Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

Genel & Güncel Konular

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Oğuz Kağan » Pzt Mar 11, 2013 8:44

ABD ordusunda suçüstü paniği!

Türkiye’yi böldükleri haritaları siteden kaldırdılar

“Dost ve müttefik” ABD’nin Türkiye’yi 2’ye bölen askeri haritalarını, 6 Mart tarihli nüshamızda bu başlıkla manşet yapmıştık.

YENİÇAĞ’ın yayınından kısa bir süre ABD Kara Kuvvetleri Komutanlığı, sitesindeki haritaları kaldırdı.

Amerikan Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın sitesinde yayınlanan ve “Türkiye’yi bölerek Kürtleri birleştiren” haritalar deşifre edilmesinin ardından kayıplara karıştı!

Amerika Birleşik Devletleri Kara Kuvvetleri Komutanlığı, “Türkiye’yi bölerek Kürtleri birleştiren” haritayı YENİÇAĞ’ın yayınından sonra veb sitesinden kaldırılırken, haritanın üzerinde yer alan “Komutanlıkların Sorumluluğundaki Coğrafi Birleşik Kumanda Planı” ibaresi de silindi. Haritada, Hatay dahil olmak üzere Türkiye’nin güneydoğusu bütünüyle, Doğu Anadolu’nun da bir kısmı ABD Silahlı Kuvvetleri Merkez Komutanlığı sınırları içinde yer alıyordu. Türkiye’nin kalan bölümü ise Avrupa Komutanlığı görev bölgesi sınırlarında bırakılmıştı. Türkiye’de Kürtlerin yaşadığı bölgeler ile İran, Irak ve Suriye’deki Kürtlerin yaşadığı bölgeler Merkez Komutanlığı görev bölgesinde bulunuyordu.

Niye kaldırdılar

Konuyu gündeme getiren Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen, “YENİÇAĞ büyük bir gazetecilik başarısına imza attı. ABD Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın veb sitesinde yer alan ve Türkiye’yi bölen haritaları yayınlayarak, bunların kaldırılmasını sağladı. İyi gazetecilik teröristbaşı Öcalan’ın talimatlarını sızdırmak mı yoksa ABD’nin Türkiye’yi bölen haritalarını gündeme getirip, bunları kaldırtmak mı. YENİÇAĞ’ın haberi internet üzerinden dünyaya yayıldı. Pentagon Türkiye’yi bölen hatitayı niçin kullandı ve YENİÇAĞ’ın haberinden sonra hemen ertesi gün niye kaldırdı. Bu durumu kim açıklayacak” dedi. Pentagon’un müşkül durumda kaldığını vurgulayan Eslen, şöyle konuştu:

Pentagon güç durumda

“Pentagon haritayı veb sitesine ABD Silahlı Kuvvetleri Merkez Komutanlığı’nın sorumluluk sahasını göstermek için koydu. YENİÇAĞ haritaları yayınlayınca müşkül durumda kaldı ve haritayı siteden kaldırdı. Bunun başka izahı yok. Bu durumu ABD’li bir yetkilinin açıklaması lazım. Kötü bir niyet vardı ki, hemen kaldırdılar. Ne anlama geliyordu, niçin kullanıldı, niçin kaldırıldı. Haritalar hakkında Türkiye Dışişleri Bakanlığı ne diyor, Genelkurmay Başkanlığı ne düşünüyor çok merak ediyorum. Türkiye, Öcalan’ın söylediklerine, onun yönettiği İmralı sürecine bu kadar önem verirken ABD’nin Türkiye’yi bölen haritası ve YENİÇAĞ’ın bu haberi karşısında medyanın bir kısmının sessiz kalması da çok ilginç. Bu çok önemli bir olay. Görmezden gelinecek bir konu değil.

Haritanın, haberin yayınlanmasından bir gün sonra acilen kaldırılması da bunun bir göstergesidir.”

YENİÇAĞ, 11 Mart 2013
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen NİLGÜN BAŞTUĞ » Sal Mar 12, 2013 1:40

BDP; 41 ilde 'Öcalan'a Özgürlük' Mitingi Yapacak

İmralı tutanaklarında geçen Abdullah Öcalan’ın “Ne ev hapsi, ne de af bunlara gerek kalmayacak. Herkes, hepimiz özgür olacağız” ifadelerinin ardından BDP de nevruzda Öcalan’a "özgürlük" arayacak. BDP, nevruz dolayısıyla 41 il ve 88 ilçede “Öcalan’a Özgürlük, Kürtlere Statü” mitingi yapacak. BDP’den yapılan açıklamada, bu yıl Nevruz'u “Öcalan’a Özgürlük, Kürtlere Statü” sloganıyla kutlanacağı belirtildi. BDP MYK tarafında 2013 nevruz miting yerleri ve tarihleri de belirlendi.

Toplam 41 il ve 88 ilçe olmak üzere 129 yerde yapılacak nevruz mitinglerinin programı şöyle:

17 Mart 2013 Pazar günü;

Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Bingöl, Bursa, Denizli, Tunceli, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Manisa, Mardin, Mersin, Osmaniye, Sakarya, Tekirdağ, Yalova, Van, Beytüşşebap, Ceylanpınar, Çukurca, Egil, Erzin, Dörtyol, Güçlükonak, İskenderun, Hilvan, Kahta, Kocaköy, Midyat, Milas, Norşin, Patnos, Silvan, Suruç, Tutak, Uludere, Viranşehir.

18 Mart 2013 Pazartesi;

Hakkari, Iğdır, Kars, Muş, Ahlat, Birecik, Başkale, Bozova, Çatak, Derik, Dicle, Diyadin, Edremit(Van), Ergani, Eruh, Hani, Hınıs, Hizan, Kızıltepe, Kovancılar, Lice, Mazıdağı, Saruhanlı, Taşlıçay. 19 Mart 2013 Salı; Ağrı, Batman, Bitlis, Şırnak, Urfa, Malatya, Bandırma, Bismil, Cizre, Çınar, Çukurca, Dargeçit, Didim, Erciş, Hazro, Gevaş, İdil, Karaçoban, Karakoçan, Karlıova, Kulp, Kulu(Konya), Muradiye, Pazarcık, Salihli, Savur, Şemdinli, Tekman, Varto.

20 Mart 2013 Çarşamba:

Adıyaman, Ardahan, Çanakkale, Elazığ, Malatya, Siirt, Bahçesaray, Bulanık, Ceyhan, Cihanbeyli(Yeniceba), Çaldıran, Çermik, Doğubayazıt, Edremit(Balıkesir), Elbistan, Gürpınar, Halfeti, Kağızman, Karayazı, Kuşadası, Malazgirt, Nusaybin, Özalp, Silopi, Siverek, Söke, Tarsus, Tatvan, Turgutlu, Yüksekova. 21 Mart 2013 Perşembe; Diyarbakır.”

MİLLİYET, 7 Mart 2013
Ben yaşayabilmek için, kesin olarak bağımsız bir ulusun evladı kalmalıyım. Bu yüzden ulusal bağımsızlık bence bir hayat sorunudur.
Ya istiklal, ya ölüm!
Kullanıcı küçük betizi
NİLGÜN BAŞTUĞ
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 694
Kayıt: Çrş Eki 26, 2011 12:44

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Güncel Meydan » Sal Mar 12, 2013 9:12

Haritaları Dışişleri sildirtmiş!

ABD Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın Türkiye’yi bölerek Kürtleri birleştiren haritayı veb sitesinden kaldırmasının yankıları sürüyor. Dışişleri Bakanlığı, haberin YENİÇAĞ’da yayınlanmasının ardından ABD Büyükelçiliği’ni uyarırken, Genelkurmay da, ABD Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nı arayarak yayınlanan harita hakkında bilgi istedi. Komutanlık haritaların “siyasi değil fiziki olduğunu, sınırların belirtilmesi noktasında bir taşma” olduğunu ifade ederek haritaların düzeltileceğini açıkladı.Emekli Büyükelçi İnal Batu, ABD Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın sitesinde yayınlanan haritanın kaldırılmasını “nabız yoklaması” olarak nitelendirdi. ABD’nin nabız yoklamak amacıyla zaman zaman bu tür haritalar koyup kaldırdığını söyleyen Batu, “ABD’nin yaptığı iki ileri bir geri adımıdır. Önce yayınlamaları, tepki karşısında kaldırmaları nabız yoklamasıdır” dedi.

Sözde müttefik

Batu, şunları söyledi: “Dış güçler maalesef bunu sık sık tekrarlıyor. Suriye’de, Irak’ta Kürdistan kurma hareketi sürüyor. Türkiye’yi bölmek, Kürdistan’ı kurmak ABD’nin hayalidir. Buna benzer haritalar geçmişte de çıkarıldı. Türkiye’nin birliğinden, bütünlüğünden, büyüklüğünden rahatsızlık duydukları aşikar. Bu kadar büyük bir ülke, bu kadar stratejik bir bölge kolay yutulur bir lokma değil. Eski Roma’dan beri geçerli olan kural ‘Böl ve Hükmet’ kuralıdır. Ne kadar bölerseniz o kadar kolay hükmedersiniz. Türkiye’nin tepkisini ölçmek mesaj vermek için zaman zaman haritalar yayınlanır. Türkiye’nin Kuzey Iraktan PKK’yı tasfiye etmemize müttefiklerimiz karşı çıkıyor. Dünyada bir örneği yoktur. Bunun anlamı terörün Türkiye üzerinde baskı uygulaması. Bu haritalar nereden çıktı, kim hazırladı. Bu nedenle anayasamızı terörle müzakere masasına yatırmayalım.”

YENİÇAĞ, 12 Mart 2013
Kullanıcı küçük betizi
Güncel Meydan
Üye
Üye
 
İletiler: 584
Kayıt: Pzr Eki 12, 2008 23:12

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Güncel Meydan » Sal Mar 12, 2013 10:53

AA’dan Kürtçe servisi

KÜRTÇE yayın yapan devlet televizyonu TRT’nin ardından Anadolu Ajansı (AA) da Kürtçe servisini hayata geçiriyor. Servis için özel bir ekip oluşturulurken, Kürtçe bilen muhabir ve editörler aranıyor. Web sayfasına Kürtçe’yi de ekleyecek olan Anadolu Ajansı, Güneydoğu’da bulunan ve bölgede Kürtçe yayın yapan kuruluşların dışında Kuzey Irak’taki medya organlarını da abone yapmayı hedefliyor.

HÜRRİYET, 12 Mart 2013




Anadolu Ajansı, yarı resmî Türk haber ajansı. Türk Kurtuluş Savaşı hakkındaki haberleri duyurmak amacıyla Mustafa Kemal Atatürk tarafından 6 Nisan 1920'de kurulmuştur.

Anadolu Ajansı, Yunus Nadi ve Halide Edip Adıvar'ın fikir öncülüğünde, 6 Nisan 1920'de, Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmadan 17 gün önce, Ankara'da kurulmuştur. Ajans Meclis'in çıkardığı ilk yasaları duyurur.

