Dışişleri Bakanı Davutoğlu: 'Kıbrıs'ta birleşme için 2012'de referandum yapılabilir!'

Genel & Güncel Konular

Dışişleri Bakanı Davutoğlu: 'Kıbrıs'ta birleşme için 2012'de referandum yapılabilir!'

İletigönderen Oğuz Kağan » Cmt Tem 09, 2011 21:55

Kıbrıs'ta birleşme için 2012 başında referandum yapılabilir!

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu 'Kıbrıs'ın birleşmesi için 2012 başında referandum yapılabilir' dedi...

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kıbrıs konusunda, "Ümidimiz yıl sonuna dek çözüm, 2012 başında referandum ve Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığını birleşik Kıbrıs’ın üstlenmesi" dedi.

61. hükümette Dışişleri Bakanlığını yeniden üstlenen ve ilk resmi ziyaretini KKTC’ye yapan Ahmet Davutoğlu’nun, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile görüşmesi tamamlandı. Çalışma yemeğinde devam eden görüşmenin sonunda Eroğlu ve Davutoğlu, ortak basın açıklaması yaptı.

Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkına desteğini yineleyen Davutoğlu, yıl sonuna kadar Kıbrıs sorununa çözüm bulunması, 2012 başında referanduma gidilmesi ve AB
dönem başkanlığını "Birleşik Kıbrıs"ın üstlenmesi hedefini dile getirdi.

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu da 7 Temmuz’daki Cenevre zirvesinin ardından, sorunun yıl sonuna dek yoğunlaştırılmış müzakerelerle çözümleneceği
inancını ifade etti.

Çalışma yemeğine KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Hasan Bozer, Başbakan İrsen Küçük, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça ve KKTC Dışişleri
Bakanı Hüseyin Özgürgün de katıldı.


VATAN, 9 Temmuz 2011
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Re: Dışişleri Bakanı Davutoğlu: 'Kıbrıs'ta birleşme için 2012'de referandum yapılabilir

İletigönderen Başkomutan » Pzr Tem 10, 2011 17:29


KKTC Referandumla Kurulmadı

Siyasilerimizin yıllardır söylediği “çözüm”ün ne anlama geldiğini söyledik, anlattık. 2004’deki Annan Planının “KKTC’nin ruhuna el Fatiha” demek olduğunu da. Rum kesimi hayır derken, KKTC halkı devlete olan güvenden ve AB’nin zenginliklerine konacağı hissiyatı içinde yüzde 70 evet dedi.

Kıbrıs Rum kesimi AB’ye giriş sürecinde, Türkiye çekince koymadığından AB’ye girdi. O günden itibaren Brüksel, yedi düvel ve yerli işbirlikçileri “İşgalci Türk ordusu Kıbrıs’tan gitsin” demeye başladı. Sanırsınız ki, Türk Silahlı Kuvvetleri durduk yerde Kıbrıs’ın bir kısmını işgal etmiş.

Adada Türklere, Rumlarca yapılan katliamlar sebebiyle garantörlük hakkını kullanarak Türklerin can güvenliğini sağlamak için “Barış harekatı” yapılmıştır. Ardından fiilen ikiye bölünmüş şekliyle, Rumlar ve Türkler farkı devletlerde yaşamaya başladı. Aklın, mantığın kabul ettiği budur.

Öyle olmakla birlikte Kıbrıs’ta yaşamın tekrar eski haline dönmesini bastıran batı, Türklerin bağımsız devlet yapılanması içinde olmasına karşı çıkmaktadır. Yugoslavya’yı parçalayan, “Sözde Kürdistan” için Orta Doğu’yu kan gölüne çeviren ABD ve yoldaşı AB, güvenlik içinde yaşayan Rum ve Türk halklarını birleştirme çabasında. Ermenilerin Azerbaycan topraklarını almasına göz yuman yedi düvel, iş Türklerin güven içinde yaşamasına gelince “hayır” demekte.

