. 50 kisi toplayabilecegimi soyledim, "burada 1000'lerce Turk var, hepimiz arkanizdayiz" dedim! "Neden Turkiye'ye goc etmiyorsunuz, simdilik hayatinizi kurtarin, yillar icinde guclenirseniz ve Cin'in politikasi yumusarsa topraklariniza donersiniz" dedim!

Aglamaya basladi!

Ve bana sunlari anlatti:

"Cin, Uygurlarin ulke disina kacmasini engellemek icin her yolu deniyor, yillarca bu ortami beklemisler, amaclari hepimizin kokunu kurutmak, bu yuzden komsu ozbekistan, afganistan, ve pakistan gibi ulkelerle cok slkl ticari baglar gelistirmisler ve kendilerine baglamislar, su an sinirin Dogu Turkistan tarafi Cin ordusu tarafindan, diger tarafi ise bu ulkelerin ordulari tarafindan tutulmus vaziyette! Kacak bir sekilde siniri gecenler sayet bu ulkelerden birinde yakalanirsa, derhal sinirin obur tarafindaki Cinlilere teslim ediliyor ve topluca, kafalarina slkilarak idam ediliyorlar! Su an benim kardeslerim, anam babam orada, ve haber alamiyorum. Ote yandan Urumci'de 200.000 Uygur kalmasina karsilik, 2 milyon Han Cinlisi bulunuyor, ve bu kisiler Cin devletinin organize etmesi ve kiskirtmasiyla "Uygur'lara Olum" sloganlariyla saldiriyorlar! Kadinlara tecavuz ediyor ve olduruyorlar, erkekler zaten Cin askerleri tarafindan toplaniyor!..."

"Yetisir" dedim! Guclu olmaya calisin, her sey gececek filan dedim ama nafile. Ne konustugumuzu bilmeden telefonu kapattik.
Allak Bullak oldum arkadaslar!

Insanligimdan utandim!

Ilk isimiz, Uluslararasi toplumun bu olaya dikkatlerini cekmeye calismak olmali!

Bu hafta al bayraklarimizla gok bayragin yaninda ve arkadasinda yuruyecegiz!

Insallah kardeslerimiz bu badireyi atlatirlar! Insallah!
"Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke, ancak tam istiklâle sahip olmakla gerçekleştirilebilir"

Mustafa Kemal Ataturk
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş
Üye
Üye
 
İletiler: 1197
Kayıt: Cmt Eki 20, 2007 23:05

İletigönderen maydonos » Prş Tem 09, 2009 19:35

Oncelikle Cin dogru yapiyor demiyorum. Yanlis anlasilmak istemem. Yalnizca ne oldu da yani basimizda yilladir katledilen Irak Turkleri ile ilgili bir sey demeyen suskun kalan hukumet ve halk. Bu konuda aniden her taraftan tepki vermeye basladi.. Bence bu iste kirli ve gizli bir parmak var...
Resim


Ne MuTLu TüRkÜm DiYeNe
Kullanıcı küçük betizi
maydonos
Üye
Üye
 
İletiler: 1651
Kayıt: Çrş Haz 04, 2008 1:53

İletigönderen İlteriş » Cum Tem 10, 2009 0:24

maydonos yazdı:Oncelikle Cin dogru yapiyor demiyorum. Yanlis anlasilmak istemem. Yalnizca ne oldu da yani basimizda yilladir katledilen Irak Turkleri ile ilgili bir sey demeyen suskun kalan hukumet ve halk. Bu konuda aniden her taraftan tepki vermeye basladi.. Bence bu iste kirli ve gizli bir parmak var...


Turk halki tepki vermese daha mi iyi olurdu kardesim? Hem Turk halkinin Irak Turkmenlerine sahip cikmadigini nereden biliyorsun? Bu haberler yeter ki duyulsun, bu zulumleri duyan her Turk, kesinlikle bu acilari yureginde hisseder. Hissetmeyen varsa, ben onun beyninde ve kalbinde Cin parmagi ararim. Azcik dusunuyor musun acaba? Kimdir Uygur Turkleri? Turk tarihine neler katmislardir? Su anda kac uygur kadini tecavuze ugruyor? Kac erkegi topluca idam ediliyor? Boyle duyarsiz bir mesaji nasil yazarsin? Hukumet birak isterse kendine ceksin! Ama yeter ki, her kim olursa olsun, su anda BIRSEYLER YAPSIN!