Mustafa Kemâl Paşa imzalı Anadolu Ajansı'nın kurulduğuna ilişkin genelge, günümüz Türkçesiyle şöyledir:

    İslam'ın canevi olan Osmanlı Saltanatı merkezinin düşman işgaline geçmesi, bütün ülke ve ulusumuzun en büyük tehlikeyle karşılaşması sonucu olarak bütün Rumeli ve Anadolu'nun giriştiği ulusal ve kutsal savaşım sırasında, Müslüman kişilerin iç ve dış en doğru havadisle aydınlanmalarının zorunlu bir gereksinme olduğu önemle göz önüne alınmış, bunun sonucu, burada en yetkili kişilerden oluşan bir özel kurul yönetiminde, Anadolu Ajansı (AA) adı altında bir kurum kurulmuştur. Anadolu Ajansı'nın en hızlı araçlarla vereceği havadis ve bilgi aslında Temsilciler Kurulumuzun belgeli ve asıl kaynaklarının sonucu olacağı için bu ajans bildirimlerinin oraca ve özellikle Müdafaa-i Hukuk örgütümüzce dahi seçilecek caddelere ve toplanılacak yerlere asılması, dağıtımı, dahası bucak ve köylere dek ulaştırılması yolunda, olabildiğince çok yayınlanabilmesi için ivedili düzenlemeler yapılması, sonucundan da bilgi verilmesi önemle rica olunur.

Günün zor şartları altında kurulan Anadolu Ajansı, ilk haberlerini servis etmeye 12 Nisan 1920 tarihinde başlar. Hem yurt içinden hem de yurt dışından haberlerin yer aldığı ilk bülten şu şekildedir:

    Devlet Merkezimizin düşman işgali altına geçmesi üzerine Anadolu ve Rumeli'nin Müdafaa-i Hukuk azim ve kararlılığı içinde yiğitçe harekete geçtiği şu sıralarda din ve vatan kardeşlerimizin en doğru haber ve bilgiler alabilmelerini sağlamak için kurulan Anadolu Ajansı bugünden itibaren göreve başlıyor. Bugün alınan haber ve bilgilerin oralarda da mümkün olduğu kadar fazla kimse tarafından okunup bilinmesi gereğini arz ve açıklamaya yer yoktur. Bu amaçla oralarda dahi özel örgütler meydana getirerek her gün vereceğimiz bilgilerin telgrafhane kapılarında siyah levhalar üzerine yazılması ve yeterli araç olan yerlerde basılması, yayınlanması ve dağıtılması, nahiyelere ve hatta köylere kadar gönderilmesi hususlarının yerine getirilmesini hepinizin vatan ve millet sevgisinden ve yardımlarından rica ederiz. Bu başlangıçtan sonra, bugünkü son bilgiler aşağıdadır...
Kullanıcı küçük betizi
Güncel Meydan
Üye
Üye
 
İletiler: 584
Kayıt: Pzr Eki 12, 2008 23:12

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen NİLGÜN BAŞTUĞ » Sal Mar 12, 2013 23:15

Gül, PKK Hamisini Övdü!

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, terör örgütü PKK’nın Avrupa’daki ilk hamilerinden İsveç’e bu kez de “Vikinglerin mert torunları” diyerek övgü yağdırdı. Gül, İsveç Kralı Carl XVI. Gustaf ile Kraliçe Silvia’nın kendisi ve eşi Hayrünnisa Gül onuruna verdiği yemekte yaptığı konuşmada, dostluk duygularının karşılıklı olduğunu, Türklerin, Vikinglerin torunları İsveç halkını, tarihte mert, kahraman ve mücadeleci bir halk olarak bildiğini söyledi.

İsveç’in öncülük ettiği ‘sosyal demokrasi’, ‘refah devleti’ gibi kavramların, Türkiye’de sosyal adaleti savunan tüm kesimlerce düstur edinildiğini kaydeden Gül, İsveç’in başta insan hakları ve cinsiyet eşitliği gibi değerlere dayalı diplomasi anlayışının da Türkiye için ilham kaynağı olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Gül’ün “Vikinglerin mert torunları” dediği İsveç’in başkenti Stockholm’de 1991’de 20 ülkeden 240 temsilcinin katıldığı Kürt Konferansı yapılmış, ardından “Kürt Halkının İnsan Haklarına İlişkin Stockholm Deklarasyonu” yayımlanmıştı. İsveç gazeteleri, konferansın amacının Iraklı Kürtlerle, Türkiye arasında bir federasyon kurulması olduğunu yazmıştı.

Zerdüşt tapınağı

Terör örgütü PKK, kendisine maddi ve manevi yardımlarını esirgemediği İsveç’te bir süre önce Zerdüşt tapınağı açarken, İsveç İstihbarat Teşkilatı SAPO’nun baş analisti Malena Rambe, terör örgütü ile ilgili önemli açıklamalarda bulunmuştu. PKK’nın hâlâ İsveç’te aktif bir şekilde faaliyet gösterdiğini vurgulayan Rambe, “PKK’yı polise ihbar etmekten çekiniyorlar. PKK İsveç’te yaşayan Kürtlerden zorla haraç topluyor” demişti. Başta AB Polis Teşkilatı olmak üzere PKK ile ilgili araştırma yapan birçok kuruluş, örgütün Avrupa ülkelerinde faaliyetlerine devam ettiğini vurguluyordu.

Uyuşturucu merkezi

İsveç, söz konusu raporlarda sürekli olarak örgütün en güçlü olduğu ülkeler arasında anılıyordu. Yayınlanan bir rapor, PKK’nın Avrupa’da uyuşturucu, insan kaçakçılığı, sahtecilik, haraç gibi organize suç faaliyetlerinden elde ettiği milyonlarca doları silah alımında kullandığı, ayrılıkçı saldırılarla AB’nin güvenliğini tehdit ettiğine dikkat çekmiş, bu durum İsveç tarafından da doğrulanmıştı. Rambe, İsveç’te yaşayan Kürt gençlerin örgüt tarafından kandırılıp “Kürdistan” olduğu söylenen bir bölgeye silahlı eğitim için götürüldüğünü de söylemişti.

YENİÇAĞ, 12 Mart 2013
Ben yaşayabilmek için, kesin olarak bağımsız bir ulusun evladı kalmalıyım. Bu yüzden ulusal bağımsızlık bence bir hayat sorunudur.
Ya istiklal, ya ölüm!
Kullanıcı küçük betizi
NİLGÜN BAŞTUĞ
GM Yazarları
GM Yazarları
 
İletiler: 694
Kayıt: Çrş Eki 26, 2011 12:44

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Oğuz Kağan » Cum Mar 15, 2013 11:18

Şehit ailelerini isyan ettiren görüntü

Şehit aileleri ve gazi dernekleri, teröristlerin elini sıkmayan 8 kamu görevlisinin bu duruşunu alkışlarken, çapulculara diz çöken iktidarı topa tuttu

Şehit yakınları ve gazi dernekleri, terör örgüt PKK’nın serbest bıraktığı asker ve kamu görevlilerini alkışlarken, hükümeti topa tuttu. Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Hamit Köse, rehinelerin teröristlerin elini sıkmamasından gurur duyduklarını belirterek, “Taviz vermeyip, ellerimize kan bulaşır diye eli kanlı terör örgütünün elini sıkmadılar. Ama bazı ikballer uğruna eli kanlı terör örgütünün çapulcuları karşında diz çöken devlet yetkilileri var” dedi.

İhanet görüntüleri

YENİÇAĞ’a konuşan Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Hamit Köse, o günkü manzaranın tek kelime ile ihanet görüntüleri olduğunu söyledi. Köse, “Orada en çok mağdur olan, eli kanlı terör örgütünün rehin tuttuğu Türk askerleri, polis ve kaymakam. Eziyeti, işkenceyi çeken bunlar, aileleri mağdur olan bunlar. Buna rağmen hâlâ onurlarından, gururlarından taviz vermeyip, ellerimize kan bulaşır diye eli kanlı terör örgütü militanlarının uzattıkları eli sıkmadılar. Ama bakıyorsunuz ki bazı ikballer uğruna terör örgütünün çapulcuları karşında diz çöken devlet yetkilileri var. Onlarla pazarlık masasına oturmuş paçavralar karşında diz çökmüşlerdir. Türkiye uçkurunu bağlayamayan teröristin karşında rezil olmuştur. Hainlerin ellerini sıkmayan çocuklarımızı kutluyor, onlarla gurur duyuyoruz” dedi.

Çocuklarımız dik durdu

Türkiye Harp Malûlü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği İstanbul Şube Başkanı Gönül Alpaydın da, hiçbir günahı olmayan gençlerin PKK’nın elinde aylarca rehin kalmalarına çok üzüldüklerini söyledi. Alpaydın, şöyle konuştu: “Bunların karşısında çocuklarımızın dik durduğu gibi biz dik duramıyoruz. PKK bizi dize getirdi. Ben öyle algılıyorum. Teröristler her şekilde başarıyor. Biz de bunları üzüntü ile izliyor, kahroluyoruz.”

Türkiye Harp Malûlü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği Genel Genel Başkan Taner Uran ise Habur’daki gibi şova dönüştürülmemesinin iyi bir şey olduğunu belirtti. Uran, “Peki PKK ’rehinelerini bıraktık, bizim cezaevinde yatan örgüt elemanlarımız var. Siz de onları serbest bırakın’derse ne olacak. Hükümetin görevi terörü bitirmektir. Bizler bunun için mücadele ediyoruz. Terörün silahlı kanadının bitirilmesi için mücadele ettik. Örgüte katılım engellenemedi. 5 bin silahlı terör örgütü elemanı var. Bunun bitmesi lazımdı çoktan ama örgütün kullanmış olduğu çocuklar 5-10 yıl sonra yine terörist olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

YENİÇAĞ, 14 Mart 2013



CIA'dan AKP'ye: Evet ama yetmez!

ABD’nin Lehigh Üniversitesi’nden CIA ajanı Henri Barkey, PKK ile barış anlaşmasına varılmasının Türkiye’nin bölgedeki rolünü güçlendireceği görüşünde. Barkey’e göre, böylece Türkiye, kendi sınırları içindeki Kürtlerle ilişkilerini onarırken; İran, Irak ve Suriye’deki Kürtlerle ilişkilerini derinleştirebilir. Barkey, PKK militanlarının çekilmesinin ardından AKP’den, tutukluların bırakılması ve af gibi adımlar atmasının bekleneceğini belirtti.

Cesur lider

Wall Street Journal’de Morton Abramowitz ile ortak makale yazan Barkey, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz’in isteği üzerine 1997’de AKP iktidarının bugünkü açılım söylemi ile bire bir örtüşen bir Kürt raporu hazırlamıştı. CIA Orta Doğu Şefi Graham Fuller’i de yanına alan Barkey, raporda PKK’ya af getirilmesini ve siyasete girmesinin gerektiğini belirtiyordu. Barkey imzalı raporda bir de ABD’nin PKK sorunu için o dönemde cesur bir lider arayışında olunduğu ifade ediliyordu. İşte rapordaki o cümleler: “Sivil politik liderler çok zayıflar ve Kürt sorununa girmeyi arzulamıyorlar. Türkiye’de bu sorunu askeri olmayan yöntemlerle çözme cesaretini gösterecek lider yoktur.”

YENİÇAĞ, 14 Mart 2013
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Oğuz Kağan » Prş Mar 21, 2013 12:33

"2 David"in planını AKP uyguluyor!..

Prof. Dr. Vamık David Volkan ile David L. Philips tarafından hazırlanıp iktidara sunulan üniter yapımızı sarsacak rapor bir bir hayata geçiriliyor.