AKP iktidara gelinceye kadar KKTC, “yavru vatan- milli dava” olarak kabul gördü. 3 Kasım 2002’den itibaren, “çözüm” adı altında “Annan Planı” ile başlayan, Türkiye eli ile KKTC’nin tasfiye edilme süreci başlatıldı.

Türklerin güvenliği ve tek devlet içinde Rumlarla eşit şartlar altında yaşamasına imkan olmadığı ortada iken, Bakan Davutoğlu kime güvenerek KKTC’yi ve Türk halkını eski yaşama zorluyor? Sadece KKTC halkı için değil, Türkiye’nin de güvenliği adına önemli Kıbrıs.

Hal böyle iken, hükümetin Dış İşleri Bakanı Davutoğlu ilk ziyaretini KKTC’ye yapıyor ve Dr. Fazıl Küçük’ün mezarını ziyaret ediyor. Çözüm denilen eski model Rum tahakkümlü idareye dönüşle Fazıl Küçük’ün ne ilgisi var? Küçük, Türklerin özgürlük önderidir. Onun kemiklerini sızlatmaya kimin hakkı var?

Diyor ki Davutoğlu: “Yıl sonuna kadar Kıbrıs sorununa çözüm bulunması, 2012 başında referanduma gidilmesi.” Emirleri olur.

Rum ve Türk Kesiminin referandumla “ortak yaşamayı kabul ediyoruz” iradesini ortaya koyacağı referandum yapılacakmış. Rumlar, yıllar sonra değil hemen kontrolün onlara verileceği birleşmeden yana. Türklerin azınlık olacağı yapılanma için onbeş yıl beklemek istemiyorlar. Yunanlılar alışkın tek kurşun atmadan, bedavadan devlet kurmaya. Kıbrıs’ta da aynısını istiyorlar. “Çözüm” adı altında bizi uyuttukları konu, KKTC’nin yok edilmesi.

Batının dayatmasına karşı durulamıyorsa, KKTC’yi 82. İl olarak ilhak edelim. Referandumla almadık ki o toprakları, referandumla verelim.

***

Demokrasi, Yargı, Çözüm..

Demokrasi, “yargı sürecine saygılıyız”, “çözüm” kelimeleri sizce ne anlam ifade ediyor?

Neval Kavcar
10 Temmuz 2011 haberiniz.com


...Ve sıra geldi Rum taleplerine!
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler!

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur
Sakın kurtarıcı bekleme‚ yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır

Beni hatırlayınız
Kullanıcı küçük betizi
Başkomutan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 2297
Kayıt: Pzt Eki 12, 2009 23:24

Re: Dışişleri Bakanı Davutoğlu: 'Kıbrıs'ta birleşme için 2012'de referandum yapılabilir

İletigönderen Başkomutan » Prş Tem 14, 2011 1:42

CIA’NIN “BİRLEŞİK KIBRIS” OPERASYONU

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu “birleşik Kıbrıs” için tarih verdi: Bu yılın sonunda anlaşma, 2012 başında referandum! Davutoğlu, hedefini, Kıbrıs’ın birleşik ve yeni bir devlet olarak AB dönem başkanlığını alması olarak açıkladı.

Peki, Davutoğlu neden böyle bir çıkış yaptı? BM Genel Sekreteri Ban-Ki-Mun’un başlattığı görüşmeler nedeniyle mi? Önceki Genel Sekreter Annan’ın planının, bizzat referandumda Rumlar tarafından reddedilmesinden bunca zaman sonra, yeniden bir BM planı olarak gündeme getirilmesi ne anlama geliyor?

