Biyolojik olarak erkeklerin önemli bir bölümü poligamik egilimlidir.
Bu önerme ilkel batı toplumları için geçerlidir. Türkler bir kıza gönül koydukları zaman başkasına pek bakmazlar.
(Bakınız Türk söylenceleri ve efsaneleri.)
Allah ile aldatmanin önüne geçilmesi için Hz Muhammedin kusursuz yasami dahil bütün dini dogmalar tartismaya açilmalidir. Akilci bir din olmasi gereken Islami da yobazin elinden kurtaracak olan budur. Eger siz, herhangi bir nedenden dini dogmalarin elestirilmesini hos karsilamiyor, bu konuda direnç gösteriyorsaniz, din tacirlerinin ekmegine yag sürüyorsunuz demektir. çünkü din tacirleri dini dogmalarin yarattigi kutsal dokunulmazlik alanlarinda at kostururlar.
Eğer siz gereksiz konuları tartışalım; millet gitsin aya biz kalalım hep yaya diyorsanız bence başkalarının ekmeğine yağ sürüyor oluyorsunuz. Peygamberinin hayatı tartışarak bir dini doğmalarından kurtarmaya çalışmak çok da akılcı bir yöntem gibi görünmüyor gözüme.
İslam anlayan için aklıcı bir dindir anlamayan için ise gereksiz bir kurallar öbeğidir. Sorun
İslamda değil
İnsandadır.
Tarihte adaleti ve bilgeligiyle taninmis Yunus Emreye, Bektasiye, Hayyama bakin...
Bu zatı muhteremler batıdan bir şey öğrenmemiş aksine batıya çok şeyler öğretmiştir.
Hayyam sadece bu dizeleri yazmakla kalmamıştır.
Denklemlerde bilinmeyen için kullanılan "X" in fikir babası Hayyamdan bahsediyoruz değil mi ?
Hani şu kübik denklemlerin konilerin kesiştirilmesi yoluyla kuruluşları ve gösterimlerini yapmış olan , 5000 yılda 1 gün hata veren celali takvimi (şu an kullandığımız takvimde hata payı 3330 senede 1 gün ) oluşturmuş olan Hayyam...
Bu kadar akıllı olmasına rağmen aklıma böyle müthiş sorular gelmemiş....batı kültürünün bir yan ürünü olan yerli yersiz her şeyi sorgulama mantığından gelmediğinden mi acaba?
Bize simdi en çok böyle cesaretli ve dürüst insanlar lazim.
Bize Hayyam gibi bilim yapacak, Yunus gibi Türkçeyi ve insanı sevecek, Bektaşi gibi öz kültürünün hizmetkarı insanlar lazım...
Atatürkün parlak zekasini, olaganüstü sentez ve ikna yetenegini en iyi Kinnross anlatir.
Size batı yayın dünyasının dışından bir takım kaynaklardan - Atatürkü biraz daha iyi tanımak için - Falih Rıfkı Atayın Çankaya isimli kitabını öneririm.
FALİH RIFKI ATAY, sağlam, atak, çekici, anlatımı ve duru
Türkçesiyle Cumhuriyet basınının usta kalemlerinden biridir.
Fakat siroz hastaliginin ilerledigi son yillarinda Atatürk o eski Atatürk degildi; bunu da anlatan yine Kinnrosstur. Hafizasi ve zekasi eski parlakligini yitirmisti. Artik aksam sofralari bile degismisti, Inönüyle de arasi bu yüzden bozulmustu. Inönü iki seye üzülüyordu: Birincisi, Atatürkten sagligina daha çok dikkat etmesini ve daha az içmesini istiyordu. ikincisi de, Atatürkün aksam sofralarinda eskisi gibi dogruyu dobra dobra konusan gerçek dostlar degil, bir dalkavuklar sürüsü toplamasindan sikayetçiydi.
Ne kadar güzel...burdan ikinci bir belgesel çıkar herhalde....
Kin-roz bunları kimden dinlemiş arabistana yerleştirdiği
bondlardan mı.
Atatürkün dini kullanmasina bir örnek: ....Din adamlariyla isbirliginin gerekliligini bilen Atatürk, cumhuriyeti getirmek için saltanati ve hilafeti kaldiracagini önceden planlamis olmasina ragmen halka, ve özellikle de din adamlarina, Kurtulus savasi kazanilana kadar bundan söz etmemisti......
Bu satırları gerçekten içinde az da olsa Atatürk sevgisi olan birisinin yazdığına inanmakta zorlanıyorum ama unutmayalım ki bir çok din alimi ve İslam bilgini, gerek Atatürkün devrimlerinden gerekse hilafetin kaldırılmasından memnun olmuşlardı, onu yanında yer aldılar. İslamiyeti o kadar büyük bir karanlık içinde görüyorsunuz ki....size göre, sanki o zamanlarda herkez Atatürke karşıymış gibi(Belgesel bu amaç için mi yapıldıydı?). Eğer yakın tarihi Türk kaynaklarından da okuyup incelerseniz böyle bir durumun söz konusu olmadığını görürdünüz.
çok tanrili dinler dönemindeki insanlar dogrudan kendi yaptiklari putlara tapmamislardir; o putlar sadece tanrilarin yeryüzündeki birer sembolüdür.
O dönemini daha dikkatli okursanız konuyu daha iyi anlarsınız. İnsanlar kendi yaptıkları putlara taptıkları için ortada zaten - çıkar odaklarının amaçlarına hizmet etmek dışında - panteon kalmamıştı.