“Ekopolitik Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Derneği” adına Prof. Dr. Vamık David Volkan tarafından hazırlanıp Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e sunulan raporla aynı önerileri kapsayan David L. Philips tarafından hazırlanan Amerikan Ulusal Dış Politik Komitesi’nin (NCAFP) 15 Ekim 2007 tarihli “PKK’nın silahsızlandırılması, terhis edilmesi ve topluma kazandırılması” başlıklı araştırma raporu birebir örtüşüyor. Prof. Dr. Vamık Volkan ve ekibinin iktidara “reçete” diye sunduğu ve Başbakan Tayyip Erdoğan ile teröristbaşı Öcalan’ın uyguladığı üniter yapıyı sarsacak 71 önerinin öne çıkan maddeleri şöyle:

• Türklük kavramı yerine Türkiyeli kavramı kullanılmalıdır. (Hayata geçirildi)
• Dünyanın en iyi, en kaliteli Kürtçe eğitim veren üniversitesi Siirt ve Mardin’e kurulmalıdır. (Eğitime başladı)
• Özerlik sistemi de artık tartışılır hâle getirilmelidir. (Gündemden düşmüyor)
• Ana dilde eğitim yapılması için demokratik sınırlar içinde düzenlemeler yapılmalıdır. (Hayata geçirildi)
• PKK’yı dağdan indirme çalışmalarında realiteye uygun çözümler geliştirmelidir. (Alternatif üretiliyor)
• Anayasanın özellikle ilk üç maddesi değişmelidir. (AKP teklif etti, üzerinde çalışılıyor)
• Barış sürecinin, çatışmasızlık sürecinin devam edebilmesi için hâlâ devam eden sınır ötesi operasyon ve bombalamalar durdurulmalıdır. (Durduruldu)
• Adalet Bakanlığı, örgüt propagandası ve toplantılara muhalefet konusunda 7-8 yıldır devam eden davalar hususunda hızlı adımlar atılması için çaba sarf etmelidir. (KCK’lılar teker teker sokağa salınıyor)
• Özellikle anayasamızda, kanunlarımızda ve diğer mevzuatta Türklüğü ön plana çıkaran, üst kimlik olarak vurgulayan hükümlerin ivedi olarak düzeltilmesi, çıkartılması ve daha kapsayıcı hâle getirilmesi gerekir. (Hayata geçirilmesi için çalışılıyor)
• Dağlara, taşlara yazılan “Ne mutlu Türk’üm!” yazısı ayrışmalara yol açtığı için silinmelidir. (Teker teker silindi)
• Andımız kaldırılmalıdır. (Üzerinde çalışılıyor)
• YAŞ kararı ile terfi ettirilemeyen askerlerin yanında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da suça karışmış asker ve polisler de görevden alınmalıdır. (Proje halinde)
• Hakikatleri araştırma komisyonu kurulmalıdır. (Kuruldu)
• Sonradan değiştirilen coğrafya isimleri iade edilmelidir. (Edildi, ediliyor)

20 yıldır gözü Türkiye’de

David L. Philips, 2001’de kurulan “Türk-Ermeni Uzlaştırma Komisyonu” kurucusudur. 20 yıldır Türkiye ile yakından ilgilenen Philips, 15 Ekim 2007’de “PKK’nın Silahsızlandırılması, Dağıtılması ve Yeniden Entegre Edilmesi” başlıklı kapsamlı bir rapor hazırladı. Philips“in çalışmasını Norveç hükümeti finanse etti. Philips tarafından hazırlanan Amerikan Ulusal Dış Politika Komitesi’nin, ”PKK’nın silahsızlandırılması, terhis edilmesi ve topluma kazandırılması“ konulu 2007 tarihli rapor, Volkan’ın raporuyla örtüşüyor. Rapor’da, ”PKK için af şart. Af, şehitlere ağlayan acılı aile haberleriyle medyanın köpürttügü çoğu Türk’e iğrenç gelebilir. Af olmaksızın, Türkiye PKK’yı idare edebilecektir ama asla çözemeyecektir. Bunun yerine ’topluma kazandırma’ daha çok hoşa giden bir üslup. 134 PKK üst düzey yöneticisi için Interpol’un haklarında düzenledigi kırmızı bültenler af ayrıcalığını vermeyeceğinden bulundukları ülkede sığınma hakkı başvurusunda bulunabilirler“ görüşleri yer aldı.

YENİÇAĞ, 21 Mart 2013



"Bu bir isyandır ben de lideriyim"

Öcalan, 3. heyete ismen istediği BDP lideri Selahattin Demirtaş’ın ağzından bu mesajı verdi ve devamını da getirdi: Ben üzerime düşeni yapıyorum. Hükümet, bu fırsatı kaçırmamalı. TBMM de yasal güvence vermeli .

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, İmralı’daki görüşmede Abdullah Öcalan’nın kendilerine, “Ben üzerime düşeni yapıyorum, hükümet bu fırsatı kaçırmamalı, Meclis de üzerine düşeni yapmalı. Bu bir isyandır, ben de isyanın lideriyim” dediğini aktardı. Demirtaş, Özgür Gündem Gazetesi’ne verdiği röportajında, Öcalan ile İmralı’da yaptıkları görüşmeye ilişkin önemli detaylar anlattı: “Mesajı daha çok hükümeteydi. Bütün bu görüşme boyunca AKP hükümetinin bu fırsatı kaçırmaması gerektiğinden bahsediyordu.”

Öcalan’ın isyanı bitirmeye kararlı olduğunu belirten Demirtaş, teröristbaşının kendisine şunları söylediğini bildirdi: “Sonuçta bu bir isyandır. Neredeyse 40 yıldır devam eden bir isyandır. Şimdi bu isyanı bitireceğiz. Ben bitirmekte kararlıyım. Fakat parlamento bu isyanın bitmesi için kararlar alabilecek mi? Örneğin geri çekilmeyle ilgili komisyonların kurulmasıyla ilgili çatışmasızlık ve silah bırakma aşamalarına dair parlamento güvence veren kararlar alabilecek mi? Ve bu çatışmasızlığı sürekli hale getirebilecek, kalıcı barışı sağlayabilecek adımlar atabilecek mi? Bütün bunları göreceğiz.

Koçgiri isyanı

Demirtaş, ”Bu dönemin 1921 Koçgiri İsyanı’nı hatırlattığını söyledi.“ dedi. Öcalan anlattıklarına göre, ”Tam olarak benzemese de o dönemde parlamento, Koçgiri İsyanı’nın bitmesi için isyan liderleriyle görüşüyor. İsyanın sona ermesi için parlamento bazı yasalar çıkartıyor.

Demirtaş daha sonra şunları söyledi: “Hükümet ve parlamento bu işe ciddi yaklaşırsa ben çok ciddiyim çok kararlıyım diyor. Artık kan akmamalı diyor. 1920’lere atıf yapıyor sürekli. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu ilk döneme Osmanlı bakiyesine atıf yapıyor. Osmanlı kültürler topluluğuna atıf yapıyor. Ulus devlet olmaması gerektiğini ısrarla belirtiyor. Ve bütün farklı kimlikler, farklı inançlar bir Ortadoğu konfederal sistemi içerisinde bir arada yaşayabilirler diyor. Ortadoğu’yu da kapsayan bir demokratik Ortadoğu konfederasyonuna dönüşebilir, diyor.”

Anayasa çalışmaları

Öcalan ile anayasa meselesini de konuştuklarını belirten Demirtaş, “Bir defa bu anayasa ve yasa meselesinin parlamento ayağının tümüyle BDP’nin işi olduğunu, BDP’nin bu konuda zaten uzman olduğunu, görevinin bu olduğunu belirtiyordu. Aynen şu cümleyi kullandı; (BDP bir arabulucu değil. Basında postacı falan diyorlar. Asla böyle bir pozisyonu yok. BDP, eğer birinci aşama geçilirse ikinci aşamanın tümden tarafıdır. O da hukuki süreç, anayasal ve yasal reformlar sürecidir) Bu çerçevede tartışmalarımız oldu” dedi.

Demirtaş:Direniş başarıya dönüştü

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’a, Öcalan’ın nevruzda vereceği mesajın merakla beklenildiği ve yapılan Nevruz kutlamaları ile bunların siyasi manası soruldu. Bunun üzerine Demirtaş, “Nevruz şahsında somutlaşan bu direniş bir başarıya dönüştü. Bu başarı da İmralı’da müzakerelerin başlamış olmasıdır. İnsanlar halay çekmek için değil biz Öcalan’ın arkasındayız, onunla görüşmek zorundasın demek için alanlara çıkıyordu. Şimdi bu yıl Öcalan ile görüşülüyor. Bu yıl, hem elde edilmiş bir kazanımın sevinci var hem de siyasal olarak sürecin arkasında durmanın politik bilinci var. Bu ikisi birleşince çok daha görkemli nevruzlar ortaya çıktı.

YENİÇAĞ, 21 Mart 2013
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Oğuz Kağan » Sal Mar 26, 2013 11:23

"Şerefsizlik" polemiğini Atalay bitirdi!

Başbakan’ın, AKP-PKK müzakerelerini kamuoyuna ilk kez duyuran Bahçeli’yle kavgasına, noktayı yardımcısı koydu:
Süreç, bizim planladığımız gibi verimli yürüyor. Sürecin sahibi, inisiyatifi başlatan ve yürüten hükümetimizdir...

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Başbakan Erdoğan’ın daha önce söylediği “Terör örgütüyle masaya oturmadık. (PKK’lılarla) masaya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar, bu alçakça iftirada bulunanlar bunun hesabını her yerde vereceklerdir.” sözünü katıldığı televizyon programında istemeden yalanladı.

Bizim inisiyatifimizde

Atalay, İmralı sürecinin her safhasının hükümetin inisiyatifinde yürütüldüğünü belirtirken, teröristlerle yapılan görüşmelerin kendi denetimlerinde yapıldığını kaydetti. Atalay, çözüm sürecinde militanların sınır dışına çıkışıyla ilgili “Şu anda TBMM’den bir karar veya yasa çıkarma yönünde henüz verilmiş bir kararımız yok, bu konuya gerekirse başvurulabilir” dedi. Atalay, Kanal 7’de katıldığı programda şunları söyledi: “Çözüm süreci bizim planladığımız gibi verimli şekilde yürüyor. Çözüm sürecinin sahibi, inisiyatifi, başlatan ve yürüten hükümetimizdir ve her safhası hükümetimizin kontrolü ve denetimi altındadır. Biz silahların bırakılmasını içermeyen, hedeflemeyen bir çalışma içinde olmayız ve o yol üzerindeyiz. Kesin zamanlar, tarihler vermek istemiyoruz. Yasa konusunda şu anda verilmiş bir kararımız yok. Bu konuya gerekirse başvurulabilir. Böyle bir yasanın maddeleştirilmesi de kendi başına büyük müşküller gösteriyor zaten. Sınır ötesi çıkışlarla ilgili her güvenceyi verebiliriz, her türlü tedbiri aldık, alacağız, en küçük bir sürpriz olmayacak. Süreç şeffaf yürüyor ve yürüyecek.”

Erdoğan ne demişti

Başbakan Erdoğan, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “teröristlerle görüşüyorlar” sözleri üzerine Kayseri mitinginde bunu çok ağır bir dille yalanlamıştı. Erdoğan, “Eğer bu iddianızı ispatlayamazsanız müfterisiniz, daha ileri bir ifade kullanmıyorum, çünkü terbiyem buna müsaade etmez. Dört kez, bunlarla (PKK’lılarla) masaya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar, bu alçakça iftirada bulunanlar bunun hesabını her yerde vereceklerdir.” demişti.

YENİÇAĞ, 25 Mart 2013



Londra'da PKK'lılara açık destek

İngiltere’nin başkenti Londra’daki Finsbury Parkı’nda düzenlenen sözde Nevruz kutlaması “Öcalan’a Özgürlük, Kürtlere Statü” sloganı, teröristbaşının posterleri, terör örgütü PKK’nın paçavraları ve örgütün Murat Karayılan’ın Kandil’den yaptığı konuşmayla kutlandı. Kutlamalara Avrupa ve İngiltere parlamentolarından da katılanlar oldu. Kutlama alanına, Paris’te öldürülen PKK’lı teröristlerden Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in pankartları da asıldı. “Kürdistan özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına” saygı duruşu ile başlayan kutlamada Britanya Halk Meclisi adına da konuşma yapıldı. Konuşmacı, “Kürt halk önderi aramıza gelmeden bir barışın gerçek bir barış olamayacağını, iyi bilinmesi gerekiyor” dedi.