Soruların yanıtının işaretlerinden biri Vamık Volkan! Açalım:

    VAMIK VOLKAN’IN OPERASYON HAZIRLIĞI

    Prof. Dr. Vamık Volkan, 1964 yılında ABD’ye yerleşen bir Kıbrıs Türk’ü. Çeşitli kitaplarında açıkça CIA adına görev yaptığını söyleyen Volkan, İsrail ve Filistin’de, Yugoslavya parçalanmadan önce Yugoslavya’da, Kuveyt’te, Bosna Hersek’te, Arnavutluk’ta, Kafkaslar’da, Ukrayna’da, Gürcistan’da ve Kıbrıs’ta görev yaptı. Bölgeler, görüldüğü gibi Pentagon girmeden önce Vamık Volkan’ın daha doğrusu CIA’nın girdiği bölgeler…

Volkan, Kürt Açılımı’nın Amerikalı mimarlarından David L. Philips’le birlikte “Türk-Ermeni Uzlaşma Komisyonu”nda görev yaptığını da özellikle belirtelim.

Vamık Volkan, “Kürt Açılımı” ile birlikte 2009’da yeniden Türkiye’ye gönderildi. Cumhurbaşkanı Gül ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile görüşmeler yaptı. Ardından “Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Derneği – Ekopolitik” oluşturuldu. Prof. Dr. Vamık Volkan’ın başkanlığındaki ekipte kimler yoktu ki: Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, eski Özel Harp Dairesi Subayı Mete Yarar, Murat Belge, Ümit Fırat, Altan Tan, Avni Özgürel, Musa Serdar Çelebi vd.

Prof. Dr. Vamık Volkan ve ekibi “Açılım Koordinatörü” Beşir Atalay’la birlikte mesai yaptı. Zaman zaman Cumhurbaşkanı Gül’e çıkıp raporlarını sundu.

İşte Vamık Volkan, “Kürt Açılımı” ile Türk ve Kürt’ü ayrıştırma faaliyetlerinden sonra, Kıbrıs Türk’ü ile Türkiye Türklerini ayrıştırma faaliyetine soyundu: 28 Haziran’da Girne’de, ekibiyle ve Kıbrıs katılımcılarıyla “Gizli Kuşatılmışlık – II” çalıştayı düzenledi.
(Birincisini 4-5 Haziran 2009 tarihinde yapmışlardı).

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği Müsteşarı Barkan Umruk, Mersin Belediye Meclis Üyesi Yasmina Lokmanoğlu, KKTC Din İşleri Bakanı Talip Atalay, Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası Başkanı Şener Elçil, CTP Milletvekili Sibel Siber, Ömer Laçiner, Murat Belge, Türk İslam Kültür Cemiyeti Başkanı Işılay Arkan, İstanbul Türk Ocağı Başkanı Cezmi Bayram çalıştayın dikkat çeken kişileriydi…

Peki, neler konuşuldu, Volkan’ın başkanlık yaptığı çalıştay raporuna neler yansıdı?

“TSK GİTSİN, CAMİ AÇILSIN” RAPORU!

Çalıştay raporuna yansıyan görüşleri üç maddede özetleyebiliriz:

1.) TSK karşıtlığı bakımından:

Raporda, “Kıbrıs, İmralı adası gibi suç ve cezaevi adası görünümüne büründürülmüştür”, “Güvenlik kontrolünde yetki karmaşası vardır”, “AKP iktidarı sayesinde asker Kıbrıs’taki baskın konumundan nihayet ödün vermiştir”, “1974 müdahalesi gerekçelerine uyulmadı ve polis ve askerin çoğu çift uyruklu vatandaş durumunda bulunmaktadırlar” ve “Mevcut statükonun gücü içte ve dışta çözümsüzlük içerisindedir” denilmektedir!