ORADA YAPILAKTA OLAN BIR SOYKIRIM VAR! FERYATLARI ISITEMIYORSAN BEN SENIN KULAGINDA BASKA PARMAKLAR ARARIM.

Benim icin Turkiye'de yasayan Turk ile, Kasgar'da yasayan Turk arasinda hicbir fark yoktur. Onlarin kilina zarar gelirse bu aciyi yuregimde duyarim. Senden boyle olmani beklemiyorum, sadece anla, bu bir his meselesidir.
"Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke, ancak tam istiklâle sahip olmakla gerçekleştirilebilir"

Mustafa Kemal Ataturk
Kullanıcı küçük betizi
İlteriş
Üye
Üye
 
İletiler: 1197
Kayıt: Cmt Eki 20, 2007 23:05

İletigönderen maydonos » Cum Tem 10, 2009 0:52

Gokturkmehmet, hukumetten ve halktan bahsediyorum. Zaten tepki verilmesin de demiyorum. Verilmeli tabiki. Yalnizca karsilastirma yaptim. Duygusal degil mantik yuruterek bakarsak daha iyi anlasilir. Ben her yapilan emperyalist saldiriya karsiyim. Bir kisim Uygur Turkunun son donemde yurutulen ab-d politikalarina destek vermek icin kullanildigini dusunuyorum. Bir zaman da Afganistana karsi yine Turkler kullanilmisti.
Ayrica o bolge de bulunan dogal kaynaklar malum Cin icin cok degerli ve Cin icin acayip onemli. Malum cin dunyanin copunu aritarak uretim yapiyor. Hammadde kaynagi yok. Malesef ki o hammaddeler yalnizca Uygur Turklerinin yasadigi o bolgede. Sitratejik olarak haritaya bakincada ab-d nin + diger emperyalistlerin agizlarinin sulanmasinin olanaksiz oldugu cok iyi gorulebilir ayni Kerkuk gibi. Ne buyuk rastlanisi ise ozellikle Turkler yasiyor bu bolgede..
Zaman gosterecek bence cok kirli bir takim olaylar donuyor olmali. Tabi tum bu yasananlar gercekten cok aci.



ÇİN’DEKİ OLAYLARDA BARDAĞI ABDULLAH GÜL MÜ TAŞIRDI?



Pekin 2008 olimpiyatlarının hemen öncesinde, Çin’deki beş özerk bölgeden biri olan Tibet’in başkenti Lhasa’da Çin merkezi yönetimine yönelik baş gösteren iki günlük protesto ve isyan hareketleri sırasında merkezi Almanya’da bulunan Dünya Uygur Kongresi’nden bir açıklama yapılmış ve “Tibet’te komünist Çin’e karşı yürütülen özgürlük mücadelesinin desteklendiği, Tibetlilerin ve Uygurların, merkezi yönetime karşı işbirliği yapmaları, dayanışma içinde olmaları gerektiği” vurgulanmıştı.

Açıklamanın altında, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Condoliza Rice’ın, 2005’teki Çin ziyareti sırasında, casusluk yaptığı gerekçesiyle altı yıldır tutulduğu cezaevinden neredeyse bizzat çıkardığı, hemen ardından da ABD’de güllük gülistanlık “sürgün hayatına” başlayan Rabiya Kader’in imzası vardı. Kader, Uygur ayrılıkçılara yönelik “Cesur ve büyük eylemler yapmalısınız” çağrısını daha sonra da yineledi. Aynı çağrı, 5 Temmuz olaylarının hemen öncesinde de duyuldu. Aynı Rabiya Kader kışkırttığı isyan bastırıldıktan sonraysa, “Halkım için korkuyorum, ailem için korkuyorum” demekte.

Çin’in en büyük idari bölgesi olan, Moğolistan, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Afganistan, Pakistan ve Hindistan olmak üzere sekiz ülkeyle sınır çizen Xinjiang-Uygur Özerk Bölgesi, dünyanın en sorunlu coğrafyasıyla komşu olması dolayısıyla, Çin hükümetinin deyimiyle “Üç Kötülük”ün (Terör-Bölücülük-Aşırı Dincilik) sızma yapıp zaman zaman kargaşalığa yol açabildiği bir yer. Aynı zamanda da uluslararası arenada, özellikle ABD tarafından Çin’in karşısına neredeyse rotasyonla çıkartılan üç sorundan biri olan (diğer ikisi, Taiwan ve Tibet sorunları) “Uygur sorununun” yatağı…

Güzide Türk basınında son iki üç gündür palavradan geçilmiyor. Hamile Uygur kadınların karnındaki ceninlerin vakumla çıkarıldığı, Çinlilerin Uygur kızlara tecavüz ettiği, Uygurca konuşmanın, Kuran okumanın, namaz kılmanın yasaklandığı, etnik temizlik ve toplu katliamlar yapıldığı gibi bin türlü küflenmiş yalan, Ahmet Altan’ından Mahmut Övür’üne, Nazlı Ilıcak’ından Yağmur Atsız’ına kadar bilumum antikomünist / Amerikancı kalem tarafından tekrarlanıp duruyor.