Teröristlere arka çıktılar

Avrupa Parlamentosu Üyesi Jean Lambert de, adaletli ve eşit bir barış diyerek Kürtlerin nevruz bayramını kutladı. Milletvekili David Lammy ise Öcalan ile yapılan görüşmelere dikkat çekti ve “Türk devletinin harekete geçmesi gerektiğini” söyledi. Jermyn Corbyn ise şu anda yaşanılan sürecin önemine dikkat çekti. Corbyn, “Bu fırsatı kaçırmadan barış inşa edilmelidir. Adalet ve barış için buradayız. Bütün Kürtlerin nevruzunu kutluyorum” dedi. Tamil Eelam Kaplanları temsilcisi de, bebek katili Öcalan’ın yapmış olduğu açıklamanın önemine değindi. Kürt halkı için yeni bir mücadele başlatığını vurgulayan temsilci Öcalan’dan “Bu son değil, yeni bir başlangıçtır” sözlerini de alıntı yaptı. Kürt halkının mücadelesinin Tamil halkı için çok önemli olduğunu da vurgulayan temsilci, “Sizin elde edeceğiniz kazanım, Tamil halkına büyük bir etki ve güç katacaktır. Kürtlerin nevruzunu kutluyorum” dedi.

Westmister Barış ve Adalet Komisyonu Başkanı Joe Ryan ise Kürtlerin nevruzunu kutlarken, bir an önce barışın sağlanması gerektiğini vurguladı. Kutlamada ayrıca MLKP, Partizan İngiltere Temsilcisi de birer konuşma yaptı. Liberal demokrat Partisi lider imilletvekil Simon Hugh, Türkiye’de yaşanılan süreci takip ettiklerini belirterek, barış dileğinde bulundu.

Karayılan ekranda

Kutlamalara, milletvekilil Hywel Williams, Sinn Fein Milletvekili Conor Murphy, milletvekili Elfyn Liwyd, Lord Roy Kenndy, Savaşı durdurma Komisyonu üyesi Lindsey German, Sinn Fein Westminster Koordinatörü Jayne Fisher mesaj gönderdi. Nevruz kutlamasında örgütün Kandil’deki canisi Murat Karayılan’ın konuşması alana kurulan dev ekrandan izlendi.

YENİÇAĞ, 25 Mart 2013
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Oğuz Kağan » Cum Mar 29, 2013 12:01

Yeni proje: Denizlerle çevrili 'Free Kurdistan'

Karadeniz ve Akdeniz’e çıkış yolu kapatılınca Orta Doğu’da sıkışıp kalan ABD’nin “Free Kurdistan”ı Türkiye’yi yutarak denize açılmayı planlıyor. Kürtler kendilerine hayat verecek projenin bedelini petrol ve doğal gaz olarak ödeyecek.

4 devletin bağrına hançer

Büyük Orta Doğu Projesi’yle açığa çıkan “Büyük Kürdistan”ın inşaası, Türkiye’de, iktidarın terör örgütüyle başlattığı müzakereyle hız kazandı. Orta Doğu’nun ikinci İsrail’i olarak planlanan ve ABD tarafından “Free Kurdistan” (Özgür Kürdistan) olarak adlandırılan kukla ülkenin, Türkiye, Irak, Suriye ve İran’dan koparılan toprak parçalarıyla kurulması hedefleniyor.

Rusya’dan iki kritik hamle

ABD, Büyük Kürdistan’ı(!) dünyaya, Karadeniz’den ulaştıracaktı. Ancak TSK ve Rusya, NATO üzerinden gerçekleştirilmek istenen bu projeyi boşa çıkardı. Orta Doğu’da sıkışan kukla devlete bu kez Akdeniz kapısı açılmak istendi. İç karışıklık çıkardıkları Suriye bölünecek, yeni Kürt bölgesi Kuzey Irak’la birleşerek denize ulaşacaktı. Rusya, bu kapıyı da kapattı.

Müjdeyi İmralı canisi verdi

Büyük Kürdistan’ı denize ulaştıracak yeni projeyi açıklamak, ABD tarafından Abdullah Öcalan’a havale edildi. İmralı canisi, 21 Mart’ta Diyarbakır’da toplanan kalabalığa, Türkiye’yi yutmuş, üç tarafı denizlerle çevrili “Büyük Kürdistan”ı şöyle müjdeliyordu: Bugün artık yeni bir Türkiye’ye, yeni bir Orta Doğu’ya ve yeni bir geleceğe uyanıyoruz...

Resim

Büyük Orta Doğu Projesi’nde, Türkiye, İran, Irak ve Suriye’den koparılan parçalarla oluşturulması planlanan “Büyük Kürdistan”ın deniz ulaşımı Karadeniz üzerinden planlanmıştı.

Resim

“Büyük Kürdistan” için denize açılacak ikinci kapı, Suriye üzerinden olacaktı. Ancak Ruslar, Devlet Başkanı Esad’ı destekleyerek ABD’nin bu oyununu da boşa çıkardı...

Kürdistan’ın etrafı denizlerle çevriliyor

Adım adım inşa edilen Büyük Kürdistan’ın Türkiye bünyesinde bir federasyon oluşturulması ve böylece üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olması sağlanacak.

ABD’nin hazırladığı ve önce Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) daha sonra ise Genişletilmiş Orta Doğu ve Kuzey Afrika Projesi adı verilen planın haritasında yer alan “Büyük Kürdistan” adım adım hayata geçiriliyor. Orta Doğu’nun ikinci İsrail’i olarak planlanan “Free Kurdistan” haritada Türkiye, Irak, Suriye ve İran topraklarında kurulmuş birleşik bir ülke olarak görülüyor. Kuzey’de Artvin ilinin Hopa ilçesinin bulundugu yerden de denizle ilişkilendiriliyor.

İsrail’in önde gelen gazetelerinden biri olan Haaretz, Orta Doğu’da son yaşanan gelişmelerle bölgenin stratejik haritasının yeniden çizilebileceğini ve bunun merkezinde “denize ulaşan” Kürdistan’ın bulunduğunu yazdı. Tel Aviv Üniversitesinde Kürt Programının başkanı Prof. Ofra Bengio bu gelişmelerin Kürtlerin Akdeniz’e kadar açılmasıyla sonuçlanabileceğini öne sürdü. Ancak, Suriye’nin Akdeniz’e sahili bulunan yerleşim yerlerinde Kürt nüfusu yok. Bu planlara bir cevap da Rusya’dan geldi. Rusya, Akdeniz’de en az 10 savaş gemisini kalıcı olarak bulunduracağını açıkladı. Böylece Kürdistan’ın Akdeniz’le buluşma planı “Üç tarafı denizlerle çevrili büyük ülke: Kürdistan”a dönüştü. Bunu açıklama görevi de İmralı canisi Öcalan’a verildi. Öcalan, 21 Mart’taki açıklamasında “Bugün artık yeni bir Türkiye’ye, yeni bir Orta Doğu’ya ve yeni bir geleceğe uyanıyoruz” dedi.

Sular ülkesi

Öcalan, “Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed’in mesajlarındaki hakikatler, bugün yeni müjdelerle hayata geçiyor, insanoğlu kaybettiklerini geri kazanmaya çalışıyor” dedi ve şu çağrıyı yaptı: “Misak-i Milli’ye aykırı olarak parçalanmış ve bugün Suriye ve Irak Arap Cumhuriyeti’nde ağır sorunlar ve çatışmalar içinde yaşamaya mahkum edilen Kürtleri, Türkmenleri, Asurileri ve Arapları birleşik bir ’Milli Dayanışma ve Barış Konferansı’temelinde kendi gerçeklerini tartışmaya, bilinçlenmeye ve kararlaşmaya çağırıyorum.” Öcalan, “Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz. Ayrıştırmak isteyenlere karşı birleşeceğiz” dedi.

Enerji koridoru

Uzmanlar, bu açıklamaları “Büyük Kürdistan”ın Türkiye Cumhuriyeti bünyesinde kurulması anlamına geldiği şeklinde değerlendirdi. Karadeniz ve Akdeniz’de liman bulma şansı kalmayan Kürdistan’ın Türkiye üzerinden denizlere ulaşmasının hedeflendiğini söylediler. Uzmanlara göre, “Büyük Kürdistan’ın Türkiye bünyesinde bir federasyon olarak kurularak üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olması sağlanacak Topraklarından çıkartılacak petrol ve doğal gaz dünyaya Türkiye üzerinden pazarlanacak ve Türkiye de bundan pay alacak. Bu amaçla da teröristbaşı Abdullah Öcalan’a, Misak-ı Milli sınırlarında yaşayanlara çağrı yaptırıldı.”

YENİÇAĞ, 29 Mart 2013
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Oğuz Kağan » Cmt Mar 30, 2013 20:16

NATO’nun stratejik koridoru Kürdistan

Kafkasya ve Hazar üzerinden Hindistan’a uzanılacak. Türkiye, Balkan devletleri gibi parçalanırken, Kürdistan’la Rus güney akım boru hattına darbe indirilecek.

Enerjiye el koyma savaşı

UluslararasI enerji yatırımlarında savunma danışmanlığı yapan, Pakistanlı emekli Binbaşı Agha H. Amin, NSNBC İnternational’den Christof Lehmann ile yaptığı söyleşide, ABD’nin NATO üzeriden yürüttüğü planı açıkladı. Amin, “Bölgedeki petrol ve doğal gaz kaynakları kontrol altına alınmak isteniyor” dedi.

Hatlar kesilmek isteniyor

İran’ın, Türkiye ve Suriye ile bağlantısının koparılmasının amaçlandığını vurgulayan Amin, bunun başarılması halinde Doğu Akdeniz üstünden Avrupa’ya petrol ve doğal gaz satılmasının önünün kesileceğini kaydetti. Pakistanlı uzman, Türkiye’nin parçalanarak küçük eyaletlere bölünmesinin de öngörüldüğünü kaydetti.

10 milyar dolarlık proje

Amİn, şunları söyledi: İran’dan gelip Irak ve Suriye’den geçerek Doğu Akdeniz’e ulaşan 10 milyar dolarlık PARS gaz boru hattı projesi iştah kabartıyor. Türkiye’den Hindistan’a açılacak NATO koridorunun bir bölümünde kurulacak Kürdistan, Rus güney akım gaz boru hattının güvenlik dinamiğinde önemli değişikliğe yol açacak.

Büyük oyunu açıkladı

Agha H. Amin, ABD ve İngiltere’nin amacının, kıta Avrupası ve Rusya’nın ulusal ekonomisi ile enerji sektörünün entegrasyonunu sabote etmek olduğunu ileri sürdü ve “Atılan adımlar bu amaçladır” dedi. Amin, NATO’nun stratejik nosyonunun, İsrail’in kuzey sınırlarını Hizbullah, güney sınırlarını ise Hamas’a karşı güvenliğe almak; Rusya’nın Doğu Akdeniz’de, Suriye’nın Tartus limanındaki deniz üssünü ortadan kaldırmak olduğunu kaydetti.

Resim

Haritayı hazırlayan Pakistanlı emekli Binbaşı Agha H. Amin, Forman Christian College ve Pakistan Askeri Akademisi mezunu. Düşünce kuruluşu ORBAT ve Alexandrian Defence Group’un üyesi olan Amin, halen güvenlik yönetim danışmanı olarak çalışıyor.

Kürdistan üzerinden “derin” hesaplaşma!