2.) Kıbrıs Türk’ü ile Türkiye Türk’ünü karşı karşıya getirmek bakımından:

Raporda, “Kuzey Kıbrıslı Türkler yakın zamanda AİHM’e Türkiye karşıtı dava açma konusunda fikir birliği içerisindeler”, “90’lı yılların göçmenleri TC ve Kıbrıs arasında kaldılar”, “1974 sonrası gelenler Kıbrıslılara benzemektense, Kıbrıslıları kendilerine benzetmeye çalışmışlardır”, “Kıbrıs Rum tarafına giderken hissedilen yabancılaşma artık Türkiye’ye giderken de hissedilmektedir” ve “Kutuplaşma ileride ortaya çıkması muhtemel bir çatışma riskini taşımaktadır” denilerek, açıkça düşmanlık tohumları ekilmektedir.

3.) Din olgusu bakımından:

Rapora göre “İngiliz raporlarında 25 bin nüfus için 300 cami varken, şu anda 300 bin nüfus için 127 cami bulunmaktadır”!

“TÜRKLER, RUMLARLA YAŞAMAYA ALIŞMALI”!

Prof. Vamık Volkan’ın ekibi sorunları böyle sıraladıktan sonra, “çözüm” için reçete de öneriyor:


“Türkiye kendi farklılıklarına gösterdiği toleransı Kıbrıslılara da gösterebilmelidir”, “Kıbrıs da dahil olmak üzere, Türkiye’nin kendi iç ve dış meseleleriyle yüzleşememe ve Türk halkına bu meseleleri anlatamama sıkıntısı en kısa zamanda giderilmelidir”, “Kıbrıs Türkleri kendilerini Rumlarla birlikte yaşama fikrine alıştırmalı ve Rumlarla STK faaliyetleri içerisinde bulunulmalıdır”, “Kıbrıs için federal bir çözüm bu hususları da çözme konusunda elzem rol oynamaktadır”, “Gelen 100 bin TC öğrencisine Kıbrıs tarihi öğretilmelidir”, “500 yıllık Kuzey Kıbrıs kimliğine saygı duyulmalıdır”, “Türk askerinin adadaki yüksek yetkisi yeniden tanımlanmalıdır.”

Volkan ve ekibi, çalıştayın sonuçlarını aktarmak üzere Başbakan Erdoğan ile görüşecekler.

SONUÇ

Vamık Volkan’ın, Kıbrıs Açılımı’na soyunması, ABD’nin Türkiye’yi sıkıştırma ve kuşatma operasyonuyla ilgilidir. Washington, bugüne kadar Kürt Açılımı’nı ilerletmek için Ermeni ve Kıbrıs meselelerini sopa olarak kullandı. ABD’nin Libya ve Suriye üzerinden Türkiye’yi komşularıyla, Araplarla ve Müslümanlarla karşı karşıya getirdiği yeni süreçte Ankara’ya daha da çok abanacağı anlaşılmaktadır. Çünkü Türkiye’yi İran’la karşı karşıya getiremeyen ABD’nin bölgede kazanma şansı yoktur!

Mehmet Ali GÜLLER
12 Temmuz 2011
Aydınlık Gazetesi / s:7


Kıbrıs'ta neler oluyor? / Doğu Akdeniz’i böyle paylaştılar
Sıra KIBRIS Açılımına Da Geldi (Kıbrıs Peşkeşi)
Kıbrıs'ta Habur Oyunu / Orhan KARATAŞ
KKTC’ye savaş açan -Sendikalar(!)- Rum Bayrağı Açtılar...
Hastirciler, Tayyip Bey’in destekçisiydi! / Arslan BULUT


Bu İkiliye Dikkat!.. Vamık Volkan ve Eric Steven Edelman
Kimdir bu Vamık Volkan! / Behiç KILIÇ
NATÖ (Kuzey Atlantik Terör Örgütü) / Erol Bilbilik


Şu Bizim KKTC! / E.Çölaşan - Hastir öyle mi? / Y.Özdil
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler!

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur
Sakın kurtarıcı bekleme‚ yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır

Beni hatırlayınız
Kullanıcı küçük betizi
Başkomutan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 2297
Kayıt: Pzt Eki 12, 2009 23:24


Şu dizine dön: Genel - Güncel Konular

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 1 konuk

x