Çin’de yüzde 92’lik nüfus oranıyla çoğunluğu oluşturan (ama toprakların yüzde 34’ünde yaşayan) Hanlar dışında, toprakların yüzde 66’sına yayılmış bulunan 55 etnik milliyete pozitif ayrımcılık uygulanır. Mao Zedung’un 1950-1970 arasındaki yaklaşık her 10 konuşmasından biri, devrim öncesindeki “Büyük Han Şovenizmi”nin izlerini silmek ve azınlıklara hak ettikleri değeri vermek üzerinedir. Çinli azınlıklar, kültürlerini geliştirmeleri, korumaları konusunda teşvik edilirler… Ekonomik açıdan, bir Han Çinlisi’ne göre daha çok desteklenirler. Örneğin, 1981’den beri “Tek çocuk” politikasının son derece sıkı uygulandığı Çin’de, azınlıklar bu uygulamanın dışındadır. Aynı şekilde üniversite giriş sınavlarında azınlık milliyetlerden öğrenciler, puanlama açısından ciddi avantajlara sahiptirler.

Kısacası, medyamızın Çin düşmanı çığırtkanlığına pek kulak asmayın. ABD ve Avrupa’nın yönlendirdiği bazı Uygurlar, açıkça ve örgütlü biçimde “bağımsızlık” istiyor, bu uğurda ölümü göze aldıklarını ilan ediyor… Sınırlarını korumak isteyen merkezi hükümet de bu isyanı bastırıyor ve bu konuda kararlı olduğunu gösteriyor. Olan biten, özetle bundan ibaret…

Yoksa, olimpiyatlardan beri beklenen olaylar, neden 16 Haziran’da Rusya’nın Yekaterinburg kentinde yapılan Şangay İşbirliği Örgütü zirvesinden iki üç hafta sonraya denk getirildi dersiniz… Acaba Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin dörtlüsünün (21. yüzyılda ABD’nin en büyük dört rakibi!) gene 16 Haziran’daki devlet başkanları zirve toplantısı mı bir “gözdağını” gerektirdi?

Tüm bunlardan sonra, bir de Abdullah Gül’ün “Uygurlar, Çin’le aramızdaki dostluk köprüsüdür” vb. diyerek Xinjiang’ı da kapsayan bir Çin gezisine çıkması mı bardağı taşıran damla oldu acaba?



Tunca Arslan

Odatv.com

9 Temmuz 2009
Resim


Ne MuTLu TüRkÜm DiYeNe
Kullanıcı küçük betizi
maydonos
Üye
Üye
 
İletiler: 1651
Kayıt: Çrş Haz 04, 2008 1:53

İletigönderen özgürtürk » Cum Tem 10, 2009 11:24

Özür dilerim ama bu açıdan bakamıyorum konuya!
Ben Türküm ve orada soydaşlarım katledilirken "Çin düşmanlığı körükleniyor" veya "işin aslına bakalım" gibi bence hedef şaşırtmaya yönelik propagandalara katlanamam..
Aynı tavır, aynı kitle tarafından Çeçen katliamında da sergilendi. Batı emperyalistlerinin yaptığı katliamlarda aslan kesilip, iş Çin ve Rus zulmüne geldiğinde öküz altında buzağı aramak ne mene bir adalet duygusu ve milliyetçiliktir?
ABD derin devletiyle Çin'in derin çıkarları uyuşmuyor ve arada milletim katlediliyorsa kusura bakmayın ama haklı olan benim, mazlum olan benim! Hep katledilen benim, hep ezilen benim, hep sömürülen benim.... Zulme ve sömürüye karşı olacaksak önce buradan başlayalım!
Kullanıcı küçük betizi
özgürtürk
Üye
Üye
 
İletiler: 84
Kayıt: Sal Mar 31, 2009 15:19

ÖncekiSonraki

Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

x