ABD güdümündeki NATO, Türkiye, Suriye, Irak ve İran’dan koparılacak topraklarda kurulacak kukla Kürdistan’la Kafkaslara açılmayı planlıyor

Karadeniz üzerinden Kafkasya ve Hazar Denizi bölgesine ulaşamayan ABD güdümündeki NATO, rotayı karaya çevirdi. ABD; Türkiye, Suriye, Irak ve İran’dan koparılacak topraklarda kurulacak kukla Kürdistan ile Rusya’nın yumuşak karnı Kafkaslara doğrudan erişimi sağlayacak, böylece bölgedeki petrol ve doğal gaz kaynaklarını kontrol altına alacak. Projeyle, İran’ın, Türkiye ve Suriye’ye ulaşması, Doğu Akdeniz üstünden Avrupa’ya petrol ve doğal gaz satmasının önü kesilecek.

Suriye’den sonra Türkiye

Uluslararası enerji yatırımlarında savunma danışmanlığı yapan, “Pakistan Ordusu Tarihi”, “Afganistan’da Taliban Savaşı” gibi çok kitap yazan Pakistanlı emekli Binbaşı Agha H. Amin, NSNBC internaional’den Christof Lehmann ile yaptığı söyleşide ABD ve NATO’nun, Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika planları konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. BOP için Kürdistan’ın ne anlama geldiğinin analizini yapan Amin, “NATO’nun kurtları Suriye’yi yedikten sonra sıra Türkiye’ye gelecek” dedi.

Amin, ABD silahlı kuvvetleri için araştırma yapan RAND Corporation tarafından geliştirilen Büyük Orta Doğu Projesi planının, Türkiye’nin “balkanizasyonuyla” küçük eyaletlere bölünmesini öngördüğünü de belirterek, “Türkiye’den Hindistan’a NATO koridoru açılması planlandı. Koridorun bir bölümünde kurulacak Kürdistan, Rus güney akım gaz boru hattının güvenlik dinamiğinde önemli değişikliğe yol açacak. Suriye’deki iç savaşın sebeplerinden biri de bu” dedi.

Rusya’yı sabote etmek

Amin, İran’dan gelip Irak ve Suriye’den geçerek Doğu Akdeniz’e ulaşan 10 milyar dolarlık PARS gaz boru hattı projesinin iştah kabarttığını vurgularken, “İran’ın siyasi gücü ele geçirmesinde en önemli faktör, Rusya ile birlikte, Avrupa Birliği’nde önümüzdeki 100, 120 yıl içinde tüketilecek doğal gazın yüzde 40’ını sağlaması yatıyor. ABD ve İngiltere’nin amacı, kıta Avrupası ve Rusya’nın ulusal ekonomisi ile enerji sektörünün entegrasyonunu sabote etmek. Atılan adımlar bu amaçladır” diye konuştu. Agha H. Amin, NATO’nun stratejik nosyonunun, İsrail’in kuzey sınırlarını Hizbullah, güney sınırlarını ise Hamas’a karşı güvenliğe almak; Rusya’nın Doğu Akdeniz’de, Suriye’nın Tartus limanındaki deniz üssünü ortadan kaldırmak olduğunu kaydetti.

İran Pars boru hattı unutuldu

Türkiye ile İran arasında doğal gaz alanında işbirliğini geliştirmeyi ve mevcut projeleri hayata geçirmeyi öngören mutabakat zaptı, Tahran’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler ile İran Petrol Bakanı Gulam Hüseyin Nozeri tarafından 2008’de imzalanmış, anlaşmadan kısa bir süre sonra Güler görevinden alınmıştı. Proje, bakanlığın internet sitesi yayınlarında bile anılmamıştı. Wikileaks belgelerinde, ABD’nin, İtalya’nın enerji şirketi Eni’nin İran’ın Güney Pars doğalgaz sahasından Türkiye’ye boru hattı inşası için fizibilite çalışması yapmasına karşı çıktığı ortaya çıkmıştı.

Agha H. Amin kimdir?

Pakistanlı emekli Binbaşı Agha H. Amin, Forman Christian College ve Pakistan Askeri Akademisi mezunu. Düşünce kuruluşu ORBAT ve Alexandrian Defense Group’un üyesi olan Amin, halen güvenlik yönetim danışmanı olarak çalışıyor. Ulusal, bölgesel, enerji güvenlik ve jeo-politik konularda uzman olan Amin, Orta Asya, Afganistan ve Pakistan’daki petrol, gaz ve enerji projelerinde danışmanlık yapıyor.

Kandil canisinden yeni şartlar!

PKK’nın Kandil canisi Murat Karayılan, sınırdışına çekilme için yeni şartlar ileri sürdü. Karayılan, “Birincisi, vatandaşlık tanımının yeniden yapılması. Kapsayıcı olması, değişik kimlik ve kültürleri etnik değil de herkesin içinde kendisini göreceği bir tanımlamaya ihtiyaç var. İkincisi kimliklerin kabulü. Kimliklerin kendisini ifade edeceği koşulların sağlanması. Üçüncüsü, Türkiye ulusunun doğru tanımlanması. Kimlerden oluşuyor bir açılımın yapılması. KCK’lılar tutuklu kaldığı müddetçe çözümden bahsetmek mümkün değil” dedi.

NATO kurtları Suriye’yi yedi, sırada Türkiye var

NATO’nun, İran tarafından Hürmüz boğazının kapatılması ve petrol sevkıyatının durmasıyla meydana gelecek enerji krizini engellemek için Batı’nın stratejik koridor oluşturmak istediğini söyleyen Pakistanlı emekli Binbaşı Agha H. Amin, “Stratejik planın hayata geçirilmesi için atılacak ilk adım, ayrı bir Kürt bölgesi yaratılarak Türkiye’nin bölünmesidir. NATO, bu Kürt bölgesi sayesinde Kafkasya’ya doğrudan erişim sağlayabilecek. Bu durum, Kafkas petrollerini kontrol etmek ve Rusya’ya karşı düşük yoğunluklu çatışmalar için Çeçenlere destek olmayı sağlar. Bağımsız bir Kürt devletinin kurulması için denize çıkış şart. Bu da, Türkiye’nin güney kıyılarından ya da Suriye’nin kuzey sahillerinden sağlanabilir” dedi. Amin, analizinde şu görüşlere yer verdi:

Türkiye garip kurt

“Suriye’de bir askerin ya da bir İslamcı militanın ölmesi, ABD ve NATO’nun çıkarınadır. İslam dünyasında savaşları oturtmanın en önemli stratejik nosyonu, ABD ve Avrupa’nın, Batı medeniyetinin düşmanlarının birbirini yok etmesiyle daha güvenli hale gelmesidir. NATO, kurtlar sofrasıdır. Türkiye ise NATO’nun garip kurdudur. NATO’nun kurtları Suriye’yi yedikten sonra sıra Türkiye’ye gelecek. Türkiye ve özellikle palyaço İslamcı AKP’ye, Suudi Arabistan’dan yüklü miktarda para aktarılıyor. AKP, Türkiye’nin laikliğini sömürürken, diğer taraftan NATO’nun en gözde menkul malı rolünü oynuyor. Hitler, Avrupa’nın kuzuları Çekoslovakya ve Avusturya’yı yerken dünya gözyumdu. Olayın sınırlarına 1939’da gelindi. Bu durum NATO ile kıyaslanabilir. ABD liderliğindeki NATO, 1991’den beri kuzuları yiyor. Önce Sırbistan, ardından Kosova, Afganistan, Irak ve Libya yıkıldı. Suriye’nin dönüm noktası olmasını umuyorum.”

Savaş tehlikesi

Amin, “Krizi çözmek için hangi diplomatik, politik ve ekonomik insiyatifi düşünürsünüz” sorusuna, “Liderler sayesinde büyük bir dünya savaşı ve stratejik anarşiye doğru gidiyoruz. Çünkü politika uygulaması ve tarihin akışını düzenlemesi gereken pilotlar pilot üniformalı, ama yetenekleri yok. Bunlar arasında Obama, Yusuf Rıza Gilani ve Suudi Kralı da var. Bu bizi Saraybosna durumuna götürür. Yani liderlerin olayları kontrol etmesi yerine, olayların liderleri idare etmesi durumu” yanıtını verdi.

YENİÇAĞ, 30 Mart 2013
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Oğuz Kağan » Prş Nis 11, 2013 7:57

Ankara'nın haline gülüyorlar!

Terör tehdidiyle diz çöktürdükleri iktidara bütün isteklerini kabul ettiren “Kandil çetesi” AKP’nin komisyon önergesiyle mest oldu.

Şimdi muhatapları Meclis

PKK ile pazarlık masasına oturulmasının bedelini Türkiye ödüyor. “Hakikat Komisyonu kurulacak, çekilme Meclis kararıyla olacak” dayatmasına, “Bu işin muhatabı Meclis değil hükümettir” diyerek cevap veren iktidar, geri adım attı. Terör örgütünün talep ettiği önerge, AKP’li vekillerin oylarıyla Meclis’e taşındı.

Önergede Apo’nun parafı var

MHP’li Mehmet Şandır “Şimdi terörün kucağına oturdunuz. Kaldırdığınız parmaklarla PKK’nın taleplerine evet diyorsunuz” diyerek iktidara yüklendi. MHP’li Oktay Vural da Beşir Atalay’ı hedef alarak şunları söyledi: Yıkımdan sorumlu bir bakan. Talep İmralı’dandır ve bu önergenin altında İmralı canisinin parafı vardır...

BDP: Kürtler boyun eğmedi

Ankara’daki gelişmeleri Kandil’den takip eden bölücü çete, süreçle ilgili pazarlıkların takibi için Meclis’te komisyon kurulmasından ziyadesiyle memnun oldu. Örgüte yakın internet sitesi BDP’li İdris Baluken’in konuşmasına yer verdi ve “Kürtler inkar, ret, asimilasyon politikalarına boyun eğmedi” sözlerine vurgu yaptı.

Resim

Çözülme süreci tamamlanırsa PKK’lılar bu pozu TBMM bahçesinde verecek...

İmralı canisi Abdullah Öcalan’ın mektubunu Kandil’e ulaştıran BDP heyeti, dağdaki uzantılarıyla barış görüşmesi yapıp, anı fotoğrafı çektirirken, zafer kazanmanın mutluluğunu yaşıyorlardı. Bu sırada BDP’li Hasip Kaplan ile AKP’li İçişleri Bakanı Muammer Güler ise Meclis’te baş başa vermiş müzakere yapıyordu.

Öcalan ve Kandil’in isteği yerine getirildi

Terör örgütünün sözde silah bırakmak için sıraladığı talepleri arasında yer alan akil adamların devreye sokulmasının ardından Meclis çatısı altında araştırma komisyonu kuruldu

CHP ve MHP’nin tüm tepkisine rağmen AKP ve BDP, bebek katili Abdullah Öcalan’ın ile terör örgütünün Kandil’deki elebaşılarından Murat Karayılan’ın Meclis çatısı altında araştırma komisyonu kurulması isteğini yerine getirdi. Bir süre önce teröristbaşı Öcalan, bu talebini kamuoyuna duyurmuş, ancak iktidar muhatabın Meclis değil, hükümet olduğunu dile getirmişti. Ancak daha sonra Murat Karayılan’ın çekilmek için Meclis’in devreye girmesi gerektiğini belirtmesinin ardından Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, parlamentonun bu konuda adım atabileceğini söyledi. Bu gelişmelerin sonucunda da önceki gün konuyla ilgili Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.

Teröristbaşı talep etti

İmralı’daki ikinci görüşmenin tutanaklarında, Öcalan’ın, Kandil’in endişelerini gidermeye yönelik yanıtında, “Çekilmeden çekilmeye fark var. Tek taraflı çekilme olmayacak. Çekilme, parlamento kararıyla olacak. Başbakan’ın dediği, ‘çekilsinler onlara karışmayız’ demekle olmaz. TBMM onaylayacak, çekilme komisyonla olacak... Komisyonlar kurulacak. Hakikat komisyonu da kurulacak. Akil adamlar denetiminde olacak. Çekilme o zaman olacak” şeklindeki sözleri kamuoyuna yansımıştı. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da İmralı’daki görüşmede Abdullah Öcalan’ın kendilerine, “Ben üzerime düşeni yapıyorum, hükümet bu fırsatı kaçırmamalı, Meclis de üzerine düşeni yapmalı. Bu bir isyandır, ben de isyanın lideriyim” dediğini aktardı.

“Muhatap hükümettir”

Bu gelişmeler yaşanırken, Başbakan Erdoğan, Meclis’in gündeminde bu tür bir konu olmadığını, ancak yine Öcalan’ın talebi olan “akil adamlar komisyonu” üzerinde çalıştıklarını söyledi. Erdoğan, konuyla ilgili Danimarka gezisi sırasında, “Şu anda Meclis’in yapacağı bir şey yok. Türkiye’de Hükümet var. Muhatap hükümettir. Hükümet ne yapması gerekiyorsa onu yapacak” ifadelerini kullandı. Konuya dahil olan TBMM Başkanı Cemil Çiçek de aynı günlerde, “Muhatap hükümettir. Meclis muhatap değil” açıklaması yaptı.

Karayılan: Meclis şart

Bu gelişmeler yaşanırken, terör örgütünün Kandil’deki liderlerinden Murat Karayılan, ANF’ye yaptığı açıklamada, “Eğer Türk devleti, hükümet ve parlamento sorumluluğunu yerine getirir ve geri çekilmeye ilişkin gerekli kararları alırsa, gerekli komisyon ve kurumları oluşturursa, geri çekilmenin zeminini eğer oluşturursa biz çekilmeyi yerine getireceğiz” dedi. Karayılan’ın bu sözlerini takiben Başbakan Yardımcısı Atalay, PKK’nın sınır dışına çekilmesi için gerekirse Meclis’e başvurulabileceğini söyledi. Bunun ardından dün Meclis’ten araştırma komisyonu kurulması kararı geçti.

Resim

Kandil’den fotoğraf servisi

BDP heyeti Kandil’e giderek Abdullah Öcalan’ın yazdığı mektubu PKK’lı yöneticilere verdi. BDP’li vekillerle PKK’lılar arasındaki görüşmenin görüntüleri ise terör örgütüne yakınlığıyla bilinen Fırat Haber Ajansı’nın internet sitesinde yayınlandı. Bu fotoğraflarda BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ile PKK yöneticileri Murat Karayılan, Cemil Bayık, Duran Kalkan, Rohani Serhat, Sabri Ok, Sülbüs Peri, Nurettin Sofi, Delal Amed, Bahoz Erdal ve Rengin Botan yer aldı. PKK’lı yöneticiler tarafından BDP’lilere Öcalan’a iletilmek üzere bir mektup verildi. PKK’nın tüm tepe yöneticileri aynı karede ilk kez görüntülenirken, ilk kez milletvekilleri de böyle bir karede yer almış oldu. Bir başka karede de Cemil Bayık ile Murat Karayılan’ın masanın yan tarafında duran Demirtaş ile Önder’e bir şeyler anlattığı görülüyor.

AKP ve BDP’nin ortaklığıyla komisyon

Sözde çözüm süreci için dün Meclis’te komisyon kurulması için verilen önerge AKP ile CHP, MHP arasında gerilime neden oldu. AKP’nin, CHP önergesine 21 imza vererek sürece ana muhalefeti dahil etmek istemesi kavga çıkardı. Önceki gün AKP’li 21 milletvekilli, CHP’li Sezgin Tanrıkulu ve arkadaşlarının 1 Mart 2013’te verdiği araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin önergeye imza verdiler. Daha sonra iki önerge birleştirilerek AKP Grubu’nun önerisi olarak Genel Kurula sunuldu. AKP’nin bu tavrı CHP’nin büyük tepkisine neden oldu. Önergede imzası olan CHP’li vekiller imzalarını tek tek çekti. Oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, önergelerin birleştirildiğini ve birlikte işleme konulacağını açıklayınca Genel Kurul’da tansiyon yükseldi. CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, “Arkadaşlarımız imzasını geri çekti. Grubumuzun haklarını savunmazsanız, biz kendi grubumuzun hakkını savunacağız. Zorbalığa hukukla karşılık verilmez” dedi. AKP’li Metin Külünk ve İsmet Uçma, ‘hodri meydan’ sözleriyle gerilimi yükseltti.

Bu işler hileyle olmaz

İnce, kendi önergelerinin AKP önergesiyle birleştirilmesine karşı mücadele vereceklerini belirterek, “Biz size kendimize alet ettirmeyiz. Bunu görüştürtmeyeceğiz. AKP ile beraber olmak istemiyoruz. Bu ne yüzsüzlüktür. CHP’nin adını çıkarın oradan. Bu işler hile ile olmaz. Meclis’i kullandınız, CHP’yi size kullandırtmayacağız” dedi. Meclis Başkanvekili Yakut, AKP’li Doğan Kubat’ı kürsüye davet edince CHP ve MHP’li milletvekilleri Başkanlık Divanı’na yürüdü. AKP’liler de aynı anda kürsüye geldi. İtişmeler yaşanınca Yakut, oturumu kapattı. Aradan sonra kürsüye gelen Yakut, araştırma komisyon kurulmasına ilişkin önergedeki CHP’li üyelerin imzasının düştüğünü ve AKP’li Ramazan Can ve arkadaşlarının önergesinin işleme konulduğunu bildirdi.

Şerefsizliktir

MHP’li Mehmet Şandır, AKP’nin yaptığının ‘resmen hile’ olduğunu savunurken, MHP’li Ali Uzunırmak, “Bebek katilinin talimatı doğrultusunda komisyon kuruyoruz diyemiyorsunuz. Bu en büyük şerefsizliktir. Biz böyle şerefsizlerden değiliz” diye iktidar sıralarına seslendi. Bu arada, AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal, kendi önergelerini anlatırken “Bu önerge Anayasa ve iç tüzüğe aykırıdır” demesi dikkat çekti. Daha sonra sürç-i lisan ettiğini belirten Ünal, “Anayasa’ya uygundur” diyerek düzeltti. Tartışmaların ardından TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, CHP’nin önergesinden 24 milletvekilinin imzasını çektiğini, önergenin AKP’li 20 milletvekilinin imzasıyla işlem göreceğini söyledi.

PKK’yla baş başa bırakıyoruz

MHP’li Şandır “Şimdi terörün kucağına oturdunuz. Kaldırdığınız parmaklarla PKK’nın taleplerine evet diyorsunuz” derken, MHP’li Oktay Vural da Beşir Atalay için “Yıkımdan sorumlu bir bakan. Sadece bakmış, ne biliyor, ne görüyor. Talep İmralı’dandır, bu önergenin altında İmralı canisinin parafı vardır” diye konuştu. Vural’ın “Sizi PKK ile baş başa bırakıyoruz” sözüyle birlikte MHP’liler Meclis’i terk etti. CHP’mi İnce’nin “Biz sizlerin günahına ortak olmayacağız, sizleri baş başa bırakıyoruz” sözleriyle de CHP’liler Genel Kurul’dan ayrıldı. Teröristbaşı Öcalan ve Karayılan’ın talebi olan tasarı AKP ve BDP’lilerin oyuyla geçti.

YENİÇAĞ, 11 Nisan 2013



Tantan: CHP-MHP birlikte hareket etsin

Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, İktidar partisinin PKK’yı neden koruduğunu araştırmak için komisyon kurulması konusunda muhalefetin birlikte çalışması gerektiğini söyledi.

Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, AKP’nin terör örgüt PKK ile neden mücadele etmediğini araştırmak için TBMM’de komisyon kurulması önerisi yaptı. CHP ve MHP’ye çağrı yapan Tantan, “PKK terör örgütü ile neden mücadele edilemiyor? AKP neden PKK’yı koruyor? Bunun yanında geçmişten bugüne kadar kimler korudu, neden korudu, kimler örgüt üzerinden zenginleşti, bu zenginlik devam ediyor mu, bu paralar nerede CHP ve MHP bu konuda bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması için birlikte hareket etmeli” dedi.

YENİÇAĞ’ın sorularını yanıtlayan Sadettin Tantan, TBMM’nin asıl araştırması gereken konunun terör örgütü PKK ile mücadelede yapılan hatalar ve ihmaller olduğunu söyledi. “AKP döneminde PKK ile bugüne kadar neden mücadele edilemedi?” sorusunu soran Tantan şöyle konuştu: “Kim buna mani oldu, bu konuda devlet yetkilileri tarafından verilen bilgiler sumen altına mı itildi, neden eyleme sokulmadı? Bunların araştırılması gerek. Bu örgütün içte ve dışta kullanıcılarının, zenginleşenlerin ortaya çıkması gerekiyor. TBMM’deki Süreci Araştırma Komisyonu ise milleti uyutmaktan başka bir şey değil. CHP ve MHP bu konuda Araştırma Komisyonu kurulması için birlikte hareket etmeli. Milleti uyutmamalılar. PKK terör örgütüyle neden mücadele edilemiyor, bunun araştırılması gerekiyor? Oyunlar böylece bozulacaktır.”

Koltukta oturamaz

ABD Dışişleri Bakanı Kerry’in Türkiye’de Türk kimliğine hakaret etme cüretini gösterdiğini vurgulayan Tantan, buna bir tepki gelmemesinin düşündürücü olduğunu söyledi. Tantan, “Alenen Türk kimliğine hakaret ediyor herkes de bunu kabullenmiş” diye konuştu. Tantan, AKP’nin iktidara gelmesiyle birlikte ABD’nin her istediğini fazlasıyla yerine getirdiğini ifade etti. Tantan, sözlerini şöyle sürdürdü. “Orta Doğu coğrafyasında Türk kimliği üzerinde Türkiye’nin ve Orta Doğu coğrafyasının rejimlerinin ve sınırlarını değiştirilmesi projesi, tutsak alınmış siyasi iktidar eliyle uygulatılıyor. AKP, ABD’lilerin verdiği emirleri yerine getirmek mecburiyetinde... Yoksa koltukta oturamaz. 4. Yargı Paketi hazırlanırken Adalet Bakanı (suç işliyorum) diye ağlıyorsa bunun hazırlanmasında ABD’lilerin etkisi var mı, yok mu? Ceza yasaları 20 yılda hazırlanmış Avrupa’dan 3 hukukçu getirip onlara soruyorsunuz, bu yasaları çıkartalım mı diye”

YENİÇAĞ, 11 Nisan 2013
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Oğuz Kağan » Pzr Nis 14, 2013 23:27

Açılımın asıl sahibi Küresel Kriz Grubu!

AKP’nin yürüttüğü “PKK açılımı”nın altından International Crisis Group (Uluslararası Kriz Grubu) çıktı. Yönetiminde birbirinden ilginç isimlerin yer aldığı grup, süreci aylık raporlarla yönlendiriyor.

Haber: Salim Yavaşoğlu

Tanıdık isimler yönetimde!

AKP’nin yıllardır sürdürdüğü PKK açılımı politikalarının International Crisis Group (ICG) raporlarına dayandığı belgelendi. Yönetim Kurulu’nda Kofi Annan, George Soros, Morton Abramowitz gibi isimlerin olduğu ICG’de Onursal Başkanlığı eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari, Mütevelli Heyeti Başkanlığını ise eski ABD Dışişleri Müsteşarı Thomas R. Pickering üstlenmiş...

Raporlar harfiyen uygulandı

ARALARINDA Türkiye’nin de bulunduğu 70 ayrı bölge için her ay “Kriz Bülteni” hazırlayan ICG, tarafların nasıl davranması, neler yapması gerektiğini rapor ediyor. ICG’nin raporları açılımın nasıl yürütüldüğünü de gözler önüne seriyor. Grupla aynı çatı altındaki Carnegie Vakfı da uzman olarak, “Türk ordusunu çok sıkı bir kafese kapattık” sözüyle ünlü CIA ajanı Henri Barkey’i istihdam ediyor!

“Lütfen azıcık haysiyet!”

ICG’nin raporlarıyla İmralı, Kandil ve BDP taleplerinin birebir örtüştüğüne dikkat çeken MHP Grup Başkan Vekili Mehmet Şandır, iktidara şu sözlerle tepki gösterdi: Uluslararası Kriz Grubu’nun raporla belirttiklerini siz buraya kanun teklifi ve tasarısı olarak getiriyorsunuz. Türk milletini ortak payda kabul etmeyen bir yapı oluşturdunuz. Millete karşı sorumlusunuz. Lütfen azıcık haysiyet!

Açılımı, Uluslararası Kriz Grubu yönetiyor

MHP’li Şandır, Küresel Kriz Grubu’nun hazırladığı raporlardaki önerilerin, İmralı canisi, PKK’nın Kandil’deki elebaşıları ve BDP’nin talepleri ile bire bir örtüştüğünü söyledi

MHP Grup Başkan Vekili Mehmet Şandır, AKP iktidarının sürdürdüğü PKK açılımını, Uluslararası Kriz Grubu’nun yönettiğini belirtti. Şandır’a göre; Uluslararası Kriz Grubu’nun hazırladığı raporlardaki öneriler, İmralı’daki bölücübaşı Abdullah Öcalan, Kandil’deki PKK elebaşıları ve BDP’nin talepleri ile örtüşüyor. Bu öneriler doğrultusunda da TBMM’de yasal düzenlemeler yapılıyor. Şandır’ın iddiaları 9 Nisan 2013 günlü TBMM Tutanağı’nda şöyle yer aldı: "Bir sorgulama yapın Allah rızası için. Niye? Bakın, ben size okuyayım. 30 Kasım 2012, Uluslararası Kriz Grubu, içinde herkes var, yurt dışı, istediklerini söyleyeyim size. Verdikleri Kürt sorununun çözümü konusundaki rapor. O raporda belirttiklerini siz buraya kanun teklifi ve tasarısı olarak getiriyorsunuz. Bakın, 30 Kasım 2012 tarihinde, içinde Amerika eski Başkanı Jimmy Carter, Nelson Mandela, Desmond Tutu, Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Kofi Annan’ın da bulunduğu, hatta Soros’un da yer aldığı bir heyetin, Kürt sorununun çözümü için önerdiklerini buraya kanun olarak getiriyorsunuz. Lütfen azıcık haysiyet."

Kafanızı kuma sokmayın

Şandır, şöyle devam etti: "Millete karşı sorumlusunuz ve bilmek mecburiyetindesiniz. Bir devlet kuruluyor, kafanızı kuma sokmayınız. Devlet kurmak için üç aşamaya ihtiyaç var; Önce millet olacak, sonra ülke olacak, sonra egemenlik olacak. Başbakan 12 Ağustos 2005 tarihinde ‘Kürt kimliğini tanıyorum’ diyerek Türk milletinin temsilcisi bir siyasi şahsiyet olarak bu milletin içerisinden bir ayrı millet yarattı zaten. 2005 yılından bu yana biz Türk milleti ortak paydasını kaybettik. Kendini Türk olarak ifade etmeyen, kendisini Türk milletinin mensubu olarak görmeyen, Türk milletini bir ortak payda, ortak kimlik olarak kabul etmeyen bir yapı oluşturdunuz. Bakın, bu kürsüde bir sayın milletvekili ‘Kürdistan’ dedi diye herkes ayağa kalkmıştı. Şimdi, Kürdistan denilmesine hiçbirinizin itirazı yok. Türkiyemizin bir parçasını bir başka millete vatan yaptınız. Şimdi, egemenlik tartışıyorsunuz. Değerli arkadaşlar, bu yaptıklarınızın tamamı, egemenlik tahsisidir. Egemenlik, bir millî mücadeleyle kazanılır, bedeli kanla ödenir."

Dışarıdan yönlendirme

Staratejist, Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen de, Uluslararası Kriz Grubu raporları okunduğunda bugün bunların Türkiye’de harfiyen uygulandığının görüleceğini belirtti. Eslen, şöyle dedi: "Bugün yaşadığımız sözde adı ‘Barış süreci’ olan İmralı süreci, Türkiye’yi önce federasyona sonra bölünmeye götürecek bir süreç. Bu süreçte uygulamaların Uluslararası Kriz Grubu’nun yaptığı önerilerin çok benzeri olduğunu görmemiz mümkün. David Philips’in raporunda da hemen hemen aynı şeyler söyleniyor. Akil adamları öneriyor. Akil adamlar demiyor ama ‘Bir temas grubu kurulsun’ diyor. Açıkça dışarıdan yönlendirme yapıyorlar.”

70 ayrı bölgede faaliyet gösteriyor

Finlandiya Eski Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari’nin Onursal, eski ABD Dışişleri Müsteşarı Thomas R. Pickering’in Mütevelli Heyeti Başkanı olduğu, Yönetim Kurulu’nda Kofi Annan, George Soros, Morton Abramowitz, eski NATO Genel Sekreteri Javier Solana gibi tanıdık isimlerin de yer aldığı Uluslararası Kiriz Grubu dünyanın dört bir yanıda faaliyet gösteriyor. Şu an örgütün başında CEO olarak Eski Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Louise Arbour var. Yönetiminde eski Cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar, BM ve Avrupa Birliği (AB) dönem başkanları da bulunuyor. Uluslararası Kriz Grubu ( International Crisis Group) Ağustos-Eylül 1995’te Bosna NATO tarafından bombalanırken kuruldu.

Merkezi Brüksel’de

İlk Mütevelli Heyet Başkanı ABD’li Senatör George Mitchell. Grubun ilk yöneticilerinden biri ise Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı eski başkanı, daha sonra BM Genel Sekreter Yardımcısı ve İngiltere’nin Afrika-Asya ve Birleşmiş Milletler’den sorumlu Bakanı Mark Malloch-Brown. Diğer yönetici ise Türkiye ve Tayland eski ABD Büyükelçisi, Uluslararası Barış İçin Carnegie Vakfı Başkanı Morton Abramowitz. Kriz grubu, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 70 ayrı bölge için her ay Kriz Bülteni hazırlıyor. Tarafların nasıl davranması, neler yapması gerektiğini rapor ediyor. Grupla aynı çatı altında bulunan Carnegie Vakfı’nın uzmanlarından biri ise CIA’nın Türkiye uzmanı Henri Barkey. Barkey’i, Türkiye kamuoyu 2003’te verdiği bir konferansta AKP ile birlikte "Türk Ordusunu çok sıkı bir kafese kapattık" sözleri ile hatırlıyor. İşte bu Uluslararası Kriz Grubu tarafından düzenli olarak hazırlanan raporlarda önerilenler AKP tarafından bir bir hayata geçiriliyor. Kendi verilerine göre, Kriz Grubu son on yılda çok hızlı büyüdü. Şu anda kadrosunda 53 milletten ve 50 farklı dili konuşan 200’ün üzerinde uzman bulunuyor. Eski İsrail Başbaşbakanı Şimon Perez’in yanısıra çok sayıda devlet başkanının bulunduğu Kıdemli Danışmanlar listesinde Türkiye’denYapı Merkezi Onursal Başkanı Ersin Arıoğlu ve Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı’da yer alıyor. Grubun merkezi Brüksel’de. Diğer önemli merkezleri ise Washington, New York, Londra ve İstanbul. Örgütün dünyanın 34 yerinde çalışma ofisleri bulunuyor. Diğer 30 merkez ise şunlar: Abuja, Bangkok, Pekin, Beyrut, Bişkek, Bogota, Bujumbura, Kahire, Dakar, Şam, Dubai, Gazze, Guatemala City, İslamabad, Jakarta, Kudüs, Johannesburg, Kabil, Katmandu, Moskova, Nairobi, Port-au-Prince, Priştine, Rabat, Sanaa, Saraybosna, Seul, Tiflis, Tripoli ve Tunus.

Sözde çözüm ürettikleri ülkeler

Kriz grubunun kendi verilerine göre şu anda çalışmaları yürüttüğü 70 ayrı çatışma veya potansiyel çatışma bölgesi şunlar: Afrika’da; Burkina Faso, Burundi, Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Kongo Fildişi Sahili, Demokratik Cumhuriyeti, Eritre, Etiyopya, Gine, Gine-Bissau, Kenya, Liberya, Madagaskar, Nijerya, Sierra Leone, Somali, Güney Sudan, Sudan, Uganda ve Zimbabve. Asya’da; Afganistan, Burma / Myanmar, Endonezya, Keşmir, Kazakistan, Kırgızistan, Malezya, Nepal, Kuzey Kore, Pakistan, Filipinler, Sri Lanka, Tayvan Boğazı, Tacikistan, Tayland, Doğu Timor, Türkmenistan ve Özbekistan. Avrupa’da; Ermenistan, Azerbaycan, Bosna Hersek, Kıbrıs, Gürcistan, Kosova, Makedonya, Kuzey Kafkasya, Sırbistan ve Türkiye. Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da; Cezayir, Bahreyn, Mısır, İran, Irak, İsrail-Filistin, Ürdün, Lübnan, Libya, Fas, Suriye, Tunus, Batı Sahra ve Yemen. Latin Amerika ve Karayipler’de-Kolombiya, Guatemala, Haiti ve Venezuela.

YENİÇAĞ, 14 Nisan 2013



Asker ve polise talimat hazırlığı

Başbakan Erdoğan Moğolistan dönüşü uçakta gazetecilere PKK’nın çekilme süreciyle ilgili talimatın sinyalini verirken, muhalefet “bu işler kanun dışı yapılamaz” görüşünde birleşti.

Başbakan Erdoğan, terör örgütü PKK’nın çekilme sürecinde asker ve polise Bakanlar Kurulu olarak yazılı talimat verilerek operasyonların durdurulacağını açıklarken; valilere, askerlere ve polise üç talimat hazırlandığı öne sürüldü. Moğolistan gezisi dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan; “PKK’lılar karakolun önünden geçecek ama asker müdahale edemeyecek” söylemine de karşı çıkan Erdoğan; “Bunlar işi sulandıran söylemler. Bu konuda laf etmeye bile gerek yok. Ne onlar o kadar bu işte vurdum duymaz ne de bizim güvenlik güçlerimiz. Herkes işini çok iyi biliyor.” Valilere gönderilecek talimatlarla asker ve polisin yeni görev tanımı yapıldığı da belirtiliyor. Başbakanlıktaki güvenlik yetkilileri ile Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, İçişleri Bakanı Muemmer Güler ve Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı koordinasyonunda hazırlandığı öne sürülen ve 81 ilin valisine gönderilecek talimatlarda asker ve polisin can güvenliğinin tehdit eden herhangi bir saldırı ve çatışma ortamında, terörle mücadeleden kaynaklanan yetkilerinin aynen korunduğu bildirilecek. Talimatlarda PKK’nın silah bırakma ve sınır dışına çekilme süreciyle ilgili sabotaj uyarıları da yer aldı. Doğu ve Güneydoğu’daki komşu bazı ülkeler işaret edilerek Türkiye içinde bazı grupların proveke edilebileceğine dikkat çekildi.

YENİÇAĞ, 14 Nisan 2013
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Başkomutan » Çrş Nis 17, 2013 12:35

Eski HADEP'li AKP'li Metiner "Bağımsız Kürdistan için silah kullanılabilir"

TRT Haber'de İnce Çizgi Programına katılan AKP Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner'in yaptığı bir açıklama gündemi sarsacak cinstendi.

PKK'nin anadil ve diğer talepleri için silah kullanmasına gerek yok diyen Metiner,

"Bazı kesimler PKK'nın talepleri üzerinden konuyu tartışmaya çalışıyor. Bu çok yanlıştır. PKK kendini lavettikten sonra ister başka bir parti kursun isterse BDP ile devam etsin, talep ettiği şeyler için silah kullanmasına gerek yok. Bağımsız bir Kürdistan için silah kullanabilirsiniz. Ama ana dilde eğitim, demokratik özerklik, bunlar için silah kullanılmaz" ifadesini kullandı.

VATAN , 17.04.2013
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler!

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur
Sakın kurtarıcı bekleme‚ yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır

Beni hatırlayınız
Kullanıcı küçük betizi
Başkomutan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 2297
Kayıt: Pzt Eki 12, 2009 23:24

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen r59 » Çrş Nis 17, 2013 13:13

http://www.haberler.com/basbakan-erdoga ... 00-haberi/

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Amerikan Düşünce Kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi (CFR) heyetini Başbakanlık Merkez Bina'da kabul etti.
Resim
Kullanıcı küçük betizi
r59
Üye
Üye
 
İletiler: 18
Kayıt: Pzr Tem 08, 2012 8:59

Re: Hamdolsun! Kürdistan'ı da kurarız...

İletigönderen Oğuz Kağan » Prş Nis 18, 2013 13:50

Graham Fuller'in kalfası, CFR'nin bülbülü CIA ajanı, "Açılım"ın mimarlarından Henri BARKEY'den al haberi:
"PKK silahları "sahibine" iade edebilir. Akil adamlar’ın yanı sıra uluslararası aktörlerin de sürece katılması gerek"


Barış sürecinde yabancılar olmalı!

ABD Dışişleri Bakanlığı’nda Ortadoğu ve Türkiye alanında analist olarak görev yapmış olan Henri Barkey, ‘Akil adamlar’ın yanı sıra uluslararası aktörlerin de sürece katılması gerektiğini belirtiyor.

Lehigh Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Henri Barkey, Türkiye ve Kürt sorunu konusunda önemli bir uzman. ABD Dışişleri Bakanlığı’nda Ortadoğu ve Türkiye alanında analist olarak görev yapmış olan Barkey, Graham Fuller ile “Türkiye’nin Kürt Meselesi” adlı kitabın yazarlarından. Barkey ile bir konferansa katılmak için geldiği TÜSİAD’da barış süreci ve Ortadoğu ile ilgili konuştuk.

Barış sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir yol haritası biçildi. Bu açıdan ciddi bir oluşum. Başarılı olacak mı henüz erken ama iki tarafın da ciddi olduğuna inanıyorum. Pürüzler olacak mı? Tabii ki olacak. Her barış sürecinde olur. Anladığım kadarıyla iki taraf da barış sürecini kendisi baltalamak istemiyor.

‘Karşılıklı görüşülmeli’

Bundan sonra hangi adımlar atılmalı?

Müzakere sürecine baktığımızda, iki tarafın da istediği bazı şeyler var. Kolay gibi gözüküyorsa da gerek anayasanın değişmesi gerek yerel idarelerin özerk yönetimi olsun çeşitli konular var. Bir de af konusu var. Bu şimdiye dek pek konuşulmadı. Bunlar sonuç problemleri, bir de prosedür problemleri var. Prosedürü görebilmek biraz zor, çünkü bir yerde İmralı var, bir yerde Kandil.

İkisi birbirleriyle çok zor temas ediyor. 19. yüzyılda atlı arabayla mesaj yollamak gibi bir şey, telgraf bile yok. Bu yüzden bir kere bu ikisinin birbiriyle konuşmaya başlaması lazım. İkincisi, prosedüre baktığımızda burada akil adamların oynayacağı bir rol var ama bunun dışında rol oynayabilecek başka hangi aktörler var? Bir yerde sırf akil adamlara güvenmek zor olabilir, zira hepsi Türkiye vatandaşı olduğu için kendilerini zor bir durumda bulabilirler. Bu yüzden başka bağımsız aktörler de olmalı.

ETA ve IRA sürecinde uluslararası kurumlar ve ABD önemli bir rol oynadı. Uluslararası arabulucular gerekli mi?

Bence gerekli ve önemli. Bunu Türk hükümetinin istemesi gerekiyor diye düşünüyorum. Çünkü biliyorsunuz Türkiye’de yabancılara karşı bir alerji var, bunu kolay kolay hazmetmek zor olabilir. Tabii daha çok başındayız. Burada önemli bir başka nokta daha var. Sonuçlarından bahsettik, prosedürlerinden bahsettik, bir de zamanlama var. Sürecin üç değişik parçası var.

Zamanlamadan kastım, gelecek sene seçimler olacak. Cumhurbaşkanlığı seçimleri. Bu seçimlerden önce yeni bir anayasadan bahsediliyor. Bırakın Cumhurbaşkanı’nın niteliklerini, Kürt sorununun çözülebilmesi, prosedürün devam edebilmesi için bazı adımların atılması lazım. Hükümet seçimlerden önce yeni bir anayasa istiyor, bu kadar zaman içinde Kürt hareketinin kabul edeceği bir anayasa çıkar mı bu Meclis’ten? Onu bilmiyoruz. Şimdi yeni bir anayasa yapılırsa iki sene sonra yeni bir anayasa daha mı yapılacak?

‘Silahlar teslim alınabilir’

Başbakan PKK’nın sınır dışına çekilmeden silahları bırakması gerektiğini söylerken Murat Karayılan bunun sürecin sonunda konuşulmasını istiyor. Bu bir sorun olur mu?

Hayır, büyük bir sorun olmaz. Sınırda turnikeler yok, “Silahlı mı geçiyorsun silahsız mı geçiyorsun, silahlı geçiyorsan silahları şuraya göm de öyle geç” demeyecekler. Dolayısıyla silahlar gömüldükten sonra iki üç silah geçerse kim fark edecek ki? Zaten genel olarak silah bırakma, silah gömülme en son noktada yapılır. Burada ABD’nin oynayabileceği bir rol var. PKK kime teslim edecek bu silahları? Türk hükümetine vermeyecek, Kürtlere de vermeyecek. Bunun için ABD güvenilir bir güç. Silah meselesi en son, bir yandan da en kolay mesele. Şimdiden silah meselesini konuşmak iyi değil. Çünkü çok erken bir beklenti yaratmış oluyorsunuz. Tabii ki silahlar bir ara bırakılacak.

ABD’nin bu süreçteki konumu nasıl?

ABD yeni yeni uyanıyor bu sürece. Şimdiye kadar bir sürü sebep yüzünden pek dikkat etmiyordu, bu bir. İkincisi, buna pek içten girmek istemiyordu. Üçüncüsü, ABD çok basit bir dış politika izlemişti bu konuda: “Biz Türkiye’yi destekliyoruz, Türkiye ne yapmak istiyorsa onu yapacağız.”

ABD’nin daha derin bir şekilde düşünmesi lazım, çünkü barış sürecinin yaratacağı bir sürü başka etkiler olacak. Gerek Suriye üzerinde, gerek Irak üzerinde. Dolayısıyla bu sırf PKK ve Türkiye arasında bir barış süreci değil. İleride stratejik konjonktürü değiştirebilecek önemli bir adım bu.

‘Bu kez ABD korkuyor’

Biraz daha açar mısınız?

Barış süreci Ankara ile Erbil arasındaki son engeli de kaldıracak. Bu da Türkiye ile Kuzey Irak arasında ciddi bir entegrasyona gidiş demek. Zaten Kuzey Irak’taki Kürdistan bölgesinin ekonomisi şu an tamamıyla Türkiye’ye bağımlı bir şekilde büyüyor.

Burada çok komik bir olay var. Senelerce Türkiye’de “ABD Irak’a giriyor, Kürt devleti kuracak” diye komplo teorileri üretilmişti. Türkiye bu konuda paniğe kapılıyordu. Şimdi ise aksini görüyoruz. Türkiye, Kuzey Irak’taki bir oluşumu destekliyor, bu sefer ABD korkmaya başladı. ABD, Türkiye’ye “Aman dikkat et. Irak’ın bütünlüğüyle oynuyorsun” diyor. Bu son derece paradoksal bir dönüşüm.

Resim
Özge Özdemir’in sorularını yanıtlayan Henri Barkey, ‘PKK silahlarını ABD’ye teslim edebilir’ diyor.

‘Başkanlık Erdoğan için önemli değil’

Barış sürecinin sonunda başkanlık sistemi gelir mi?

Başkanlık sistemi Erdoğan açısından o kadar önemli değil. İlk defa 2014’te halk oyuyla cumhurbaşkanı seçilecek. Bu cumhurbaşkanı yüzde 50’den fazla oy almalı. Yüzde 65-70 oyla cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, Çankaya’ya çıktıktan sonra, şu anki cumhurbaşkanı görevleriyle de başbakana “dediğimi yapacaksın” diyebilir. Yüzde 65-70’i nasıl elde edecek? Kürt açılımının çok önemli bir faktörü var. Seçimlere kadar tek bir asker ölmezse o zaman hava nasıl olacak? Millet rahatlayacak. Kürtler, Erdoğan’a oy verecek. MHP’nin içinde de çözülme olacak. CHP zaten çok kötü bir durumda, kendisini yitiriyor.

İsrail ve Türkiye arasındaki özür konusunda, Netanyahu’nun Suriye’yi düşünerek özür dilediği yorumları için ne dersiniz?

Çok ilginç ve iyi bir soru. Suriye’nin bununla bir ilgisi olmadığını düşünüyorum. Netanyahu bunu mazur göstermek için söyledi. Bunu zaten uzun zamandır yapmak istiyordu ama kendi politikasının esiri olmuştu. Obama’nın gelişi de ona bu imkanı verdi. Özür önemli ama İsrail-Türkiye ilişkileri çok zedelendi ve daha zaman var.
Filistin barışında Türkiye arabulucu olabilir mi?

Burada tek bir arabulucu olabilir, o da ABD. Çünkü Türkiye’nin İsrail üzerinde hiçbir nüfuzu yok ki! Batı Şeria’daki Filistinliler, Türk hükümetinden hiç hoşlanmıyor. Hamas politikasını değiştirmediği müddetçe, barış yapmak çok zor. Hamas’ın söylemini değiştirmesi lazım.

ABD Suriye’ye müdahale etmeyecek, değil mi?

Evet, etmeyecek. Kimyasal silahlar kullanılırsa belki durum değişebilir. Ama Obama istemiyor. Çünkü yapmak istediği bir sürü şey var. Savaşa girdiğin anda bütün her şey savaşa odaklanıyor. Savaş topyekün bir angajman. Devlet başkanının bütün vaktini alacak demek. Bunu yaptığın zaman, diğer yapmak istediğin her şey geride kalıyor. Obama için çok daha önemli şeyler var, Suriye o kadar da önemli bir ülke değil.

Milliyet, 18 Nisan 2013
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

ÖncekiSonraki

Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 3 konuk

cron

x